" FİKİRLER NOTRDÜRĶ, ONLARI ÖLÜMCÜL YAPAN İNSANDIR "
Emil Michel Cioran, Çürümenin Kitabı adlı eserinde modern çağın en sert fanatizm eleştirilerinden birini yapar ve şu çarpıcı tespitte bulunur:
“Fikirler nötrdür; onları ölümcül yapan insandır.”
Yani bir düşünce başlangıçta yalnızca bir açıklama, bir yorumdur. Fakat insan onu:
• Kimliğine dönüştürür
• Ahlâkî üstünlük aracına çevirir
• Tarihsel misyona bağlar
• Ve sonunda mutlaklaştırır
İşte o anda zincir başlar:
Fikir → İnanç → Dogma → Fanatizm
Cioran’a göre asıl tehlike, hakikatin tekliğine inanmaktan ziyade, ona sahip olduğumuza inanmaktır.
Çünkü bu düşünce şu mantığı doğurur:
“Ben hakikate sahibim.
O halde sen yanlıştasın.
Yanlış tehlikelidir.
O halde düzeltilmelidir.”
Şiddetin metafizik temeli de tam olarak burada doğar.
Cioran, Engizisyon’dan Reform dönemi çatışmalarına, devrim terörlerinden totaliter ideolojilere kadar büyük ideolojik katliamların bu zihinsel yapıdan beslendiğini söyler.
Ona göre fanatik:
• İçinde boşluk taşıyan insandır.
• Anlamsızlığa tahammül edemeyen zihindir.
• Belirsizlikten korkan bilinçtir.
Fanatizm, metafizik kaygının bir çözüm biçimidir.
Belirsizlik → Kaygı
Kesinlik → Güven
Bu yüzden fanatik için hakikat, ontolojik bir sığınaktır.
Cioran burada radikal bir iddia ortaya koyar:
Şüphe ahlâkî bir fazilettir.
Çünkü şüphe:
• Mutlak iddiayı sınırlar
• Kişiyi kendine karşı temkinli kılar
• Başkasına yaşama alanı bırakır
Fanatik kendi doğrusu uğruna öldürür.
Kuşkucu ise kendi doğrusu konusunda bile tereddüt eder.
Bu yüzden Cioran’a göre:
Fanatizm kesinlik üzerine kurulur.
Demokrasi ise şüphe üzerine.
Hakikat iddiası iki yola evrilebilir:
1. Teokratik / İdeolojik Model
• Hakikat sabittir.
• Yetkili yorumcular vardır.
• Farklılık tehdit olarak görülür.
• Birlik zorlanır.
Bu model tarihsel olarak baskıya açıktır.
2. Çoğulcu Model
• Hakikat mutlak olabilir.
• Fakat insan yorumu sınırlıdır.
• Farklı yorumlara alan açılır.
• Şiddet meşruiyet kaynağı olamaz.
Cioran ikinci modeli sistemli biçimde savunmaz; fakat birincinin yıkıcılığını göstererek çoğulculuğun zeminini hazırlar.
Onun fanatizm eleştirisi yalnızca dinlere değil;
• Devrimcilere
• Milliyetçilere
• İlerlemecilere
• Katı seküler ideolojilere de yöneliktir.
Cioran’ın vardığı sonuç kendince nettir:
İnsan mutlakla oynayamaz.
Oynadığında tarih kana bulanır.

