reklam
ALTIN
 6.427,68
DOLAR
 46,1274
STERLİN
61,7428
EURO
 53,2914
reklam

ALEVİLERİ ÇEK AL, GERİYE NE KALIR?
 Yazar Bekir Coşkun’un dediği gibi, “Aleviliği çekerseniz; sazın olmazdı ve türkünü zurna ile söylerdin. insana verilen değerlerden (kıblem insandır) mahrum kalırdın.” Osmanlı Devleti, Alevilerin sayesinden kurulmuştu ve  "sapına kadar Osmanlıyım"demeniz, Alevilerin sayesindedir.  Unutma ki, en büyük Osmanlı anası Alevidir ve Osmanlıyı kuran Osman Gazi'nin eşi, Orhan Gazi'nin annesi Melhun Sultan Anadolu Erenlerinden Alevi olan  Şeyh Edebali'nin kızıdır, Osmanlı dediğin bu sülaleden gelme ve diğer Alevi erenlerin (Şah Kulu, Abdal Musa...) desteği ile kurulmuş.
Ekonomiye gelince; AHİ EVRAN'nın kurduğu Ahilik sistemine dayalı, sanat, teknik, üretim, eğitim ile büyüyen Osmanlı'nın sosyo-ekonomik düzenin sayesinde idi. Ahilikte, hoşgörü, insan olmaya değer veren ve her türlü ayırıştırmayi (ötekileştirmeyi) gözetmeyen felsefeyi kabul eder, 72 millete aynı nazarla bakar ve yaratılanı yaratandan ötürü sever.Savaş kaybetmeden, Osmanlı'yı Osmanlı yapan; Alevi erenlerinden Hacıbektaş'a bağlı yeniçerilerdir. 94'üncü Alayda "Mürşit" olarak bir Alevi babası otururdu. Ölünce, Hacıbektaş'tan bir yenisini seçerek gönderirlerdi. Allahu ekber demezlerdi, "bismillah Şah, Allah, Muhammt, ya Ali" derlerdi. Osmanlı'lar yeniçerileri yokederek veya dağıtarak belalarını buldular...Hatırlayın ki Yavuz Zalim'in dönemine kadar Osmanlı devletinin din yolu ve %85'i Alevi-Bektaşi idi. Yavuz'un Mısırdan getirdiği, 1000 Eşari-Sünni din bilginleri, Osmanlı'nın resmi mezhebini Sünnilik haline getirmekle bu hale koydu.
Pir Sultan'ı, Karacaoğlan'ı, Yunus Emre'yi, Fuzuli'yi, Taptuk Emre'yi, Mevlana'yı, Ahmet Yesevi'yi, Abdal Musa'yı, Hacıbektaş'ı, Kul Himmet'i, Aşık Veysel'i, Mahsuni Şerif'i...Alevilikte; Eline, Beline ve Diline sahib olmayı,  hoşgörüyü, barışı sevgiyi, insan olmayı, din, dil, ırk gözetmeden, haksızlığa ve zulme karşı gelmeyi, adaletten taraf olmayı, kul hakkını yiyenleri, haksız olanları Cemlerine dahi almadıkları ve düşkün saydıkları, incinsen de incitmemeyi, paylaşımcı, eşit katılımcıyı ve Enel Hak diye Hakkı kendisinen bulmayı çek al, bak Anadolu'dan geriye ne kalmış, kılıç artıkları ve inançsızların kimler olduğunu görürürsünüz. Şarap içerek, sevgi ve sohbet demlemezdin,...sadece ayran için inek ile baş başa kalırsın...
Aleviler, eski Türkmen geleneğini ve inancı yaşatır, halay çeker, türkü söyler, saz çalar. Kadın cariye ve köle değil, eşi ve eşitini görür, cinsiyet tanımaz, harem değil, tek eşle evlenir, birlikte ağlar, birlikte semah eder, iki kişi ile can olur, üç kişi ile cem olur. Tanrısını Arap çöllerinden ve Hac'dan aramaz, her ne ararsa kendisinden arar, Enel- Hak diye, Allah'ını özünden ve vicdanlarından arar, yoldüşkünleri Cem'e girmezler ve nikâhlı kadını kaçırmazlar. Alevi Türkmen geleneğinde; din adına Allah'ı aldatmak, 6 yaşındaki kız ile evlenmeyi caiz görmek, din, iman, vicdan ve din adına çalmak, insanlara yalan söylemek, sahtekârlığı, ahlaksızlığı, bademlemeyi, kıyıcılığı, cihadı, tebliği, sübyancılığı ve dini siyasetin çıkarına kullanmak yoktur. Din adına katliam veya zülüm yapmaz, ayırıştırmaz.
"Her ne arar isen kendinden ara, Kudüs'te, Mekke'de, Şam'da değildir" şiarına bağlıdırlar. İnandıkları Tanrı; her konuda akla, bilime, vicdanına başvurmayı, iyi, yararlı, bilgin, çağcıl ve barışçıl olmayı emreder. Dolayısıyla kişinin ırkı, mezhebi, rengi ve ismiyle değil, iyi veya kötü insan olmanın tezini içselleştirir. Dört kapı (her kapı 10 makam) kırk makam yolundan giderek İnsan-i Kâmil şerefine  nail olur.
Aleviler, haramzadelere biat etmez, kula tapmazlar, onların yolundan gitmez, onlara eyvallah demez ve onlar gibi yavşaklanmazlar. Haksızlığa, zulme ve Zalimden taraf çıkarak; şeref ve namuslarından taviz vermezler. Laik, devrimci, eşitçi, ve demokrasi ve özgürlüklerdan taraf çıkarlar.Dağdaki gelir, bağdakini kovarmış. Kim bilir ki, kimsin, hangi soya tabisin ve kimlerin kılıcı zoruyla imana gelerek müslüman olduğunu bilmeyen yoktur. Senin gibi, "sonradan dönenler", daha fanatik, ırkçı, dinci ve kinci olurlarmış. Kendine hakaret ettiğinin farkından bile değilsin. Kılıç artığı diyerek Alevilere hakaret ederken, hangi devşirme ve dilden dönme müslüman olduğunuzu biliyormusunuz? Biz Aleviler, sizin gibi Emevilerin kılıç zoruyla ve baskıyla Türk ve müslüman olmadık. Biz Aleviler olmasaydık, dediğim gibi haliniz perişan olurdu ve insan olmanın dirhemi olamazdın.
Aleviler, zalim Diktatörün baskısı karşısında; "ferman Padişahın, dağlar bizimdir. "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" derler. İnsanlık onuruna yakışır, demokrasi ve  çağdaşlık yolunda özgürlük direnişine devam ederler.  Halil Doğan

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.