GAZETECİLIK VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE
Gündem, 23 Şubat 2025 13:01
GAZETECİLİK VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE
Gazeteciler kadar topluma da çağrımız elbette vardır. Unutulmasın; gazeteciler baskı altına alındığında veya güvencesizlik koşullarında çalışmaya mecbur bırakıldığında hedef sadece gazeteciler değildir.
Kıvanç El - Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı
Türkiye’de her mesleğin dönem dönem girdiği krizler elbette oluyor. Ancak özellikle son günleri de dikkate aldığımızda krizi giderek derinleşen şekilde yaşayanların başında gazeteciler geliyor. İfade özgürlüğünün kısıtlanması ve ekonomik sorunlarının yanı sıra artık ciddi bir “birlik olamama, örgütlenememe” sorunuyla da karşı karşıyayız.
Türkiye’nin il bazlı gazetecilik örgütleri olduğu gibi ulusal çapta çalışmalar yapan meslek örgütleri de bulunuyor. Bazı örgütlerin ekonomik şartları çok iyiyken bazı örgütler ise mücadeleyi oldukça zor koşullarda sürdürüyor.
Gazetecilerin gerçek bir örgüte olan ihtiyacını karşılamak için bir grup idealist devrimcinin kurduğu ve dönemin şartları ile şekillenen Çağdaş Gazeteciler Derneği de bugün en saygın meslek örgütlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Bundan tam 47 yıl önce bugün, 23 Şubat’ta kuruldu, herkesin kullandığı ifadeyle, Çağdaş. Patronlarla el ele yürüyen derneklerden ve dar hesap güden sendikalardan dışlanan emekçilerin kurduğu ÇGD’nin o gün açıklanan kuruluş bildirgesinde şu ifadeler yer alıyor:
“Bizler Ankaralı basın emekçileri, basın yayın alanındaki tüm çirkinlikleri artık halkımızın gözleri önüne sermek zamanının geldiği inancıyla Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde örgütlendik. Türkiye’de hiçbir işkolunda eşine rastlanmayacak denli insan kişiliği ve onuruyla ters olan koşullarda çalışmaktayız. (…) Binlerce gazeteci arkadaşımız, ekonomik ve sosyal baskılar altında her türlü güvenceden yoksun olarak kaderlerine terk edilmişlerdir. Düşünce özgürlüğü ve sansüre karşı verilen savaşım önemli boyutlar kazanmış olmakla birlikte basın emekçilerinin iş güvencelerini ve özgür çalışma koşullarını sağlamaktan uzaktır.
1978 yılında kaleme alınan bu metin noktası, virgülüne kadar bugün de geçerli. Gazeteciliğe yönelik patron ve sermaye baskılarının yanına bugün artık ifade özgürlüğü müdahaleleri ve siyasi baskılar da artarak eklenmiş durumda. Tüm bunlar aşılabilir. Ara dönemlerde aşıldı. Bunun için ise önemli bir şart var; o da bugün olduğundan daha örgütlü olmak.
Bugün, iktidarın karşısında konumlanan ve “muhalif” olarak adlandırılan doğal olarak “demokrasi ve ifade özgürlüğü” vurgusunu daha çok yapan birçok kurum iktidarın her türlü baskısı altında gazetecilik yapmak için oldukça büyük ve önemli bir çaba içinde. Kamu kaynaklarıyla oluşturulmuş, tarafsız ve adaletli olması gereken reklam dağıtımlarından hiçbir pay alamadıkları gibi bir de çeşitli gerekçelerle uydurulan cezalarla gelirlerine el konuyor. Bunun doğal sonucu olarak bu kurumlarda çalışan çok sayıda meslektaşımız daha zor şartlarda çalışmak zorunda kalırken bir yandan da akreditasyon, sansür girişimi ve engellemeler ile mücadele ediyor. Mesleğimizin en büyük problemi haline gelen güvencesizlik böylece “yandaş” ve “muhalif” demeden iktidarın yarattığı bir problem alanı haline dönüşüyor. Ayrıca artık gazetecilerin ayrışmaya değil birleşmeye, ideolojik farklılıklara rağmen, mesleki ilkelerden ödün vermemek koşuluyla, bir araya gelmeye, örgütlenmeye ihtiyacı var. Her meslektaşımız dünyaya hangi pencereden bakarsa baksın, iktidar özelinde siyasetin baskısına; ifade ve basın özgürlüğünün kısıtlanmasına karşı durmalı, mesleki hak ve çıkarlarının korunup geliştirilmesi için mücadele etmelidir. Bu her şeyden önce en temel insan hakları savunusunun gereğidir. Dönem dönem birçok gazetecinin mesleğinin ve meslektaşlarının haklı mücadelesinin yanında durmadığına ve patronun, iktidarın veya siyasi çıkarlardan yana tutum aldığına ne yazık ki şahit oluyoruz. Böylesi tercih ve eylemler ne yazık ki mesleğimize yönelik saldırıları da hem artırıyor hem meşrulaştırıyor.
Gazetecilerin sadece “haber” gerekçesiyle gözaltına alınması veya tutuklanması birkaç kişinin ya da sınırlı sayıda meslek örgütünün tepki vereceği bir konu değildir. Bu saldırının demokrasiye, toplumun tümünün ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkında ve mesleğimize yöneldiği çok iyi bilinmelidir. Bir gazetecinin susturulması demek toplumun ses tellerinden birinin koparılması demektir. Bu susturulma girişimlerine ve gazeteciliğe yönelen her türlü saldırıya karşı reçete bellidir: Örgütlü mücadele.
ÇGD olarak bugün önem verdiğimiz konuların başında kurucuların ruhunu oluşturan kuşakla yeni mezun genç kuşağı eklemleme ve bir araya getirme çabamız yer alıyor. Buradaki temel amaç da örgütlü mücadeleyi her kuşağa yaymak ve kuşaklar arasındaki örgütlü ilişkileri artırmaktır. Bu çerçevede gazetecilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, ifade özgürlüğünün savunulması, sendikal örgütlenmenin genişletilmesi ana perspektifimizdir. ÇGD şimdiye kadar yalnızca mücadele etmiştir. Hiç kimsenin kişisel ikbalinin kapısı olmamış, kendinden menkul anlayışlara çatı olmamış, siyasi veya ticari rant ilişkilerinin perdesi yapılamamış, ideolojik çözülüşlere meşruiyet kaynağı haline getirilememiştir. Çağdaş, bu türden düşünce ve eylemlere bundan sonra da izin vermeyecek birikime sahiptir. Zaten o nedenle de gazetecilik mücadelesinin orta direğidir.
Gazeteciler kadar topluma da çağrımız elbette vardır. Unutulmasın; gazeteciler baskı altına alındığında veya güvencesizlik koşullarında çalışmaya mecbur bırakıldığında hedef sadece gazeteciler değildir. En az gazeteciler kadar tüm toplumdur. Gazetecilerin haber yapma hakkı engellendiğinde toplumun haber alma hakkı gaspedilmektedir. Halkın bu gerçeği böyle algılaması, unutmaması ve buna karşı mücadele eden gazetecilerin yanında olması gerekir.
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin 47. kuruluş yıl dönümü bugün. Türkiye’de gazetecilik meslek ve emek mücadelesinde önemli bir birikim ve gelenek oluşturan Çağdaş,1978’deki anlayışla yürütüyor çalışmalarını. Ve tüm meslektaşlarımızı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz
Gündem, 23 Şubat 2025 13:01
Yorumlar (0)
SADIKOĞLU " ÖRÜMCEK KAFALILAR MALATYA’YI GERİ TUTUYOR "
DOĞANŞEHİR KÖYLÜLERİ KÖYLERİNİ KORUMAK ADINA YARGIYA GİDİYOR
UĞUR MUMCU; BURSADA VE TÜRKİYENIN HER YERİNDE SEVGI SELİ İLE ANILDI
AKP DEN MALATYA ÇIKARTMASI: 10 BİN YENİ ÜYE 300 BİN TEMAS
NIHAYET DİYANET'TEN BİR SES YÜKSELDİ
UĞUR MUMCULAR ÖLMEZ
BATTALGAZİDE KAR SEFERBERLİĞİ
AKP TABUTTAN KORKTU..!!
BATTALGAZİDE MARKET DENETİMLERI HIZLA DEVAM EDİYOR
AĞBABA " EMEKLİYİ YOK SAYAN BU DÜZENIN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ "
ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN : AKARYAKIT İSTASYONU KAPATILMADI YASAL PROSÖDUR UYGULANDI
KESKİN: SADECE ESNAFTAN VE MALATYA HALKINDAN DESTEK ALIRIZ
DOGANŞEHİRDE BOKSİT TEPKİSİ: TOPRAĞI KAZMAK DEĞİL YASAMI KAZMAK "
AĞBABA ANKETLERİ PATLATIYOR
DEPREMİN3. YILINDA MALATYA ESNAFI ÇIKMAZDA
YILDIZ " BASIN ÇALISANLARININ HAKKI ÖDENEMEZ "
GÖK " BASIN MİLLETİN ORTAK SESI VE VİJDANIDIR
GOÇMEN " ÖZGÜR BASIN OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ "
MALATYALILAR BIR ARAYA GELEREK FIKİR ALIŞ VERIŞİNDE BULUNDULAR
" KUTLAMIYOR MÜCADELE EDİYORUZ "
AĞBABA " EMEKLİYE MAAŞ DEGIL HARÇLIK VERİLDİ"
DEPREM BÖLGESİNDE ÇİFTÇİYE KREDİ ENGELİ ZİRAAT BANKASINA SERT TEPKİ
TBMM ÇATISI ALTINDA NEFRET DİLİ
METİN GÖKTEPEYİ SAYGIYLA ANIYORUZ
BEYDAĞI TOKİDE SABIR TAŞTI SU ÇILES BİTMIYORİ
MALATYA İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİ 2025 TE SINIFTA KALDI
PRF. DR SEZAİ YILMAZ VE EKİBİ BAŞARIYA DOYMUYOR
ARGUVAN DA KARLA MÜCADELE DEVAM EDİYOR
ÇGD MALATYA ŞUBE BASKANI İBRAHİMDEN YENİ YIL MESAJI
BARIŞ YILDIZ 2025 DEGERLENDİRDİ: SÖZ VAR İŞ YOK
BELEDİYELERIN "TEYAKKUZDA " BEKLEDİĞİ MALATYA 3 CM KARDA SINIFTA KALDI
ANKARA MALATYALILAR FEDERASYONUNUN ( MAFED ) KONGRESI YAPILDI
MASTÖB KONGRESİ MAHKEME KARARIYLA TEDBİREN DURDURULDU
BATTALGAZİ BELEDİYESİNDEN KAR YAĞIŞINA KARŞI HIZLI MÜDAHELE
CHP DE İNÖNÜ ANMASI
AĞBABA " İNONÜ ONURLU,CESUR VE DAHİANE BİR DEVRİMCIYDİ
CHP MALATYA DA İNÖNÜYÜ ANDI
AĞBABA " BİZ RAKAM KONUŞUYORUZ EMEKLİ TENCERE ÇIFTÇİ MAZOT GENÇLIK GELECEK KONUSUYOR "
MALATYA ATMALILAR DERNEĞİ GENEL KURULUNU GERÇEKLESTİRDİ
