Prf.Dr.Halil Çivi
[email protected]
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜN̈ÜMÜ, YOKSA EMEKÇI KADIN HAKLARI GÜNÜMÜ OLMALI ?
07 Mart 2026 22:338 MART DÜNYA KADINLAR GÜN̈ÜMÜ, YOKSA EMEKÇI KADIN HAKLARI GÜNÜMÜ OLMALI ?
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜN̈ÜMÜ, YOKSA EMEKÇI KADIN HAKLARI GÜNÜMÜ OLMALI ?
SEKİZ MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MÜ, YOKSA EMEKÇİ KADIN HAKLARI GÜNÜ MÜ OLMALI?
Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Yine kapitalizmin duyguları sömürüp paraya çevirme becerisi devreye girecek. Tıpkı 14 Şubat Sevgililer gününde olduğu gibi, yine çiçek, yemek, takı, giysi, gezi ve benzeri hediye trafiği canlanacak... hediye alamayan ya da almayanlar biraz durgunlaşacak ve mahzunlaşacaklar. Peki bu konunun, orijini, aslı nedir?
1- Tarihsel Arka Plan
Aslında 8 Mart Dünya Kadınlar günü, kadınların ekonomik yaşamı ile ilgili büyük bir
trajediden doğmuştur.
19. Yuzyılda,Batıda görülen büyük sanayi devrimi, teknolojiyi geliştirdi, fabrikaları çoğalttı, üretimi hızlandırdı ve kentleri büyüttü. Fakat aynı gelişmeyi insan haklarında ve ekonomik adalette gösteremedi. Patronların kâr payları hızla arttı. Fakat ücretler sefalet ücreti oldu. İnsani çalışma koşulları ve emeğin üretimdeki payı çok gerilerde kaldı.
Kadın emekçilerin çalışma koşulları ve ücret gelirleri ise tam bir sefalet yaşamı sergiliyordu. O dönemde kadınlar fabrikalarda günde 14-16 saat çalışmak zorunda bırakılmıştı. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kalmışlardı. Aynı işleri yapıyor, fakat erkeklerden çok daha düşük ücret alabiliyorlardı. Hiçbir ekonomik ve sosyal güvenceleri yoktu.
Bundan tam 169 yıl önce, 1857 yılında, ABD'de, New York'ta, 8 Mart günü, dokuma fabrikalarında çalışan binlerce kadın işçi greve gitti.
Aslında emekçi kadınların istekleri çok basitti. Daha kısa çalışma saatleri ve daha uygun koşullarda yaşamaya yetecek bir ücret talep ediyorlardı. Fakat bu basit talepler işverenler ve güvenlik güçlerinin işbirliği ile şiddetle bastırıldı. Kadın işçilerin bir kısmı fabrikaya kilitlendi. Çıkan yangında 129 emekçi kadın yanarak yaşamını yitirdi.
Bu yalnız basit bir yangın değildi.19. Yüzyıl vahşi Batı kapitalizminin emek, özellikle de kadın emeği sömürüsünün tescilli belgesi ve trajedisiydi.
1908 Yılında, New York'ta, onbinlerce kadın, yine insanca yaşam ücreti ve daha uygun çalışma koşulları için yine yürüdü...
1910 Yılında, Clara Zepkin isimli bir Alman kadın düşünür bir dünya kadın hakları günü fikrini önerdi. 1917 Yılında, o zamanki Çarlık Rusya' da , emekçi kadın işçiler, " Ekmek ve barış" sloganıyla büyük bir grev başlattılar. Çarlık rejimi yıkıldı. Yerine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu.
1975 Yılında ise, Birleşmiş Milletler, Amerikalı emekçi kadınların, New York'ta grev başlattıĝı 1857 Yılı 8 Mart tarihinin Dünya kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etti.
Demek oluyor ki, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, emekçi kadınların kanları ve canları pahasına direnerek elde ettikleri hak, özgürlük, eşitlik, adalet ve insanca yaşam talepleri ile şekillenmiştir. Konunun bu yönü asla unutulmamalıdır.
2-Kadın Hakları ve Uygarlaşma .
Şu noktanın altının önemle çizilmesi gerekir. Kadınlarla ilgili her türlü haklar ve özgürlükler sadece kadınlara özgü bir sorun değildir. Aynı zamanda her toplum ve her ülke için ayrıca bir uygarlık sorunudur. Bir ülkede genel olarak kadınlara nasıl davranıldığı:
* O ülkedeki demokrasi anlayışının,
* Hak, hukuk ve adalet düzeninin,
* Ekonomik paylaşım biçiminin,
* Sosyal, kültürel ve sanatsal özgürlüklerinin,
Barometresi gibidir.
Genelde sosyologların önemle belirttikleri gerçek şudur. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, o toplumda kadınların sahip oldukları ve kullanabildikleri haklar ve özgürlüklerin düzeyi ile ölçülebilir. Kadınların evrensel insan hakları ölçeğinde özgür olamadığı ve haklarına yeterince sahiplenemedıği ülkelerde mutlaka yoğun demokrasi eksiklikleri ve bolca insan hakları ihlalleri vardır. Bu tür ülkelerde evrensel hukuk yarım kalır, çağdaş uygarlık kusurlu olur.
3- Türkiye İçin Kuşbakışı Bir Değerlendirme.
Tarihsel açıdan, Osmanlı döneminden başlayarak, devleti çağdaşlaştırma çabaları ile kadın haklarındaki gelişmeler arasında oldukça paralel bir gelişme görülür. Ancak kadınlar ve kadın hakları ile ilgili Osmanlı dönemindeki sesler ve gelişmeler oldukça cılızdır.
Ancak toplumun en az yarısını oluşturan kadın nüfusu ve kadın hakları ile ilgili radikal hukuki ve siyasi gelişmeler Cumhuriyet dönemi ile başlamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu lideri M.K. Atatürk, kadınların her alanda toplumsal yaşama eklenmelerini çağdaşlaşmanın temel koşullarından biri saymıştır. 1926' da kabul edilen Medeni Kanunla birlikte çok eşlilik yasaklanmıştır. Kadınlara, hukuken mülkiyet ve mirastan eşit haklar verilmiştir. Kadınlara da boşanma hakkı tanınmıştır.
1934 Yılında ise, Yine Atatürk tarafından kadınlara şeçme ve seçilme hakkı getirilmiş, milli iradenin önemli bir paydaşı olmaları sağlanmıştır.
Atatürk'ün, o devrin zor koşulları içinde, kadınlara, evrensel ölçeklerde sağladığı bu haklar, çağına göre, oldukça devrimci ve ilerici haklardı. Ancak hukuk ve haklar,bir toplumu çağdaşlaştırmada tek başına yetersiz kalır.
Eğitim ve öğretimdeki reformist yeni gelişmeler ve yeniden yapılanmalarla birlikte, bireysel ve toplumsal zihniyetin de çağdaşlaşarak topyekun ve radikal bir değişime uğraması gerekir.
Ne yazık ki, Türkiye siyasetindeki karşıdevrimci damar toplumundaki bu zihniyet çağdaşlaşmasını hep engellemeye çalışmıştır ve bu süreç hâla devam etmektedir...
4- Günümüz Türkiye'sindeki Durum Nasıldır?
Cumhuriyet rejiminin getirdiği halkın güçlü laik, mesleki, tenik eğitim talebi ve olumlu ivmelerle birlikte, kadınların eğitim düzeyleri ve mesleki konumları hızla yükselmeye başlamıştır. Akademik, mesleki ve idari yaşamda, bilimde, sanatta ve işgücüne katılmada, kadın nüfusu hem sayısal ve hem de oransal olarak yükselmiştir. Fakat bu yükselişle ters bir şekilde; yeterince çağdaşlaşamayan toplumsal zihniyet ve hâla baskın olan erkek egemen kültür öğretisi nedeniyle, kadınlara yönelik şiddet çoğalmış ve genelde erkeklerin neden oldukları kadın cinayetleri medyanın gündeminde yoğun bir görünürlük kazanmaya başlamıştır.
Çeşitli kadın örgütlerinin verilerine göre, 2024 Yılında, 394 kadın erkeklerce işlenen cinayetlerin kurbanı olmuştur. Ayrıca aynı yıl görülen 259 kadın ölümü de şüpheli görülmüştür.
Bu cinayetleri işleyen erkekler ise çoğunlukla eş, eski eş, erkek arkadaş, erkek kardeş ya da babadır. Başka bir söylemle de, kadın cinayetleri, en güvenli kişiler olması gereken yakınlarınca, yine en güvenli yer olması gereken kendi evlerinde işlenmektedir.
Türkiye' deki kadın cinayetlerini, arızî olarak, sıradan suçlar gibi değerlendirmek doğru değildir. Erkek egemen, ataerkil feodal zihniyetin henüz yeterince değişemediği ya da değişmesi için gerekli çabaların harcanmadığı; ayrıca fiziksel, siyasi, sosyal ekonomik ve kültürel güç dengesinin henüz kadınları koruyabilecek bir düzeye ulaşamadığı söylenebilir.
Bu tür sosyal, siyasi ve ekonomik feodal kültür kalıpları tasfiye edilmediği, bireysel ve toplumsal zihniyet yeterince çağdaşlaşamadığı sürece sözkonusu gerilimler devam edeceğe benzemektedir.
Ayrıca 6284 Sayılı Kadınları Koruma Yasasının risk altındaki kadınları yeterince koruyup koruyamadığı tartışmalıdır. Bu ek olarak, Kadın haklarına ve risk altındaki kadınları korumaya uluslararası standartlarda güvence getiren İstanbul Sözleşmesinin iptali doğru olmamıştır.
5- Feodal Kültürün Açmazları.
Doğuda ya da Batıda, toplumlar, geleneksel olarak olarak kadını iki aşırı uç noktasında tanımlar. Kadın bir yönüyle kendisine çok saygı duyulması ve eli öpülmesi gereken kutsal bir annedir.Baş tacıdır. Her türlü hürmete layıktır.
Aksi yönüyle de, erkeğe koşulsuz boyun etmesi, kesin itaat etmesi, erkeğin emir, istek ve beklentilerinin asla dışına çıkmaması gereken zincirsiz bir köle konumuna indirgenir.
Kadın için güven ve rarahatlık, ancak eşe, erkek arkadaşa, babaya, erkek kardeşe...kesin koşulsuz itaat etmekle mümkün kabul edilir. Çünkü geleneksel kültür kalıplarının öğretileri böyledir. Kadının özgürlükleri bağlı ve tabi olduğu erkeğin hoşgörü sınırları kadardır.
Bu iki zıt kutup arasında kalan kadının kendi yaşamının gerçek öznesi olabilmesi mümkün değildir. Eğer feodal, kalıpları çözülmemiş zihniyet çağdaşlaşamamış, siyasi, hukuki, ekonomik, sosyal, sanatsal ve kültürel hak ve özgülüklerde kadın ve erkek eşitliği kabul edilmemişse bu gerilimler devam edecektir.
Bir toplumda, her kadının kendi yaşamının gerçek öznesi olabilmesi için, siyasi, hukuki, sosyal, mesleki, ekonomik, sanatsal, kültürel hak ve özgürlüklerde erkekle eşit düzeye yükselmesi gerekir.
S O N S Ö Z L E R.
Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü sadece kadın haklarını, kadın sorunları ve kadın özgürlüklerini anımsatmaz. Bireylere, topluma, devleti yönetenlere, devlet kurumlarına, siyasetçilere , sivil toplum örgütlerine, patronlara, egemen güçlülere ve bizzat kadınların kendilerine yani istisnasız herkese, tüm kadınları erkeklerle eşit hak ve özgürlüklere sahip birer yurttaşa dönüştürebilecek sorumluluk bilincine ve kendi üstüne düşen görevleri layıkıyla yapmaya davet etmekle mümkündür. Bunu başaramayan uluslar asla çağdaş ve uygar bir toplum olamazlar.
Kanımca, " 8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü" nün ismini de, emekçi kadınların tarihsel özverilerinin hakkını vermek ve onları unutmamak için " 8 Mart Emekçi Kadınlar ve Dünya Hakları Günü" olarak değiştirmek gerekir.
Bu duygu ve düşüncelerle herkesin 8 MART EMEKÇİ KADINLAR VE DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ kutlu olsun.
Halil Çivi. 7 Mart 2026.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
HALIL ÇİVİ DEN SİYASİ MANİLER
29 Mayıs 2026 22:33
SİYASET SOSYOLOJİSİNE GÖRE:
21 Mayıs 2026 22:33
SOSYOLOJİK VE SİYASAL AÇIDAN MEŞRUİYET
22 Nisan 2026 22:33
ERGENLER NİÇİN ŞİDDETE YÖNELİYOR ?
19 Nisan 2026 22:33
DUYDUN MU ?
28 Mart 2026 22:33
DUYDUN MU ?
22 Mart 2026 22:33
BAYRAM KUTLAMASI
20 Mart 2026 22:33
18 MART 1915 ÇANAKKALE HARBİ: M.KEMAL ATATÜRK VE BİR ULUSUN DİRİLİŞ DESTANI
15 Mart 2026 22:33
AMERİKA AZGIN TEKE (×)
01 Mart 2026 22:33
YOZ ZİHNİYET
23 Şubat 2026 22:33
HIZIR ORUCU
15 Şubat 2026 22:33
14 ŞUBAT DÜNYA SEVGİLİLER GÜNÜ ÜZERİNE....
11 Şubat 2026 22:33
......İZLENEN YOLLAR ÜZERİNE KISA NOTLAR
03 Ocak 2026 22:33
SOSYAL, KÜLTÜREL BOYUTLARI İLE DEĞİŞİMLER
30 Aralık 2025 22:33
ÇORAKLAŞMA....
26 Aralık 2025 22:33
DİNBAZ SİYASETİ
29 Kasım 2025 22:33
KISSALI VE HİSSELİ GÜNCEL MANİLER
06 Kasım 2025 22:33
KADIN KATİLİ ERKEK FAİLLERİN SOSYO PSİKOLOJİK VE KULTUREL ORTAK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR
15 Ekim 2025 22:33
SİYASET SOSYOLOJİSİ AÇISINDA MEŞRUTİYET VE MESRUTİYET KRİZİ ÜZERİNE KISA ANIMSATMALAR
03 Ekim 2025 22:33
OGRENCILERIM ve OGRENME MERAKI OLAN TÜM İNSANLARA DUYURU
30 Eylul 2025 22:33
DEVLET KUŞU
19 Eylul 2025 22:33
ÖĞRENCİLERİM VE ÖĞRENME MERAKI OLAN TIM INSANLARA DUYURU
14 Eylul 2025 22:33
PIR SULTAN A DAL: ANADOLU ALEVİLİĞİNIN AHLAK ADALET VE VİCDAN MAHKEMESİ İLE DILE GELEN GÜR SESİ
03 Eylul 2025 22:33
GUNAYDIN GÜZEL İNSANLAR
31 Ağustos 2025 22:33
TURKIYE DE ALEVİ TEOLOJİSININ (İNANCININ) TARİHSELSOSYOLOJIK VE KÜLTÜREL TEMELLERİ ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR)
18 Ağustos 2025 22:33
ÖZGÜRLEŞME BAĞIMSIZLAŞMA YA DA " BİREY OLABILME " VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMA ÜZERİNE BAZI SOSYOLOJİK KISA NOTLAR
05 Ağustos 2025 22:33
".....BİRİ KÜRT DİĞERİ DE ALEVİ OLSUN "
21 Temmuz 2025 22:33
BEN KİMDEN YANAYIM ?
29 Haziran 2025 22:33
" ÖTEKİ " NİN BİLİNCİNE NE KADAR VAKIFIZ? CAN NE DEMEKTIR??
14 Haziran 2025 22:33
MAKYAVELLİ KİM DİR? VE MAKVALIZMİN GUNUMUZDE KI YERİ NEDİR?
12 Haziran 2025 22:33
SU. SUYUN ÖNEMİ TÜRKİYEDE SU POLITİKALARI VE SU SORUNU UZERİNE KISA ANIMSATMALAR.
09 Haziran 2025 22:33
DİKTATORLER NEDEN KORKUYA VE BASKIYA DAYALI BIIR YÖNETİM POLİTIKASI SERGİLERLER YA DA DİKTARYÖL REJİMLEEİN SOSYO - PISOKO PATALOJILERİ NELERDİR ?
06 Haziran 2025 22:33
KİRLETİR!!!
04 Nisan 2025 22:33
Bayram kutlaması
28 Mart 2025 22:33
ASGARI UCRETIN YASAMSAL ÖNEMI
14 Aralık 2024 22:33
Civili manilere devam( halk felsefesi)
05 Aralık 2024 22:33
Halil Çivi den çivili maniler
30 Kasım 2024 22:33
ILLIBERAL( HIBRIT ) DEMOKRASILERINYAPISAL NITELIKLERI SIYASAL TOPLUMSAL YASAMAETKILERI
28 Kasım 2024 22:33
GÜNCEL MANILER
26 Kasım 2024 22:33
GECMISTE ALINAN KÖTÜ MIRASLAARIN GÜNÜMÜZE YANSIMASI
25 Kasım 2024 22:33
Gonulde istekler
23 Kasım 2024 22:33
DÖRT TIP INSAN VE ÖZELEŞTİRİ
18 Kasım 2024 22:33
HER OKUL AÇMAK HAPİSHANE KAPATIR MI?
04 Şubat 2023 22:33
AKILLA SÖYLEŞİ
31 Ocak 2023 22:33
HARAMLI KISSALAR
28 Ocak 2023 22:33
ÇAĞIMIZDA DİNLER YA DA DİN BENZERİ DUYGULAR NİÇİN SIYASETE ALET EDİLİR?
23 Ocak 2023 22:33
DEMOKRATİK LAİK, SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİNDEN Mİ, ? YOKSA TEOKRATİK FEODAL BİR MONARŞİDEN Mİ YANASINIZ? KARAR SİZİN.
19 Ocak 2023 22:33
KARANLIKLARA YAĞAN KALICI IŞIK YAĞMURLARI...
16 Ocak 2023 22:33
REFERANDUMLAR SADECE DEMOKRASİ YOLUMU, YOKSA DİKTATÖRLÜKLERE DE YOL AÇABİLİR Mİ?
13 Ocak 2023 22:33
KÜRESELLEŞME İDEOLOJİSİ NEDİR?
04 Ocak 2023 22:33
DEĞERLİ DOSTLAR
02 Ocak 2023 22:33
YENİ YIL KUTLAMASI
29 Aralık 2022 22:33
AKIL, DİL, DEMOKRASİ ve ÇAĞDAŞLAŞMA ÜZERİNE KISA NOTLAR.
23 Aralık 2022 22:33
KİME YA DA KİMLERE NE DENİR?
20 Aralık 2022 22:33
HACI BEKTAŞ VELİ' YE GÖRE AKIL DİN VE İMAN İLİŞKİSİ NEDİR?
14 Aralık 2022 22:33
MİNARENİN İÇ YÜZÜ
06 Aralık 2022 22:33
SİYASİ İKTİDARIN GÖREVLERİ NELERDİR?
05 Aralık 2022 22:33
E D E P S İ Z...
01 Aralık 2022 22:33
DOĞUM VE ÖLÜM
29 Kasım 2022 22:33
MUSTAFA KEMAL'İN Ö Ğ R E T M E N İ Y İ M
24 Kasım 2022 22:33
... K.İ R L E T M E G Ö N Ü L
21 Kasım 2022 22:33
G İ D İ Ş A T
17 Kasım 2022 22:33
ATIN AĞZINDA KAÇ DİŞ VARDIR? YA DA DİNSEL BAĞNAZLIK NEDİR?
15 Kasım 2022 22:33
ATATÜRKÇÜLÜK NEDİR?
11 Kasım 2022 22:33
KÜÇÜK BİR TEBESSÜM MOLASI
06 Kasım 2022 22:33
GEÇİM DERDİ
01 Kasım 2022 22:33
...K A R I Ş M A Y I N !
24 Ekim 2022 22:33
DEVLET VE CUMHURİYETİN BEKASI, KARDEŞLİK VE TOPLUMSAL BARIŞ EŞ ANLI SAĞLANABİLİR Mİ? NASIL?
17 Ekim 2022 22:33
...AHLAK AĞLAR...
12 Ekim 2022 22:33
BİR ÜLKEDE MUTLU BİR TOPLUMSAL YAPI İÇİN SİYASET KURUMUNUN ÇÖZMESİ GEREKEN ÜÇ ANA ALAN VARDIR.
03 Ekim 2022 22:33
Tembih name
27 Eylul 2022 22:33
ANADOLU KARDEŞLİĞİ
05 Eylul 2022 22:33
26 AĞUSTOS BÜYÜK TAARRUZ VE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ ANLAM VE ÖNEMİ YA DA KURTULUŞ SAVAŞI NEDİR?
28 Ağustos 2022 22:33
S E L A M O L S U N !!!
27 Haziran 2022 22:33
İSLAMDA KONUŞMA (ÛSLUP) ve İKNA KÜLTÜRÜ NASIL OLMALIDIR?
23 Haziran 2022 22:33
İSLAMDA KONUŞMA (ÛSLUP) ve İKNA KÜLTÜRÜ NASIL OLMALIDIR?
07 Haziran 2022 22:33
İÇTİHAT KAPISI...
30 Mayıs 2022 22:33
PARANIN DEĞERİ, ENFLASYON VE MERKEZ BANKASININ GÜCÜ ÜZERİNE KISA NOTLAR...
28 Mayıs 2022 22:33
KÜRESELLEŞME VE NEO-LİBERALİZM NEDİR?
24 Mayıs 2022 22:33
BAŞLICA TEMEL KORKU ÖBEKLER İMİZ VE İNSAN YAŞAMI ÜZERİNE OLUŞTURDUKLARI ÖNEMLİ BASKILAR HAKKINDA KISA NOTLAR.
11 Mayıs 2022 22:33
YARIN 1 MAYIS
03 Mayıs 2022 22:33
KÜRESELLEŞME VE NEO-LİBERALİZM NEDİR?
27 Nisan 2022 22:33
İNSAN BEĞENDİĞİNİ Mİ SEÇMELİ YOKSA SEÇTİĞİNİ Mİ BEĞENMELİ? HANGİSİ DOĞRU?
20 Nisan 2022 22:33
UMUTSUZ YAŞANMAZ...
15 Nisan 2022 22:33
DİNBAZ YA DA DİNCİ SİYASİ REJİMLER ÜZERİNE KISA NOTLAR.
08 Nisan 2022 22:33
GENÇLER İÇİN EŞ YA DA ARKADAŞ SEÇİMİ ÜZERİNE KISA NOTLAR.
28 Mart 2022 22:33
HAK YEME GÖNÜL !!!
25 Mart 2022 22:33
NEVRUZ KUTLAMALARI VE ALEVİLER AÇISINDAN ÖZEL ÖNEMİ.
21 Mart 2022 22:33
ÇANAKKALE ZAFERİNİN YAŞAMSAL ÖNEMİ VE ATATÜRK'ÜN İNSANCIL RUHU.
17 Mart 2022 22:33
SİYASİ İKTİDARLARIN GÖREVİ NE? HALKI TESLİM ALMAK MI? YOKSA HALKI TEMSİL ETMEK Mİ?
15 Mart 2022 22:33
BURUK BİR TIP BAYRAMI KUTLAMASI.
14 Mart 2022 22:33
KİMLER ÇAĞDAŞ VE ONURLUDUR?
11 Mart 2022 22:33
EVLENMEK NEDİR VE NASIL SÜRDÜRÜLEBİLİR?
07 Mart 2022 22:33
