reklam
ALTIN
 4.297,56
DOLAR
 39,7257
STERLİN
53,5046
EURO
 45,8826
reklam

Umut Hakkı, Statü ve BOP 

Ne yazacağına karar vermek işin en zor tarafı.

Komisyon raporu, umut hakkı, statü,

Tekin olmayan işler yapan Milli Eğitime bakan kişinin Ramazan genelgesi,

İlkokullarda dinletilen ve söyletilen ilahiler, çocukları sorgulamalar,

Adalete bakan kişinin planladığı yasaklar,

Silah kaçakçılığı, uyuşturucu, şike bahis, Fetö operasyonları, tutuklamalar,

Yağmur gibi akaryakıta ve her şeye gelen zamlar,

Yokluktan iftar çadırlarından yemek almaya çalışan vatandaşlar…

Nereden başlayayım derken ABD ile İsrail birlikte İran’a saldırdılar.

Birbirinden farklı görünse de aslında hepsi aynı emperyalist oyunun (BOP) parçaları.

*

BOP sürecinde Suriye’den sonra hedefin İran olduğu açıkça söyleniyordu,

İran’dan sonra da sıranın Türkiye’ye geleceği konuşuluyordu.

Ülkemize dönelim ve bu süreci doğrularcasına atılan adımları irdeleyelim.

*

DB-MHP ve DEM yoğun bir çaba içinde.

Dertleri, komisyon raporunda açıkça olmasa da,

Terör örgütü kurucusuna umut hakkı ve statü için yasal düzenlemeler yapılmasının peşinde.

Umut hakkı ile serbest bırakılacakmış,

Statüyle de toplumda saygın bir yer kazandırılacak ve meşrulaştırılacakmış.

RTE-AKP ise sanki bu oyunun dışındaymışçasına,

Demokrasi ve barış söylemleriyle Milletin gözünü boyamakta.

*

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt’un saptamaları ve soruları,

Bu oyunun iç yüzünü görebilmek açısından önemli.

Yıllardır Batı Emperyalizminin dayatmasıyla bazı dillere pelesenk edilen ve son dönemde bir çok siyasi partinin de iştiyakla (güçlü istek) kullandığı “Kürt sorunu”, “Halklar”, “Eşit yurttaşlık”, “Anadilde eğitim”, “Türk Kürt Arap” söylemleri, bugün terörist başına ait olduğu savıyla duyurulan -aslında hangi aklın ürünü olduğu ve kimin kaleminden çıktığı apaçık belli olan- açıklamadaki “Vatandaşlık ilişkisi  millete aidiyetle değil, devlete bağlılık esas alınarak kurulmalıdır” (yani Türk Milleti ve Türklük anayasadan çıkarılmalıdır) ve “Demokratik entegrasyon amaçlı anayasal düzenleme yapılmalıdır, barış yasaları çıkarılmalıdır” talepleri ile ete kemiğe bürünmüştür.

Şimdi anlaşılmış mıdır, Trump tetikçisi Tom Barrack adlı hadsizin “Bu bölgede ulus devlet başarısız oldu, 1919’dan beri bizi engelledi, sizin için en uygunu Osmanlı devlet düzeni (çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu, teokratik temelli federasyon), Osmanlı millet sistemidir (ulus bilinci olmayan aşiretler, kabileler, halklar) sözlerinin anlamı?

Bütün siyasi partiler bu talepler hakkında ne düşündüklerini milletimize açıklamalıdır.

Tüm siyasi partilerin bu süreç karşısındaki duruşlarını açıklamaları önemli,

En çok da Cumhuriyetin siyasi iradesinin sahibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin…

Ancak tüm yurttaşlarımız da Hüsnü Bozkurt’un bu çağrısını ve sorularını düşünmeleri gerekmektedir.

*

Sorgulamayı sürdürelim.

Geleceğini ülkemizde göremeyen gençlerimize,

Yoksulluk ve pahalılık karşısında çaresiz kalan çalışanlara, emeklilere,

Üretmek vaz geçen çiftçilere, KOBİ’lere… umut vermeyen iktidar ve ortağı,

  • Neden bölücü terörü yaratan kişiye umut hakkı isterler?
  • AKP genel başkanı “bizi biz yapan” Millet yerine neden “Türk, Kürt, Arap” kimliklerini dile getirir?
  • Terörist başı Millet yerine neden devlete aidiyet ister?
  • Demokrasiyi ve barışı yok edenler neden hep bu değerlere sığınırlar?

*

Bütün bu sorular gösteriyor ki BOP sürecinin hedefi,

  • Bizleri etnik kimlikler temelinde parçalayarak Ulusal Birliğimizi yok etmek,
  • Demokratik Laik Cumhuriyeti yıkmak,
  • Kendisi ile uyumlu tek adam saltanatını kurmaktır.

Unutmayalım, emperyalizmin politikası “böl, parçala, yönettir.

Camp David’de (1978) ABD ile İsrail’in coğrafyamız için yaptığı emperyalist plan (*) adım adım uygulanmaktadır.

Bu planın parçası olmamanın,

Ülkemizin ve Ulusal Birliğimizin parçalanmamasının yolu,

Bizi Millet yapan “insan” ve “yurttaş” ortak kimliklerimizle kol kola girmektir.

Ve Millet olarak, 106 yıl önce olduğu gibi, emperyalizmin bu planını da yok etmektir.

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

(*) Dünya Siyonist Örgütü’nün Kivunim dergisi, Oded Yinon, Şubat 1982, sayı 14

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.