Kasırga geliyor demokrasi hukuk diyecek ayrıştırmayıp kucaklaşacağız
Bir yanda dünyanın bir ucundaki bir psikopat, diğer yanda Ortadoğu’da sanki geçmişte Hitler’in kendi ırklarına yapılanların intikamını alıyormuşcasına davranan başka bir ırkçı psikopat. Bu iki yanlış insan nedeniyle tüm dünya diken üstünde. Özellikle ekonomik sıkıntıları olan ülkelerin bu durum karşısında işleri çok zor. Ülkeler derken, bizimde bu atmosferden çok daha zor günler yaşayacağımız kaçınılmaz.
Emlakçı Trump’ın amacı, gittikçe liderliğini yitiren doları kurtarmak, diğer yandan en büyük rakibi Çin’i yakıtsız bırakmak !! Netanyahu da ülkesindeki yaklaşan seçim nedeniyle yeniden çoğunluğu sağlayarak iktidarda kalabilmek ve sınırlarını genişletmek.Böylelikle, Büyük Ortadoğu projesinin son halkası olan İran’ı bir şekilde kendi halkına boğdurmaktı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Tarih cahili Trump sert kayaya çarptı ve bu nedenle özenle bugünlere taşıdıkları BOP, İran halkının olağanüstü direnciyle başarısız oldu ve bitti. Bu açıdan tüm İran halkını yürekten kutluyorum.
Ortadoğu’nun bu hali tüm dünyayı çeşitli nedenlerle kasıp kavururken, bizi de kavuruyor ve daha da kavuracağa benzer. Bu olaylar neden dünyanın başka yörelerinde değil de hep islam ülkeleri ve ağırliklı olarakta Ortadoğu’da yaşanıyor??? Çünkü tüm bu sorunları yaşayan islam ülkelerinin ortak noktası DEMOKRASİ VE HUKUKUN OLMADIĞI TEK ADAMLA YÖNETİLMELERİ. Bu yönetimler iş başında oldukları sürece hem kargaşa ve hemde sömürülmeden kurtulamayacaklar.
Libya, Irak, Suriye !!
İşte Ortadoğu’daki tüm bu yaşananları görüp, “Temel’in dediği gibi bu bize ders olsun” sözünü çok iyi biçimde değerlendirip, acilen ülke olarak gereği yapılmalıdır.
Dünya bu sorunlarla uğraşırken biz nasıl en az hasarla bu fırtınadan kurtulacağız. Çözüm tez elden tek adam yönetiminden kurtulup, Cumhuriyet’i demokrasi ve hukukla yeniden taçlandırmaktır. Bunun içinde ilk yapılması gereken ülke içini güçlendirmek olacaktır. Hep denir ya içeriyi sağlam tutacaksınız.
Sayın Cumhurbaşkanı; 24 yılın sonunda Türkiye’nin özellikle ekonomik, siyasi ve sosyal geldiği durum ortada. Saraydan nasıl görünüyor, size nasıl anlatılıyor bilmiyorum ama aşağıda durum hiç iç açıcı değil. Ülke tüm bunları yaşarken, üstüne üstlük Ortadoğu ve yaşanan petrol krizi durumu daha da zora soktu ve sokacak.
Hem Ortadoğuda yaşanlar hemde ülkenin içinde bulunduğu bu zor koşullardan kurtulmanın tek çözümü, biran önce demokrasi ve hukuk kurallarını uygulayarak ayrışmayı değil, birlikte olmayı sağlamalısınız.
Bunun da ilk adımı, şu anda kusurlu, kusursuz tutukluları serbest bırakıp yine adalet önünde tutuksuz yargılanmalarını sağlamak. İçerdeki Hatay MV, Sayın Kavala, Sayın Demirtaş gibi hem Anayasa Mahkemesi, hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkeme kararlarını uygulamalısınız.
Sözün özü, 86 milyon ulusu kardeş yapmanın tüm çözümleri sizin elinizde. Tüm bunlar başarıldığında, ülke derin bir nefesle tüm bu zorluklerı aşacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanı; Bu kardeşlik protokolünde gelinen nokta gittikçe ülkenin büyük bir kesimin yüreğini iyice kanatıyor. Yukarıdaki sözünü ettiğimiz demokrasi ve hukuk, sadece bir kesimi değil tüm ulusu mutlu edecektir. Emperyalist ağzı Kürt sorunu sözü de “ Demokrasi ve Hukukla” raf a kalkacaktır.
Yüce Türk Ulusu’nun kardeşliği
DEMOKRASİ ve HUKUK’tan geçiyor. Bu kardeşlik sevgisi ülkeyi yüceltecektir.
Değerli Okurlar:
Yüzyıllar boyu bu kadim topraklar kimleri, kimleri yetiştirdi ve bakın onlar neleri öğütlüyorlar.
Bu kirlenmiş dünyayı yaşanılır kılan
nedir
bilir misin?
"İncinsen de incitme"
diyen
Mevlana'sı,
"Yaradılanı sev, yaradandan ötürü"
diyen
Yunus'u,
"Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir"
diyen
Hacı Bektaş Veli'si,
"Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durabilene"
diyen
Pir Sultan Abdal'ı,
"Beni hor görme gardaşım,
sen altınsın da
ben tunç muyum?"
diyen
Veysel'i
"Kötü insanların türküleri yoktur"
diyen
Neşet Ertaş'ı,
"Bütün aşklardan yücedir, insanın insanı sevmesi"
diyen
Mahsuni'si
“Sana düşman
bana düşman,
düşünen insana düşman, vatan ki
bu insanların evidir, sevgilim
onlar
vatana düşman"
diyen
Nazım'ı,
"Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız, bahçeleriniz bahar görmesin"
diyen
Ahmed Arif'i,
"Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir barıştır"
diyen
Yaşar Kemal'i var.
Yani bu kadim topraklarda
kin ve nefret yeşermez.
Her şeye rağmen sevgi yeşerecektir...
Haydi Türkiye; 86 milyon kardeşçe,
sevgi dolu nice güzel günlere.
SON SÖZ:
“ En kötü cahil, siyasi cahildir.
Hiçbir şey duymaz, hiçbir şey görmez, siyasi hayata katılmaz.”


















