HAKİKATÇİ ALEVİLİK VE MELÛLÎ BABA
Kültür, 15 Kasım 2021 20:36
(1892-14 Kasım 1989)
Esat Korkmaz
Hakikatçi Aleviliğin coğrafyası olarak tanımlayabileceğimiz bölge, gövdesi Maraş, ana kolları Sivas-Malatya olmak üzere, Binboğa-Nurhak-Engizek ve Nemrut dağ sıralarını içine alan İç Toroslar dır.
1800’lerin ortalarından başlayarak bölgede filiz veren Hakikatçi Alevilik, kandan özgürleşme hareketini yaşama taşımış, Alevi müziğinin ve edebiyatının yaratılmasında önemli işlevler üstlenmiştir.
Terim olarak Alevilik öne alınınca, Alevilik-Bektaşilik-Bedreddinilik üçlemesinin son iki halkası perdelenmiş; Hakikatci Alevilik ise tümüyle görünmez kılınmıştır. Gelişmeye koşut, İç Toroslardaki ocaklar da yapılarındaki gelenek temelli Hakikatçi Alevilik algılarını silmişlerdir.
Hakikatçi Alevilik, her şeyden önce kan kutsallığına tavır almış, taşıyıcı-sözcü kimlikler, kendilerini Dede olarak değil, Hakikatçi Baba olarak tanımlamışlardır: Kan kutsallığından bilgi kutsallığına atlamışlar; kan örgütlenmesini değil, insancıl bir çizgide, toplumsal örgütlenmeyi yüceltmişlerdir.
Kendilerini Bektaşi/ Hakikatçi Derviş-Hakikatçi Baba olarak ifade etmekle birlikte, tarikat olarak Bektaşiliğe de girmemişler; arafta kalarak hem Aleviliği hem de kan kutsallığı dışında kalmakla birlikte yabancılaşmış Bektaşiliği terbiye etmek gibi, bir yükümlülük altına taşımışlardır kendilerini; her şeyden öte, bugüne musallat olan umutsuzlukla ilişkilerini öne alıp, umudu doğuma hazırlamaya girişmişlerdir. Melûlî Baba, çarpıcı bir örnektir.
Melûlî Baba, Afşin’in Kötüre köyünde doğdu. Asıl adı Karaca Erbil’dir. 7-8 yaşlarında köyündeki bir hocadan Arapça okuma yazma öğrendi. 10 yaşlarında Afşin’de Ermeni aile dostlarının yanına gönderildi. 20 yaşlarına dek Ermeni okulunda eğitim gördü. Arapça, Ermenice, matematik ve edebiyat dersleri aldı.
Şiir ve edebiyata ilgisi de daha çok bu dönemde gelişti. Yöresindeki birçok âşığın yanı sıra, kaynaklara geçmiş başka âşıkların da şiirlerini öğrenerek kendini geliştirdi.
Varlıklı bir insan olan babasının haksızlıklarına dayanamayarak, eşiyle birlikte köyünü terk etti. Ortadoğu’nun çeşitli yerlerini dolaştı, değişik insanlarla ve âşıklarla tanıştı.
Âşık Melûlî, şiirlerinde insan ve sevgi öğesini öne çıkardı; ötesinde, politik taşlamalardan tasavvufa dek her konuyu ele aldı. Birçok sanatçı tarafından bestelenen şiirlerinin bir bölümünü, Latife mahlasıyla yazan Melûlî’nin eserleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda yer aldı.
Melûlî’nin yaşamı ve şiirlerine ilişkin ayrıntılı bir araştırma, torunları Latife Özpolat ve Hamdullah Erbil tarafından, “Melûlî Divanı ve Aleviliğin, Tasavvufun, Bektaşiliğin Tarihçesi” (1992) adıyla yayımlandı.
Önemli olan, kan kutsallığına tavır alan, bilgi-kan özdeşliğinden özgürleşen Melûlî Baba’nın taşıdığı inancın içeriği; bu inanç içeriği, nesnelidir. Bilgi nesneyle ilişkiye geçilerek üretilir. Bu nedenle nesneli Alevi inancı, bilgi ile çelişki oluşturma yeteneğinden yoksundur. Başlangıçtaki Alevi inancının bu özgünlüğü, Hakikatçi Alevilik ve onun özgün sözcüleri arasında yer alan Melûlî Baba tarafından yaşama taşınmıştır. Bizlere düşen yükümlülük, bu özgünlüğü güncellemektir.
Alevilik, teoloji değildir, yani nesnesiz bir inancın taşıyıcısı olamaz. İki türlü inanç vardır: Nesneli inanç ve nesnesiz inanç.
Tüm ortodoks dinlerin inancı nesnesizdir; bilgi denilen şey, nesneyle deneyim sonucu elde edilen bir kazanım olduğunu düşünürsek, nesnesiz inançta, nesneyle deneyim yaşayamayacağımıza göre, bilgi de üretemeyiz. Bilimin-bilim insanının, uzağında yaşamaktan hoşlanmaya başlarız.
Bilgisizlik koşullarında, seçeneksiz, tanımlanmış nesnesiz bir inanç varlığına bağlanırız: Bağlanmanın belirleyiciliğinde, seküler anlayışın-laikliğin düşmanı olup çıkarız. Yabancılaşan Aleviliğin, bugünkü durumu biraz da budur: Cennet-Cehennem kabul edilmiş, Cehennem’den sakınmak, Cennet’e girebilmek için gereken yaşam anlayışı ön almıştır.
Nesneli inanç ise teolojinin dışında, bizi hakikate-marifete taşıyan, bunu sağlamak için, felsefi bilgeliğin-öğreti bilgeliğinin sonuçlarına koşan, sonuçlarını onaylayan bir inançtır.
Demek ki bilgi üretmek, bir Yol yükümlülüğüdür: Bu nedenle Alevi inancı, kendini bilimsel olarak tanımlama olanağına sahip, ender bir kültürdür, kendine özgü bir inançtır. (*)
Günümüzde yaşanmakta olan Alevilik, bizi hakikate taşıyan teolojinin dışındaki inancı tümüyle silmiş, insani olmayan, insan aklına yer vermeyen, nesnesiz bir inanca kapılanmıştır: İnsandan ve doğadan uzaklaşmış, tek-tanrıcı dinlerin inanç havuzuna akmıştır. (**) Bu noktada Melûlî Baba’nın değeri bir kat daha öne çıkmaktadır.
Unutmayalım: Geçmişte ocaklar okuldu; belden gitme değil, yoldan gitme destur kabul edilerek Dört Kapı Kırk Makam adlı eğitim programı, adına öğretmen dediğimiz dede-baba, rehber vb., önderliğinde, adına okul dediğimiz mekânlarda öğretilerek Alevilik güncelleniyordu. Bilgi kutsallığı kuşatıcılığında inanç, neden olmaktan çıkıp sonuca bağlanıyordu.
Ve inanç, doğanın aklını/ insanın aklını karşılamak, onunla kucaklaşabilmek için örgütleniyordu, Cehennem’den sakınmak Cennet’e gitmek için değildi. Bugün ise ne yazık ki bilgi kutsallığından kan kutsallığına geriye dönüş yapılmış ve bâtınî felsefe-bâtınî tasavvuf ötelenmiş, şeriatçı inançlara kapı aralanmıştır.
Bu olumsuz sürece direnemezsek acı ama gerçek hızla yabancılaşacağız. Çünkü üniter devlet, seküler yaşamı tek-tipleştirdi: Sistemin armağanı aynı amaçlar peşinde koşan insanlar olup çıktık; bu tek-tip tekrar, bizi yaratıcılıktan uzaklaştırdı; kalabalığın bir birimi yaptı, artık bir sayıdan başka bir şey değiliz.
Üniter inanç, inanç uygulamalarını, öte-dünya tasarımı kapsamında cehennemden sakınma cennete kavuşma özlemine olumlu yanıt verecek biçimde tek-tipleştirdi: Artık aynı kutsala aynı dille, aynı amaç için yakaran inançlılar olup çıktık; bu tek-tip inanç bizi, metafizik tanrının yurttaşı yaptı.
Demek ki bize düşen yükümlülük, düşüncelerimizi, üniter devletin tek-tipleştirmesinden ve inançlarımızı üniter inancın tek-tip inanç uygulamasından özgürleşmektir.
Yükümlülüklerimizi yerine getirme yolunda, Melûlî Baba’nın şu dörtlüğü kulaklarımıza küpe olsun:
“Bu dünyanın temelini/ Kurup yoğuran ben idim/ Hiç yok iken âdem nesli/
Âdemi doğuran ben idim.”
Doğa’ya yürüyüşünün 32. yılında anısı önünde saygıyla eğiliyorum. O’na yeni beden olma konusunda, çaba harcayacağıma söz veriyorum.
(*) Felsefelogos; İnanç, Yıl: 16; Sayı: 45; 2012/ 2; s, 49; Eagleton, Terry; Tatlı Şiddet/ Trajik Kavranı-Çeviren: Kutlu Tunca-; İstanbul- 2012; s, 158; Feuerbach, Ludwıg; Hıristiyanlığın Özü-Çev.: Oğuz Özügül-; Say Yayınları, İstanbul- 2008; s, 341-344
(**) Korkmaz, Esat; Bütün Yönleriyle Alevilik, Demos Yayınları, İstanbul- 2015, s, 153-171arası.
Kültür, 15 Kasım 2021 20:36
Yorumlar (0)
CHP MALATYA’DA BAYRAMLAŞMA PROGRAMI ARİFE GÜNÜNE ALINDI
YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "
MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE
BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "
TSO dan MSOB'a ziyaret BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ
EREN'DEN YILDIZ'A GÖREV TESLIMİ
VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU
AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "
Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”
CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "
DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ " VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "
BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "
MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET
BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU
MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ
MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ
MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA
MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR
ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK
CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU
MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "
KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "
AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI
BALYAN KÖYLÜLERİ SESİNİ YÜKSELTTİ
HAMİT FENDOĞLUNU ANMA
KESKİN " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "
MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "
CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI
MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS
BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "
MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR
BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "
4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI
ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..
AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR "
CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU
BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI
BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ
