M.Tevfik KIZGINKAYA
[email protected]
CUMHURİYETİN KADINLARI
09 Mart 2021 16:35
Söze, bir yanlışa ve haksızlığa itiraz ederek başlayalım.
“Kadınlar, mücadele etmeden haklar kazandılar” sözü tartışmasız yanlıştır.
Kadınların, yaşamın her alanında eşit haklara sahip olma mücadelesinin başlangıcı olarak, Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto ettikleri grevlerin başlangıç tarihi olan 08 Mart 1857 Dünya Emekçi- Çalışan Kadınlar Günü olarak kabul edilmektedir. 8 Mart, kutlamaktan öte haklar için mücadele günüdür.
Kadınlar ilk siyasi haklarını ise Yeni Zelanda’da (1893’de seçme, 1918’de seçilme) ve Avustralya’da (1902’de seçme) kazanarak elde etmişlerdir. Ardından İskandinav ülkelerinde kazanılan haklar, 1917’den itibaren Avrupa’da yaygınlaşmıştır.
*****
Cumhuriyet öncesinde de kadınların eğitim, çalışma ve sosyal yaşamda yer almalarını sağlayan yasaların çıkartıldığını görüyoruz. Bu yasalarla kazanılan hakların 100 yıl öncesinin koşullarında büyük çoğunluğu kırsalda yaşayan kadınlarımız tarafından yok denecek düzeyde kullanılabildiği açıktır.
1843 Türk kadınları ilk kez, Tıbbiye Mektebi bünyesinde aldıkları ebelik eğitimi ile sosyal yaşamda yerlerini almaya başladı.
1847 Kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı tanındı
1856 Kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılması yasaklandı
1858 Kadınların mülkiyet hakkı yasalaştı,
1913 Devlet memuru olarak çalışmaya başladılar
1914 Tüccar ve esnaf olarak çalışma yaşamına katıldılar
1914 Kızlar için ilk yüksek öğrenim okul “İnas Darülfünunu” açıldı.
Cumhuriyet Devrimiyle beraber kadınlarımız, insan ve yurttaş kimliğini kazanmışlar ve eğitimden sanata, çalışma yaşamından siyasete kadar yaşamın her alanında hak ettikleri yerlerini almışlardır.
*****
Kurtuluş Savaşımızın başından itibaren cephede mücadeleye katılan ancak ne yazık ki, birçoğumuzun bilmediği kahraman kadınlarımızın varlığı, başta söylediğimiz “kadınlar, mücadele etmeden haklar kazandılar” sözüne verilecek en güzel yanıttır.
Kadın erkek eşitliği o dönemin İngiltere’sinde caddelerde sokaklarda tartışılırken Türkiye’de Milli Mücadele ortamında kadın erkek birbirine eşit, omuz omuza savaşıyorlardı.
Miting kürsülerinden seslenen Halide Edip’ten elindeki silahla cephede savaşan Kara Fatma, Kılavuz Hatice, Nezahat Onbaşı, Şerife Bacı, Kastamonulu Halime Çavuş, Tayyar Rahmiye, Gördesli Makbule, Binbaşı Ayşe, Süreyya Sülün Hanım, Antepli Yirik Fatma, Tarsuslu Adile Onbaşı, Çavuş Penbe, Senem Ayşe Hatun, Nafize Kadın, Bitlis Defterdarının Hanımı, Sultan Hanım, Faika Hakkı, Ali kızı Alime, Hacı Osman kızı Fatma, Besim kızı Şükriye, Musa kızı Fatma, Veli Onbaşı kızı Ayşe, Molla İbrahim kızı Fatma, Molla Hasan kızı Fatma’ya kadar daha yüzlercesi, binlercesi… özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizin kahramanlarıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin var olmasında borçlu olduğumuz binlerce isimsiz kahraman Kadınlarımızı saygıyla ve şükranla anıyorum.
Tüm kadınlarımızın Kurtuluş için nasıl bir bütünlük içinde ve var olan güçleriyle Milli Mücadelede yer aldıklarını gören ve yaşayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Cumhuriyetin kurucu kadrosunun kadınlarımıza hak ettikleri Hakları kendilerine teslim etmelerinden daha doğal ne olabilirdi ki?
Kurtuluş ve Kuruluş mücadelesinde canıyla, kanıyla, emeğiyle var olan Kahraman Kadınlarımızın tarih derslerinde okutulması ve genç kuşaklara anlatılması gerektiğine inanıyorum.
*****
Cumhuriyet’in kadına bakışını Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinde görüyoruz;
“Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her hususta yükselmelerini temindir. Binaenaleyh kadınlarımız da alim ve mütefennin olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim derecelerinden geçeceklerdir. Sonra kadınlar sosyal hayatta erkeklerle beraber yürüyerek birbirlerinin yardımcısı olacaklardır.”
Eylül 1922’de Haydarpaşa Tıp Fakültesi’ne ilk kez 7 kız öğrenci alınmıştır. 1927’de fakülteyi bitiren kız öğrenciler 1928’de de doktor unvanını almışlardır.
03 Mart 1924, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) yasası ile tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı, kızlar ve erkekler birlikte eşit haklarla eğitim almaya başladılar.
07 Şubat 1924, Türk Kadınlar Birliğini kuran kadınlar, Birliğin tüzüğüne amaçlarını,
“…kadınların sosyal ve siyasal haklarını elde edecek olgunluğa eriştirilmesi…” olarak yazdılar.
05 Kasım 1925, Ankara Hukuk Fakültesi açıldı ve 1929’da ilk kadın yargıçlar göreve başladılar.
1925 Kılık kıyafet yasası ile (bazı kisvelerin giyilemeyeceği) kadınların peçe ve çarşaf giyme zorunluluğu kaldırıldı.
04 Ekim 1926, Kabul edilen Medeni Kanunla aile birliği kuruldu ve kadın ile erkek eşit haklara sahip oldu.
1927 Nüfus sayımında kadınlar da sayıldılar.
03 Nisan 1930, Belediye Kanunu ile kadınlar ilk kez Belediye seçimlerinde oy kullanma ve Belediye Meclislerine seçilme hakkını elde ettiler.
1932, Keriman Halis Türkiye ve Dünya Güzellik Kraliçesi seçildi. Gazi Mustafa Kemal’e çektiği telgraf; “Kazandığım başarı sizin ülkemiz kadınlarına ilham ettiğiniz fikirlerin sonucudur.”
1933, Kız çocuklarına meslek eğitimi vermek üzere Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü kuruldu.
26 Ekim 1933, 1924 tarihli Köy Kanunu’nun 20.ve 25. Maddelerinde yapılan değişiklikle kadınlar, muhtar ve ihtiyar meclisi seçimlerinde oy kullanma ve seçilme hakkını elde ettiler.
5 Aralık 1934, dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve 191 arkadaşının verdiği, 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa) 10.ve 11. Maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifinin kabul edilmesiyle kadınlar, milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazandılar.
Kadın, erkek her Türk’ün seçme yaşı 22, seçilme yaşı 30 olarak belirlendi. Böylece, kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikten biri daha ortadan kalkmış oldu.
8 Şubat 1935 seçim sonuçlarına göre 17 kadınımız milletvekili seçildi. 1936’da yapılan ara seçimde Çankırı Milletvekili olarak seçilen emekli öğretmen Hatice Özgenel ile bu sayı 18’e çıkmıştır. Böylece kadınlar, Meclis’teki tüm milletvekillerinin % 4,5’ini oluşturdular.
Ne yazık ki, 2007 yılı seçimlerine kadar kadın milletvekillerinin bu oranı (%4,5) aşılamamış, 1999 seçimlerine kadar da ilk seçilen kadın milletvekili sayısına (18) ulaşılamamıştır.
*****
Günümüzde ise, Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik, çağdaş bir devlet olma niteliğini yok ederek “ılımlı İslam” devleti kurmayı amaçlayan siyasi iktidarın hedefinde kadınlarımız vardır. Kadınlarımız,
Özellikle eğitim ve çalışma yaşamıyla ilgili çıkartılan yasalarla,
Kadınlarımıza yönelen şiddete ve işlenen cinayetlere karşı sessiz kalınmakla,
Faillerinin korunurcasına cezasız kalmasıyla,
İstanbul Sözleşmesinden çıkmaya kalkmakla…
Başta eğitim olmak üzere siyasal, sosyal, kültürel ve çalışma yaşamından uzaklaştırılmaya ve toplum yaşamının dışında tutulmaya çalışılmaktadırlar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurtuluş ve Kuruluş sürecine tüm güçleriyle katılan ve Cumhuriyet Devrimimizin temel gücünü oluşturan kadınlarımız, bugün yine aynı kararlılıkla ve güçle Cumhuriyet’e, haklı kazanımlarına ve çağdaş geleceğimize sahip çıkacaklardır.
Türkan Saylan-lar gibi…
Kadın, insandır ve yaşamın her alanında eşit hak ve özgürlüklere sahip bir yurttaştır.
Kadın Haklarına sahip çıkmak; çağdaş, demokratik ve gelişmiş bir Türkiye’de yaşamak isteyen her yurttaşın görevi ve sorumluluğudur.
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü herkese yol göstersin.
“Mümkün müdür ki;
Bir toplumun yarısı topraklara zincirlere bağlı kaldıkça, diğer yarısı semalara yükselsin?”
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
KİMİN NE DERDİ VAR?
18 Ocak 2026 16:35
TOTALITER İKTİDARLARIN AMACI
11 Ocak 2026 16:35
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
04 Ocak 2026 16:35
UMUT DOLU BİR YILA VE YARINLARA
27 Aralık 2025 16:35
MİLLETİN DERDİ GEÇİM DERDİ
22 Aralık 2025 16:35
ÖRGÜTLÜ HALK, HUKUK, CUMHURİYET
09 Kasım 2025 16:35
OTOKRASİ Mİ DEMOKRASÖMİ ?
03 Kasım 2025 16:35
ÇİVİSİ ÇIKMIS DÜNYA
19 Ekim 2025 16:35
10 EKIM 103 CANIN HESABI NEREDE ?
12 Ekim 2025 16:35
BARIŞ VE.MESRUTIYET
05 Ekim 2025 16:35
ÇİRKİN SİYASET
14 Eylul 2025 16:35
" İLERİ " DEMOKRASİDE YENİ PROJE
07 Eylul 2025 16:35
MEMLEKETİN SAHİBİ KİM ?
27 Temmuz 2025 16:35
MILLET Mİ ÜMMET Mİ ?
20 Temmuz 2025 16:35
TERÖRSÜZ TÜRKİYE KİMİN İÇİN ?
13 Temmuz 2025 16:35
İKTİDARIN HAL VE GİDİŞİ
06 Temmuz 2025 16:35
TURKİYE CUMHURİYETİ YOL AYIRIMINDADIR
15 Haziran 2025 16:35
SUÇLU BULUNDU
18 Mayıs 2025 16:35
BİR SİYASET DERSİ
11 Mayıs 2025 16:35
TELEF OLAN CHP.LİLER DEĞIL, DEMOKRASİ
03 Mayıs 2025 16:35
TURPUNAN ŞALGAMINAN DEVLET İDARE EDİLMEZ
20 Nisan 2025 16:35
HALKIN GÜCÜ
06 Nisan 2025 16:35
Adalet ve Demokrasi
30 Ocak 2023 16:35
Seçim Oyununda İkinci Perde
23 Ocak 2023 16:35
Millet Can Derdinde, Muhalefet Neyin Peşinde?
16 Ocak 2023 16:35
Seçim Oyunları
09 Ocak 2023 16:35
Seçim Tuzağı
26 Aralık 2022 16:35
Saraçhane Diyor ki...
19 Aralık 2022 16:35
Susmak Suça Ortak Olmaktır
14 Aralık 2022 16:35
Umudu Yaşamak
04 Aralık 2022 16:35
Kadına Şiddete HAYIR
29 Kasım 2022 16:35
Büyük Cumhuriyet Buluşması
21 Kasım 2022 16:35
O, Bir İnsandı…
13 Kasım 2022 16:35
2023’te Seçimimiz Ne Olacak?
06 Kasım 2022 16:35
AHMET TANER KIŞLALI’ ya
25 Ekim 2022 16:35
Her Yıl Seçim Olsa...
08 Ekim 2022 16:35
Siyasetin Gerçeği ve Çelişkisi
20 Eylul 2022 16:35
9 Eylüller Kutlu Olsun...
10 Eylul 2022 16:35
Gaflet, Dalalet, İhanet…
05 Eylul 2022 16:35
Zafer’in Bayramı
29 Ağustos 2022 16:35
Kanunlarla mı, Fetvalarla mı?
28 Ağustos 2022 16:35
20 Yıllık Birikim!
09 Ağustos 2022 16:35
Lozan Ne Demek?
27 Temmuz 2022 16:35
Sorunlar Sıradanlaşırsa
18 Temmuz 2022 16:35
Bahçelerde Maydanoz Gel Bize Bazı Bazı…
12 Haziran 2022 16:35
Hakaret ve Siyaset
05 Haziran 2022 16:35
Dost Doğruyu Söyler
29 Mayıs 2022 16:35
2 İleri 1 Geri
23 Mayıs 2022 16:35
Delikanlım
08 Mayıs 2022 16:35
Kapitalizmin Başarısı
03 Mayıs 2022 16:35
Zor Bir Yazı
27 Nisan 2022 16:35
Hayalin Kilosu Kaça
17 Nisan 2022 16:35
Türkiye'nin Gerçeği Laiklik
11 Nisan 2022 16:35
MANDA YUVA YAPMIŞ
03 Nisan 2022 16:35
RTE-AKPnin Üç Kozu
20 Mart 2022 16:35
Üretmek Pahalı İthalata Bakmalı
13 Mart 2022 16:35
Muhalefetin Adayı Kim?
16 Şubat 2022 16:35
Velet Değil İNSAN
17 Ocak 2022 16:35
2500 TL!
09 Ocak 2022 16:35
Merhaba 2022
31 Aralık 2021 16:35
Şahsım Ekonomisi ile Devlet Yönetmek
07 Aralık 2021 16:35
Emekliler Hak Etmedikleri Koşullarda Yaşıyorlar
14 Kasım 2021 16:35
Mutlu Olmak İnsanın Doğal Hakkıdır
07 Kasım 2021 16:35
Halkın Yanında Olmak
25 Ekim 2021 16:35
Bütün Suç Halkın Mı?
18 Ekim 2021 16:35
Sayıştay Raporu ve Pandora Belgeleri
10 Ekim 2021 16:35
Demokrasinin Fıtratında Kaybetmek de vardır
05 Ekim 2021 16:35
RTEnin Yurt Sevgisi Tartışılmaz.
29 Eylul 2021 16:35
Türkiye Neden Yangın Yerine Döndü?
05 Ağustos 2021 16:35
Emperyalizmin İnsanlığa İhaneti
18 Temmuz 2021 16:35
Amaç, Muhalefetsiz Demokrasi mi?
12 Temmuz 2021 16:35
Çocuklarına Sahip Çıkamayan Ülke
06 Temmuz 2021 16:35
Bu Kirli Oyunu Bozmak Bizim Elimizde
21 Haziran 2021 16:35
Bir Çocuğun Hayali...!
14 Haziran 2021 16:35
Devlet Yaptı, Susun!
29 Mayıs 2021 16:35
Vatan Millet mi Dediniz?
24 Mayıs 2021 16:35
19 Mayıs Neden Bayram Olarak Kutlanmaz?
19 Mayıs 2021 16:35
Sevrden Montröye
Şimdi Nereye?
29 Nisan 2021 16:35
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
19 Nisan 2021 16:35
Millet mi, Ümmet mi?
01 Nisan 2021 16:35
Kadın ve Genç
27 Mart 2021 16:35
ÇELİŞKİLER ÜLKESİ
22 Mart 2021 16:35
İnadına İktidar
01 Mart 2021 16:35
Kurucu Anayasa Yapmak!
25 Şubat 2021 16:35
DEĞİŞİMİN DEĞİŞİMİYLE TÜRKİYE NEREYE?
08 Şubat 2021 16:35
24 OCAK KARANLIĞIN AYDINLIĞA SALDIRISIDIR
01 Şubat 2021 16:35
SİYASETİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
28 Aralık 2020 16:35
ÇIKIŞIN YOLU HALKÇI DEVLET
21 Aralık 2020 16:35
BU BİR SAVAŞTIR..
07 Aralık 2020 16:35
SİYASETEN SAVRULMAK
02 Aralık 2020 16:35
CUMHURİYETİN KIRILIŞI (3) YA BİTİŞ, YA ÇIKIŞ.
23 Kasım 2020 16:35
BU NE HİDDET!
18 Kasım 2020 16:35
