Prf.Dr.Halil Çivi
[email protected]

ÖZGÜRLEŞME BAĞIMSIZLAŞMA YA DA " BİREY OLABILME " VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMA ÜZERİNE BAZI SOSYOLOJİK KISA NOTLAR

05 Ağustos 2025 01:40

ÖZGÜRLEŞME, BAĞIMSIZLAŞMA YA DA "BİREY OLABİLME" VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMA ÜZERİNE BAZI SOSYOLOJİK KISA NOTLAR.

Feodal- teokratik rejimlerden, insanı özgürleştiren demokratik rejimlere evrilmenin en önemli ölçütlerinden biri de, tek bir insanın, bireyin toplum içindeki konumuna, tutum ve davranışlarına bakmak gerekir. Ancak birey olabilmeyi  sınırsız ve kuralsız haklara saip olma ya da bencilleşme ile karıştırmamak lazımdır.
Çünkü birey olmak sadece "ben" demek değildir. Ben olma ile birlikte aile, iş, çevre ve toplum içinde "biz" demeyi de bilmek ve bunu içselleştirmek gerektirir.
 
A- Feodal, Teokratik  ya da Geleneksel Toplumlarda Bireyin Konumu.

Tarihsel ve sosyolojik incelemeler gösteriyorki, feodal- geleneksel, teokratik toplumda, çok  nadir istisnalar dışında, özgür birey yoktur.  İnsan, evde babanın, aşiret içinde ağanın, siyasette sultanın, dinde ise şeyh, dede, imam, hoca  ve benzeri bir bir otoritenin... vesayeti altındadır. Birey yoktur, kul, tebaa, köle, mürid...gibi vasisi olan  insanlar vardır. Devlet yönetiminde sultanın, aşirette ağanın, evde babanın ve dinde de tarikat ve cemaat otoritelerinin buyrukları sorgulanamaz, eleştirilemez. Onalara koşulsuz  itaat, biat edilir ve sorgusuz sadakat gösterilir.

 Çünkü  feodal-teokratik  sistem, aileden başlamak üzere, toplumun her kademesinde  kişiyi sadece itaat eden ve sadakat gösteren bir nitelikle donatır. Bu toplumlarda, tek bir otoritenin ya da  egemen  kişinin iradesi, isteği,  buyruğu yüzlerin, binlerin, yüzbinler ya da milyonların iradesine dönüşür.

Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, teokratik, feodal toplumlardaki  birey  edilgen, pasif, özgür iradesi çok kısıtlı itaatkar silik bir figürdür. Üstelik bireyin bu silik edilgen, dilsiz.. nitelikleri egemenler ve toplum tarafından yüceltilir ve kutsanır.

B- Çağdaş, Demokratik Toplumlardaki  Bireyin Konumu Nasıldır?

Demokrasiler, bireyin  baba- ağa- şeyh , sultan v.b. her türlü otoritenin  vesayetinden kurtulduğu, özneleştiği, değer ve itibar  kazandığı, özgürleştiği, bağımsızlaştığı, kendi öz bilinci ve özgür iradesi ile karar verme yetisi ve becerisi kazandığı rejimlerdir.  Özgür birey seçimini kendi yapar. Oyunu özgür iradesi ile kullanır.  Her evredeki toplumsal kararlara kendi bilinci ve arzusu ile katılır. Kadere ilenmez. Kendi geleceğini kendi özgür kararları ile kurar. Kendi yazgısını ya da geleceğini kendisi belirler.

Özgür birey, sorgulamayı, eleştirmeyi, hiç bir baskıya uğramadan fikrini söylemeyi öğreten, kişiye empati ve özgüven kazandıran çağdaş-laik bir eğitim sisteminin ürünüdür. Değişime ve yenileşmeye açıktır. Özgür birey olmadan özgür toplum ve  inşa edilemez ve gerçek demokrasi kurulamaz.

Ancak her özgürlük mutlaka bir sorumluluk ve duygudaşlık (empati) gerektirir. Eğer özgürlük sorumsuzluk olarak anlaşılırsa özgürlük olmaktan çıkar. O zaman da kişi:  bencil, hazcı, çıkarcı, özsever ve el ezer bir bir karektere bürünür. Bireyin aile, toplum, kültür v.b. aidiyet duyguları kaybolur.  Ben ve biz arasındaki denge bozulur. Kişi ailesine, toplumuna, kültürüne...yabancılaşır. Yozlaşma, ķörleşme başlar...toplumun geleceği tehlikeye düşer.

C- Bireyin Gelişmekte Olan Toplumlardaki Konumu ve Karşılaşılan  Temel Zorluklar Nelerdi?

Gelişmekte olan toplum aynı zamanda geçiş dönemi toplumu demektir.Düşünce, karar, eylem,  tutum ve davranışlar açısından iki arada bir dere kalmak anlamına gelir.  Böyle toplumlarda geleneksek değerlerle çağdaş değerler rekabet halindedir. Bu durum yönetim erkine de yansır. Siyasi yelpaze, ekonomik reçeteler, ideolojik fikirler, aranan  ya da çözüm olarak gösterilen gelişme programları geleneksel, teokratik toplum değerleri ile çağdaş toplum paradigmaları arasında git- gel yapar...bireyin kendine doğru yön bulabilmesi kolay olmaz. Çünkü toplumun, üzerinde oydaşılmış bir ortak değerler sistemi yoktur.

Geleneksel toplumlarda bireyselleşme ve özgürleşme çabaları, siyasi mutlakiyet,  feodalite, aşiret, tarikat ve cemaat gibi geleneksel kurumsal yapılara karşı çoğu zaman bir ilerleme  olarak değil bir tehlike, bir tehdit olarak algılanır. Hoş karşılanmaz, dirençlerle  karşılaşır.

Geleneksel toplumlardaki eğitim sistemi, genel olarak, insanlara özgürlükçü ve eleştirel düşünceyi değil, ezberciliği, klişeleşmiş sloganları, sorgusuz itaati ve koşulsuz sadakatı  öğretir. Çunkü bu sistemdeki otoriter siyası rejimler, fodal aşiret yöneticileri, dinsel tarikat ve cemat liderleri sadık ve itaatkâr  tebaa, kul, mürid...gibi feodal zihniyetli bireyleri vesayet altnda tutmayı tercih ederler. Bireysel kimlikler hapsedilir, tersine kurumsal dinsel  aidiyet ve kurumsal feodal kimliklerin kutsallığı üzerine politika üretilir.

Böyle toplumlarda doğru  bireyselleşme ve özgürleşme çok zordur.  Eğitim sistemini akla ve bilime dayalı olarak yeniden temellendirip  bireysel ve toplumsal zihniyetin evrensel ve çağdaş değerlere göre yeniden inşa edilmesi gerekir. Fakat böyle bir yaklaşımı topluma benimsetebilmek hiç de kolay değildir. Gençlik, modern ile geleneksel arasında bocalama geçirir.

D-Doğru Bireyselleşmenin Beş Temel İlkesi.

1- Sorgulayabilen özgür akıl ve bilimsel düşünce sahibi olmak.
2- Başta aile olmak üzere, toplumun her kademesindeki özgürlük ve sorumluluk dengesini iyi kurabilmek.
3- Duygudaşlık, ( empati) yeteneğini geliştirmek.  Kendi hak ve çıkarlarını savunurken başkalarının hak ve çıkarlarına zarar vermemek.
4-  Kendi yaratıcı, üretken ve sanatsal yeteneklerinin farkına vararak onları baskılamadan kendini gerçekleştirmek.
5- Ailesi,  çevresi ve toplumu ile sürekli iletişim ve etkileşim içinde olmak. Ben ve biz dengesini iyi kurmak.

E- Yanlış ve Yozlaştıcı Bireyselleşmeninn Beş Temel Göstergesi.

1- Sınırsız ve sorumsusuz benmerkezci olmak. Herkese kendi kurallarını ve öğretisini zorla dayatmak.
2- Aileye, çevreye, topluma ilgisiz ve sorumsuz olmak. Ortak sorumluluklardan ve dayanışmadan kaçmak.
3- Ortaklaşa yaşam için zorunlu olan her türlü ahlaki ve hukuki otoriteyi yadsımak. Her türlü kurala ve kısıtlamalara karşı çıkmak.
4- Ahlaki, hukuki, ekonomik, sosyal ve kültürel olaylarda sadece kendi çıkarlarını hesaba katmak. 
Toplumun asla kabul etmeyeceği etik dışı davranışlara yönelmek.
5- Tüketim, eğlence ve haz  ağırlı bir yaşam şekli benimsemek. Özellikle de "göstetiş tüketim" ine  yönelerek kibirli, ukala ve küçümseyici tavırlar geliştirmek. Biz duygusu olmadan hatalı bir  benlik duygusu ile böbürlenmek. Toplumuna yabancılaşarak yozlaşmak ve bencilleşmek.

F- Sonuç ya da Son Sözler.

 Vesayet gerektiren, kul, köle, tebaa, mürid...gibi teokratik- foodal kaynaklı, bağımlı, silik, eksik iradeli...bir kişilikten kurtulup  özgür iradeli bir birey olmaya terfi etmek bir uygarlık ve insanlık projesidir. Özgür, duygudaşlığı yüksek, adil ve sorumlu bireylerden oluşan toplumlar çağdaş ve demokratik toplumlardır. 

Özgürlüğü, ırk, dil, din, mezhep, tarikat ve cemaat...gibi feodal kimliklerde aramak, bu zamanını çoktan doldurmuş çağ dışı değerler üzerine siyaset, devlet, hukuk , adalet  ve kimlik inşa etmek yanlıştır ve tutarsızlıktır.  Devletimiz, cumhuriyetimiz,  toplumumuz ve insanımızın "fikri hür  vicdanı hür ve irfanı hür" çağdaş bireylere ihtiyacı vardır.

Çağdaş devlet, çağdaş toplum ve çağdaş demokrasi ancak ve ancak çağdaş  zihniyetli, özgür ve sorumluluk sahibi bireylerin varlığı ve çokluğu ile olasıdır.

Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk , hem çağdaş cumhuriyeti, hem çağdaş toplumu kurmuş ve hem de  çağdaş uygarlığa ulaşabilmenin özgür akla dayalı bilimsel yollarını, kurallarını ve anahtarını  bize vermiştir. 

Hukukun üstünlüğüne dayalı  demokratik ve laik cumhuriyet bizim uygarlık denizindedki armada gemimizdir. Bu gemi rotasını asla değiştirmeyecek,  ebede kadar batmayacak ve uygarlık denizinde sonsuza kadar yolculuğüna devam edecektir. Yeterki hepmiz Cümhuriyetimizin tam anlamıyla eşit, sorumlu ve özgür bireyi olmayı başararalım.

Halil Çivi. 04 Ağustos 2025.

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

14 ŞUBAT DÜNYA SEVGİLİLER GÜNÜ ÜZERİNE....
11 Şubat 2026 01:40

......İZLENEN YOLLAR ÜZERİNE KISA NOTLAR
03 Ocak 2026 01:40

SOSYAL, KÜLTÜREL BOYUTLARI İLE DEĞİŞİMLER
30 Aralık 2025 01:40

ÇORAKLAŞMA....
26 Aralık 2025 01:40

DİNBAZ SİYASETİ
29 Kasım 2025 01:40

KISSALI VE HİSSELİ GÜNCEL MANİLER
06 Kasım 2025 01:40

KADIN KATİLİ ERKEK FAİLLERİN SOSYO PSİKOLOJİK VE KULTUREL ORTAK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR
15 Ekim 2025 01:40

SİYASET SOSYOLOJİSİ AÇISINDA MEŞRUTİYET VE MESRUTİYET KRİZİ ÜZERİNE KISA ANIMSATMALAR
03 Ekim 2025 01:40

OGRENCILERIM ve OGRENME MERAKI OLAN TÜM İNSANLARA DUYURU
30 Eylul 2025 01:40

DEVLET KUŞU
19 Eylul 2025 01:40

ÖĞRENCİLERİM VE ÖĞRENME MERAKI OLAN TIM INSANLARA DUYURU
14 Eylul 2025 01:40

PIR SULTAN A DAL: ANADOLU ALEVİLİĞİNIN AHLAK ADALET VE VİCDAN MAHKEMESİ İLE DILE GELEN GÜR SESİ
03 Eylul 2025 01:40

GUNAYDIN GÜZEL İNSANLAR
31 Ağustos 2025 01:40

TURKIYE DE ALEVİ TEOLOJİSININ (İNANCININ) TARİHSELSOSYOLOJIK VE KÜLTÜREL TEMELLERİ ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR)
18 Ağustos 2025 01:40

".....BİRİ KÜRT DİĞERİ DE ALEVİ OLSUN "
21 Temmuz 2025 01:40

BEN KİMDEN YANAYIM ?
29 Haziran 2025 01:40

" ÖTEKİ " NİN BİLİNCİNE NE KADAR VAKIFIZ? CAN NE DEMEKTIR??
14 Haziran 2025 01:40

MAKYAVELLİ KİM DİR? VE MAKVALIZMİN GUNUMUZDE KI YERİ NEDİR?
12 Haziran 2025 01:40

SU. SUYUN ÖNEMİ TÜRKİYEDE SU POLITİKALARI VE SU SORUNU UZERİNE KISA ANIMSATMALAR.
09 Haziran 2025 01:40

DİKTATORLER NEDEN KORKUYA VE BASKIYA DAYALI BIIR YÖNETİM POLİTIKASI SERGİLERLER YA DA DİKTARYÖL REJİMLEEİN SOSYO - PISOKO PATALOJILERİ NELERDİR ?
06 Haziran 2025 01:40

KİRLETİR!!!
04 Nisan 2025 01:40

Bayram kutlaması
28 Mart 2025 01:40

ASGARI UCRETIN YASAMSAL ÖNEMI
14 Aralık 2024 01:40

Civili manilere devam( halk felsefesi)
05 Aralık 2024 01:40

Halil Çivi den çivili maniler
30 Kasım 2024 01:40

ILLIBERAL( HIBRIT ) DEMOKRASILERINYAPISAL NITELIKLERI SIYASAL TOPLUMSAL YASAMAETKILERI
28 Kasım 2024 01:40

GÜNCEL MANILER
26 Kasım 2024 01:40

GECMISTE ALINAN KÖTÜ MIRASLAARIN GÜNÜMÜZE YANSIMASI
25 Kasım 2024 01:40

Gonulde istekler
23 Kasım 2024 01:40

DÖRT TIP INSAN VE ÖZELEŞTİRİ
18 Kasım 2024 01:40

HER OKUL AÇMAK HAPİSHANE KAPATIR MI?
04 Şubat 2023 01:40

AKILLA SÖYLEŞİ
31 Ocak 2023 01:40

HARAMLI KISSALAR
28 Ocak 2023 01:40

ÇAĞIMIZDA DİNLER YA DA DİN BENZERİ DUYGULAR NİÇİN SIYASETE ALET EDİLİR?
23 Ocak 2023 01:40

DEMOKRATİK LAİK, SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİNDEN Mİ, ? YOKSA TEOKRATİK FEODAL BİR MONARŞİDEN Mİ YANASINIZ? KARAR SİZİN.
19 Ocak 2023 01:40

KARANLIKLARA YAĞAN KALICI IŞIK YAĞMURLARI...
16 Ocak 2023 01:40

REFERANDUMLAR SADECE DEMOKRASİ YOLUMU, YOKSA DİKTATÖRLÜKLERE DE YOL AÇABİLİR Mİ?
13 Ocak 2023 01:40

KÜRESELLEŞME İDEOLOJİSİ NEDİR?
04 Ocak 2023 01:40

DEĞERLİ DOSTLAR
02 Ocak 2023 01:40

YENİ YIL KUTLAMASI
29 Aralık 2022 01:40

AKIL, DİL, DEMOKRASİ ve ÇAĞDAŞLAŞMA ÜZERİNE KISA NOTLAR.
23 Aralık 2022 01:40

KİME YA DA KİMLERE NE DENİR?
20 Aralık 2022 01:40

HACI BEKTAŞ VELİ' YE GÖRE AKIL DİN VE İMAN İLİŞKİSİ NEDİR?
14 Aralık 2022 01:40

MİNARENİN İÇ YÜZÜ
06 Aralık 2022 01:40

SİYASİ İKTİDARIN GÖREVLERİ NELERDİR?
05 Aralık 2022 01:40

E D E P S İ Z...
01 Aralık 2022 01:40

DOĞUM VE ÖLÜM
29 Kasım 2022 01:40

MUSTAFA KEMAL'İN Ö Ğ R E T M E N İ Y İ M
24 Kasım 2022 01:40

... K.İ R L E T M E G Ö N Ü L
21 Kasım 2022 01:40

G İ D İ Ş A T
17 Kasım 2022 01:40

ATIN AĞZINDA KAÇ DİŞ VARDIR? YA DA DİNSEL BAĞNAZLIK NEDİR?
15 Kasım 2022 01:40

ATATÜRKÇÜLÜK NEDİR?
11 Kasım 2022 01:40

KÜÇÜK BİR TEBESSÜM MOLASI
06 Kasım 2022 01:40

GEÇİM DERDİ
01 Kasım 2022 01:40

...K A R I Ş M A Y I N !
24 Ekim 2022 01:40

DEVLET VE CUMHURİYETİN BEKASI, KARDEŞLİK VE TOPLUMSAL BARIŞ EŞ ANLI SAĞLANABİLİR Mİ? NASIL?
17 Ekim 2022 01:40

...AHLAK AĞLAR...
12 Ekim 2022 01:40

BİR ÜLKEDE MUTLU BİR TOPLUMSAL YAPI İÇİN SİYASET KURUMUNUN ÇÖZMESİ GEREKEN ÜÇ ANA ALAN VARDIR.
03 Ekim 2022 01:40

Tembih name
27 Eylul 2022 01:40

ANADOLU KARDEŞLİĞİ
05 Eylul 2022 01:40

26 AĞUSTOS BÜYÜK TAARRUZ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ ANLAM VE ÖNEMİ YA DA KURTULUŞ SAVAŞI NEDİR?
28 Ağustos 2022 01:40

S E L A M   O L S U N !!!
27 Haziran 2022 01:40

İSLAMDA KONUŞMA (ÛSLUP) ve İKNA KÜLTÜRÜ NASIL OLMALIDIR?
23 Haziran 2022 01:40

İSLAMDA KONUŞMA (ÛSLUP) ve İKNA KÜLTÜRÜ NASIL OLMALIDIR?
07 Haziran 2022 01:40

İÇTİHAT KAPISI...
30 Mayıs 2022 01:40

PARANIN DEĞERİ, ENFLASYON VE MERKEZ BANKASININ GÜCÜ ÜZERİNE KISA NOTLAR...
28 Mayıs 2022 01:40

KÜRESELLEŞME VE NEO-LİBERALİZM NEDİR?
24 Mayıs 2022 01:40

BAŞLICA TEMEL KORKU ÖBEKLER İMİZ VE İNSAN YAŞAMI ÜZERİNE OLUŞTURDUKLARI ÖNEMLİ BASKILAR HAKKINDA KISA NOTLAR.
11 Mayıs 2022 01:40

YARIN 1 MAYIS
03 Mayıs 2022 01:40

KÜRESELLEŞME VE NEO-LİBERALİZM NEDİR?
27 Nisan 2022 01:40

İNSAN BEĞENDİĞİNİ Mİ SEÇMELİ YOKSA SEÇTİĞİNİ Mİ BEĞENMELİ? HANGİSİ DOĞRU?
20 Nisan 2022 01:40

UMUTSUZ YAŞANMAZ...
15 Nisan 2022 01:40

DİNBAZ YA DA DİNCİ SİYASİ REJİMLER ÜZERİNE KISA NOTLAR.
08 Nisan 2022 01:40

GENÇLER İÇİN EŞ YA DA ARKADAŞ SEÇİMİ ÜZERİNE KISA NOTLAR.
28 Mart 2022 01:40

HAK YEME GÖNÜL !!!
25 Mart 2022 01:40

NEVRUZ KUTLAMALARI VE ALEVİLER AÇISINDAN ÖZEL ÖNEMİ.
21 Mart 2022 01:40

ÇANAKKALE ZAFERİNİN YAŞAMSAL ÖNEMİ VE ATATÜRK'ÜN İNSANCIL RUHU.
17 Mart 2022 01:40

SİYASİ İKTİDARLARIN GÖREVİ NE? HALKI TESLİM ALMAK MI? YOKSA HALKI TEMSİL ETMEK Mİ?
15 Mart 2022 01:40

BURUK BİR TIP BAYRAMI KUTLAMASI.
14 Mart 2022 01:40

KİMLER ÇAĞDAŞ VE ONURLUDUR?
11 Mart 2022 01:40

EVLENMEK NEDİR VE NASIL SÜRDÜRÜLEBİLİR?
07 Mart 2022 01:40

Tüm Yazılar