ALTIN
 977,20
DOLAR
 16,4337
STERLİN
20,5919
EURO
 17,6044

 

 

            Zaho’ da yaşanan patlama İnsani açıdan sarsıcı olduğu kadar, siyasi açıdan da sıra dışı tepki ve değerlendirmelere konu olmaktadır.

            Kimliği, dini. dili, rengi ne olursa olsun amacı sadece tatil yapmak üzere dinlenmekte olan masum insanların hiç beklemedikleri bir anda maruz kaldıkları dehşet verici bir patlamanın sonucunda yaşamlarını kaybetmeleri kabul edilebilir bir durum değildir.

             Kim ve kimler tarafından hangi nedenlerle yapılmış olursa olsun, literatür ve uluslar arası tanıma göre İnsanlık suçudur. Sivil ve masum insanların, sebep ne olursa olsun katledilmeleri kabul edilemez. Bu saldırıda yaşamlarını kaybeden ikisi çocuk dokuz kişi için başsağlığı dilerken, yaralanan 27 kişi için şifa diliyorum,

             Gerek Irak hükümeti. Gerekse bölgesel Kürd yönetimi yetkilileri saldırının sorumluluğunu Türkiye Güvenlik güçlerine yüklerken Türk yetkililerin değişik tondaki yanıtı ikna edici olmaktan uzaktır. 

            Türk yetkililer Bir yandan biz yapmadık derken, bir yandan da “trajik bir hata” diye biliyor. Yine bir yandan saldırıyı PKK ye yüklerken diğer yandan bu konu araştırılsın demektedir.

           Elbette bu konu araştırılarak açığa çıkarılmalı ve failler insanlık vicdanını rahatlatacak biçimde cezalandırılmalıdır.

               Türkiye’yi büyük bir çıkmaza sokan, on yıllardır devam eden Kürt sorunu eksenindeki çözümsüzlük inadı ve güvenlik eksenli politikalar her geçen gün daha ağır sonuçlara yol açmaktadır.

             Ülkenin iki trilyon dolardan fazla ekonomik kaybına yol açan bu çözümsüzlük inadı on binlerce can kaybına yol açtığı gibi, diplomatik alanda da yalnızlaştırmaktadır. Güvenlik diye dayatılan politikanın da aslında ne içerde ne de dışarıda güvenlik sağlamadığına her gün acılar yaşayarak tanıklık etmekteyiz.

             Patlamanın sarsıcılığı kadar, patlamaya gösterilen tepkiler de bu güne kadar gösterilen rutin tepkilerden farklıydı. Patlamada ölenlerin Arap kimliği üzerinden değerlendirmek benim açımdan pek insani bir durum değil, ancak bu güne kadar benzer patlamalarda ( roboski, Diyarbakır, Suruç, Ankara, Gazi Antep, Kuzey ırak ve her gün Suriye’nin batısında yaşanan onlarca saldırı ve patlamanın sonucunda ölen yüzlerce Kürdün ölümü sıradan ölümler olarak kanıksanırken, bu kez Irak hükümeti ve Arap ülkeleri baş ta olmak üzere bir çok ülkenin sert tepki göstererek BM ye şikayete bulunma teklifi, Kürdü öldürmenin de ne denli meşrulaştığını göstermesi bakımından da öğretici olmuştur.

                 Son dönem yaşanan ve bekli de daha çok yaşanacak bu tür faciaların en belirgin nedenlerinden biriside girilen seçim sürecinde aşınan iktidar oylarında artış sağlamayı amaçlayan milliyetçi bir hikâye yazma arzu ve ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

             Bekasını dış operasyonlara bağlayan iktidar sürekli harekât halinde olmayı bir yaşam biçimi haline getirmiştir.

              Irak Kürdistan bölgesinde yıllardır aralıksız sürdürdüğü operasyonlar devam ederken, Suriye Rojavasına yönelik operasyon hazırlık ve girişimleri de milliyetçi konsolidasyonu sağlama ihtiyacının bir sonucudur.

ABD, Rusya, İran, Suriye ve İsrail Türkiye’nin operasyon girişimine karşı açık tutum alırken Türkiye bu yöndeki ısrarını sürdürmeyi tercih etmektedir.

             Muhalefetinde bu güvenlik politikalarına ses çıkarmaması, zımnen veya açıktan destek sağlaması hem Türkiye demokrasisini zora sokmakta hem de Türkiye’nin uluslar arası itibarını sarsmaktadır.

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.