ABDALA MALUM OLUR
Foncuların vurduğu vurgun, belediyelerde dönen kirli işlere dair iddialar, boşluk ve çatlağın büyüdüğü bir çarpık devlet yapısında ağızlarda din, elde bayrakla kirlilik örten kafaların ceremesi o kadar ağır şekilde kapımıza yığılmış ki, ne silen var, ne süpüren, felaket hızla büyüyor, gemi şelalenin tam başında!
Gerçekten hep hayret etmişizdir, “bu kadar çalıp çırpmaya rağmen hala nasıl ayaktayız” diye?
Aslında bu sözü söyleyip ayakta durduğumuzu sanıyoruz ama yok; ayakta falan durduğumuz yok, iskelet çökmüş, sadece sürünerek nefes aldığımıza şükrediyoruz!
Yahu tırlar dolusu para göz göre göre gitmiş, sen bu devasa para trafiğini nasıl görmemişsin ha, söyler misin?
Toprakta elleri bağrı çatlayan çiftçi, para etmeyen ürününden dolayı kredisini ödeyemeyince anında çöküp traktörüne, tarlasına haciz gönderiyorsun değil mi?
Üç beş kişinin ülke ekonomisini boşalttığı yerde seksen beş milyon cereme çekiyor, bu hangi Tanrının kitabında yazan bir adalettir, söyler misin “ yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ülkem!”
Adaletsizliğe bir de doymayan yamyam ahlaksızlık kattınız mı, hiç bir çöküşü engelleyemezsiniz!
Osmanlı on beş milyon kilometre kare toprağı ve koca bir imparatorluğu böyle batırdı!
Tek yetkili bir padişah, canı mengenede yetkisiz bir halk vardı!
Şimdiki manzarayı iyi okursanız, canınızın takıldığı tel örgüleri daha iyi anlarsınız, ya kıpırdamadan ölümü bekleyeceksin, ya da çırpındıkça parelenip öyle öleceksin!
Hasan ŞAHİN
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
