Gelin sadece halk için siyaset yapalım
CHP milletvekillerinin, TBMM Genel Kurulu’nda asgari ücretin 39 bin lira olması ve en düşük emekli aylığının da bu seviyeye yükseltilmesi amacıyla başlattığı “Meclisi terk etmeme eylemi” 4’üncü gününde de devam ediyor. CHP Grup Başkanvekili Sayın Ali Mahir Başarır, “Emekliler şunu bilsin. Hakları teslim edilene kadar biz onlar için mücadele vermeye devam edeceğiz. Milyonlarca emekliye, emekçiye, işçiye, çiftçiye bu halka sesleniyoruz: AKP grubunu, zalimleri afetmeyin” ifadelerini kullandı.
Parlamentoda bunlar yaşanırken, CHP Genel Başkanı Sayın Özel de meydan toplantılarına aralıksız devam ediyor.
Son Denizli toplantısındaki on binlerin soğuk ve yoğun yağmura rağmen meydanları doldurmasının arkasındaki gerçek, halkın içinde bulunduğu yürek yakan yokluk ve yoksulluktur. Saray, ya halkın bu denli ekonomik yoksulluğunu bilmiyor ya da oraya pembe bir tablo olarak aktarılıyor. Son açıklanan rakamlarla değil geçinmek, hayatta kalmak bile imkansız. Böyle giderse halkın büyük çoğunluğu sağlığını yitireceği gibi tüberküloz yeniden hortlayacak. İktidar, tüm ekonomistlerin ısrarla dile getirdiği bir gerçeği asla ne duymak ne de anlamak istiyor. “Saray ve Kamu yeterince tasarruf yapmazsa, enflasyon düşmez!"
TBMM’deki eylem, konunun gündemde tutulması açısından anlamlıdır.
Değerli Okurlar;
Değerli Ekonomist Sayın Selami Tütüncüoğlu’nun 12 Ocak 2026 tarihli makalesinden ( Bir bölüm) alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum…..
“Milletvekili maaşlarına zam yapıldı ve 229.676 TL olan maaşı 273.196 TL’ye yükseldi. Buna göre Türkiye’de vekil maaşı, asgari ücretin 8.2 katı durumuna yaklaştı. Ancak şubatta vekil maaşına başka bir zam gelecek ve oran yeniden değişecek. Emekli vekil maaşı 177.658 TL oldu. Yani en düşük emekli maaşı alan bir emekliden 9 kat daha maaş alıyor. TBMM’de bulunan vekil, ikinci kez seçilmiş ise maaş+ emekli maaşı 450.000 Tl’yi buluyor.
Kendilerine maaş tayin etme konusundaki yetkileri böylesine empatiden uzak, ülkedeki maaş dengeleriyle orantısız, hem emekli, hem çalışan gibi hakkaniyetsiz bir mantıkla, halkın gelir düzeyiyle büyük uçurum oluşturacak şekilde kullanan siyasi parti temsilcilerinin, hiçbir şey yokmuş gibi davranmalarının ayıpları bir kenara, böyle adaletsiz uygulamaların sadece Afrika’da kaldığının acaba farkındalar mı! Bakın size bir başka tiyatrodan söz edeyim; Ana muhalefet partisinin bir milletvekili “Asgari ücretin 39 bin lirayı ve en düşük emekli aylığının da bu seviyeye yükseltilmesi amacıyla başlattığımız “ Meclisi terk etmeme” eyleminin üçüncü gününde, “Sevgili emekli kardeşlerimiz, sizi düşünmeyenleri sizde seçim sandığında düşünmeyin” diyor.
Peki siz muhalifler “iktidardan şikayetçisiniz tamam ama neden bu ayrıcalıklarınızdan vazgeçmiyor ve sadece oy devşirme maksatlı gösteriler sergiliyorsunuz, bunları algılayamadığımızı mı düşünüyorsunuz!"
Üstat Sayın Tütüncüoğlu, sadece alınan maaşlarla kıyaslama yapıyor. Milletvekili ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin özel hastanelerde ücretsiz tedavileri, 12 diş implantının da ücretsiz yapılacağı gibi ayrıcalıklar da unutulmamalıdır Halkın içinde bulunduğu yokluk ve yoksulluk bu durumdayken, halkın kendini temsilen TBMM’ye gönderdiği milletvekillerinin bu ayrıcalıklarının insafla örtüştüğünü kim söyleyebilir?
Sayın Milletvekilleri; Tüm bu eleştiriler sokağın feryadıdır unutmayın!
SON SÖZ: İnsan, insana çözüm olmalı. Düğüm değil. İnsan, insana ilaç olmalı. Dert değil. İnsan, insana yoldaş olmalı. Yük değil. İnsan, insana lazımdır. Ama insan insana.
CAN YÜCEL

















