Yarın Muharrem ayına giriyoruz.
Muharrem; sabrın, adaletin, vicdanın ve hakikatin ayıdır.
Muharrem denildiğinde aklımıza Kerbela gelir. Kerbela, sadece bir matem değil; zalime boyun eğmemenin, haksızlık karşısında susmamanın ve bedeli ne olursa olsun doğru bildiği yoldan ayrılmamanın adıdır.
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da verdiği mücadele, aradan geçen asırlara rağmen insanlığa aynı mesajı vermektedir:
"Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır."
Bugün Muharrem ayına girerken, ülkemizin ve partimizin yaşadığı süreçleri de bu duygularla değerlendiriyoruz.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi'nin neferleri olarak, irademize yapılan hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki demokrasi sadece sandığa gitmek değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan iradeye sahip çıkmaktır.
Partimizin üyeleri, delegeleri ve kurultay iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanında olmaya devam edeceğiz.
Malatya'nın evladı, milletvekilimiz Sayın Veli Ağbaba'nın yanında olmaya devam edeceğiz.
Çünkü mesele kişiler değil, mesele halkın iradesidir.
Mesele, seçilmişlerin yerine başka hesaplarla yön vermeye çalışan anlayışa karşı demokrasiyi savunmaktır.
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sık sık söylediği gibi;
"Biz bu mücadeleyi makam için değil, millet için veriyoruz."
Ve yine biliyoruz ki;
Bir partinin iradesine yapılan müdahale, yarın bir belediye başkanının, bir muhtarın, bir milletvekilinin, hatta bir vatandaşın iradesine yapılabilecek müdahalenin önünü açar.
Biz buna sessiz kalamayız.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşundan bu yana halkın iradesini savunmuş bir partidir.
Muharrem ayı bize sadece yas tutmayı değil, direnç göstermeyi de öğretir.
Bir dörtlükte söylendiği gibi:
"Zulmün gölgesi büyüse de gün gelir dağılır,
Hakikat güneşi doğar, karanlıklar çekilir.
İnançla yürüyenler yorulsa da eğilmez,
Hüseyin'in yolunda olan, haksızlığa yenilmez."
Bugün ülkemizin dört bir yanında milyonlarca insan ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor.
Emekliler geçim derdinde, gençler gelecek kaygısı taşıyor, çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor, deprem bölgelerinde insanlar hâlâ yuvalarına kavuşmayı bekliyor.
Bizim gündemimiz budur.
Bizim mücadelemiz budur.
Bizim kavgamız koltuk kavgası değil; adalet, demokrasi ve halkın refahı mücadelesidir.
Muharrem ayının ülkemize barış, kardeşlik ve huzur getirmesini diliyorum.
Kerbela'nın bize öğrettiği cesaretin, adalet duygusunun ve vicdanın toplumumuzda daha da güçlenmesini temenni ediyorum.
Birliğimizi, dayanışmamızı ve demokrasiye olan inancımızı koruyarak bu zor günleri hep birlikte aşacağız.
Muharrem ayımız mübarek olsun.
Hak, hukuk ve adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve saygılarımla.


















