Perde arkası karıştı! Veysel Tay: ‘Herkes hesap verecek’
Esenlik A.Ş. Genel Müdürü Veysel Tay, kamuoyunda gündeme gelen iddialara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Tay, 25 Mart'ta yaptığı ilk basın açıklamasına atıfta bulunarak, hem hukuki zeminde hem de kamuoyu önünde mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.
Tay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"25 Mart'ta yaptığımız ilk basın açıklamasında açıkça ifade ettiğim üzere; hem hukuk zemininde hem de kamuoyu önünde mücadelem kararlılıkla devam etmektedir ve edecektir. İlk açıklamamızın ardından tablo netleşmiştir: Bir tarafta kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğuyla hareket eden onurlu emekçi gazeteciler, diğer tarafta ise gazeteci kılığına bürünmüş, kiralık kalemler ve beslemeler... Gerçeklerin ortaya çıkmasından duydukları korku nedeniyle bu çevrelerin nasıl paniğe kapıldıkları ve saldırganlaştıkları artık herkesin malumudur".
Ortaya atılan iddialara da değinen Tay, özellikle borç ve zarar söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi:
“Matematikten, akıldan ve gerçeklikten uzak; her hafta artırılan uydurma zarar ve borç masalları, bizim muhatap alacağımız bir konu değildir. Bu seviyesiz iddialara cevap vermek, bu kirli oyunun bir parçası olmak anlamına gelir. Buna asla tenezzül etmeyeceğim. Ancak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bir konu hakkında teknik bir açıklama yapma gereği hasıl olmuştur: Şirketimizin, Türkiye’deki tüm belediye iştiraklerinde olduğu gibi, her yıl Büyükşehir Belediye Meclisi’nden aldığı rutin borçlanma yetkisi; teminat mektupları, kredi kartları, DBS ile Ödeme Sistemi gibi finansal araçların kullanılabilmesi için verilen standart bir yetkilendirmedir. Bu yetkiler kapsamında bugüne kadar tek bir kuruş dahi borçlanma yapılmamıştır. Buna rağmen, bu teknik yetkilendirmeleri fiili borçlanma, hatta mevcut borca kefalet vb göstermeye çalışanlar, kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltmakta ve yalanın sınırlarını zorlamaktadır".
Ancak Tay’a göre asıl dikkat çekilmesi gereken konu seçim öncesi yapılan işlemler:
“Seçim sonrası dönemde büyük çoğunluğu emeklilik yoluyla ayrılan, yaklaşık 200 personelin yerine, yeni istihdam yapılmamış, % 30 daha az çalışan ile dahi İşletme daha verimli hale getirilmişdir. Kamu kaynakları daha etkin ve tasarruflu kullanılmıştır. Ancak bunun yerine konuşulması gereken asıl skandal şudur: Seçimlerden önceki son 3 ayda Esenlik A.Ş. bünyesine yaklaşık 150 fazladan personel alınmıştır. Bu ne demektir? Kamu kaynaklarının hoyratça israf edilmesi, yeni yönetimin ağır bir mali yük altında ezdirilmek istenmesi. Ve açıkça ifade ediyorum, kamu malına karşı yapılmış büyük bir sorumsuzluk, hatta ihanettir. Bununla da sınırlı kalınmamıştır, kuruma ait gayrimenkuller yok pahasına “emanetçilere” satılmış, belediyeden alınan arsalar seçime 2 gün kala yine aynı çevrelere yok pahasına kiralanmış, aynı kişilere ihalesiz ve fahiş bedellerle büyük işler verilmiştir. Amaç açıktır, yeni yönetimin hareket alanını daraltmak, kamu zararını büyütmek, sistemi kilitlemek ve en vahimi de kamu kaynaklarından haksız kazanç elde etmek".
Kendisine yönelik eleştirilere de sert yanıt veren Tay, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. veysel tayYargı organları bu usulsüzlüklerin büyük bölümünü tespit etmiş, haksız kazanç sağlayanlardan yüz milyonlarca lira geri alınarak kamuya iade edilmiştir. Kamu malına uzanan eller tek tek kırılmıştır. Bugün kalemini ve ekranını kiraya veren bu çevreler; yaptıkları ve yaptırdıkları usulsüzlüklerin sadece bunlarla sınırlı olmadığını çok iyi bildikleri için, “Veysel Tay Susmalı/Susturulmalı” manşetleriyle korkularını dışa vurmaktadır. Bu manşetlerle şahsımı hedefe koyarak, susturmaya çalışanların, kendilerinin de kalemlerini ve ekranlarını kiraya verdikleri kamu sırtlanlarının da şu iki hususu çok iyi bilmeleri gerekir: 1. Veysel Tay, sizin gibi yalanla, iftirayla değil; belgeyle, hukukla ve adaletle hareket eder. Şov yapmaz, bugüne kadar olduğu gibi gereğini yapar. 2. Veysel Tay susturulsa dahi; elindeki tüm bilgi ve belgeleri ilgili kurumlara ulaştıracak irade ve güvenilir dostları da her zaman var olacağı için kurtulmaları mümkün değildir".
Açıklamasının sonunda ise yeni süreçlere işaret etti:
"Son olarak şunu da açıkça ifade ediyorum: Henüz konuşulmamış, ortaya çıkarılmamış çok daha fazla konu vardır. Başta Kanguru Koleji ve yöneticileri olmak üzere, haklarında kapsamlı değerlendirmeler yapılacak ve gerekli tüm hukuki süreçler kararlılıkla işletilecektir. Sırası gelen herkes, hukuk önünde hesap verecektir".

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ACIKLAMA
MALATYA HAYVANCILIKTA TÜRKIYE'NİN MERKEZİ OLUYOR

















