ELİ BOŞ GELMEK
Eli boş gelmek…
Bu deyimi nasıl anladığınız ve nasıl yorumladığınız, bakış açınıza bağlıdır.
Kimi için eli boş gelmek, yanında hiçbir şey getirmemektir. Kimi içinse koskoca bir yola çıkıp, elinde hiçbir değer, hiçbir fikir ve hiçbir umut olmadan yürümektir.
Siyaset ve hamaset içerisinde bulunan kişilerin, eli boş gelmesi de işte böyle bir şeydir.
Yola çıkan yolcu, yol arkadaşı aramalı.
Yol, tek başına yürünecek bir yol değildir. Hele siyaset gibi insanların güvenini, inancını ve desteğini gerektiren bir alanda…
Yola çıkan kişi, önce kendisine şu soruyu sormalıdır:
Ben bu yola neden çıkıyorum?
Yanımda kimler var?
İnsanlara ne anlatacağım?
Elimde ne var?
Çünkü siyaset, yalnızca birilerinin üzerinden yürütülecek bir mücadele değildir. Başkalarını karalayarak, birilerini hedef göstererek veya geçmişte yaşananların arkasına saklanarak siyaset yapılmaz.
Günümüzde siyaset, birilerini kötüleyerek değil, kendi duruşunu, kendi düşünceni ve kendi projeni ortaya koyarak yapılmalıdır.
Elin boşsa, kendini anlatmak zor olur.
Söyleyecek sözün, ortaya koyacak fikrin, insanlara verecek güvenin yoksa; başkalarının eksikleri üzerinden kendine bir yol açmaya çalışırsın.
Ama bu yol nereye kadar gider?
Siyaset, günübirlik hesaplarla yürütülecek bir alan değildir. Bugün söylediğin söz, yarın karşına çıkar. Dün savunduğun düşünce, bugün seni sınar.
İnsanlar artık yalnızca konuşana değil, ne söylediğine ve ne yaptığına da bakıyor.
Sözün ağırlığı, duruşun sağlamlığıyla ölçülür.
Bir yola çıkarken yanına yol arkadaşlarını almak önemlidir. Ancak yol arkadaşlığı yalnızca aynı yöne bakmak değildir. Aynı zamanda birbirine güvenmek, birbirinin eksiklerini tamamlamak ve gerektiğinde doğruyu söyleyebilmektir.
Birlikte yürümek, birlikte düşünmek ve birlikte üretmek gerekir.
Yoksa birilerinin gölgesinde yürüyerek, başkalarının adını kullanarak veya başkalarını karalayarak çıkılan yolların sonu, çoğu zaman beklenildiği gibi olmaz.
Siyaset, kişisel hesapların değil; toplumun, halkın ve ortak geleceğin meselesidir.
Eli dolu olanın anlatacak sözü vardır.
Eli dolu olanın gösterecek emeği vardır.
Eli dolu olanın, arkasına saklanacak birilerine ihtiyacı yoktur.
Bugün siyaset sahnesine çıkanlar, önce kendi ellerine bakmalı.
Ne getirdim?
Ne söyleyeceğim?
Ne üreteceğim?
Kime güven vereceğim?
Bu soruların cevabı yoksa, yol uzun da olsa, kalabalık da olsa, insanın eli yine boştur.
Neticede; siyaset, başkalarını karalayarak değil, kendini ortaya koyarak yapılır.
Yola çıkan yolcu, yol arkadaşını iyi seçmeli.
Çünkü önemli olan yalnızca yola çıkmak değil, o yolda nasıl yürüdüğündür.
Eli boş gelenin, anlatacak sözü de zor olur. Dinleyeni de zor bulunur.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
