Yap işlet, millete ödet
Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana hiçbir dönemde bu denli yokluk, yoksulluk sarmalına düşmemiştir. Geçmişte toplumun direği olarak kabul edilen orta sınıf tümüyle yok olurken ortada iki sınıf ……“ zengin- fakir”. Anket sonuçlarına göre de bu oran %20 zengin, %80 sadece ayakta kalabilme mücadelesi veren yoksul kesim. Peki 23 yıldan beri iktidar olan AKP ne yapıyor? Siz hele biraz daha kemerleri sıkın, benim çok önemli aşmam gereken sorunlarımı halledeyim, sıra seçime geldiğinde ise bakın sizlere ne büyük güzellikler yapacağız.
Şu anda iktidarın önünde aşması gereken, onlara göre, iki sıkıntıları var.
1.Ne yapıp edip erken veya baskın bir seçimle yeniden iktidara devam etmek !!
2.Diğeri de 50 bin kişinin katilini umut hakkı diyerek affedip DEM Parti’yi kafalayıp yeniden AKP+ MHP’yi ömür boyu iktidara taşımak.
Değerli Okurlar; Adına ister erken ister baskın seçim deyin, taşlar döşeniyor. Bu seçimi yapabilmek içinde en büyük sıkıntıları, PARA. Dikkat ederseniz son dönemlerde kamu malları haraç mezat satılıyor. Hatırlarsınız, 5G ihalesi, Çayırhan Termik Santralı, İstanbul Kalamış Marina ihaleleri yapılmıştı. Bunlar seçimi kazanabilmek için yetmez. Şimdi sıra şehrin göbeğinde, kenti birbirine bağlayan iki köprü ve otoyollara geldi. Bu köprülerden biri rahmetli Demirel, diğeri de rahmetli Özal dönemlerinde yapılmıştı. Bu ülke kendi imkanlarıyla bu iki köprüyü yapmıştı.
Soru şu; Bir kentin iki yakasını birbirine bağlayan köprüler paralı olur mu?
Dünyada, kent içinde paralı köprüsü olan başka bir ülke biliyor musunuz? Galata, Un kapanı ve Haliç köprülerini de paralı yapmayı unutmayın.
Bu konulard a CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’ın açıklamaları insanın kanını donduruyor.
Köprüler ve otoyollar devamlı gelir getiren yapılar, sadece bakım ve onarım masrafları var. Hayır, sizler anlamazsınız, safsınız, seçim dediğimizde nasıl kazanacağız? 23 yıldır her seçim döneminde yaptığımız gibi emekli, emeksiz, dul, yetim, asgari ücretliye “ Kallavi” zam yapıp oyları cukka edeceğiz!! Seçmeni aptal yerine mi koyarak bu umursamazlık ve samimiyetsizlik değil mi? Daha ne kadar halkın bu samimiyetsizliğe pirim vereceğini sanıyorsunuz? Bu ne kibir ??
Gelelim, 50 bin kişinin katilini dışarı çıkarıp, DEM Parti’yi kafaladık mı işlem tamam. DEM Parti’ye gelince, siz gerçekten neyin peşindesiniz? Kürt sorunu diye diye her şeyi unutup bebek katilinin affına kadar geldiniz. Bu ülke seçimlerde “Kent Uzlaşısı“ diyerek sorunu kendi içinde çözdü. Ama siz devamlı Apo , Apo diyerek konuyu kaşıyıp Türk, Kürt kardeşliğini bölmeye mi çalışıyorsunuz?
Gerçekten ülkede ilginç olaylar yaşanıyor. Kürt sorunu, bebek katilinin affıyla adeta özdeşleşti. Bu konuda herkes aklını başına almalı ve ona göre hareket etmeli. PKK, SDG yıllardır uşaklık ettikleri ABD’nin tekmesini yediler. Çok havalanmışlardı, ses tonları düştü. Yapacağınız, gerçek bir Türkiye Partisi olup, Türkiye Cumhuriyeti’ni kucaklamak olmalıdır.
Yüce Türk Ulusu, bu ülkenin yurttaşlarını çoluk, çocuk, kadın, yaşlı demeden 50 bin kişinin katlinden sorumlu örgütün lideri Apo’dur. Apo ile kararı asla iktidar veremez ve vermemeli. Bu nedenle bu konu referanduma gider ve halk karar verir. Devlet sadece kendine karşı yapılan suçları affedebilir, vatandaşa karşı yapılanları affedemez. Ne ocaklar söndü, ne anaların gözyaşı dindi, ne yavrular yetim kaldı, ne fidanlarımız da sakat kaldılar.
SON SÖZ:
Kendi ışığını bulmuş insanlar,bir başkasının yörüngesinde dönüp durmazlar.
SENECA

















