ALTIN
 4.297,56
DOLAR
 39,7257
STERLİN
53,5046
EURO
 45,8826
reklam

500 yıl önce yazılmış mektup 

Sayın Erdoğan, iki yeni bakan atayarak seçim startını vermiş oldu. Özellikle Adalet Bakanlığı’na yapılan atamayla, ana muhalefet için siyasetin daha da gerginleşeceği ve zorlu günlerin yaşanacağını anladık, hep birlikte görecek ve yaşayacağız. Ama unutulmamalıdır ki oluşacak gerginliğin ne Sayın Erdoğan’a ne de ülkeye hiçbir yararı olmayacağı gibi, ülkeyi çok daha zor günlerin içine çekecektir.

Ortadoğu ateş çemberi, emperyal oyunlar devam ediyor. Bu yangın dilerim bize sıçramaz. 50 bin kişinin katili için af söylemlerinin yarattığı gerginlik ortada. Ülkedeki yokluk ve yoksulluk her geçen gün daha da artarak devam ederken hala iktidarda kalmanın hesaplarının yapılması …….

Sayın Cumhurbaşkanı; Sizin ülke sevginizden kimsenin kuşkusu olamaz. Getirdiğiniz Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ülkenin geldiği nokta ortada. Bu sistemle asla hiçbir yere varamadığımız gibi, çok daha kötü günlere gideceğiz. Tek adam yönetimi hiçbir ülkeyi, ne ekononomik ne de siyasi aydınlığa taşımıyor, taşıyamaz. Örnekler ortada, ORTADOĞU !!

Gelin, Ana muhalefetle bir araya gelip birlikte “ Parlamenter Sisteme” dönün. Birlikte bu dar boğazı aşalım hem siz hem de ülke derin bir nefes alsın. Bir öneriyi hep dile getiriyor ve yineliyorum.

Bu öneri Türkiye’nin aydınlık geleceği için

“ Köprüden önceki son çıkış !!”

Değerli Okurlar; Hani hep denir ya” Tarih yaşanmaz, örnek alınır” işte burdan yola çıkarak Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman’ın 500 yıl önce yazdığı bir mektubu hem o güne hem de bugüne ışık tutması dileğiyle paylaşıyorum.

Kanuni Sultan Süleyman’ın aklına takılan ve onu yoran bir soru vardır.

Çok güçlü bir duruma getirdiği Osmanlı Devleti’nin akıbetini hayâl ederken “ günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı?” diye..

Bu sorunun cevabını almak için dönemin ünlü Türk Alimi Yahya Efendi’ye sadrazamını gönderir.

Sadrazam gider, sorar ve döner.

Kanuni; “Ne dedi?” diye sorunca Sadrazam cevabı söyler; “Neme lazım dendiği zaman!.”

“- Başka bir şey söylemedi mi?”

“- Hayır efendim. Bir tek cümle söyledi.”

Bu cevabı uzun bir süre düşünen Kanuni, sonunda ünlü alime mektup yazar, bunun ne anlama geldiğinin açıklanmasını ister. “Çeşitli yorumlar yapıyorum ama doğrusu nedir, onu ancak siz söylersiniz..” der.

Ve ünlü alim Yahya Efendi de bir mektup yazıp, Kanuni’ye gönderir...

(“ Bu mektup günümüzde Topkapı Sarayı'nda sergilenmektedir.”)

Mektup şöyle;

“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse, işitenler de “neme lazım” deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse…”

“Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse..”

“Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse..

“İşte o zaman devletin sonu görünür.”

Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve itimadı sarsılır. Asayişe itaat hissi kaybolur.

“Halkın umutları yok olur, böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir..”

SON SÖZ:

İnsanlar, insanların içinde,insana hasret yaşarlar.

ÖZDEMİR ASAF

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.