ARGUVAN BAKIŞIYLA…
İspat etmeden infaz etme döneminden geçiyoruz.
Dün aynı sahada omuz omuza yürüyenler, bugün birbirlerinin güvenini sarsmak için oyun içinde oyun kuruyor.
Oysa peşin hüküm, hakikatin önüne geçmemeli.
Arguvan’ın mayasında bir söz vardır:
Dinlemeden karar verilmez, görmeden hüküm kurulmaz.
Bu toprakların insanı bilir; hayat bazen insanı ağır sınavlardan geçirir. Hele ki kamuoyunun tanıdığı isimler hakkında ortaya atılan iddialar, yalnızca o kişileri değil; birlikte yol yürüyenleri, güven duyanları ve inananları da vicdani bir sorgulamanın eşiğine getirir.
Tam da böyle zamanlarda sağduyuyu kaybetmeden durabilmek gerekir.
Bugün, iktidara adım adım yürüyen Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik haksızlıklar karşısında daha fazla birlik, daha fazla dayanışma zamanı.
Çünkü biz biliriz ki;
Hakikat aceleye gelmez.
Adalet söylentiyle değil, belgeyle konuşur.
Henüz sürecin başındayken peşin hüküm vermek; ne vicdana, ne hukuka, ne de insanlık ölçüsüne sığar.
Bizim anlayışımızda vefa; dost dara düştüğünde hemen sırt çevirmek değil, gerçeğin ortaya çıkmasını sükûnetle bekleyebilmektir.
Elbette yanlış varsa yanlıştır, doğru varsa doğrudur.
Buna karar verecek olan öfke, dedikodu ya da siyasi hesaplar değil; hukukun ortaya koyacağı somut gerçeklerdir.
Arguvan bakışı bize şunu öğretir:
Savrulmadan durmak,
Bağırmadan konuşmak,
Hüküm vermeden önce hakikati beklemek…
Bugün yapılması gereken de budur.
Sakin kalmak, süreci dikkatle izlemek ve adaletin tecellisini beklemek.
Çünkü erken verilen hükümler, bazen telafisi mümkün olmayan yaralar açar.


















