Veli Beysülen
[email protected]
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 02:01"Halk Borç Batağında, Gerçek Gündemden Kaçış Var!"
Sendikacı Veli Baysülen, Türkiye’de ekonomik kriz adı altında yürütülen politikaların aslında “sermayeye kaynak aktarma düzeni” olduğunu belirterek, ülke gündeminin yapay tartışmalarla meşgul edilmesinin arkasında büyük bir ekonomik çöküşün gizlenmeye çalışıldığını söyledi.
Baysülen, açıklamasında şu net ifadeleri kullandı:
“Toplumun gerçek sorunları, yapay gündemlerle örtülüyor. Halkın cebinde para yok ama televizyonlarda sadece kavga, kutuplaşma, sansasyonel söylemler var. Oysa şu an bu ülkede yaşayan her iki yetişkinden biri bankalara borçlu. Bu bir çöküştür!”
Kredi Kartı ve Tüketici Kredisi Tuzağı
Veli Baysülen, yüksek enflasyonun ücretleri eritmesiyle birlikte, emekçinin eline geçen paranın sadece kâğıt üzerinde arttığını belirtti:
“Ücretli kesim, emekli, işçi, memur… Hepsi reel anlamda yoksullaşıyor. Hayat pahalılığı karşısında maaşlar buharlaşıyor. İnsanlar çaresizce kredi kartlarına ve bankalara sarılıyor.”
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Temmuz 2025 verilerini değerlendiren Baysülen, tabloyu şöyle özetledi:
– Kredi kartı borçları rekor düzeyde arttı.
– Taksitli alışverişler hızla yayılıyor çünkü halk peşin ödeme yapamıyor.
– Bankaların verdiği tüketici kredilerinde yüzde 37’lik artış var.
– Borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşenlerin sayısı dramatik şekilde artıyor.
Hükümete Sert Tepki: “Çalışanı Borçlandırarak Yaşatmak Hangi Ahlaka Sığar?”
Baysülen, hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarının toplumu yoksullaştırarak bankalara ve sermayeye bağımlı hale getirdiğini söyleyerek şunları ekledi:
“Ekonomik krizi çözmek yerine kredi musluklarını açarak halkı borçlandırmak bir çözüm değil, ihanettir. Devlet sosyal refahı sağlamalı, borç değil hak temelli bir yaşam sunmalıdır!”
Yoksulluk Gizleniyor, Dayanışma Örgütlenmeli
Son olarak Veli Baysülen şu çağrıyı yaptı:
“Bugün ‘ekonomik istikrar’ diye yutturulmaya çalışılan tablo, aslında emekçiyi tüketen bir sistemin çarklarıdır. Çalışan kesimin borçlanarak yaşamasını normalleştiren bu düzenin karşısında örgütlü mücadele şart. Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum bu düzenin karşısında birlikte durmalıdır. Çünkü borçlu halk, özgür değildir!”
Baysülen’in bu açıklaması, Türkiye’de görünmeyen ekonomik yangının çalışan kesimi nasıl kuşattığını bir kez daha gözler önüne serdi.
TÜRKİYE GERÇEKTEN BÜYÜYOR MU?
Türkiye’nin gündemi sürekli çekişmeler ve hukuksuzluklar olduğu için toplumun gerçek sorunları hiçbir zaman gündem olmuyor ve görünür hale gelmiyor. Adına ekonomik kriz denen, hükümetin sermayeye kaynak aktarma politikasından dolayı ülkede yaşayan her iki yetişkin insandan biri bankalara borçlu. Bu borçlanmanın, bireysel kredi kullanımı ve kredi kartı olmak üzere iki önemli aracı var. Maalesef Türkiye’de yüksek enflasyonun ücretleri hızla eritmesi nedeniyle, başta ücretli kesim olmak üzere, dar ve sabit gelirli insanların gelirleri reel olarak eriyor. Bu nedenle, özellikle çalışanlar ile emekliler giderlerini karşılayamıyor ve bankalardan daha çok para çekerek hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar.
Nitekim Bankalararası Kart Merkezi (BKM) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin yayınladıkları buna dair Temmuz 2025 verilerine göre; harcama hacmi arttı ve borçluluk oranı endişe verici boyutlara ulaştı.
Örneğin; TBB Risk Merkezi verilerine göre, 42,4 milyon kişinin bireysel kredi veya kredi kartı borcu bulunuyor. Bu rakam Türkiye’de her iki kişiden birinin bankalara borçlu olduğunu gösteriyor. Maalesef bu borçluların içinde borcunu düzenli ödeyenler olmakla birlikte yasal takibe düşenlerin sayısı da aratarak devam ediyor. Zira içinde bulunduğumuz 2025 yılında borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1 milyon 201 bin 388 kişi oldu. Halbuki 2024 yılının aynı döneminde bu sayı 890 bin 595 kişiydi. Buna göre bir yılda 310 bin 793 kişi daha ödeyemediği borcundan dolayı takibe düştü.
Öte yandan toplam kredi hacmi 20.4 trilyon lira olurken, kişi başına ortalama borç ise 58 bin 543 liraya yükseldi. Bu rakamlar Türkiye’nin çok fazla gündem olmayan gerçekleri.
Tüm bu gerçeklere rağmen, hükümet göğsünü gere gere, “Türkiye ekonomisi büyüdü” açıklaması yapıyor. Bir süre önce açıklanan rakamlara göre, Türkiye’de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2025 yılının ikinci çeyreğinde yani Nisan-Haziran döneminde %4,8 oranında büyüdü ve Türkiye ülke olarak Dünya Bankası (DB) tarafından ülkeler için açıklanan gelir grupları sıralamasında yüksek gelirli ülkeler kategorisine yükseldi.
Evet, yanlış okumadınız. Türkiye, artık DB’nin ülkeleri kişi başı yıllık milli gelir seviyelerine göre, ayırdığı 4 grubun en üst grubu olan yüksek gelirli ülkeler grubuna yükselmiş. Yükselmiş diyorum çünkü kısmen yukarıya aldığım bu ülkenin gerçekleri aynı durumun tersini söylüyor.
Peki, DB’nin gelir grupları neye göre belirleniyor, Türkiye’nin yüksek gelir grubuna girmesinin kıstası ne?
DB her yıl kişi başı yıllık milli gelir seviyelerine göre ülkeleri dört kategoriye ayırmaktadır. Buna göre; son bir yıl için kişi başı milli gelir 1.145 dolar ve altı olan ülkeler düşük gelirli, 1.146-4.515 dolar arası üst orta gelir, 4.516-14.005 dolar arası yüksek orta gelirli, 14.006 dolar ve üstü yüksek gelirli ülkeler şeklinde gruplandırılmışlardır. Buna göre, önceki yıllarda yüksek orta gelirli ülkeler grubunda olan Türkiye, yılın ikinci çeyreğinde gerçekleştiği açıklanan %4,8’lik büyüme oranıyla kişi başı milli geliri 15.325 dolar seviyesine yükselmiş gösteriliyor ve yüksek gelirli ülkeler kategorisine yükselmiş görünüyor.
Tabii bu rakam ne kadar gerçekçi, ülkede karşılığı var mı bunu ortaya koyacak olan ekomomistlerdir. Dolayısıyla ben bu yazıda açıklanan rakamın, topluma yansıması ve ücret seviyelerine göre büyümenin ve açıklanan kişi başı gelirin ülkenin çoğunluğuna yansıyıp yansıtmadığı hakkında bir takım bilgiler aktarmaya çalışacağım.
Öncelikle şunu belirtmeliyim, Türkiye ekonomisinin yaşadığı dalgalanmaya ve alt gelir gruplarının yaşadığı gelir kaybına rağmen, son yıllarda gelirin arttığına dair veriler açıklanması düşündürücüdür. Bunun nedeni yüksek enflasyondan kaynaklı, piyasada daha fazla paranın dolaşımda olmasıdır. Ancak yazının girişinde belirttiğim gibi, bu para yurttaşların kredi kartı ve bireysel kredilerle borçlanarak harcadıkları paradır.
Kuşkusuz, bu ülkede başta 7 milyon asgari ücretli ile asgari ücretin biraz üzerinde ücret alan bir o kadar işçinin yanı sıra 17 milyon emeklinin çoğunluğu, açıklanan kişi başı milli gelirin çok altında gelirle yaşama savaşı vermektedir. 15.325 dolar yıllık geliri bugünkü kurla çarparsak yıllık 633 bin TL aylık olarak ise 52.750 TL eder. Oysa 7 milyon kişi bugün 22.104 TL asgari ücret alıyor. Kabaca bir o kadar da asgari ücret ve altında maaş alan emekli var. 22.104 lira alan asgari ücretli, açıklanan 15.325 dolar kişi başı milli gelirden yıllık 6.441, aylık ise 534 dolar alırken; en düşük emekli aylığı alan emekli ise aylık 408, yıllık ise 4.896 dolar almaktadır. Diğer çalışanlar ile emeklilerin yıllık azami 7.500 dolar aldıklarını düşünürsek, ülke nüfusunun büyük çoğunluğu yıllık gelirin yarısından daha az gelirle yaşamaya çalışmaktadır. Kuşku yok ki, Türkiye gelir dağılımında dünyanın en kötü ülkelerinden biridir. Nitekim gelir gruplarına göre, en yüksek gelir grubunu oluşturan %20 ile ondan sonraki %20 yani nüfusun %40’ı açıklanan yıllık milli gelirin üzerinde gelire sahipken, sonraki üç grupta yer alan nüfusun %60’ı 15.325 dolar yıllık gelirin altında gelire sahiptir.
Maalesef Türkiye, sadece gelir dağılımında değil, vergi adaletsizliğinde de dünya sıralamasında başı çeken ülkelerdendir. Yine Türkiye yüksek enflasyonun ücretleri hızla erittiği bir ülkedir. Dar ve sabit gelirli yurttaşların sırtına yüklenen vergiler ile enflasyon ücretlerin satın alma gücünü hızla aşağı çekmektedir.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), yüksek vergi ile yüksek enflasyonun yılın ilk 8 ayında yol açtığı ücret erimesine dair hazırladığı raporla kayıpları ortaya koymuş bulunuyor. DİSK-AR’ın hazırladığı raporu basın ve kamuoyuyla paylaşan Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, “On milyonlarca işçinin, emekçinin ücreti enflasyon ve vergi yükü nedeniyle her geçen gün eriyor. Adaletsiz vergi sistemiyle harcanabilir net ücret azalıyor; yüksek enflasyon nedeniyle ise alım gücümüz eriyor. Bir yandan vergiler ve kesintiler, diğer yandan enflasyon; gelir bölüşümünü daha da adaletsiz hale getiriyor.” diyerek başladığı açıklamasında ücret kayıplarına dair verileri paylaştı.
DİSK-AR’ Ücret Kayıpları İzleme Raporu’na göre; ağustos ayı itibarıyla yılın ilk sekiz ayında gelir ile damga vergisinin yaklaşık 17 milyon kayıtlı işçiye faturası 528 milyar TL’yi buldu. Bu rakama harcanabilir net ücrette sekiz aylık enflasyonun yarattığı kayıp olan 627,3 milyar TL eklenince işçilerin toplam ve birikimli kaybı 1 trilyon 155 milyar TL’yi aşmış bulunuyor.
DİSK-AR raporunda toplu kayıpların yanı sıra 8 aylık dönemde işçi ücretlerindeki bireysel kayıpları da ortaya koyuyor. Buna göre; yılın ilk yarısında 47.500 TL ve Temmuz-Ağustos 2025 aylarında 50.580 TL brüt ücreti olan bir işçinin, ağustos ayında kesinti kaybı 7.587 TL, gelir vergisi kaybı 4.528 TL ve enflasyon kaybı ise 7.114 TL’dir. SGK verilerine göre ortalama işçi ücreti ifade eden bu ücretlerin yaklaşık yüzde 40’ı vergi, kesinti ve enflasyona gitmektedir.
Ortalama ücretlerdeki kayıplara ek olarak asgari ücretteki kayıpların da yer aldığı DİSK-AR raporuna, DİSK’in sosyal medya hesaplarında ulaşmak mümkün.
Tüm bu veriler, büyüdü denen Türkiye ekonomisinde emekçi çoğunluğun bırakın büyümeden pay almayı, mevcut ücretlerinde de büyük kayıp yaşadığını gözler önüne seriyor. Çünkü bu ülke nüfusınunun %90’nın geliri, yüksek enflasyon ve vergilerle sürekli gerilemektedir. Bu nedenle, ülke insanı günlük ihtiyaçlarını kredi ve kredi kartıyla borçlanarak karşılama yoluna başvurmak zorunda kalmakta ve ödeyemediğinde ise hukuki takibe uğramaktadır.
Tüm bu gerçeklere rağmen, Türkiye’de İktidar sözcüleri ile yandaş medyanın, ekonomi politikasının insanları yoksullaştırdığı yönündeki eleştirilere, ülkede AVM’ler restoranlar, yollar, tatil beldeleri, turistik oteller dolu özellikle bayramlarda yollar araç yoğunluğunu kaldırmıyor gibi argümanlarla karşılık vererek yoksulluk yok dediklerini sık sık duyarız. Türkiye, 85 milyon 665 bin insanın yaşadığı bir ülke. Buna göre her %20’lik gelir diliminde 17 milyon 133 bin kişi yer almaktadır. O zaman bu ülkede üst gelir grubuna dahil olan kişi sayısı, dünyanın birçok ülkesinin nüfusundan fazladır. Tek başına bu nüfusun hareketliliği ve tüketim önceliği, belirtilen tesislerin doluluğunu sağlamaya yeter de artar. Kaldı ki, bir sonraki gelir grubunda yer alan nüfusun %20’si de hatırı sayılır bir gelire sahiptir ve bu hareketliliğin içindedir. O zaman ülke nüfusunun %40’ına tekabül eden 34 milyon 266 bin kişinin hareketliliği buraların doluluğunun garantisidir. Yine özellikle dini bayramlarda yollarda araç yoğunluğu yaşanmasının temel nedeni, gelenekçi bir toplum olan Türkiye insanının bayramlarda şartlarını zorlamalayarak başka kentlerde ve köylerde yaşayan büyüklerini ziyaret etmelerinden kaynaklanmaktadır.
Evet, gerek yükselmekte olan banka borçları, gerekse DİSK’in ortaya koyduğu gelir kayıpları ülke nüfusunun %60’ına tekabül eden 51 milyon 500 bin insanın gün geçtikçe yoksullaştığını ortaya koyuyor. O zaman ülkeyi yönetenlerin cevaplandırmaları gereken soru şu: Türkiye gerçekten büyüyor mu? Büyüyorsa büyümenin aslan payını kimler alıyor?
Veli Beysülen
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
SOSYAL DEVLETE YENİ TUZAK
27 Temmuz 2026 02:01
SURUÇU UNUTMA UNUTTURMA
20 Temmuz 2026 02:01
EMEKLİLERİN SENDİKAL MÜCADELESİ 31 YAŞINDA
12 Temmuz 2026 02:01
KORKUTA N GERÇEKLERİN
07 Temmuz 2026 02:01
SİZSE BİZİ İLGİLENDİRİYOR MU ?
25 Haziran 2026 02:01
PİŞMANIM VE ÖZÜR DİLİYORUM
20 Haziran 2026 02:01
ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ
18 Haziran 2026 02:01
15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 02:01
RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 02:01
MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 02:01
LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 02:01
EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 02:01
MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 02:01
BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 02:01
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 02:01
23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 02:01
HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 02:01
DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 02:01
ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 02:01
ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 02:01
SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 02:01
EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 02:01
ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 02:01
BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 02:01
RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 02:01
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 02:01
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 02:01
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 02:01
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 02:01
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 02:01
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 02:01
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 02:01
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 02:01
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 02:01
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 02:01
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 02:01
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 02:01
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 02:01
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 02:01
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 02:01
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 02:01
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 02:01
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 02:01
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 02:01
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 02:01
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 02:01
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 02:01
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 02:01
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 02:01
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 02:01
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 02:01
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 02:01
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 02:01
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 02:01
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 02:01
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 02:01
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 02:01
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 02:01
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 02:01
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 02:01
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 02:01
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 02:01
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 02:01
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 02:01
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 02:01
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 02:01
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 02:01
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 02:01
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 02:01
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 02:01
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 02:01
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 02:01
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 02:01
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 02:01
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 02:01
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 02:01
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 02:01
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 02:01
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 02:01
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 02:01
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 02:01
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 02:01
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 02:01
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 02:01
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 02:01
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 02:01
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 02:01
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 02:01
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 02:01
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 02:01
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 02:01
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 02:01
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 02:01
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 02:01
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 02:01
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 02:01
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 02:01
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 02:01
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 02:01
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 02:01
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 02:01
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 02:01
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 02:01
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 02:01
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 02:01
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 02:01
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 02:01
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 02:01
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 02:01
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 02:01
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 02:01
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 02:01
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 02:01
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 02:01
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 02:01
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 02:01
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 02:01
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 02:01
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 02:01
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 02:01
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 02:01
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 02:01
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 02:01
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 02:01
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 02:01
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 02:01
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 02:01
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 02:01
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 02:01
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 02:01
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 02:01
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 02:01
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 02:01
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 02:01
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 02:01
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 02:01
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 02:01
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 02:01
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 02:01
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 02:01
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 02:01
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 02:01
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 02:01
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 02:01
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 02:01
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 02:01
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 02:01
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 02:01
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 02:01
