Prf. Dr. mesut parlak
[email protected]

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

08 Haziran 2022 19:33

    Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

    Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

 

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

       

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

SANDIĞA GİTMEDEN ÇÖZÜLMEZ!

 

Sayın Erdoğan ve AKP’nin Kıymetli Kalem şorları;

           Ülke sanki günlük güneşlik, her şey yolundaymış, yokluk, yoksulluk yokmuş, insanlar intihar etmiyor, yatağa aç girmiyormuş gibi “Yüreğin varsa bay Kemal, adaylığını açıkla” diye yollara döküldünüz.

             AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan durup durup “ Çık karşıma Kılıçdaroğlu. Yürekli ol, adaylığını açıkla” diye esip gürlüyor. Önce siz seçim tarihini açıklayın da, Millet ittifakı adayını açıklar.

Ayrıca, neden millet ittifakı adayı sizi bu denli ilgilendiriyor?

             Kardeşim, siz muhalefetin adayını bırakın da ülkedeki ekonomik yangını söndürün. Son 30 yılın en yüksek enflasyonu ortada. Halk perişan, vatandaş market konteynerleri karıştırıp açık pazar artıklarını toplarken siz bay Kemal adaylığını açıkla diyorsunuz.

            TÜİK bürokratları şaşkın! Bir türlü, gerçek enflasyonu açıklama cesaretini gösteremiyorlar. Sizin istediğiniz enflasyon rakamları açıklanmıyor diye ya bürokratlar görevden alınıyor, ya da onlar istifa ediyorlar.

               Sayın Erdoğan; Unutmayın ki orası altılı masa. Ortada ortak akıl var. Her konu enine, boyuna tartışılıp kararlar alınıyor. O masa, sizin tek başınıza kararlar vererek yönettiğiniz ülkeye benzemez. Oradaki slogan nedir, biliyor musunuz? “TEK YOL DEMOKRASİ”.

 

Sayın Erdoğan; Hatırlar mısınız?

 

               Sayın Kılıçdaroğlu size yıllardır “İstediğiniz TV kanalında, yanınıza da istediğiniz danışmanlarınızı alın ben tek başıma geleceğim tartışalım” diyor. Ama o davete bir gün olsun evet demediniz, diyemediniz. Ama bakın, şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yağıp gürlüyorsunuz.

            Şimdi tam zamanı. Sayın Kılıçdaroğlu’na ”Bay Kemal şu tarihte A TV’de halkın karşısına çıkıp tartışalım. El mi yaman, bey mi yaman, tüm halk görsün@ diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz !!!

              İşte ekran, çıkın tartışın da görelim!!! Karşılıklı tartışacağınız bu program, öyle  yandaş TV’ler de ve grup toplantılarında atıp tutmaya benzemez.

 

Yürek ister, yürek !!!

 

             Şu anda, inanılmaz yokluk ve yoksulluk var. Ne olur bir kez olsun yanınıza kimseyi almadan, hatta kıyafet değiştirerek bir halk pazarına gidin veya sokaktaki insanlarla dertleşin. Anlatılanlara inanamayacaksınız, hatta gözleriniz dolacak. Durum bu kadar mı vahim diyerek kahrolacaksınız. Bir bebeğin açlıktan uyuyamadığı, bu tablo karşısında o ana babanın çaresizliğini, acısını nasıl anlatacaklar göreceksiniz.

Siz halk çocuğusunuz. Açlığı yoksulluğu çok iyi bilirsiniz.

            Bu halk, sizi neden iktidara taşıdı hatırlıyor musunuz Sayın Erdoğan? İçimizden biri, bize benziyor, halk çocuğu, ağzı dualı diyerek güvendiler sizi sevdiler ve 20 yıl iktidara taşıdılar. Peki aynı halk, şimdi ne diyor biliyor musunuz? “O artık bizden biri değil. O saraylı, itibardan tasarruf olmaz diyen biri, bizi hatırlar mı?” diyorlar.

              Sayın Erdoğan; İktidar olduğunuz ilk 10 yıl içerisinde, güzel şeyler de yaptınız. Ama o yıllardan başlayarak, siyasette giderek gerginleştiniz.

             Hele hele o saraya geçtikten sonra, halktan iyice koptunuz. Geriye dönüp bir bakın. Kurucu yol arkadaşlarınızdan, yanınızda hiç kimse kaldı mı? Etrafınızda yeni oluşturduğunuz dar bir ekiple, ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz.

            Durum iyi değil, deniz bitti. Halka anlatacak yeni sözünüz de kalmadı. Doğu’da ünlü bir söz vardır “ Durumu kötüye giden tüccar, eski defterleri karıştırırmış” derlerdi. Sizde şimdi eski defterleri karıştırıp, aslı astarı olmayan “Türbanlı bacım neler çekti, iskelede türbanlı bacımın üstüne işediler, gezi olaylarında sığındıkları camide içki içtiler, bunların dini imanı yok.

 Ortalığı kasıp kavurdular, Vandallar” deyip duruyorsunuz.

            Bu laflar bayatladı. Zira gerçek olmadığı da ortaya çıktı. Bu saatten sonra, bu işler tutmaz ve tutmuyor.

               İlginç olan da, AKP’yi kurarken gömlek değiştirdik dediniz. Ama iktidar olduğunuzdan bu yana, devamlı gömlek değiştiriyorsunuz. Yeni giydiğiniz gömlekle, şimdi de milliyetçi oylara yöneldiniz.

             Kırk yıllık milliyetçi söylemlere başladınız. Bu saatten sonra, bunu o kesim yemez. O hedeflediğiniz milliyetçiler var ya, onlar minik ortağınıza da oy vermiyorlar.

           Sayın Erdoğan; Yerinizde olsam, kendime şu soruyu sorardım? Neden biz ve yönettiğimiz bu Ülke, bu hale geldi? Nerede hata yaptık?

Ben söyleyeyim. Birinci neden, ABD’nin oyununa gelip Suriye’ye daldınız.

            İkinci neden de tüm Ortadoğu ülkelerinin nefret edip dışladığı, Müslüman kardeşler korumacılığına soyundunuz.

             Zaten iddia şu ki, Esat’la bozuşmanızdaki temel nedenin de Müslüman kardeşler olduğu. İşte bu hatalar hem iktidarınızı, hem de ülkeyi bu duruma getirdi. Tüm Arap dünyası karşımıza geçti. Neden? Onunda temel nedeni, Müslüman kardeşleri arkalamanızdır.

Şimdi de ilişkileri düzeltmek için üç kuruşluk adamların ayaklarına gidiyoruz.

                Bir konuyu da dile getirmeliyim. Derler ya ‘Yiğidi öldür, hakkını ver.’ Katil sürüsü PKK ile verdiğiniz mücadele, her türlü övgüyü hak ediyor. NATO konusunda da ortaya koyduğunuz koşullar çok değerli.

               Ancak yeterli değil. Aynı resti ABD’nin Suriye’deki katil sürüsüne verdiği desteği tümü ile çekmesi ve ABD’nin Suriye’den çıkma sözünü verip, derhal uygulamasıdır. Bu konularda halk desteği arkanızda.

               Sayın Cumhurbaşkanı; Esat’la bir an önce el sıkışmadıktan sonra, şu günlerde yapılması düşünülen harekâtın bile bir yararı olmayacaktır. Eğer Esat’la el sıkışmamakta ısrar ederseniz, daha biz çooook Suriye’nin kuzeyine harekât yaparız.

              ABD ve AB iki ülkeyi NATO’ya alacaklar, sebep de Rusya’yı kuşatmak. Sözde bu iki ülkeyi NATO’ ya alarak, Rusya’ya karşı koruyacak. Sen bir kere, 70 yıla yakın bir süredir ittifak üyesi olan Türkiye’ye karşı görevini yap. Suriye’nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve PKK’dan desteğini çek.

              Dünyamızın emperyal güçleri; Afganistan, Pakistan, Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki tüm bu ızdırapların ve akan kanların sorumlusu sizlersiniz. Tüm bu ülkelere demokrasi getireceğiz dediniz, ancak kan ve gözyaşı getirdiniz.

             Zavallı Ukrayna’ya yürü arkandayız dediniz, bakın ülke yerle bir oldu. Bu savaşı bile kolay kolay bitirmeyecekler. Tek kurşun atmadılar. Ukrayna yerle bir oldu, Putin’i de ekonomik ablukaya aldılar.

             Sizler, kandan besleniyorsunuz. Hep demokrasi, demokrasi dersiniz ama o sadece kendiniz söz konusu olduğunuzda geçerlidir. Sahte dostluğunuzda, ittifakınızı da alın başınıza çalın.

 

SON SÖZ; “Düşünmek zor bir sanattır. Bu sebeple, çoğunluk sürüyü takip eder” CARL GUSTAV JUNG

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

KASIRGA GELİYOR DEMOKRASİ HUKUK DİYECEK AYRIŞTIRMAYIP KUCAKLASACAĞIZ
16 Nisan 2026 19:33

LAİKLİK
13 Nisan 2026 19:33

NEYİNİZ EKSİKTE KALANINI İSTİYORSUNUZ ?
09 Nisan 2026 19:33

YORUM SİZİN
06 Nisan 2026 19:33

İMRALI YERLEŞKESİ
03 Nisan 2026 19:33

LAİKLİK VE İSLAM
28 Mart 2026 19:33

SİYASİ KATARAKT!
24 Mart 2026 19:33

EMPERYALİZM VE OUSMANE SEMBENE
19 Mart 2026 19:33

ORTADOĞUYU CEHENNEME DÖNDÜREN EMPERYALİZME BİRLİKTE KARŞI DURALIM
13 Mart 2026 19:33

ESTONYA FERİBOT SENDROMU
07 Mart 2026 19:33

ESTONYA FERİBOT SENDROMU
04 Mart 2026 19:33

ANANI ÖPEN KADI İSE....
28 Şubat 2026 19:33

NE EKERSEN ONU BİÇERSİN...
26 Şubat 2026 19:33

İKTİDARLARIN GÖREVİ ÜLKEYİ CENNETE ÇEVİRMEKTİR
24 Şubat 2026 19:33

KURDA KOYUN KAPTIRAN, SAĞAR ÖYKÜSÜ
20 Şubat 2026 19:33

500 YIL ÖNCE YAZILMIŞ MEKTUP
16 Şubat 2026 19:33

MELİH OKAN VE TÜVTÜRK
14 Şubat 2026 19:33

" AKIL "
10 Şubat 2026 19:33

YAP İŞLET, MİLLETE ÖDET
07 Şubat 2026 19:33

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
04 Şubat 2026 19:33

İKTİDARLAR XXOSYAL DEVLET İLE SOSYAL BELEDİYECİLİĞİ KARIŞTIRIYOR
29 Ocak 2026 19:33

HALA NEYİN OLMASINI BEKLİYORUZ ?
25 Ocak 2026 19:33

BU YAŞANANLARI HAK ETMİYORUZ
18 Ocak 2026 19:33

GELİN SADE HALK İÇİN SİYASET YAPALIM
13 Ocak 2026 19:33

İCERDEKİ BÜTÜNLÜK ADALETLE SAĞLANIR
09 Ocak 2026 19:33

BENİM DİNİM BANA SENİN DINİN SANA
03 Ocak 2026 19:33

OYLARI İLE SEÇİLDİGİNİZ SEÇMENİNİZE SAHİP ÇIKIN
30 Aralık 2025 19:33

KAHROLSUN EMPERYALİSTLER
23 Aralık 2025 19:33

KÜRT KARDEŞLERİM OYUNA GELMEYİN
21 Aralık 2025 19:33

YARADAN KULAĞI DUYMAK İ GÖZLERİ GÖRMEK İÇİN VERMİŞ
17 Aralık 2025 19:33

DİYARBAKIRLI ŞEHİDİMİZ KÜRŞAT YILMAZIN KARDEŞİ ZÜLKÜF YILMAZIN ÖZGÜR ÖZELE MEKTUBU
29 Kasım 2025 19:33

CHP GEREĞİNI YAPTI VE OYUNU BOZDU
24 Kasım 2025 19:33

UZUN YILLAR HASTANE YÖNETİCİLIĞİ YAPAN SAYIN Dr. N . ÖNEN DİYOR Kİ...
22 Kasım 2025 19:33

YENİ ANAYASA DİYORSUNUZDA. YENİSİNİ KİM YAPACAK ?
18 Kasım 2025 19:33

YERLİ VE MİLLİ NASIL OLUNUR ?
15 Kasım 2025 19:33

29 EKİM 1923 TE YAPILAN TOPLANTI..
13 Kasım 2025 19:33

GENÇ CUMHURİYET VE OSMANLININ DIŞ BORÇLARI
10 Kasım 2025 19:33

ÜLKENIN GERÇEK SORUNLARINI KONUŞALIM
08 Kasım 2025 19:33

GERÇEK GÜNDEME DÖNMW ZAMANI
05 Kasım 2025 19:33

HİÇ OLMAZSA TARİHİ GERÇEKLERİ SİYASETE KURBAN ETMEYELİM
31 Ekim 2025 19:33

CUMHURIYET BAYRAMI ANISINA
28 Ekim 2025 19:33

EMPERYALİST OYUNLARA GELMEYELİM. ÇÖZÜM DEMOKRASİ
25 Ekim 2025 19:33

SİYASETTE DUYGUYA YER YOKTUR
23 Ekim 2025 19:33

GODFADER ( BABA )
19 Ekim 2025 19:33

ULUS DEVLETTE DIL TEKTIR
16 Ekim 2025 19:33

UYANMA VAKTİ GELMEDİMİ?
13 Ekim 2025 19:33

ASKERİ HASTANELER OLMAZSA OLMAZ
11 Ekim 2025 19:33

YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ
08 Ekim 2025 19:33

CUMHURİYETİN ÖRNEKLERİ
05 Ekim 2025 19:33

ÜLKEM NEREDEN NEREYE ?
30 Eylul 2025 19:33

TRANSFER...
24 Eylul 2025 19:33

MARİ GEREKMEZYAN
19 Eylul 2025 19:33

ŞİŞENİN KAPAĞINI ACAMADIK
14 Eylul 2025 19:33

TÜRKİYE ORTADOĞU ULKESI DEĞİLDİR
10 Eylul 2025 19:33

EMPERYALİZME TESLIM OLMAK YOK
04 Eylul 2025 19:33

ESKİ İSTANBUL UNIVERSITESİ REKTÖRÜ MESUT PARLAKTAN AÇIKLAMALAR
03 Eylul 2025 19:33

HEKİM YOKSA SAĞLIKTA YOKTUR
31 Ağustos 2025 19:33

30 AĞUSTOS LAR BİTMEZ
28 Ağustos 2025 19:33

SORUN REJİM SORUNU
25 Ağustos 2025 19:33

ÇÖZÜM PARLEMENTER DEMOKRASİ
23 Ağustos 2025 19:33

TEK MILLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN
20 Ağustos 2025 19:33

TUNCELİ’YE DERSİM DİYENLER...
15 Ağustos 2025 19:33

HERSEY PAZARA DÜŞTÜ, AMPUL KARARDI
11 Ağustos 2025 19:33

ADINI MİLLİ DAYANIŞMA KOYMAKLA OLMUYOR
08 Ağustos 2025 19:33

BALIK BAŞTAN KOKARMIŞ
04 Ağustos 2025 19:33

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ULUS DEVLETTIR ADI: TÜRK MILLETİDİR
30 Temmuz 2025 19:33

ÜLKE YANIYOR TBMM TATİLDE
27 Temmuz 2025 19:33

ÜMMET VARSA CUMHURİYET OLMAZ
23 Temmuz 2025 19:33

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ULUS DEVLETTIR
19 Temmuz 2025 19:33

YURTTA SULH CİHANDA SULH
15 Temmuz 2025 19:33

YANGIN
10 Temmuz 2025 19:33

ZORLA GÜZELLIK OLMUYOR
07 Temmuz 2025 19:33

YORULDUNUZ BARİ ÜLKEYİ YORMAYIN
29 Haziran 2025 19:33

BASARAMADINIZ ELİNIZİ ÇEKİNİZ
26 Haziran 2025 19:33

KİRAZIN TANESİ 10 TL
21 Haziran 2025 19:33

BİLİMİ ÖNCELEMEZSEN KADERİNE KATLANIRSIN
16 Haziran 2025 19:33

DEMOKRASİ TÜM ZORLUKLARI ÇÖZECEKTİR
12 Haziran 2025 19:33

KURTULUŞ KARDEŞLIGIMIZDE
09 Haziran 2025 19:33

NEYİ BASARDINIZ Kİ? BİR KEZ DAHA!
05 Haziran 2025 19:33

GENÇ CUMHURİYET NELER YETİŞTİRDİ?
28 Mayıs 2025 19:33

BİRİ YER BIR8İ BAKMA:
23 Mayıs 2025 19:33

YAŞASIN ULUS DEVLET YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ
15 Mayıs 2025 19:33

ADİL DİYORSANIZ KALSIN DEĞİLSE KALDIRIN
13 Mayıs 2025 19:33

ÜLKEM VE EŞİT YUTTAŞLIK
10 Mayıs 2025 19:33

EMPERYALİSTLERİ İYI TANIMALIYIZ
06 Mayıs 2025 19:33

HALKIN GÜNDEMİNE GELELİM
02 Mayıs 2025 19:33

DEPREM ÖLDÜRMEZ BİNA ÖLDÜRÜR
29 Nisan 2025 19:33

KANAL İSTANBUL MU SAĞLAM İSTANBUL MU?
26 Nisan 2025 19:33

MUSTAFA KEMAL ATATURK ANISINA
23 Nisan 2025 19:33

GEREĞİNİ YAPIN İÇİMİZİ KANATMAYIN
20 Nisan 2025 19:33

HALKA RAĞMEN ASLA
16 Nisan 2025 19:33

HAK ,HUKUK, ADALET
13 Nisan 2025 19:33

BU ÜLKEYE YAKIŞAN PARLEMENTER DEMOKRASİDİR
05 Nisan 2025 19:33

GEÇ KALINMADAN PARLEMENTER SİSTEME
03 Nisan 2025 19:33

ESKİ TÜRKİYE ÖYLEMİ?
28 Mart 2025 19:33

MANDELA EKREM
23 Mart 2025 19:33

Vali çökerse Devlet çöker
21 Mart 2025 19:33

14 MART NİÇİN TIP BAYRAMI ?
19 Mart 2025 19:33

EMPERYALİSTLERİN ORTA DOĞU OYUNU
15 Mart 2025 19:33

ATATURK DEDİ Kİ ORTADOGUYA BULAŞMAYIN
11 Mart 2025 19:33

YASASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ
06 Mart 2025 19:33

ESKİ DÜNYAYI ÖZLÜYORUM
03 Mart 2025 19:33

LATİFE HANIM
28 Şubat 2025 19:33

DİYAP AĞA
25 Şubat 2025 19:33

KAHYALI MIÇE ( MUSTAFA ASLAN )
21 Şubat 2025 19:33

ATATÜRK BİLİM ADAMLARINI DAVET ETTİ
18 Şubat 2025 19:33

ÇAYLAR ŞİRKETTEN
14 Şubat 2025 19:33

ANA MUHALEFETİN HATA YAPMA ŞANSI YOK
10 Şubat 2025 19:33

REFİKSAYDAM HIFZISSIHHA KASIM 2011 DE KAPATILDI
08 Şubat 2025 19:33

SİVRİ SİNEK Mİ ? BATAKLIK MI?
08 Şubat 2025 19:33

SİVRİ SİNEK Mİ ? BATAKLIK MI?
08 Şubat 2025 19:33

YANLIŞ YAPAN SONUCUNA KATLANIR
30 Ocak 2023 19:33

NEYE GÖRE GÜNCELLEME
26 Ocak 2023 19:33

ÜLKE, YURTTAŞ  KOLTUK……
19 Ocak 2023 19:33

AKLIN YOLU BİR
11 Ocak 2023 19:33

ÜLKE, YURTTAŞ KOLTUK……
03 Ocak 2023 19:33

BAŞKA YOLU YOK BAŞARACAĞIZ
29 Aralık 2022 19:33

DEMOKRASİ KAZANACAK
23 Aralık 2022 19:33

DAHA NELER YAŞAYACAĞIZ
19 Aralık 2022 19:33

İÇİM ACIYOR
14 Aralık 2022 19:33

KIRMIZI İBİKLİ TAVUK
09 Aralık 2022 19:33

GERMENİN KİMSEYE YARARI YOK
07 Aralık 2022 19:33

AYDINLIĞA YÜRÜYÜŞ
04 Aralık 2022 19:33

"MARAŞ BİZE MEZAR OLMADAN DÜŞMANA GÜLZAR OLMAZ"
29 Kasım 2022 19:33

YAKIŞANI YAPSAK
25 Kasım 2022 19:33

HALKI DAHA FAZLA YORMAYIN
21 Kasım 2022 19:33

ARTIK TADINI KAÇIRIYORSUNUZ
13 Kasım 2022 19:33

TEK YOL DEMOKRASİ
07 Kasım 2022 19:33

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ NİN YÜZ YILI
04 Kasım 2022 19:33

LÜGATIMIZI ALFABEMİZİ DİLİMİZİ KAYBETTİK DİYENLERE
01 Kasım 2022 19:33

CUMHURİYET BÖYLE KURULDU  
27 Ekim 2022 19:33

YENİDEN DOĞUŞ
18 Ekim 2022 19:33

LİDER OLMAK
14 Ekim 2022 19:33

RAKAMLAR GERÇEĞİ SÖYLER
05 Ekim 2022 19:33

HAK HUKUK ADALET
03 Ekim 2022 19:33

GEREKİYORSA  DALLARI BUDAYACAK SIN
30 Eylul 2022 19:33

APTALLIĞIN TEORİSİ
23 Eylul 2022 19:33

APTALLIĞIN TEORİSİ
21 Eylul 2022 19:33

BAŞARAMAZSINIZ BAŞARAMAYACAKSINIZ
20 Eylul 2022 19:33

KARDEŞLİK İÇİN            DEMOKRASİ
16 Eylul 2022 19:33

KARDEŞLİK İÇİN DEMOKRASİ
13 Eylul 2022 19:33

BİRLİKTE ÇÖZEBİLİRİZ
10 Eylul 2022 19:33

“SOSYO-PATOLOJİK BİR        GERÇEK,  BİAT…
05 Eylul 2022 19:33

AYDINLIK, FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR KUŞAKLARLA 
28 Ağustos 2022 19:33

ASKER HASTANELERİ
18 Ağustos 2022 19:33

YAŞANINCA MI?             ANLAŞILACAK
09 Ağustos 2022 19:33

ANLATAN MI, YAŞAYAN MI?
05 Ağustos 2022 19:33

“Dünkü Güneş’le bugünkü çamaşırı kurutamazsın”
01 Ağustos 2022 19:33

DİN DEĞİL, OY KARDEŞLİĞİ!
28 Temmuz 2022 19:33

O GÜNLERDEN, BU GÜNLERE!
27 Temmuz 2022 19:33

KIBRIS BARIŞ HAREKATI ANISINA
22 Temmuz 2022 19:33

“GİTMESİ GEREKENLER GİTSİN!”
16 Temmuz 2022 19:33

KEMAN VİRTÜÖZÜ VE BESTEKÂR TATYOZ EFENDİ
14 Temmuz 2022 19:33

NASIL TORPİL YAPILIR?
05 Temmuz 2022 19:33

SÖZÜN BİTTİĞİ YER !!!
01 Temmuz 2022 19:33

ZORLA GÜZELLİK OLMUYOR
27 Haziran 2022 19:33

 “DÜNYA BİZİ KISKANIYOR!”
23 Haziran 2022 19:33

İŞTE LİDER İŞTE CUMHURİYET
22 Haziran 2022 19:33

 ‘BURASI TÜRKİYE BURADAN ÇIKIŞ YOK!’    
14 Haziran 2022 19:33

BİRAZ OLSUN GERGİNLİKTEN KURTULALIM
12 Haziran 2022 19:33

BAK ŞU KÜFFARIN KIZI KÂFİRİN YAPTIĞINA
04 Haziran 2022 19:33

İSTEYİNCE VE GERÇEKTEN MİLLİ OLUNCA, OLUYORMUŞ DEMEK Kİ!
02 Haziran 2022 19:33

BU İNSANLAR BİZİM İNSANLARIMIZDI
29 Mayıs 2022 19:33

T.C. SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA
23 Mayıs 2022 19:33

ORMANLARI YOK ET, TAŞ OCAĞI YAP, ATATÜRK HAVA LİMANI’ NI YIK, AĞAÇ DİK!
19 Mayıs 2022 19:33

GEÇMİŞTE ELEŞTİRDİĞİM TÜM SİYASİLERDEN ÖZÜR DİLERİM!
14 Mayıs 2022 19:33

AZİN NESİN’İN VAKFI’NA SAHİP ÇIKALIM
10 Mayıs 2022 19:33

BU ÇAĞDA, ÇAĞIN DIŞINDA KALAMAZSINIZ
08 Mayıs 2022 19:33

SAĞLIKTA ŞOK ÖNCESİ DÖNEM
05 Mayıs 2022 19:33

BİRAZ NEFESLENELİM
03 Mayıs 2022 19:33

BİR KEZ OLSUN YAŞANMADAN ÖNLEM ALALIM!
28 Nisan 2022 19:33

TÜRKİYE'YE GÖÇEN GUGUK KUŞLARI!
23 Nisan 2022 19:33

TÜRKİYE'YE GÖÇEN GUGUK KUŞLARI!
21 Nisan 2022 19:33

DERSİMİZ GAZİANTEP ÇÖPLÜĞÜ
18 Nisan 2022 19:33

İKTİDARA OY VERİYOR, MUHALEFETTEN HESAP SORUYOR!
15 Nisan 2022 19:33

GELECEK KUŞAKLARA SORUN BIRAKMAYALIM
12 Nisan 2022 19:33

TEKRARLARLA BİR YERE VARILMIYOR
11 Nisan 2022 19:33

BURAYA KADAR KADAR DESEK
08 Nisan 2022 19:33

ŞU DIŞ GÜÇLER YOK MU !!!?
05 Nisan 2022 19:33

“ ÖNCE VATAN” SONRA PARTİ!
01 Nisan 2022 19:33

EMPERYALİZME DE SAVAŞA DA HAYIR!
28 Mart 2022 19:33

LAİKLİK OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ!
25 Mart 2022 19:33

YAŞASIN 14 MARTLAR!
17 Mart 2022 19:33

BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ (1938) GİDERLERSE GİTSİNLER (2022)
14 Mart 2022 19:33

MALATYA'NIN ŞEKERİ!
11 Mart 2022 19:33

MUHALEFET NEREDESİNİZ GELECEĞİMİZ KARARIYOR
09 Mart 2022 19:33

SIRA ZEYTİNLİKLERDE
07 Mart 2022 19:33

Tüm Yazılar