TBMM ÇATISI ALTINDA NEFRET DİLİ❗️????????
"AKP’li Leyla Şahin Usta’dan Alevileri Hedef Alan Skandal Sözler"
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada Alevi toplumunu hedef alan ifadeler kullandı. Bu sözler, siyasi eleştirinin çok ötesinde; inançlar üzerinden ayrıştıran, geçmişin karanlık zihniyetini yeniden üreten tehlikeli bir dil olarak değerlendirildi.
Usta’nın Meclis tutanaklarına geçen ifadeleri şöyle oldu:
“Suriye’de Müslümanlar katledilirken sessiz kalanlar, bugün ‘Aleviler öldürülüyor’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor!”
● Bu Dil Meclis’e Yakışmıyor
Bu açıklama, Alevi yurttaşların yaşadığı tarihsel acıları küçümseyen, katliam hafızasını yok sayan ve toplumu “biz ve onlar” diye bölen bir anlayışın açık göstergesi olarak yorumlandı. Maraş, Çorum ve Sivas’ta yaşananlar hâlâ bu ülkenin vicdanında kapanmamış yaralar iken, TBMM kürsüsünden kurulan bu cümleler barış değil, doğrudan gerilim üretmektedir.
● Sorun Bir Söz Değil, Bir Zihniyet
Tepkiler yalnızca tek bir cümleye değil, Alevi acısını siyasal polemik malzemesine indirgeyen ve eşit yurttaşlığı reddeden anlayışa yöneliyor. Eleştirilerde öne çıkan noktalar şunlar:
• Katliamlarla yüzleşmek yerine inkârı besleyen bir dil
• Eşitliği savunmak yerine inançlar üzerinden ayrıştırma
• Birlikte yaşamı güçlendirmek yerine kutuplaşmayı derinleştirme
Net Mesaj: Bu Zihniyetin Yeri TBMM Değildir
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 85 milyon yurttaşın ortak evidir. Alevileri hedef alan, acıları yarıştıran ve inançları karşı karşıya getiren bir dilin bu çatı altında hiçbir meşruiyeti yoktur. Toplumsal barışı dinamitleyen bu anlayış, demokratik siyasetin değil, karanlık geçmişin dilidir.
Muhalefet partileri ve Alevi kurumları, açık bir özür, siyasi sorumluluk ve Meclis Başkanlığı’ndan nefret dili karşısında net bir tavır alınmasını talep ediyor.
● Son söz:
Bu ülke, Alevilerin acılarını küçümseyen ya da susturmaya çalışan bir zihniyetle değil; yüzleşerek, eşitlikle ve adaletle iyileşir. TBMM’de yeri olan da budur. Nefretin değil.


















