ALTIN
 977,20
DOLAR
 16,4337
STERLİN
20,5919
EURO
 17,6044

 

 

"12 Eylül" benim kâbusumdur.

Yaşamımda yıl 364,

Eylül ayı 29 gündür..

"12 Eylül",  devrimcilerin, demokratların,

solcuların, aydınların, ilericilerin

yurtseverlerin, anti emperyalistlerin yok edilmesine karar verilen günün adıdır..

Lanet olsun "12 Eylül”ü bize yaşatanlara.

Lanet olsun "12 Eylül"ü düşünenlere.

Lanet olsun "12 Eylül" ü gerçekleştirenlere.

Lanet olsun "12 Eylül”ü kendileri için fırsat sayanlara.

Lanet olsun "12 Eylül" karanlığını günümüze kadar taşıyanlara.

Fakat

"12 Eylül" zulmünün,

Zalimlerinin hesabı mutlaka sorulacaktır.

Unutulmasın.

****************

TANRI

YOBAZLARIN

YALANCI

ŞAHİDİ Mİ?

 

         Mustafa Kemal Atatürk, ün, "Kemalist İlkeler" çerisinde en önem verdiği ilkelerin başında "laiklik" in geldiği kuşkusuzdur.

            Ülke koşullarının henüz hazır olmadığı bir aşamada dahi., çok partili düzene geçiş için sakınca görmezken, titizlikle ileri sürdüğü bir koşul vardı.

 

"LAİKLİK"

 

"Laiklikten asla ödün verilmemelidir."

               Çok Partili Döneme geçilirken, Serbest Fırkanın önderliğini yüklenen Fethi Okyar Mustafa Kemal'in "Laiklik" hususunda taşıdığı hassasiyeti kavramış olacak ki, kurduğu "Serbest Fırka" da laiklik ilkesini esas almıştı.

                O nedenle Mustafa Kemal, Fethi Okyar'a gönderdiği mektubunda şunları yazıyordu.

"Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laiklik esasında beraberiz. Zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel ilke laiklik tir "

              Son yıllarda bu çağdaşlaşma ideolojisi adeta bir tarafa itilerek, toplumsal yaşamda, eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte tarikatlar, cemaatler, tekkeler, medreseler öne alınmıştır.

            Yıllardır cemaat vakıflarında açılan kuran kurslarında, dini vakıf ve derneklerin açtıkları yurtlarda; Kız, erkek ayrımı olmaksızın küçük çocuklara tecavüz edildiğini duyuyoruz, okuyoruz.

            Bu olayların neredeyse tamamı yargıya intikal etmiş, birçok idareci, öğretmen, kurs hocası tutuklanmış. Bir kısmı ceza almış, bir kısmının da yargılanma süreci sürmektedir.

            Son olarak Sakarya'da Uşşaki Tarikatının sübyancı sapık şeyhi Eyüp Fatih Sağban 12 yaşındaki kız çocuğuna tasallutta bulundu.

Bu sapıkları izlemekten toplum, bıktı, usandı, utandı ama sapıklar ne usandı ne utandı.

Bir Kuşkum var;

Acaba bu sapıkların yaptıkları kepazelik ritüel olarak mı değerlendiriliyor?

Öyle ise facia.

            Cübbeli Hoca diye ortalıkta şaklabanlık yapan Molla, "İslam’da Küçük çocuklarla cinsel ilişkide bulunmaya "Badeleşme" denir. Ama Laikler ve ateistler buna taciz hatta tecavüz derler. Hâlbuki İslam’da yeri vardır. " demektedir.

            Bursa'da suçüstü yakalanan ve yargılanıp ceza alan bir tarikat şeyhi "müridim zikir halindeyken ben onunla cinsel ilişkide bulunmazsam, tutuşur yanar" diyordu.

12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tasallutta bulunan Uşşaki

Tarikatının Şeyhi Fatih Sağban de Allah'ı suçluyor.

Diyor ki;

           "Allah beni sınamak için 12 yaşındaki kız çocuğuna fiziksel yakınlaşmamın olup olamadığını görmek istedi. Ben de nefsimi yenemedim. Kısa süreli bir temasım oldu. Bu olayın duyulmasına izin vermeyin. Dinsizlere fırsat vermeyin, beni ifşa etmeyin"

Yobazın ahlaksızlığına, şerefsizliğine bakın.

Halen "Beni ifşa etmeyin, dinsizlere fırsat vermeyin." diyebiliyor.

"Beni ifşa etmeyin, dinsizlere fırsat vermeyin" diye bir de destek istiyor.

Bu tecavüz ve tacizleri, yobazların dinsiz, Allahsız, imansız dedikleri;

Bir Alevinin,

Bir solcunun

Bir sosyalistin,

Bir komünistin,

Bir ateistin yaptığını duydunuz mu?

Duyamazsınız.

Çünkü Onlar haysiyet ve şeref sahibidirler.

Yobazlar, sıkıştıkları yerde ya "Allah şahidimdir yapmadım

Ya da Allah beni sınadı, Allah beni şaşırttı" derler

Be insanlık dışı yobazlar, Tanrı sizin yalancı şahidiniz mi?

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.