Hasan Şahin
[email protected]
E.. CANIM
02 Ağustos 2022 02:27
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
E.. CANIM
Sorarsın “ durumun nasıl “ diye! Yurdum insanı bu soruya “ çok şükür, gönlümüz zengin “ diyerek yanıt verir ve dünyanın en büyük gönlü zenginleri bizdedir! Yokluk ve yoksulluğu böyle psikolojik bir çalımla bertaraf etmenin başka izahı yoktur! Bu gönlü zengin olmaya bir de “ buz gibi suyumuz var” diye bir ekleme yapmışsa vaziyet tamamdır, efendi kırsalda, bir dağ başı, ya da eteğindedir, kargadan başka kuş tanımadığı için dünyada neyin döndüğünü bilmez ve onun devleti ile tanrısı kutsaldır, sıkıysa laf et!
Böyle bir vatandaşın devleti de nazarlıktır!
Ülkesinde otuz milyon Kürt, yirmi milyon Alevi Yaşar, ağız açılınca “ Alevi kardeşlerimizle başlar, Kürt kardeşlerimizle “ biter!
Bu iki yaramaz kardeş, her zaman diğerlerinin gaz alma rampası olmuşlardır; yoksa iç düşman yaratmayan devlet mi olur?
Bu ülkede benim yaşamıma denk gelen yetmiş sonrası askeri darbelerin tümü bu kesimlere fatura edildi, çünkü diğer çoğunluğa bir izah gerekiyordu, en kolay yol buydu!
Kürt kardeşler, seçime girdiler, vekil ve belediye başkanı oldular; ancak senin verdiğin ittihatçı ödevin yanlışlığından dolayı demokratik haklarla itiraz ettiler ve üstelik anayasanda “ herkes düşüncesini söyler “ demesine rağmen!
Tabi sen anayasanı takmayınca, başkalarını nasıl takacaksın, bu çok ayrı bir konu ve bir tek yolsuzluğun, rüşvetin olmadığı tüm HDP’ li belediye başkanlarını görevden almakta kalmadın, hepsini derdest edip içeri attın!
Aynısın vekillerine de yaptın, yapmaya devam ediyorsun!
Tutuklanmayan ve ceza almayan hiç bir il, ilçe yönetimi kalmadı, hiç birinin kırdığı bir cam, yediği bir rüşvet olmadığı halde!!
Kürt’lerin söz sahibi olanları ısrarla “ biz bölünmek istemiyoruz, sadece demokratikleşin bu hepimize yeter” diyor ama yok, sen tutturmuşsun günü birlik “ bölücüler” gibi hikâyelerle tutunduğun dalda bir gün fazla yaşamayı kar sanıyorsun!
Bu işin uzun vadeli bir iş olduğuna aklın ermeyince yapacağın budur ve bu söylem üzerinden beslenip semiren binlerce mafya ve ardıl bozuntuları bu ülkenin kanını emiyor ve ekonomisinin dibe vurmasına sebep oluyor, gel de anlat?
Allah var Aleviler tam kardeş! Ağabey tokat attıkça “ incinseler de incinmiyorlar “ bu nedenledir ki ellerinde saz hiç düşmedi ve tokat ın acısını türküleştirmekten başka seçenekleri de yok!
Bu kardeşlerin varlığı bu ülkede yirmi milyon kadardır ve nedense her darbe gelir bunları mıknatıs gibi bulur ve gidip derdini Hızır Paşa’ya mı anlatsınlar!
FETÖ meselesinde Alevilerin ne gibi dâhil olabilir?
Devrimci, demokrat kesim de öyle!
Şimdi bunlardan binlerce ihraç var ve hepsini yumurta, simit satmaya zorladınız, çay ocağında iş bulsun diye devreye adam sokmaya kadar!
Yerini kimlerle doldurdunuz?
Onu da siz söyleyin ve üç ortalamalı matematikçilerle yürüdüğünüz yol, bu ülkenin canına okudu, umurunuzda mı?
Kimse, kimsenin kardeşi değildir, hele ki aynı ülkenin vatandaşıysanız!
Devlet, kardeşliği eşit yurttaşlık algısı ve temsilde adaletle, liyakatle sağlar!
Sınavlarda derece yapacak, sen “ mülakat “ denilen hak yeme mekanizmasıyla sıradanları toplayıp, yandaşlarına iş bulma kurumu olacaksın!
İşte devletler böyle çöker, bu durumda kardeşlik hikâyeleri de kimseyi kurtarmaz!
Adaleti, hukuku, vatandaşın refahını ve geleceğini doğru bir çizgiye getir, boş ver biz kardeş olmayalım; bu durumda bir kardeşe de gerek yok!
Adaletin olmadığı yerde ikiz kardeş olsan bile hikâyedir ve yeter artık gına geldi!
**************
BU BİR AKIL YİTİMİDİR
Masanın ötesi, berisi aynı malzemeden yapılan çorbadır, sadece kaşıklar farklıdır ve hepimizin odaklandığı bu iki masanın dili de farklı değildir ve işin temeline bakmadan sadece tepedeki fırtınaya kapılmış gidiyoruz!
Türkiye’nin içine yuvarlandığı devasa sorunları var. Bu sorunlar kendiliğinden ortaya çıkmadı, bunlar var olan ve kimi de üretilen sorunlardır!
Ülkenin birincil sorunu “ Kürt sorunudur” üstelik elinden kayıp giden bir sorundur ki, sadece içeride değil, dışarıda da gelip karşına çıkıyor!
Neden mi?
Nedeni gayet basit, sen çözümden kaçtıkça, çözümsüzlük daha da büyüdü ve bu gün uluslararası arenanın gündemine düştü, o arenada sana ne kadar söz hakkı düşer, o da tartışılması gereken ayrı bir konu.
Bu sorunu kendi elinle dışarıya ittin ve hala bundan bir ders almadan, daha vahimini düşünerek iyice ateşe atlamayı marifet saymak, bu ülkenin geleceğine dinamit koymaktır!
Bu ülkenin ekonomik sorunları ve şu an raydan çıkan her olumsuzluğun temelinde bu sorun yatıyor!
Bu sorunu görmeden, dokunmadan ve dahası “ aman ha “ diyerek mesafeyi sürekli açmak, birilerini iktidar yapabilir ama muktedir yapamaz!
Muktedir olmak için cesaret sınırlarını zorlamak gerekiyor!
Peki, bu güne kadar her iki masanın ortaklarından buna dair bir tek söz duydunuz mu?
Duyduğunuz tek şey son elli yılın değişmez Türk siyaseti ağzıdır ve bu, Kılıçdaroğlunun
Son vaatleriyle tavan yapan bir pembe dünya yalanıdır!
Herkes bilir ki bu ülkenin sorunlarının çözümü süregelen ve künyelere yazılmış, tekrarlardan kaçmaktan geçiyor!
Bunu yapmadığınız sürece, artık savrulan bir ülkeyi ne kısa, ne de uzun vade de kurtarma şansınız yoktur!
İşte bu tehlikeyi görünce çözüm önerileri de yapılıyor!
Ancak; Türkiye’nin bunda da ciddi sıkıntıları var. Önerinin doğru Ya da yanlışına bakmadan, kimden geldiğine bakmak gibi aşamadığımız bir hastalığımız var!
Selahattin Demirtaş’ın son çıkışları buna örnektir; içeriği tam dolu mudur, değil midir ayrı bir konu!
Niyetin iyi ve doğru olduğu tartışılmazdır ve Türkiye’nin düştüğü çıkmazdan sıyrılması için, ölçülmüş, biçilmiş şimdilik kısa bir yol haritasıdır!
Demir taş’ın söylemek istediği şudur; “ başka bir ülke yok ve biz bu ülkede biri birimize mecburuz, sorun içimizde ise, çözecek olan da biziz” diyor!
Ben böyle okudum ve yanlış okumuşsam bile doğru olan budur!
Artık gözlerimizi açma zamanı!
Körebe oynamaktan o kadar sıkıldık ki..!
**************
ÇOK ZOR
Vaziyete baktığınızda artık işin Allah’a kaldığını söyleyecek kadar tüm akli melekelerini yitirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız!
Bir toplumun nasıl sorgu mekanizmalarından koparıldığının en büyük örneği biziz ve bana kalırsa sosyologlar, psikologlar buna ciddi kafa yormalı ve sonuçları tez olarak dünya üniversitelerinde okutulmalıdır!
Ülke yönetimi tümüyle tek bir aklın insafına bırakılmış, geri kalan seksen beş milyon sadece manzaranın piyonu ve her seferinde masada rakibe yenilerek kalkıyorsun ve yine de en büyük alkışı mağlup olan alıyor; çünkü mağlubiyeti bir tek yenilen biliyor, diğer çoğunluk bundan Zafer sarhoşluğu yaratıyor!
Hal böyle olunca yenilen güreşe doymuyor ve sürekli kündeye gelen bir aklın sığınacağı manevi kuvvet var, en sonunda o da oldu, tüm bu karmaşanın, insanları açlıkla sınamanın adresini de bize gösterdiler ve topu Allah’a attılar!
Buna inanmadığımızı sanıyorsanız bu ülkede yaşamıyorsunuz!
Çocukken bize “ her şeyin Allahtan geldiğini “ üstüne basa, basa öğretmediler mi?
Şimdi mesele zam ve faiz işi olunca neden kıvırıyorsunuz?
Aynen öyledir ve ben inanıyorum, tüm derdi, belayı sırtımıza Allah yüklüyor!
Mesela Ankaralı Melihin dinozorlarını sahada çürüten de Allah’tır!
Bunların put olduğunu ve peygamberimizin putlarla savaştığını bilmiyor musunuz?
Şimdi çıkmış Melihe dava açıyorlar; neymiş efendim “ burada çöpe atılan parayla üç yüz adet yurt, on beş bin konut, bilmem kaç okul, hastane yapılırmış !”
Yani utanmazlarsa bu parayla Avrupa’dan bin tane demokrasi alınırdı diyecekler!
Canım benim, sen hala çarkın kırıldığının farkında değilsin!
Şimdi o dişlilerin arasında ki çeteler, mafya, uyuşturucu baronları ve dahası insanlıktan uzak ne varsa yere döküldü ve başladılar biri birini yemeye!
İddialar, kasetler, şantajlar, dönen rüşvet iddiaları ve güzel şeyler hariç, aklınıza ne kadar kötülük geliyorsa şimdi hepsi orta yerde ve hepsi etten yere düşen sinek kurtçukları gibi güneşten kaçıp biri birine sokuluyor!
Peki, cesaretin varsa çık ortaya bunları söyle bakalım!
Söylediğin anda ensene yediğin tokatla çözülen dilin ne söyler biliyor musun? “ Bayrak inmez, vatan bölünmez!”
Ne güzel slogan değil mi?
İşte tam da içinden çıkılmaz bu hali havale edecek en yüce makam vardı!
Müthiş bir çıkış ve işten sıyrılmak için zeka dolu bir çıkış!
Dünden beri sokaklarda ve kahvehane köşelerinde tartışılan konu bu ve günün sonunda “ evet, her şeyi bilen ve yapan Allah’tır...”
Amenna ve saddak...
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BAHÇELİ RİSK ALDI
04 Şubat 2026 02:27
ESKİ KÖY VE BÖLGESİ ELDEN GİTMEDEN
11 Ocak 2026 02:27
ABD NIN OLDUĞU YERDE GÜNÜ KAPATMIŞSANIZ ÖMÜRDEN KARDIT
03 Ocak 2026 02:27
İLK EYLEMİMDİ
22 Aralık 2025 02:27
BU ÜLKEDE FAKİR FALAN YOK...!!!
21 Kasım 2025 02:27
YİTİRDIK İNSANLIĞIMIZLA BERABER ÇAĞIDA....
18 Kasım 2025 02:27
EZİYET ÇEKTİRMEK
06 Kasım 2025 02:27
Bu BARIŞ OLMALIDIR HEMDE HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA
28 Ekim 2025 02:27
YANİ ÖYLE BİR ŞEY...!
14 Ekim 2025 02:27
O BAKIŞ ANLIK....
03 Ekim 2025 02:27
HAZRETIN ÇOK TEHLIKELİ FİGÜR OLDUGUNU HEP SÖYLEDİM
04 Eylul 2025 02:27
BU HESAPSIZLIKLAR NELER GETiRMEDI Ki!?
27 Ağustos 2025 02:27
ALEVİ BEKTASİ OLMAK
18 Ağustos 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
07 Ağustos 2025 02:27
YOĞURT MESELESİ
03 Ağustos 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
01 Ağustos 2025 02:27
" ARAP'TA " NEREDEN ÇIKTI ?
14 Temmuz 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
06 Temmuz 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
03 Temmuz 2025 02:27
BAŞKA İSİM YOKMUŞ GİBİ.....
22 Mayıs 2025 02:27
HOŞ GELDİN AREN BEBEK
15 Mayıs 2025 02:27
ANTEPOZ VEENOPOZ
09 Mayıs 2025 02:27
GÜLE GÜLE MEZOTOPYANIN GUZEL EVLADI
06 Mayıs 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR " NELER VAR NELER İNCEDEN İNCE "
25 Nisan 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
23 Nisan 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
19 Nisan 2025 02:27
AMASIZ FAKATSIZ
18 Nisan 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
07 Nisan 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
20 Şubat 2025 02:27
Belli ki hala hirsı var " Tanımıyorsunuz "
10 Şubat 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
05 Şubat 2025 02:27
ABDALA MALUM OLUR
14 Ocak 2025 02:27
DAVULCU ILE ZURNACI
09 Ocak 2025 02:27
Kredi karti
06 Ocak 2025 02:27
" Ben degil bütün alimler öyle diyi "
29 Aralık 2024 02:27
Bana tarihte öyle okuyarak, arastirarak din sahibi olan bir kavim gosterin
21 Aralık 2024 02:27
" Erken seclmde.... Erken secim "
16 Aralık 2024 02:27
EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUSALIM
14 Aralık 2024 02:27
Israil Alacagini aldi
13 Aralık 2024 02:27
Balast taşı
08 Aralık 2024 02:27
Pazar yerinde gezerken
12 Kasım 2024 02:27
DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK
04 Şubat 2023 02:27
YALAYA YALAYA GELDİĞİMİZ NOKTADIR, SON YALAMA” HAZZI!
27 Ocak 2023 02:27
“ Her şey bilmem kimin işaretine bakar”
16 Ocak 2023 02:27
İKİ ŞEY
10 Ocak 2023 02:27
Bak girdiniz işte!
02 Ocak 2023 02:27
BU İŞİN SONU
29 Aralık 2022 02:27
“fakir ha...” Ulan topunu dara çekeceksin, döl israfı bunlar..!
26 Aralık 2022 02:27
EN UZUN GECE
23 Aralık 2022 02:27
NE YAPSIN
14 Aralık 2022 02:27
PARLAMENTO
11 Aralık 2022 02:27
GEL GÖR BİZİ DÜNYA
04 Aralık 2022 02:27
FENA DEĞİL
01 Aralık 2022 02:27
DİYELİM Kİ
28 Kasım 2022 02:27
DAHA NE BEKLERSİNİZ
19 Kasım 2022 02:27
“ Yani demek istiyorum ki sen, ben, o...hepimiz orada olabilirdik..”
14 Kasım 2022 02:27
BİLİNDİK BİR MANZARA
06 Kasım 2022 02:27
BU KADAR MI?
04 Kasım 2022 02:27
CUMHURİYET Mİ DEDİNİZ?
30 Ekim 2022 02:27
ÇAĞDAN KOPMAK
24 Ekim 2022 02:27
Bildiğim kadarı ile Allah bela işlerine bakmıyor,
14 Ekim 2022 02:27
SANSÜR YASASI
11 Ekim 2022 02:27
BİR UTANCIN ANATOMİSİ
07 Ekim 2022 02:27
AH KEMAL
05 Ekim 2022 02:27
GÖRÜNEN KÖY
30 Eylul 2022 02:27
DERİN YOKSULLUĞA SEVİNMEK
21 Eylul 2022 02:27
FİNALDEYİZ
15 Eylul 2022 02:27
BU GECE
12 Eylul 2022 02:27
GELİN GERÇEK BÖLÜCÜYÜ TANIYALIM
31 Ağustos 2022 02:27
HASAN BASRİ AYDIN
28 Ağustos 2022 02:27
BU UTANÇ ORTA YERDE DURDUKÇA
19 Ağustos 2022 02:27
SATIR ARALARI
12 Ağustos 2022 02:27
BAY KEMAL OLMAK
26 Temmuz 2022 02:27
“ Baş benim, gövde bana ait değil “
22 Temmuz 2022 02:27
“ Döneklik olmasa seçimler olur muydu?”
13 Temmuz 2022 02:27
MASA KURMAK
05 Temmuz 2022 02:27
ALEVİLER
02 Temmuz 2022 02:27
CİNAYET MAHALLİNE DÖNMEK
24 Haziran 2022 02:27
HEPİMİZ KARDEŞİZ YA
21 Haziran 2022 02:27
“ Yalan da yok, xılafta yok!”
12 Haziran 2022 02:27
Dün birkaç sürtük aradı,
05 Haziran 2022 02:27
TEŞHİSİ DOĞRU KOYMAK
29 Mayıs 2022 02:27
ÇILDIRIYORUM
22 Mayıs 2022 02:27
İNSANI ORTA YERİNDEN ÇATLATIYORSUNUZ
17 Mayıs 2022 02:27
BAK EKREM BEY
08 Mayıs 2022 02:27
YAPININ ÇİVİSİ ÇIKINCA, ÇATIRDAMA SESLERİ YIKILACAĞININ HABERİDİR!
05 Mayıs 2022 02:27
GELİYOR
28 Nisan 2022 02:27
BÖYLE OLUR BU COĞRAFYANIN HALLERİ
11 Nisan 2022 02:27
YAZ KÂTİP
24 Mart 2022 02:27
AKLIMIN SINIRLARINA YANAYIM
15 Mart 2022 02:27
AKLIMIN SINIRLARINA YANAYIM
14 Mart 2022 02:27
BU KONUDA ÜSTÜMÜZE YOKTUR
11 Mart 2022 02:27
SAĞ CENAH
09 Mart 2022 02:27
CANAVARIN ADRESİ
02 Mart 2022 02:27
ANADİLİ
22 Şubat 2022 02:27
GİTMİCEK
21 Şubat 2022 02:27
BAYRAK
14 Şubat 2022 02:27
BANA GÖRE YAPTIĞI SON DERECE MAKULDÜR
11 Şubat 2022 02:27
OLAN OLACAK
07 Şubat 2022 02:27
Ya arı ol, ya da bal ol
21 Ocak 2022 02:27
SAĞ OL SOL
18 Ocak 2022 02:27
ÇOK HIZLIYIZ
10 Ocak 2022 02:27
YAV SUS
04 Ocak 2022 02:27
SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEKTİNİZ
30 Aralık 2021 02:27
ALLAH'INA GURBAN MALATYA
22 Aralık 2021 02:27
AMAAAN HAAA
17 Aralık 2021 02:27
HIZIR PAŞA
14 Aralık 2021 02:27
O HAREKETTEN SONRA
09 Aralık 2021 02:27
Zamlarda haberimiz yok mu?
07 Aralık 2021 02:27
HAZİNEMİZ
02 Aralık 2021 02:27
GEÇTİ BORUN PAZARI
27 Kasım 2021 02:27
BENİ DOKUZ KÖYDEN KOVUN
21 Kasım 2021 02:27
MUHTEŞEM YÜZ YIL
14 Kasım 2021 02:27
İŞİN ÖZETİ
07 Kasım 2021 02:27
TAM BİR SAAT
02 Kasım 2021 02:27
BİR ŞEYHLER OLUYOR
25 Ekim 2021 02:27
MERKEZ BANKASI
17 Ekim 2021 02:27
HAKSIZLIK ETMEYELİM
16 Ekim 2021 02:27
KOPUKTAN SANATÇI OLURSA
13 Ekim 2021 02:27
GÜZEL DOSTLARLA BULUŞMAK
10 Ekim 2021 02:27
ZAM DEĞİL FİYAT AYARLAMA
04 Ekim 2021 02:27
KÜRTLERLE DANS
30 Eylul 2021 02:27
AMERİKAYI ANLAMAK
26 Ağustos 2021 02:27
KIL OLUYORUM ABİ
23 Ağustos 2021 02:27
TALİBAN
17 Ağustos 2021 02:27
GEZEGENİMİZ BAŞ KALDIRDI
11 Ağustos 2021 02:27
SEN O DÜŞÜ GÖRMEYE DEVAM ET
09 Ağustos 2021 02:27
ÇOK İYİ BİLİYORUM
06 Ağustos 2021 02:27
KORKU BÖYLE BİR ŞEYDİR
01 Ağustos 2021 02:27
DEMEK Kİ TÜM ACILARIN ÜSTÜNE BİR ÇAY İÇMEK GEREKİYORMUŞ!!
26 Temmuz 2021 02:27
BU AKIL SİZİ HEP YENİLGİYE UĞRATIR
18 Temmuz 2021 02:27
OMURGA
15 Temmuz 2021 02:27
VAZİYET BU
09 Temmuz 2021 02:27
MAALESEF TOPLUMA BUNLAR YÖN VERİYOR
06 Temmuz 2021 02:27
KÖTÜLER
02 Temmuz 2021 02:27
DOĞANŞEHİR ESKİ KÖY NİYE YANDI
!!!?
28 Haziran 2021 02:27
KATİL
23 Haziran 2021 02:27
NEYİN PAZARLIĞI
16 Haziran 2021 02:27
BU KADAR HIZLI SOLLARSAN
13 Haziran 2021 02:27
BEN VE DENİZ
04 Haziran 2021 02:27
SEN NE BİÇİM MUHALEFETSİN
29 Mayıs 2021 02:27
ÇÖKME
25 Mayıs 2021 02:27
MAFYA BİR DEVLET ACİZLİĞİDİR
20 Mayıs 2021 02:27
DEVLET
18 Mayıs 2021 02:27
ALTI MAYIS
18 Mayıs 2021 02:27
ALTI MAYIS
06 Mayıs 2021 02:27
ACABA..!?
01 Mayıs 2021 02:27
KOPTUK GİDİYORUZ
27 Nisan 2021 02:27
İŞİNİ BİLMEK
19 Nisan 2021 02:27
DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK
31 Mart 2021 02:27
BİLMEK TEHLİKELİDİR
28 Mart 2021 02:27
DİKİŞ TUTMUYOR
22 Mart 2021 02:27
KAYMAKAM
16 Mart 2021 02:27
ANCAK BU KADAR OLUR..!
10 Mart 2021 02:27
FARKINA VARDILAR AMA
05 Mart 2021 02:27
ŞİMDİ ANLADIM
25 Şubat 2021 02:27
AMAN HA
22 Şubat 2021 02:27
BU YARA DİKİŞ TUTMAZ
15 Şubat 2021 02:27
KAFAM KIZAR İSE AYA GİDERİM
11 Şubat 2021 02:27
DEMOKRASİ GETİRECEKLERMİŞ
08 Şubat 2021 02:27
DAHA ÇOK BEKLERİZ
05 Şubat 2021 02:27
YENİ ANAYASA
02 Şubat 2021 02:27
ZATEN İŞARETLİSİNİZ
29 Ocak 2021 02:27
DEVLETTE BU OLUR MU?
25 Ocak 2021 02:27
YENİ DÖNEM
21 Ocak 2021 02:27
DÜNYADA BİR ŞEYLER OLUYOR AMA!!
07 Ocak 2021 02:27
BU MÜTHİŞ BİR HİPNOZDUR
31 Aralık 2020 02:27
BAZEN SÖZ BİTER
28 Aralık 2020 02:27
KARAKTERİNİZ KADERİNİZİ BELİRLER
23 Aralık 2020 02:27
KANIN KOKTUĞU YER
21 Aralık 2020 02:27
REFORMUN AYAK SESLERİ
15 Aralık 2020 02:27
DEMEK Kİ
08 Aralık 2020 02:27
NOKTA
04 Aralık 2020 02:27
DİL-DİN-KÜLTÜR
30 Kasım 2020 02:27
KADINLAR GÜNÜ MÜ DEDİNİZ?
25 Kasım 2020 02:27
ALIN SİZE REFORM
23 Kasım 2020 02:27
DUYDUNUZ DEĞİL Mİ?
20 Kasım 2020 02:27
ÇARŞI KARIŞIK
14 Kasım 2020 02:27
DEMOKRASİ VE AHLAK
07 Kasım 2020 02:27
GERÇEĞİMİZİ̇ GİZLEYEN YÜZSÜZLER İZ
01 Kasım 2020 02:27
AŞİRET SOSYAL CİNAYETİN ADIDIR
26 Ekim 2020 02:27
BU KADAR UCUZ ÖLÜYORUZ İŞTE
22 Ekim 2020 02:27
YAKMAK
14 Ekim 2020 02:27
BEŞ YIL ÖNCEYDİ
10 Ekim 2020 02:27
NE GÜNLERE KALDIK
06 Ekim 2020 02:27
BÖYLE BİR HASRET
28 Eylul 2020 02:27
AKLİ MELEKE
25 Eylul 2020 02:27
BİR TOPLUM BU KADAR MI KENDİNİ TESCİLLER
21 Eylul 2020 02:27
İSRAİL
17 Eylul 2020 02:27
Düşünce özgürlüğü
13 Eylul 2020 02:27
KAYMAKAMLAR
10 Eylul 2020 02:27
İDAM
07 Eylul 2020 02:27
OTUZ AĞUSTOS
31 Ağustos 2020 02:27
GERÇEKLERİ OKUMAK
28 Ağustos 2020 02:27
BEKLENEN MÜJDE
24 Ağustos 2020 02:27
KATİP ARZUHALİM YAZ YÂRE BÖYLE
20 Ağustos 2020 02:27
OKULLAR
17 Ağustos 2020 02:27
TARİHİ ESERLER
16 Ağustos 2020 02:27
KISACASI
03 Ağustos 2020 02:27
KUSURA BAKMAYIN
30 Temmuz 2020 02:27
KEMAL BEYİ KUTLUYORUM
27 Temmuz 2020 02:27
CİNAYETLER CUMHURİYETİ
23 Temmuz 2020 02:27
YAŞAMA TUTUNMAK
17 Temmuz 2020 02:27
DOĞRUYA DAĞLAR EĞİLİR
06 Temmuz 2020 02:27
ZULMÜN ARTSIN Kİ ZEVAL BULASIN
01 Temmuz 2020 02:27
BEKÇİLER
21 Haziran 2020 02:27
AHLAKSIZLIĞIN GÖRÜNEN YÜZÜ
15 Haziran 2020 02:27
SİYASET
12 Haziran 2020 02:27
EKSEN KAYINCA
09 Haziran 2020 02:27
KAPA ÇENENİ
03 Haziran 2020 02:27
KAN
31 Mayıs 2020 02:27
DEMOKRASİ
24 Mayıs 2020 02:27
KORKULARINIZ VARSA
17 Mayıs 2020 02:27
YÜCE TANRIM
16 Mart 2020 02:27
DERTLERE DEVA ASPİRİN
10 Mart 2020 02:27
HUZUR İSLAMDA
04 Mart 2020 02:27
AMERİKALI BİR KEÇİ VURMUŞ
29 Şubat 2020 02:27
HDP KONGRESİNİ NASIL OKUMALI
25 Şubat 2020 02:27
BU FETVAYI DİKATE ALIN..
17 Şubat 2020 02:27
HAFTA BİTERKEN
10 Şubat 2020 02:27
ACABA..!!?
01 Şubat 2020 02:27
ACIYI AYRIŞTIRMAK
27 Ocak 2020 02:27
AYNEN ÖYLE SAYIN BAKANIM
24 Ocak 2020 02:27
BULMUŞUZ EĞLENCEYİ
19 Ocak 2020 02:27
YOK ARTIK
14 Ocak 2020 02:27
ZAVALLILAR
09 Ocak 2020 02:27
TEŞHİSİ DOĞRU KOYMADIKÇA
05 Ocak 2020 02:27
KUSURA BAKMAYACAKSIN
03 Ocak 2020 02:27
OTOMOBİL
30 Aralık 2019 02:27
İNSANI ÇILDIRTMAYIN
14 Aralık 2019 02:27
ÜLKEYİ TIRTILLAR SARMIŞ
10 Aralık 2019 02:27
TAM ZAMANI
08 Aralık 2019 02:27
BİR TANRI DÜŞÜNÜN
02 Aralık 2019 02:27
24 KASIM
24 Kasım 2019 02:27
DÜNYAYI OKUMAK
16 Kasım 2019 02:27
BAĞIMSIZLIK
13 Kasım 2019 02:27
HER CANLI ER GEÇ GERÇEKLE YÜZLEŞECEKTİR
08 Kasım 2019 02:27
İNSANI ÇILDIRTMAYIN
05 Kasım 2019 02:27
DEFALARCA DEDİK AMA
31 Ekim 2019 02:27
BU AKILLA
25 Ekim 2019 02:27
SİZE BİR AMERİKA ÖRNEĞİ
21 Ekim 2019 02:27
BÜLENT UÇAR
15 Ekim 2019 02:27
ARAP KEMERİ
14 Ekim 2019 02:27
BÜNYE ALIŞIKSA
02 Ekim 2019 02:27
ŞAMİL TAYAR VE ARINÇ
27 Eylul 2019 02:27
Başlıklar : IMF, İŞİN ÖZETİ ,AŞURE, GÜVEN VE ZEKA
25 Eylul 2019 02:27
SAYIN TARIM BAKANI VE VAN TARIM İl MÜDÜRÜ
21 Eylul 2019 02:27
KÖY- KENT PROJELERİ
19 Eylul 2019 02:27
ALLAH AŞKINA BU ÜLKEYİ KİM YÖNETİYOR?
12 Eylul 2019 02:27
NAMUSLU HIRSIZ
09 Eylul 2019 02:27
BAŞLIKLAR; EY KUTSAL RUH,BU DA OLDU,BENCEDE
07 Eylul 2019 02:27
ÜLKEYİ KİM YÖNETİYOR?
02 Eylul 2019 02:27
PUTİN,,, ESKİ DEFTERLER,,KUŞLAR AYIP ETMİŞ
29 Ağustos 2019 02:27
İDAM, KADIN CİNAYETLERİ,YALAN
28 Ağustos 2019 02:27
GAP
17 Ağustos 2019 02:27
SADECE KAZ DAĞLARI MI?
14 Ağustos 2019 02:27
SİGARAMIN DUMANI
04 Ağustos 2019 02:27
Usta!
29 Temmuz 2019 02:27
DOĞRU SONUÇ BUDUR
23 Temmuz 2019 02:27
BÜYÜK İNSAN
16 Temmuz 2019 02:27
DEMEK OLUYORMUŞ
01 Temmuz 2019 02:27
ASIL GÜNDEMİMİZE HEMEN DÖNÜLDÜ
26 Haziran 2019 02:27
BU PANİK NİYE
22 Haziran 2019 02:27
PAZAR
16 Haziran 2019 02:27
SURİYELİLER
10 Haziran 2019 02:27
İSTANBUL SEÇİMLERİ
08 Haziran 2019 02:27
İŞİNİZE GELMEDİ DEĞİL Mİ?
01 Haziran 2019 02:27
KONU TEKRARI
27 Mayıs 2019 02:27
DOĞANŞEHİR KAYMAKAMI VE ORMAN İŞLETME ŞEFİNE HATIRLATIRIM
21 Mayıs 2019 02:27
İSTANBUL SEÇİMİ
15 Mayıs 2019 02:27
BİRAZ UTANIN
11 Mayıs 2019 02:27
KİTAP FUARI
06 Mayıs 2019 02:27
MİLLİYETÇİLİK
15 Nisan 2019 02:27
TÜRKİYE DE SOL İKTİDAR OLUR MU?
04 Mart 2019 02:27
DSP NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
19 Şubat 2019 02:27
SAMİMİYETSİZLİK
07 Şubat 2019 02:27
GERÇEKTEN UTANIYORUM
04 Şubat 2019 02:27
BAZEN ALGILARINIZLA OYNARLAR
29 Ocak 2019 02:27
BUNDAN SONRASI.....
25 Ocak 2019 02:27
YAPMAYIN
19 Ocak 2019 02:27
RUH HALİMİZ
12 Ocak 2019 02:27
DEVLET
10 Ocak 2019 02:27
YENİ BİR YIL
06 Ocak 2019 02:27
GÖRÜNEN KÖY
30 Aralık 2018 02:27
NE OLURSUN SUS
24 Aralık 2018 02:27
ÇOK MU ŞAŞIRDINIZ?
21 Aralık 2018 02:27
ÇÜRÜDÜK
19 Aralık 2018 02:27
SİYASET VE CEHALET
14 Aralık 2018 02:27
İYİ OLACAK
07 Aralık 2018 02:27
MARS
01 Aralık 2018 02:27
DİN PAZARLAMACILIĞI
25 Kasım 2018 02:27
İŞTE BU
19 Kasım 2018 02:27
İŞKENCE
16 Kasım 2018 02:27
VEFA VE UNUTULMAK
10 Kasım 2018 02:27
Bizim basın ve ?..
05 Kasım 2018 02:27
BOP
30 Ekim 2018 02:27
İNATLAŞMA
29 Ekim 2018 02:27
BİR CİNAYETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
24 Ekim 2018 02:27
İŞTE BUNU DİYORDUK
22 Ekim 2018 02:27
HAFTAYA GİRERKEN
15 Ekim 2018 02:27
YEREL SEÇİMLER
05 Ekim 2018 02:27
NEDEN McKİNSEY
01 Ekim 2018 02:27
? BENİM ÇOCUĞUM HALAY ÇEKERKEN VURULDU ?
24 Eylul 2018 02:27
KRİZ
21 Eylul 2018 02:27
ÖĞRETMEN
18 Eylul 2018 02:27
12 EYLÜL
12 Eylul 2018 02:27
İDAM ETTİLER
08 Eylul 2018 02:27
ASACAKLAR
05 Eylul 2018 02:27
VURGUN
03 Eylul 2018 02:27
BAYRAM
28 Ağustos 2018 02:27
DÜNYAYI YENİDEN OKUMAK
14 Ağustos 2018 02:27
DOLAR NASIL DÜŞER? NASIL YÜKSELİR?
10 Ağustos 2018 02:27
BİR ADIM ÖTESİNİ GÖRMEYENLERLE YÜRÜMEK
31 Temmuz 2018 02:27
NEREYE GİDİYORUZ..!?
28 Temmuz 2018 02:27
PATATES
25 Temmuz 2018 02:27
Oluk oluk kan gönderdik ne oldu?
21 Temmuz 2018 02:27
SOY
16 Şubat 2018 02:27
BİZ HAK EDİYORUZ
06 Şubat 2018 02:27
Türk tipi siyasetçi.!
01 Şubat 2018 02:27
SAVAŞ [LAR )A KARŞI ÇIKMAK NAMUS BORCUDUR
26 Ocak 2018 02:27
AHMET ÇAKIRA ÇAĞRIMDIR
19 Ocak 2018 02:27
"Yerli ve milli? ler birleşiyor mu?
12 Ocak 2018 02:27
Zıvanadan çıkmış bir devlet çarkının ağzı
05 Ocak 2018 02:27
ROBOSKİ
29 Aralık 2017 02:27
Onur, Haysiyet, Hak getire.Sadece şekil olarak insana benziyorlar!.
22 Aralık 2017 02:27
İçin gazla şişmiş!.Sen büyüdün zan ediyorsun!.
15 Aralık 2017 02:27
"Akılsız çoban sürüye kurt getirir."
09 Aralık 2017 02:27
Bak Reis!..
01 Aralık 2017 02:27
Bu işaretleri iyi tanıyoruz:
24 Kasım 2017 02:27
Kayıp denilen Bu eniştenin bülbül gibi öttüğü iddiaları var!.
17 Kasım 2017 02:27
Binalı sefere çıktı amaa!..
10 Kasım 2017 02:27
Salla gitsin:
03 Kasım 2017 02:27
NE YAPMALI?
27 Ekim 2017 02:27
Katillerin dansı:
22 Ekim 2017 02:27
Dayımın Köpeği:
06 Ekim 2017 02:27
VÜCUT DİLİNİ OKUMAK
29 Eylul 2017 02:27
PEMBEBüS.
22 Eylul 2017 02:27
EYY...YURDUM!..
10 Eylul 2017 02:27
Her şey bir delinin anlık psikolojisine bağlı!.
06 Eylul 2017 02:27
PANİK
25 Ağustos 2017 02:27
Helenistik çağ dünya kültürel mirasının en önemli kavşağıdır
19 Ağustos 2017 02:27
Gülme krizine tutulursak şaşmayın
05 Ağustos 2017 02:27
BİZİM İMPARATORLARIMIZ BÖYLE OLUR
29 Temmuz 2017 02:27
OHAL!..
23 Temmuz 2017 02:27
BİR YIL GEÇTİ AMA !..
16 Temmuz 2017 02:27
Bas bas bağırıyorlardı!.. "Biz gelirseeekkk!.."
12 Temmuz 2017 02:27
YAPILANLAR ALEVİLERİ DİZAYN ETMEK DEĞİL DE NEDİR?
14 Şubat 2017 02:27
ÜLKENİN HALİ VE AHVALİ
18 Eylul 2016 02:27
NURLU GÜNLER YAKINDIR
16 Temmuz 2016 02:27
ZERDÜŞT
11 Haziran 2016 02:27
KAOSA 'EVET' DİYENLER
22 Mayıs 2016 02:27
..Ülke hızla bir kopuş yaşıyor..
20 Mart 2016 02:27
VATAN, MİLLET DİN HİKÂYELERİ
15 Kasım 2015 02:27
TEKLEYEN TEK ADAM
25 Ekim 2015 02:27
YALAKALIK
17 Ekim 2015 02:27
