KÜRTLERİN ALEVİ KATLİAMLARI
Bölücü Kürtçü siyaset, Alevi toplumunu güdümüne alıp Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı aşılamaya ve çeşitli kesimleri kendine eklemlendirmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Cumhuriyet dönemindeki Kürtçü ve bölücü karakterli isyanlara karşı verilen tepkiler, Aleviler hedef alınmış gibi yansıtılmak istenmektedir. Terör teşkilatı PKK ve uzantıları da kendilerini Alevi topluluklarının hamisiymiş gibi göstermeye çalışmaktadır.
Gerek Türklük gerekse Alevilik bakımından en yıkıcı dönem, Yavuz Sultan Selim dönemine denk gelmektedir.
Pek çok kaynakta Yavuz'un babası 2. Beyazıt’ın Bektaşi olduğundan, Şah İsmail'e "oğlum", Şah İsmail'in de kendisine "baba" dediğinden ve hatta Hacı Bektaş Ardalarından Balım Sultan’ın kendisine kuşak bağlamasından ve Bektaşi toplumuyla ilişkilerini düzenli yürüttüğünden söz edilmesi de son derece önemli bir bilgidir.
Tarihimizde Kürtlerin Alevi katliamları, Şafi Kürt Nureddin Müftü El Hamza'nın Şeyhülislamlığı ile başlar. Yavuz Sultan Selim'in Şeyhülislam'ı olan Şafi Kürt El Hamza verdiği fetvalarda şu ifadeleri kullanmıştır:
"Aleviler İslam'ı yok etmeye çalışır, kafir ve dinsizdirler, bunları öldürüp toplumlarını darmadağın etmek bütün Müslümanlara vacip ve farzdır, bunu yaparken ölenler şehittir, bunların hali kafirlerin halinden daha fena ve çirkindir çünkü bunların kestikleri mundardır, nikahları batıldır, malları, kadınları ve dahi çocukları helaldir, yedi Aleviyi öldürenin yeri, kayıtsız ve şartsız cennettir. Dininize dönerse de, gıne öldürmeyen kafirdir.


















