Hasan Şahin
[email protected]
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
22 Temmuz 2022 19:30
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
Bu işte Cübbeli Ahmet’ten yanayım! Onun bir kaseti medyaya düşmüştü ve herkes “ gördüm “ diye kısa, uzun yorumlar yaparken ben hiç bir yorum yapmadım çünkü sadece sakal gördüm, başka da hiç bir şey!
Sonra muhteremin açıklamaları oldu “ baş benim, gövde bana ait değil “ diye! Tabi ki benim için âlim adamın beyanı esastı ve ben de “ başa “ inandım, inanmayanlar hala gövde arıyor!
Cübbeli sempatik adamdır ve diğerlerine hiç benzemez, ne yapsa yakışır ve bu son iddialara bakılırsa yetmiş iki millete bir nazarla bakmıştır.
Tabi Kürt’ler hariç ve bundan dolayıdır ki yetmiş iki milletten bir karma takım oluşturmuştur ve sanırım cenneti ala öncesi, antrenman niyetindedir, yoksa diğeri ben yapsam zinadır, Cübbeli yapınca bir anlık heves ve tövbesi mümkündür!
Tüm bunları üst üste koyduğumda benim şıx adayım cübbelidir!
Nane yemişse de kime ne?
Bir bildiği mutlaka vardır ve ilginçtir şu ana kadar yetmiş iki milletten bir tek şikayet gelmemiştir!
Eee... Hayat memnun olmak değil miydi?
Herkes memnunsa, şikâyet yoksa sana ne adamın indirdiği hatimden?
Ülkeye bakın!
Herkes almış eline don lastiği çekiyor!
Çekin ama sakın ucunu bırakmayın, Allah korusun Ya gözünüze denk gelirse...
**********
BU İŞ BAY KEMALE YAZAR
Bak şimdi oldu! Zaten sana demek istediğim buydu!
Senin ne işin var, Bahçeli’nin ırkçı söylemlerinden laf devşirmen ve Erdoğan’ın artık modası geçmiş dini argümanlarına yeltenmen!
Kusura bakma aç bir toplumun ne dini vardır, ne de vatanı!
Hata “ namus “ denilen şeyin en çabuk kırıldığı noktadır ve kimse buradan pek namuslu da çıkmaz! ( tabi, namus toplumun beynine yüklenen anlamdadır, yoksa bende ki tanımı çok başkadır)
Aslında bayram ikramiyeleriyle işin ucunu iyi yakalamıştın ama nedense birden koy verip, iktidarın dümen suyuna kaçtın!
Şu son KYK meselesi gerçekten hanene bir iki puan kattı ve bana göre ilk kez Reis-i dize getirdin; üstelik borç faizlerinin nasıl silindiğini heceleyerek söylettin! Gerçi o, “ faiz falan yok, tefe, tüfe “ dedi ama anlayan anladı!
Bence kispeti iyi yerden yakaladın, güreşten kaçmazsan kündeye getirip tuş etmen kaçınılmazdır!
Geçmişte şu makam araçlarını dile getirdin fakat kısa kestin!
Bence yeniden o mevzuya dön, üstelik hesap uzmanısın, satılması durumunda getireceği artıyı söyle ve bu parayı çiftçilere üretim yapsınlar diye hibe edeceğini de eklersen; iki puan da benden!
Sonra da öyle bir aday çıkar ki herkes “ ahan da bu “ desin ve on puan daha benden al, sonra kolları sıva memleket işlerine gir!
Sen boş ver, etrafını saran el, yol bilmezleri; sana ne yapman gerektiğini bedava servis ederim; sonra bak, bir enkazın nasıl hayat bulduğunu!
Hadi bakalım; dedik ya “ iyi yerden yakaladın “ diye...
***********
NELER OLUYOR
Başlığa bakmayın canım, hiç bir şey olmuyor!
Gayet iyiyiz ve dün dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi protestolar vardı, bayrak yakmaya kadar giden öfkenin adı kuzey ırakta yaşamını yitiren sivillerdi!
Tabi sivillerin Arap kökenli olması bir başka gerçeği getirip gözlerimizin önüne seriyor!
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile dünyadaki her acıya gözü kapalı olanlar, iğnenin ucu kendisine dokununca çıldırıyor!
Tabi benim için burada yaşamını yitirenlerin etnik kökenine göre tavır almak diye bir şey yok ve orada yaşamını yitirenler her şeyden önce insandır! Namluyu nereye çevirirsen çevir, mermi adresini bilir, kime değmiş hiç seçiciliği olmaz!
Yıllardır sorun çözmekten aciz bir aklın başvurduğu en ucuz yol askeri yöntemlerdir!
Kusura bakmayın dünyanın hiç bir yerinde vurarak, öldürerek bir sosyal gerçeğin yok olduğu görülmemiştir!
Hükümetler, devletin aklıdır ve o aklın içindeki yanlışı, doğruyu çözemiyorsa tıpkı bizdeki örnek gibi olur!
Birinci hedef vatandaşını huzura erdirmek ve ekonomik seviyelerini yükselterek insan gibi bir yaşam sunmaktır!
Şimdi söyleyin bana, sadece bu ikisinden hangisi var?
Biz, günü murada ermeyen bir vatandaşlar topluluğuyuz!
Belki de böyle istediğimiz içindir ve korkularımıza askeri kılıflar çekerek, kim daha çok milliyetçi ve kim daha çok dindar görünmeden kaynaklı iflah olmaz bir marazız!
İki gün önce Suruç vahşetinin protestosu vardı ve manzara ürkütücü, endişe verici ve hem ülke, hem de o katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri için son derece üzücü bir durum!
Bir avuç protestocu var ve etrafı yüzlerce polis tarafından çembere alınmış!
İnsana sormazlar mı, o çocuklar için neden böyle bir tedbir almadınız ve elini, kolunu sallayarak giden katil o vahşeti işledi, şimdi senin bu aymazlığın protesto ediliyor diye, bu korku niye?
Neden, niçin korkuyorsunuz?
Bırakın insanlar en azından öfkelerini deşarj etsin ve bu öfkenin bir zararı da yok, sadece belki vicdana gelirsiniz diyendir; yoksa hepimiz biliriz ki bağırarak, çağırarak bir yere varılmamıştır!
Ülkeyi dört yandan mengeneye alarak, nereye kadar yürüyeceksiniz onu da anlamış değilim ve her gün prangalara yeni zincirler ekleyerek!
Artık dünya her şeyi görüyor ve kim ne yapmış onu da biliyor; tabi biliyor da senin için önemli mi?
Yok, canım, asla!
Taliban da dünyayı takmadı ve güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor!
Şimdi yanına yenileri lazım ve bizden daha iyi bir aday da yok..!
***************
HAFIZASI SİLİNEN BİR ÜLKE VE SIRTLANLARIN DANSI
Fetullah Gülen yapılanması öyle gökten zembille inmedi!
Tam da Amerikan Başkanı Nixon’ un bizim gibi benzer ülkelerde “ ılımlı İslami ve dahasını büyütelim” raporuna denk gelir ve bu raporun kabül gördüğü yaşadıklarımızla doğru orantılıdır!
Bunun için birinci seçim cemaatlerdir ve onları büyütmek, desteklemek gerekiyordu! Elde ki malzeme buna o kadar müsaitti ki kimsenin çıkıp “ neler oluyor” demeye cesareti bile yoktu, çünkü eldeki argüman dindi ve dokunulmazdı!
İlk iş olarak ağzı laf yapan ve İslami terimleri iyi bilen bir medeniyet cahilini buldular, bu kişi aslında “ Türk-İslam sentezciydi” tam da Amerika’nın aradığıydı!
Sabırla büyüttüler ve en çokta darbe yaptırdıkları sadık çocuğu Evren döneminde büyüttüler!
Ona nasıl hareket edeceğini iyi ezberletmişlerdi ve o bunu kusursuz yaptı!
Ülkenin eğitim sistemi elindeydi ve kendi adamları çalınan sorularla her yere sızmış, amir, memur olmuşlardı!
Sıra orduya gelmişti; oraya sızmak tere yapından kıl çekmek gibiydi! Başarılı subayları cemaatin güzel kızları ile tuzağa çektiler ve bunu yirmi beş yıl önce yazmıştım! Tabi bana bedeli de döndü; bir türlü öğretmenlikten, yönetici kadrolara çıkamadım ve çareyi kırk dört yaşımda emekli olmakta buldum!
O subaylar, yığın halinde orduya sızdılar ve bunu ordunun en üst kademesi bal gibi biliyordu, tabi cemaatte onların özelini ve bir çok şeyini biliyordu!
Hal böyle olunca bir ülke yavaş, yavaş karanlığa yürüyordu!
Şimdi eski Genel Kurmay Başkanı çıkmış bildiğimiz hikayelere devam ediyor; “ MİT bana liste vermemişte “ falan!
Beyefendi, kendini bu ağır sorumluluktan kurtaramazsın, en azından vicdanen!
Listeyi vermedilerse neden ortalığı ayağa kaldırmadın, neden tehlikenin varlığından toplumu haberdar etmedin, en azından gerekçeleri ortaya koyarak neden istifa etmedin?
Anlamıyorum; darbe teşebbüsünde Genel Kurmay Başkanı olan zat; bunu bilmiyorsa o makama kadar nasıl geldi ve temsil ettiği zincirden haberi yoksa neden orada tutuldu ve dahası yaka paça götürüleceksin, sonra da terfi ettirilerek savunma bakanı yapılacaksın!!
Bunlar yaşandı ve ülke şimdi cemaatlerle, mafyanın arenasına dönmüş!
Bir nevi sırtlan dansı ve dişlerinin arasında kanayıp duran bir halk!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
Artık bir tek kişi var ve bir tek sözü her seferinde demokrasinin üstüne bir kara örtü örtüyor!
Bu örtü artık zor kalkar ve yakında atladığımız belalara iyice bulanınca, ne demek istediğimizi daha iyi anlarız; çünkü dün bir üçlü görüşme vardı ve bunu okumamak için zır aptal olmak gerekir!
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
ESKİ KÖY VE KARŞI DAGLAR
24 Nisan 2026 19:30
ARTIK MESELE ŞANSA KALMIŞTIR
12 Nisan 2026 19:30
.....BİR DAVET ÜZERİNE ALMANYA....
14 Mart 2026 19:30
ABD AÇ KURTLAR GİBİ SALDIRIYOR
01 Mart 2026 19:30
KÜL BAŞIMIZA "
12 Şubat 2026 19:30
BAHÇELİ RİSK ALDI
04 Şubat 2026 19:30
ESKİ KÖY VE BÖLGESİ ELDEN GİTMEDEN
11 Ocak 2026 19:30
ABD NIN OLDUĞU YERDE GÜNÜ KAPATMIŞSANIZ ÖMÜRDEN KARDIT
03 Ocak 2026 19:30
İLK EYLEMİMDİ
22 Aralık 2025 19:30
BU ÜLKEDE FAKİR FALAN YOK...!!!
21 Kasım 2025 19:30
YİTİRDIK İNSANLIĞIMIZLA BERABER ÇAĞIDA....
18 Kasım 2025 19:30
EZİYET ÇEKTİRMEK
06 Kasım 2025 19:30
Bu BARIŞ OLMALIDIR HEMDE HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA
28 Ekim 2025 19:30
YANİ ÖYLE BİR ŞEY...!
14 Ekim 2025 19:30
O BAKIŞ ANLIK....
03 Ekim 2025 19:30
HAZRETIN ÇOK TEHLIKELİ FİGÜR OLDUGUNU HEP SÖYLEDİM
04 Eylul 2025 19:30
BU HESAPSIZLIKLAR NELER GETiRMEDI Ki!?
27 Ağustos 2025 19:30
ALEVİ BEKTASİ OLMAK
18 Ağustos 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
07 Ağustos 2025 19:30
YOĞURT MESELESİ
03 Ağustos 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
01 Ağustos 2025 19:30
" ARAP'TA " NEREDEN ÇIKTI ?
14 Temmuz 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
06 Temmuz 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
03 Temmuz 2025 19:30
BAŞKA İSİM YOKMUŞ GİBİ.....
22 Mayıs 2025 19:30
HOŞ GELDİN AREN BEBEK
15 Mayıs 2025 19:30
ANTEPOZ VEENOPOZ
09 Mayıs 2025 19:30
GÜLE GÜLE MEZOTOPYANIN GUZEL EVLADI
06 Mayıs 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR " NELER VAR NELER İNCEDEN İNCE "
25 Nisan 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
23 Nisan 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
19 Nisan 2025 19:30
AMASIZ FAKATSIZ
18 Nisan 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
07 Nisan 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
20 Şubat 2025 19:30
Belli ki hala hirsı var " Tanımıyorsunuz "
10 Şubat 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
05 Şubat 2025 19:30
ABDALA MALUM OLUR
14 Ocak 2025 19:30
DAVULCU ILE ZURNACI
09 Ocak 2025 19:30
Kredi karti
06 Ocak 2025 19:30
" Ben degil bütün alimler öyle diyi "
29 Aralık 2024 19:30
Bana tarihte öyle okuyarak, arastirarak din sahibi olan bir kavim gosterin
21 Aralık 2024 19:30
" Erken seclmde.... Erken secim "
16 Aralık 2024 19:30
EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUSALIM
14 Aralık 2024 19:30
Israil Alacagini aldi
13 Aralık 2024 19:30
Balast taşı
08 Aralık 2024 19:30
Pazar yerinde gezerken
12 Kasım 2024 19:30
DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK
04 Şubat 2023 19:30
YALAYA YALAYA GELDİĞİMİZ NOKTADIR, SON YALAMA” HAZZI!
27 Ocak 2023 19:30
“ Her şey bilmem kimin işaretine bakar”
16 Ocak 2023 19:30
İKİ ŞEY
10 Ocak 2023 19:30
Bak girdiniz işte!
02 Ocak 2023 19:30
BU İŞİN SONU
29 Aralık 2022 19:30
“fakir ha...” Ulan topunu dara çekeceksin, döl israfı bunlar..!
26 Aralık 2022 19:30
EN UZUN GECE
23 Aralık 2022 19:30
NE YAPSIN
14 Aralık 2022 19:30
PARLAMENTO
11 Aralık 2022 19:30
GEL GÖR BİZİ DÜNYA
04 Aralık 2022 19:30
FENA DEĞİL
01 Aralık 2022 19:30
DİYELİM Kİ
28 Kasım 2022 19:30
DAHA NE BEKLERSİNİZ
19 Kasım 2022 19:30
“ Yani demek istiyorum ki sen, ben, o...hepimiz orada olabilirdik..”
14 Kasım 2022 19:30
BİLİNDİK BİR MANZARA
06 Kasım 2022 19:30
BU KADAR MI?
04 Kasım 2022 19:30
CUMHURİYET Mİ DEDİNİZ?
30 Ekim 2022 19:30
ÇAĞDAN KOPMAK
24 Ekim 2022 19:30
Bildiğim kadarı ile Allah bela işlerine bakmıyor,
14 Ekim 2022 19:30
SANSÜR YASASI
11 Ekim 2022 19:30
BİR UTANCIN ANATOMİSİ
07 Ekim 2022 19:30
AH KEMAL
05 Ekim 2022 19:30
GÖRÜNEN KÖY
30 Eylul 2022 19:30
DERİN YOKSULLUĞA SEVİNMEK
21 Eylul 2022 19:30
FİNALDEYİZ
15 Eylul 2022 19:30
BU GECE
12 Eylul 2022 19:30
GELİN GERÇEK BÖLÜCÜYÜ TANIYALIM
31 Ağustos 2022 19:30
HASAN BASRİ AYDIN
28 Ağustos 2022 19:30
BU UTANÇ ORTA YERDE DURDUKÇA
19 Ağustos 2022 19:30
SATIR ARALARI
12 Ağustos 2022 19:30
E.. CANIM
02 Ağustos 2022 19:30
BAY KEMAL OLMAK
26 Temmuz 2022 19:30
“ Döneklik olmasa seçimler olur muydu?”
13 Temmuz 2022 19:30
MASA KURMAK
05 Temmuz 2022 19:30
ALEVİLER
02 Temmuz 2022 19:30
CİNAYET MAHALLİNE DÖNMEK
24 Haziran 2022 19:30
HEPİMİZ KARDEŞİZ YA
21 Haziran 2022 19:30
“ Yalan da yok, xılafta yok!”
12 Haziran 2022 19:30
Dün birkaç sürtük aradı,
05 Haziran 2022 19:30
TEŞHİSİ DOĞRU KOYMAK
29 Mayıs 2022 19:30
ÇILDIRIYORUM
22 Mayıs 2022 19:30
İNSANI ORTA YERİNDEN ÇATLATIYORSUNUZ
17 Mayıs 2022 19:30
BAK EKREM BEY
08 Mayıs 2022 19:30
YAPININ ÇİVİSİ ÇIKINCA, ÇATIRDAMA SESLERİ YIKILACAĞININ HABERİDİR!
05 Mayıs 2022 19:30
GELİYOR
28 Nisan 2022 19:30
BÖYLE OLUR BU COĞRAFYANIN HALLERİ
11 Nisan 2022 19:30
YAZ KÂTİP
24 Mart 2022 19:30
AKLIMIN SINIRLARINA YANAYIM
15 Mart 2022 19:30
AKLIMIN SINIRLARINA YANAYIM
14 Mart 2022 19:30
BU KONUDA ÜSTÜMÜZE YOKTUR
11 Mart 2022 19:30
SAĞ CENAH
09 Mart 2022 19:30
CANAVARIN ADRESİ
02 Mart 2022 19:30
ANADİLİ
22 Şubat 2022 19:30
GİTMİCEK
21 Şubat 2022 19:30
BAYRAK
14 Şubat 2022 19:30
BANA GÖRE YAPTIĞI SON DERECE MAKULDÜR
11 Şubat 2022 19:30
OLAN OLACAK
07 Şubat 2022 19:30
Ya arı ol, ya da bal ol
21 Ocak 2022 19:30
SAĞ OL SOL
18 Ocak 2022 19:30
ÇOK HIZLIYIZ
10 Ocak 2022 19:30
YAV SUS
04 Ocak 2022 19:30
SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEKTİNİZ
30 Aralık 2021 19:30
ALLAH'INA GURBAN MALATYA
22 Aralık 2021 19:30
AMAAAN HAAA
17 Aralık 2021 19:30
HIZIR PAŞA
14 Aralık 2021 19:30
O HAREKETTEN SONRA
09 Aralık 2021 19:30
Zamlarda haberimiz yok mu?
07 Aralık 2021 19:30
HAZİNEMİZ
02 Aralık 2021 19:30
GEÇTİ BORUN PAZARI
27 Kasım 2021 19:30
BENİ DOKUZ KÖYDEN KOVUN
21 Kasım 2021 19:30
MUHTEŞEM YÜZ YIL
14 Kasım 2021 19:30
İŞİN ÖZETİ
07 Kasım 2021 19:30
TAM BİR SAAT
02 Kasım 2021 19:30
BİR ŞEYHLER OLUYOR
25 Ekim 2021 19:30
MERKEZ BANKASI
17 Ekim 2021 19:30
HAKSIZLIK ETMEYELİM
16 Ekim 2021 19:30
KOPUKTAN SANATÇI OLURSA
13 Ekim 2021 19:30
GÜZEL DOSTLARLA BULUŞMAK
10 Ekim 2021 19:30
ZAM DEĞİL FİYAT AYARLAMA
04 Ekim 2021 19:30
KÜRTLERLE DANS
30 Eylul 2021 19:30
AMERİKAYI ANLAMAK
26 Ağustos 2021 19:30
KIL OLUYORUM ABİ
23 Ağustos 2021 19:30
TALİBAN
17 Ağustos 2021 19:30
GEZEGENİMİZ BAŞ KALDIRDI
11 Ağustos 2021 19:30
SEN O DÜŞÜ GÖRMEYE DEVAM ET
09 Ağustos 2021 19:30
ÇOK İYİ BİLİYORUM
06 Ağustos 2021 19:30
KORKU BÖYLE BİR ŞEYDİR
01 Ağustos 2021 19:30
DEMEK Kİ TÜM ACILARIN ÜSTÜNE BİR ÇAY İÇMEK GEREKİYORMUŞ!!
26 Temmuz 2021 19:30
BU AKIL SİZİ HEP YENİLGİYE UĞRATIR
18 Temmuz 2021 19:30
OMURGA
15 Temmuz 2021 19:30
VAZİYET BU
09 Temmuz 2021 19:30
MAALESEF TOPLUMA BUNLAR YÖN VERİYOR
06 Temmuz 2021 19:30
KÖTÜLER
02 Temmuz 2021 19:30
DOĞANŞEHİR ESKİ KÖY NİYE YANDI
!!!?
28 Haziran 2021 19:30
KATİL
23 Haziran 2021 19:30
NEYİN PAZARLIĞI
16 Haziran 2021 19:30
BU KADAR HIZLI SOLLARSAN
13 Haziran 2021 19:30
BEN VE DENİZ
04 Haziran 2021 19:30
SEN NE BİÇİM MUHALEFETSİN
29 Mayıs 2021 19:30
ÇÖKME
25 Mayıs 2021 19:30
MAFYA BİR DEVLET ACİZLİĞİDİR
20 Mayıs 2021 19:30
DEVLET
18 Mayıs 2021 19:30
ALTI MAYIS
18 Mayıs 2021 19:30
ALTI MAYIS
06 Mayıs 2021 19:30
ACABA..!?
01 Mayıs 2021 19:30
KOPTUK GİDİYORUZ
27 Nisan 2021 19:30
İŞİNİ BİLMEK
19 Nisan 2021 19:30
DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK
31 Mart 2021 19:30
BİLMEK TEHLİKELİDİR
28 Mart 2021 19:30
DİKİŞ TUTMUYOR
22 Mart 2021 19:30
KAYMAKAM
16 Mart 2021 19:30
ANCAK BU KADAR OLUR..!
10 Mart 2021 19:30
FARKINA VARDILAR AMA
05 Mart 2021 19:30
ŞİMDİ ANLADIM
25 Şubat 2021 19:30
AMAN HA
22 Şubat 2021 19:30
BU YARA DİKİŞ TUTMAZ
15 Şubat 2021 19:30
KAFAM KIZAR İSE AYA GİDERİM
11 Şubat 2021 19:30
DEMOKRASİ GETİRECEKLERMİŞ
08 Şubat 2021 19:30
DAHA ÇOK BEKLERİZ
05 Şubat 2021 19:30
YENİ ANAYASA
02 Şubat 2021 19:30
ZATEN İŞARETLİSİNİZ
29 Ocak 2021 19:30
DEVLETTE BU OLUR MU?
25 Ocak 2021 19:30
YENİ DÖNEM
21 Ocak 2021 19:30
DÜNYADA BİR ŞEYLER OLUYOR AMA!!
07 Ocak 2021 19:30
BU MÜTHİŞ BİR HİPNOZDUR
31 Aralık 2020 19:30
BAZEN SÖZ BİTER
28 Aralık 2020 19:30
KARAKTERİNİZ KADERİNİZİ BELİRLER
23 Aralık 2020 19:30
KANIN KOKTUĞU YER
21 Aralık 2020 19:30
REFORMUN AYAK SESLERİ
15 Aralık 2020 19:30
DEMEK Kİ
08 Aralık 2020 19:30
NOKTA
04 Aralık 2020 19:30
DİL-DİN-KÜLTÜR
30 Kasım 2020 19:30
KADINLAR GÜNÜ MÜ DEDİNİZ?
25 Kasım 2020 19:30
ALIN SİZE REFORM
23 Kasım 2020 19:30
DUYDUNUZ DEĞİL Mİ?
20 Kasım 2020 19:30
ÇARŞI KARIŞIK
14 Kasım 2020 19:30
DEMOKRASİ VE AHLAK
07 Kasım 2020 19:30
GERÇEĞİMİZİ̇ GİZLEYEN YÜZSÜZLER İZ
01 Kasım 2020 19:30
AŞİRET SOSYAL CİNAYETİN ADIDIR
26 Ekim 2020 19:30
BU KADAR UCUZ ÖLÜYORUZ İŞTE
22 Ekim 2020 19:30
YAKMAK
14 Ekim 2020 19:30
BEŞ YIL ÖNCEYDİ
10 Ekim 2020 19:30
NE GÜNLERE KALDIK
06 Ekim 2020 19:30
BÖYLE BİR HASRET
28 Eylul 2020 19:30
AKLİ MELEKE
25 Eylul 2020 19:30
BİR TOPLUM BU KADAR MI KENDİNİ TESCİLLER
21 Eylul 2020 19:30
İSRAİL
17 Eylul 2020 19:30
Düşünce özgürlüğü
13 Eylul 2020 19:30
KAYMAKAMLAR
10 Eylul 2020 19:30
İDAM
07 Eylul 2020 19:30
OTUZ AĞUSTOS
31 Ağustos 2020 19:30
GERÇEKLERİ OKUMAK
28 Ağustos 2020 19:30
BEKLENEN MÜJDE
24 Ağustos 2020 19:30
KATİP ARZUHALİM YAZ YÂRE BÖYLE
20 Ağustos 2020 19:30
OKULLAR
17 Ağustos 2020 19:30
TARİHİ ESERLER
16 Ağustos 2020 19:30
KISACASI
03 Ağustos 2020 19:30
KUSURA BAKMAYIN
30 Temmuz 2020 19:30
KEMAL BEYİ KUTLUYORUM
27 Temmuz 2020 19:30
CİNAYETLER CUMHURİYETİ
23 Temmuz 2020 19:30
YAŞAMA TUTUNMAK
17 Temmuz 2020 19:30
DOĞRUYA DAĞLAR EĞİLİR
06 Temmuz 2020 19:30
ZULMÜN ARTSIN Kİ ZEVAL BULASIN
01 Temmuz 2020 19:30
BEKÇİLER
21 Haziran 2020 19:30
AHLAKSIZLIĞIN GÖRÜNEN YÜZÜ
15 Haziran 2020 19:30
SİYASET
12 Haziran 2020 19:30
EKSEN KAYINCA
09 Haziran 2020 19:30
KAPA ÇENENİ
03 Haziran 2020 19:30
KAN
31 Mayıs 2020 19:30
DEMOKRASİ
24 Mayıs 2020 19:30
KORKULARINIZ VARSA
17 Mayıs 2020 19:30
YÜCE TANRIM
16 Mart 2020 19:30
DERTLERE DEVA ASPİRİN
10 Mart 2020 19:30
HUZUR İSLAMDA
04 Mart 2020 19:30
AMERİKALI BİR KEÇİ VURMUŞ
29 Şubat 2020 19:30
HDP KONGRESİNİ NASIL OKUMALI
25 Şubat 2020 19:30
BU FETVAYI DİKATE ALIN..
17 Şubat 2020 19:30
HAFTA BİTERKEN
10 Şubat 2020 19:30
ACABA..!!?
01 Şubat 2020 19:30
ACIYI AYRIŞTIRMAK
27 Ocak 2020 19:30
AYNEN ÖYLE SAYIN BAKANIM
24 Ocak 2020 19:30
BULMUŞUZ EĞLENCEYİ
19 Ocak 2020 19:30
YOK ARTIK
14 Ocak 2020 19:30
ZAVALLILAR
09 Ocak 2020 19:30
TEŞHİSİ DOĞRU KOYMADIKÇA
05 Ocak 2020 19:30
KUSURA BAKMAYACAKSIN
03 Ocak 2020 19:30
OTOMOBİL
30 Aralık 2019 19:30
İNSANI ÇILDIRTMAYIN
14 Aralık 2019 19:30
ÜLKEYİ TIRTILLAR SARMIŞ
10 Aralık 2019 19:30
TAM ZAMANI
08 Aralık 2019 19:30
BİR TANRI DÜŞÜNÜN
02 Aralık 2019 19:30
24 KASIM
24 Kasım 2019 19:30
DÜNYAYI OKUMAK
16 Kasım 2019 19:30
BAĞIMSIZLIK
13 Kasım 2019 19:30
HER CANLI ER GEÇ GERÇEKLE YÜZLEŞECEKTİR
08 Kasım 2019 19:30
İNSANI ÇILDIRTMAYIN
05 Kasım 2019 19:30
DEFALARCA DEDİK AMA
31 Ekim 2019 19:30
BU AKILLA
25 Ekim 2019 19:30
SİZE BİR AMERİKA ÖRNEĞİ
21 Ekim 2019 19:30
BÜLENT UÇAR
15 Ekim 2019 19:30
ARAP KEMERİ
14 Ekim 2019 19:30
BÜNYE ALIŞIKSA
02 Ekim 2019 19:30
ŞAMİL TAYAR VE ARINÇ
27 Eylul 2019 19:30
Başlıklar : IMF, İŞİN ÖZETİ ,AŞURE, GÜVEN VE ZEKA
25 Eylul 2019 19:30
SAYIN TARIM BAKANI VE VAN TARIM İl MÜDÜRÜ
21 Eylul 2019 19:30
KÖY- KENT PROJELERİ
19 Eylul 2019 19:30
ALLAH AŞKINA BU ÜLKEYİ KİM YÖNETİYOR?
12 Eylul 2019 19:30
NAMUSLU HIRSIZ
09 Eylul 2019 19:30
BAŞLIKLAR; EY KUTSAL RUH,BU DA OLDU,BENCEDE
07 Eylul 2019 19:30
ÜLKEYİ KİM YÖNETİYOR?
02 Eylul 2019 19:30
PUTİN,,, ESKİ DEFTERLER,,KUŞLAR AYIP ETMİŞ
29 Ağustos 2019 19:30
İDAM, KADIN CİNAYETLERİ,YALAN
28 Ağustos 2019 19:30
GAP
17 Ağustos 2019 19:30
SADECE KAZ DAĞLARI MI?
14 Ağustos 2019 19:30
SİGARAMIN DUMANI
04 Ağustos 2019 19:30
Usta!
29 Temmuz 2019 19:30
DOĞRU SONUÇ BUDUR
23 Temmuz 2019 19:30
BÜYÜK İNSAN
16 Temmuz 2019 19:30
DEMEK OLUYORMUŞ
01 Temmuz 2019 19:30
ASIL GÜNDEMİMİZE HEMEN DÖNÜLDÜ
26 Haziran 2019 19:30
BU PANİK NİYE
22 Haziran 2019 19:30
PAZAR
16 Haziran 2019 19:30
SURİYELİLER
10 Haziran 2019 19:30
İSTANBUL SEÇİMLERİ
08 Haziran 2019 19:30
İŞİNİZE GELMEDİ DEĞİL Mİ?
01 Haziran 2019 19:30
KONU TEKRARI
27 Mayıs 2019 19:30
DOĞANŞEHİR KAYMAKAMI VE ORMAN İŞLETME ŞEFİNE HATIRLATIRIM
21 Mayıs 2019 19:30
İSTANBUL SEÇİMİ
15 Mayıs 2019 19:30
BİRAZ UTANIN
11 Mayıs 2019 19:30
KİTAP FUARI
06 Mayıs 2019 19:30
MİLLİYETÇİLİK
15 Nisan 2019 19:30
TÜRKİYE DE SOL İKTİDAR OLUR MU?
04 Mart 2019 19:30
DSP NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
19 Şubat 2019 19:30
SAMİMİYETSİZLİK
07 Şubat 2019 19:30
GERÇEKTEN UTANIYORUM
04 Şubat 2019 19:30
BAZEN ALGILARINIZLA OYNARLAR
29 Ocak 2019 19:30
BUNDAN SONRASI.....
25 Ocak 2019 19:30
YAPMAYIN
19 Ocak 2019 19:30
RUH HALİMİZ
12 Ocak 2019 19:30
DEVLET
10 Ocak 2019 19:30
YENİ BİR YIL
06 Ocak 2019 19:30
GÖRÜNEN KÖY
30 Aralık 2018 19:30
NE OLURSUN SUS
24 Aralık 2018 19:30
ÇOK MU ŞAŞIRDINIZ?
21 Aralık 2018 19:30
ÇÜRÜDÜK
19 Aralık 2018 19:30
SİYASET VE CEHALET
14 Aralık 2018 19:30
İYİ OLACAK
07 Aralık 2018 19:30
MARS
01 Aralık 2018 19:30
DİN PAZARLAMACILIĞI
25 Kasım 2018 19:30
İŞTE BU
19 Kasım 2018 19:30
İŞKENCE
16 Kasım 2018 19:30
VEFA VE UNUTULMAK
10 Kasım 2018 19:30
Bizim basın ve ?..
05 Kasım 2018 19:30
BOP
30 Ekim 2018 19:30
İNATLAŞMA
29 Ekim 2018 19:30
BİR CİNAYETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
24 Ekim 2018 19:30
İŞTE BUNU DİYORDUK
22 Ekim 2018 19:30
HAFTAYA GİRERKEN
15 Ekim 2018 19:30
YEREL SEÇİMLER
05 Ekim 2018 19:30
NEDEN McKİNSEY
01 Ekim 2018 19:30
? BENİM ÇOCUĞUM HALAY ÇEKERKEN VURULDU ?
24 Eylul 2018 19:30
KRİZ
21 Eylul 2018 19:30
ÖĞRETMEN
18 Eylul 2018 19:30
12 EYLÜL
12 Eylul 2018 19:30
İDAM ETTİLER
08 Eylul 2018 19:30
ASACAKLAR
05 Eylul 2018 19:30
VURGUN
03 Eylul 2018 19:30
BAYRAM
28 Ağustos 2018 19:30
DÜNYAYI YENİDEN OKUMAK
14 Ağustos 2018 19:30
DOLAR NASIL DÜŞER? NASIL YÜKSELİR?
10 Ağustos 2018 19:30
BİR ADIM ÖTESİNİ GÖRMEYENLERLE YÜRÜMEK
31 Temmuz 2018 19:30
NEREYE GİDİYORUZ..!?
28 Temmuz 2018 19:30
PATATES
25 Temmuz 2018 19:30
Oluk oluk kan gönderdik ne oldu?
21 Temmuz 2018 19:30
SOY
16 Şubat 2018 19:30
BİZ HAK EDİYORUZ
06 Şubat 2018 19:30
Türk tipi siyasetçi.!
01 Şubat 2018 19:30
SAVAŞ [LAR )A KARŞI ÇIKMAK NAMUS BORCUDUR
26 Ocak 2018 19:30
AHMET ÇAKIRA ÇAĞRIMDIR
19 Ocak 2018 19:30
"Yerli ve milli? ler birleşiyor mu?
12 Ocak 2018 19:30
Zıvanadan çıkmış bir devlet çarkının ağzı
05 Ocak 2018 19:30
ROBOSKİ
29 Aralık 2017 19:30
Onur, Haysiyet, Hak getire.Sadece şekil olarak insana benziyorlar!.
22 Aralık 2017 19:30
İçin gazla şişmiş!.Sen büyüdün zan ediyorsun!.
15 Aralık 2017 19:30
"Akılsız çoban sürüye kurt getirir."
09 Aralık 2017 19:30
Bak Reis!..
01 Aralık 2017 19:30
Bu işaretleri iyi tanıyoruz:
24 Kasım 2017 19:30
Kayıp denilen Bu eniştenin bülbül gibi öttüğü iddiaları var!.
17 Kasım 2017 19:30
Binalı sefere çıktı amaa!..
10 Kasım 2017 19:30
Salla gitsin:
03 Kasım 2017 19:30
NE YAPMALI?
27 Ekim 2017 19:30
Katillerin dansı:
22 Ekim 2017 19:30
Dayımın Köpeği:
06 Ekim 2017 19:30
VÜCUT DİLİNİ OKUMAK
29 Eylul 2017 19:30
PEMBEBüS.
22 Eylul 2017 19:30
EYY...YURDUM!..
10 Eylul 2017 19:30
Her şey bir delinin anlık psikolojisine bağlı!.
06 Eylul 2017 19:30
PANİK
25 Ağustos 2017 19:30
Helenistik çağ dünya kültürel mirasının en önemli kavşağıdır
19 Ağustos 2017 19:30
Gülme krizine tutulursak şaşmayın
05 Ağustos 2017 19:30
BİZİM İMPARATORLARIMIZ BÖYLE OLUR
29 Temmuz 2017 19:30
OHAL!..
23 Temmuz 2017 19:30
BİR YIL GEÇTİ AMA !..
16 Temmuz 2017 19:30
Bas bas bağırıyorlardı!.. "Biz gelirseeekkk!.."
12 Temmuz 2017 19:30
YAPILANLAR ALEVİLERİ DİZAYN ETMEK DEĞİL DE NEDİR?
14 Şubat 2017 19:30
ÜLKENİN HALİ VE AHVALİ
18 Eylul 2016 19:30
NURLU GÜNLER YAKINDIR
16 Temmuz 2016 19:30
ZERDÜŞT
11 Haziran 2016 19:30
KAOSA 'EVET' DİYENLER
22 Mayıs 2016 19:30
..Ülke hızla bir kopuş yaşıyor..
20 Mart 2016 19:30
VATAN, MİLLET DİN HİKÂYELERİ
15 Kasım 2015 19:30
TEKLEYEN TEK ADAM
25 Ekim 2015 19:30
YALAKALIK
17 Ekim 2015 19:30
