OLAĞAN KURULTAY
1-CHP'de tedbir devam ettikçe olağan kurultay yapılamıyor.
Tedbir sona erince olağan kurultay yapılabilir.
PM bu durumda olağan kurultay kararı almazsa, Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine, kurultayı toplayacak çağrı kurulu atanması için başvuru yapılabilir.
Bu karar, temyize değil istinafa tabi.
2- Karar kesinleşirse, yapılacak olağan kurultay tekrar niteliğinde bir kurultay.
Bu nedenle delegelik sıfatı devam eden delegelerle bu olağan kurultayın yapılması gerekiyor.
İstanbul dışındaki illerin kongre ve delegeleri konusunda verilmiş bir iptal kararı yok.
O illerden gelecek kurultay delegelerinin, yapılacak kurultaya katılması gerekiyor.
3- Kılıçdaroğlu, mevcut delegelerle olağan kurultay yapmak istemiyor.
Olağan kurultay takviminin, ta en başından, mahalle delegelerinin belirlenmesi sürecinden itibaren başlatılmasını istiyor.
Mahalle delegelerinin belirlenmesi, seçim yargısı güvencesi dışında.
Her türlü sorun da işte burada yaşanıyor.
4- Tedbiren görev yapan Kılıçdaroğlu yönetimi, sadece ivedi işleri yapabilir.
İlçe ve il yönetimlerini görevden almamaları gerekirken, bu konuda yetki aşımı işlemler yapılıyor.
CHP'nin TBMM Grup İç yönetmeliği md 72 uyarınca, milletvekilleri yasama çalışmaları dışında MYK kararıyla YDK'ya sevk edilebilir hükmü yer alıyor.
CHP Tüzüğü md 63/1 uyarınca ise, milletvekilleri PM kararı ile YDK'ya sevk edilebilir hükmü yer alıyor.
2820 md 23/2'de İç yönetmeliğe, tüzüğe aykırı hüküm konulamaz denilmesine rağmen, bu aykırı düzenlemeler hep korunmuş.
CHP MYK, hem tedbiren görev yapması nedeniyle yetkisini aşarak görevden alma ve disipline sevk, hem (milletvekilleri konusunda) hukuk dışı hüküm içeren iç yönetmeliğe dayanarak, disipline sevk etme işlemleri yapıyor.
Tedbiren disipline sevk etme halinde, bu durum sürdükçe, üyelik hakları kullanılamıyor.
5- Mahalle delegeleri belirlenmesinde bu delegelerle ilgili seçimler göstermelik biçimde yapılıyor.
Bu konudaki itirazlar, ilçe örgütlerine yapılabiliyor ki, ilçe örgütlerince bu itirazlar etkin denetlenmiyor.
Parti içi demokrasinin en çok aksadığı bu konu nedeniyle, hep yönetimler kongre ve kurultaylar sürecinde açık ara fark yaratıyor.
Bu konu hep yönetimlerin işine geldiği için, hiç bir zaman yönetimler bu sorunun çözülmesi için etkin bir irade ortaya koymak yerine, hep bu durumdan yararlanmak yoluna gidince...
Mahalle delegeleri böyle belirlenince, ilk basamak olan buradan çıkacak kişilerle seçim yargısı denetiminde ilçe kongresi, onun sonrasında aynı şekilde seçim yargısı denetiminde il kongresi yapılsa da, temeldeki sorun nedeniyle bu kongrelerde genel merkezin etkisini kırmak neredeyse olanaksız.
Bu nedenle, Kılıçdaroğlu yeni baştan bir kurultay süreci başlatıp, bu şekilde illerden gelecek delegelerle, bir kurultay yapılsın istiyor.
6- Olağan kurultay bu koşullarda yapılırsa, Kılıçdaroğlu (aday gösterilirse) aday da olabileceğini açıkça ifade etmiş durumda.
Kılıçdaroğlu bu durumu ifade etti, yapacak bir şey kalmadı denilmemeli.
Tüm bu durumlar gözetilip, her ne olursa olsun, üyeler partide kalmalı, mücadele parti içinde her yönüyle ve çok daha etkin yapılmalı.
Bedel ödemeden başarı elde edilemeyeceğine göre, bedelden geri durmamalı, ne olursa olsun her türlü bedele hazır olmalı.

















