Rahmi Koç ;Türk milli burjuvazisinin sözde duayeni, merkez kapitalizmin ülkemizdeki taşeronu . ..
Tüm benzerleri gibi halkın alın terinden devşirilmiş zenginliği ile 100 yılı aşkın bir süredir her kesimden her kimlikten Türkiye toplumunu iliğine kadar sömürmüş, bu sömürü ile başta ekonomik alan olmak üzere Siyasal, sosyal alanda da imtiyaz elde etmiş bir kişilik.
Koç ve benzeri aileler yüz yıl boyunca tüm cumhuriyet iktidarları tarafından istisnasız sahip oldukları ekonomik güç nedeniyle imtiyazla karşılanmış, devletin tüm imkanlarından fazlasıyla yararlandırılmışlardır.
Batı kapitalizminde bu tür aile ve şahsiyetler belli bir kültür ve adabı edinerek bir yandan endüstriyel ilişkilerini kurumsal bir biçimde sürdürürken diğer yandan toplumsal ilişkilerini de sosyal ve etik değerler üzerinden yaşatmaya çalışırlar.
Ben şahsen zaman zaman cumhuriyet rejimi tarafından kamu kaynaklarıyla Devşirilen Koç ve Sabancı gibi ailelerin başta çalışanları olmak üzere sonradan devşirilmiş sermaye sınıfına nazaran topluma karşı daha kurumsal daha hassas daha dikkatli davrandıklarını zannederdim.
Meğer çok yanılmışım 100 yaşına dayanmış koç ailesinin Rahmi’si bir hastane açılışında Kürt kadını üzerinden kustuğu iğrenç anekdot kendilerinin Kürt halkıyla ilgili bilinçaltını teşhir ederken, ben insanım diyen herkesin midesini de ağzına getirmiştir.
Nedir ya sizin bu Kürt halkına karşı olan kininiz, düşmanlığınız nefretiniz. Biliyoruz mesele Kürt halkı ve kimliği olunca hepiniz aynısınız kürde her türlü zülmü reva görürsünüz. Ama ne yaparsanız yapın Kürt kadınına Kürt anasına kızına dil uzatmayin ayıptır günahtır.


















