Veli Beysülen
[email protected]

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK

06 Ocak 2026 02:01

Veli Baysülen: Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında, Ekonomik Politika Bilimden Uzak 

Sendikacı Veli Baysülen, geçen hafta açıklanan 28.075 TL’lik yeni asgari ücret*in, 4 kişilik bir ailenin *sadece mutfak giderini bile karşılamadığını belirterek tepki gösterdi. Yüzde 27’lik artış oranının, TÜİK’in açıkladığı yüzde 31,07’lik yıllık enflasyonun 4 puan altında kaldığını vurgulayan Baysülen, “Bu artış oranı, hükümetin izlediği ekonomik politikayı bilenler için şaşırtıcı olmadı” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibinin, ücret artışlarını gerçekleşen değil, beklenen enflasyona göre belirlediğini belirten Baysülen, bu politikanın kemer sıkma ve ücretleri baskılama yoluyla talebi azaltıp fiyatları düşürme hedefiyle yürütüldüğünü ifade etti. Ancak piyasadaki gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu ve TÜİK’in açıkladığı oranların bile hâlâ %30 seviyelerinde seyrettiğini hatırlatarak, bu yöntemin işe yaramadığını savundu.

Baysülen, “Yüksek enflasyonun sistemden kaynaklanan yapısal nedenleri elbette var. Ancak hükümetin bilimsel gerçeklerden kopuk uygulamaları da göz ardı edilmemeli” diyerek eleştirisini sürdürdü. “Bugün Şimşek’in uyguladığı politikaları, geçmişte burjuva ideologlar dahi reddetmişti” ifadelerini kullandı.

İşte o yazı…

EKONOMİ YÖNETİMİNİN BİLİMLE SAVAŞI VE KAYBEDENLER!

Geçen hafta asgari ücret belirlendi. 22.104 lira olan asgari ücret, %27 artışla 28.075 liraya çıkarıldı. Açıklanan rakam, bir kez daha 4 kişilik bir ailenin sadece mutfak giderinin karşılığı olan, açlık sınırının altında kaldı. Artış oranı ise devlet kurumu TÜİK’in, Kasım ayı sonu itibariyle, 12 aylık dönem (1 yıl) için açıkladığı, %31,07 enflasyon oranının 4 puan altında kaldı. Doğrusunu sorarsanız bu artış oranı, hükümetin izlediği ekonomik politikayı bilenler açısında şaşırtıcı olmadı. Zira ekonominin direksiyonunda oturan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile ekibi, ücretlerin gerçekleşen değil, beklenen enflasyon oranında artırılmasında ısrarlılar. Çünkü bu ekibe göre, kemer sıkma ve sıkı para politikası uygulanıp, ücretler baskılandıkça, talep daralacak ve fiyatlar düşecek. Ancak rakam oyunlarıyla piyasa da ki gerçek enflasyonun çok altında oran açıklayan TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranının halen %30’lar seviyesinde seyretmesi, ekonomi yönetiminin bu tezini doğrulamıyor. Kuşku yok ki, enflasyonun beklenen oranda düşmemesinin, sistemden kaynaklanan genel nedenleri mutlaka vardır. Ancak yüksek enflasyonun, bilimsel gerçeklerden kopuk hükümet uygulamalarından kaynaklanan nedenleri göz ardı edilmemelidir. Zira Şimşek ile ekibinin ısrarla uyguladıkları kemer sıkma ve sıkı para politikası, önceki dönemlerde burjuva ideologlarınca bile reddedilmiş bir politikadır.

Nitekim 1883- 1946 yılları arasında yaşamış, İngiliz burjuva ekonomi ideoloğu John Maynard Keynes, bilinen adıyla Keynes, ekonominin kendi kendine düzelmeyeceğini, hükümetin onu ayakta tutmak için para harcaması gerektiğini ileri sürer. Özellikle 1929 büyük ekonomik buhrandan sonra İngiltere ile ABD gibi merkez kapitalist devletler, buhranın sonucu olan yoğun işsizliğe karşı, ilk zamanlarda çok daha fazla işsizlik ödeneği verdiler. Ancak bu ödemenin sistem üzerinde baskı oluşturduğu tezi ile devletler, bir süre sonra ödemelerde kısıntıya gittiler. Ödenek kısılmasının işsizlik ödeneği alamayan işsizleri, çalışmak zorunda bırakacağı tezine dayandırılan bu uygulama, beklenenin aksine buhranı daha da derinleştirdi ve yoksulluğu katlanılamaz boyutlara ulaştırdı. Bunu gören devletler, kısa zamanda bu politikadan dönüş yapma gerçeğiyle yüz yüze kaldılar. Zira başta Keynes olmak üzere, sistem ideologları, buhranın yol açtığı istihdam daralmasının talep artışı sağlanmasıyla aşılabileceğini salık veriyorlardı. Bu ideologlara göre, esnek ücret ve esnek fiyat politikasının aksine, devletin işçiler lehine üretim ilişkilerine müdahale etmesi gerekiyordu. Bu tezin yol göstericiliğinde devlet, bir yandan harcamalarını artırdı, diğer yandan ise ücret genel düzeyini belirleme yetkisini eline aldı. Bununla da yetinmeyen devlet aynı zamanda fiyatlara müdahale ederek, halkın satın alma gücü ile fiyatlar arasında denge sağlamaya çalıştı. Tüm bunlar liberal kapitalist sistem savunucularına göre, devletin özgürlüklere müdahalesi olarak görülse de yoksul kesimlerin refah düzeyinin yükseltilmesi için devletin müdahalesi zorunlu hale gelmişti.

Bu örnek, Mehmet Şimşek ile ekibinin tezinin aksine, işsizlik ve yüksek enflasyonu kontrol altına almak için, devletin sisteme müdahalesinin zorunlu olduğunu gösteriyor. Nitekim gerek 1929 büyük ekonomik buhranının gerekse hemen arkasından başlayan ikinci emperyalist paylaşım savaşının, vurduğu ülkeler de devletler, sosyal devlet uygulamalarıyla, üst gelir grubundan aldıkları vergilerle alt gelir gruplarını desteklediler. Bu uygulama ilk etapta, üst gelir grubunun, yani sermaye sahiplerinin aleyhine bir uygulama gibi gözükse de piyasaya para girişinin olması, talebi arttırdı ve pazarı canlandırarak üretim artışı sağladı. Görüldüğü gibi, kapitalist sistemde ekonomiye uzun yıllar yön vermiş, burjuva ideoloğu Keynes’in tezi ile Bakan Mehmet Şimşek’in başında bulunduğu ekonomi bürokrasinin, ücretleri baskılama gerekçeleri taban tabana zıt.

Nitekim, uygulanan sıkı para politikası ile ücretler baskılandığı halde, TÜİK’in rakam oyunlarıyla yıllık enflasyon Kasım ayı sonu itibariyle %31,07 seviyesinde açıkladı. Kaldı ki her ay enflasyon verisi açıklayan, bağımsız enflasyon araştırma grubu ENAG Kasım 2025 sonu itibariyle yıllık enflasyonu %56,82 olarak açıklamak suretiyle, TÜİK’in gerçek rakamları açıklamadığını gözler önüne serdi. Yani hükümet sözcülerinin enflasyonun düştüğü ya da düşme eğiliminde olduğu yönünde ki açıklamaları gerçekleri yansıtmıyor.

O zaman enflasyonun nedeni ücretlerin yüksekliği değil, iktidarın sermayeye, kaynak aktarma politikasıdır. Doğrusu iktidar, her ne kadar yüksek enflasyondan şikâyetçiymiş gibi görünse de aslında yüksek enflasyonu kaynak aktarmanın aracı olarak kullanıyor. Kaynak aktarmanın diğer bir aracı ise vergi sistemidir. Özellikle verginin temel ilkesi olan, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması ilkesi terk edildi ve ücretliler ile dar gelirli diğer kesimlerden daha çok vergi alınıyor. Üstelik toplanan bu vergiler, teşvik ve ihaleler yoluyla sermaye aktarılıyor. Türkiye’de ekonomi yönetiminden vergiyi tabana yayacağız sözünü sıkça duyarız. Bu tabana yayma sözünün karşılığı, belirttiğim toplumsal katmanların daha çok vergi ödemesi anlamındadır. Zira Türkiye’de gelir üzerinden direk vergiyi sadece çalışan ücretliler düzenli olarak ödüyorlar.

Öte yandan Türkiye’de vergi sistemindeki tek adaletsizlik, direk vergilendirmede sermayeyi koruyan vergilendirme yöntemi değil. Çünkü ülke de vergi gelirlerinde aslan payı, gelirine bakmaksızın tüm yurttaşların eşit oranda ödedikleri dolaylı vergilerdedir. Bunlar temel tüketim mallarının fiyatlarına yansıtılan, KDV ve ÖTV gibi vergilerdir.

İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, enflasyonun temel nedeni “talep fazlası” değil, “kâr itişli enflasyondur” diyor. Yani Aziz Hoca, sermayenin yüksek kar elde etmek üzere, fiyatları yüksek tutmasının, enflasyonun gerçek nedeni olduğunu ortaya koyuyor. Aziz Hoca açıklamasının devamında, “Enflasyonu artıran kâr marjları ama bir türlü serveti vergilendiremiyorlar. Ücretlilerin hem reel olarak geliri azaltılıyor hem de o azaltılmış gelirlerden bütçeye ‘vergi hortumu’ bağlanıyor” diyor.

Uzmanlarında belirttiği gibi, çözüm kemer sıkmak değil, devletin ekonomide ki rolünün arttırılması ve ücretli kesimi destekleyen politikaların ivedilikle hayata geçirilmesidir. Öncelikle gelir dağılımı düzeltilmeli ve yüksek gelir grupları daha fazla vergilendirilmelidir.
Kuşkusuz tüm bunlar, Türkiye’de enflasyonun gerçek nedeninin, hükümetin izlediği sermayeye kaynak aktarma politikası olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Zira enflasyonun yüksekliği aynı zamanda yüksek faiz, yüksek faiz ise, gelirin büyük kısmını elinde tutan bir avuç sermaye sahibinin, faiz geliriyle çok daha yüksek kazanımlar elde etmesi demektir.

Öte yandan bugün gelirleri açlık sınırının altında kalan, emekliler, asgari ücretliler ile asgari ücretin biraz üstünde gelire sahip olan çalışanlar, kendileri ile ailelerinin asgari düzeyde de olsa yaşamalarını sağlayacak gelire ulaşmak üzere, finans sermayesine yani banklara borçlanıyorlar. Geliri günden güne eriyen emekçiler, bu borçları döndürmekte büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Nitekim Türkiye’de milyonlarca insan, tüketici kredileri ile kredi kartı borçlarından dolayı, takibe düşmüş bulunuyor. Kısacası; sermayenin daha çok kar hedefiyle, temel tüketim mallarının fiyatlarını yüksek belirlemesinin yol açtığı, yüksek enflasyonun nedeni olarak ücretleri gösterilen ve kendilerine layık görünen açlık sınırının altındaki gelirleriyle yaşamaya mahkûm edilerek daha çok yoksullaşan milyonlarca emekçi, kredi ve kredi kartları ile sermayeye borçlanıyor. Asıl ilginç olan ise bu borçlanmanın aynı zamanda sermayeye kaynak aktarmanın araçlarından biri olmasıdır.

Tüm bunlara rağmen, açlık sınırının altında asgari ücret belirlendi. Belirlendiği gün açlık sınırının altında kalan asgari ücret, yıl boyunca yeniden ayarlanmayacak ve yüksek enflasyondan dolayı, hızla eriyecektir. Öte yandan yarısına yakını 16.881 lira olan en düşük emekli aylığı almakta olan 17 milyon emekli ise, Türk-İş’in Aralık ayı için açıkladığı 30.143 lira açlık sınırının neredeyse yarısı kadar olan emekli aylığının ne kadar artacağını, Aralık ayı enflasyonun açıklanmasıyla öğrenecek. Kasım ayı sonu itibariyle, 5 aylık enflasyon, %11,21 olduğuna göre, bu oran %12- 13 arasında olacaktır. Kaldı ki, bu oran en düşük emekli maaşına yansımayacak. Zira bunun için ayrıca kanuni düzenleme yapılması gerekiyor.

Sonuç olarak: asgari ücret ve emekli maşlarının, açlık sınırı ile aralarındaki makas giderek açılıyor. Buda Mehmet Şimşek ile ekibinin uygulamakta ısrar ettikleri kemer sıkma politikasının iflas ettiğini gösteriyor. Daha açık bir ifade ile İnsanları daha fazla yoksullaştırarak enflasyonu düşürme fikrinin ekonomi bilimiyle açıklanması mümkün değil. Ve ne yazık ki, Mehmet Şimşek’in başında bulunduğu ekonomi yönetiminin bilimle savaşının kaybedeni ülkenin emekçi çoğunluğudur!

Veli Beysülen

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

SOSYAL DEVLETE YENİ TUZAK
27 Temmuz 2026 02:01

SURUÇU UNUTMA UNUTTURMA
20 Temmuz 2026 02:01

EMEKLİLERİN SENDİKAL MÜCADELESİ 31 YAŞINDA
12 Temmuz 2026 02:01

KORKUTA N GERÇEKLERİN
07 Temmuz 2026 02:01

SİZSE BİZİ İLGİLENDİRİYOR MU ?
25 Haziran 2026 02:01

PİŞMANIM VE ÖZÜR DİLİYORUM
20 Haziran 2026 02:01

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ
18 Haziran 2026 02:01

15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 02:01

RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 02:01

MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 02:01

LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 02:01

EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 02:01

MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 02:01

BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 02:01

CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 02:01

23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 02:01

HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 02:01

DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 02:01

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 02:01

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 02:01

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 02:01

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 02:01

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 02:01

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 02:01

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 02:01

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 02:01

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 02:01

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 02:01

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 02:01

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 02:01

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 02:01

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 02:01

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 02:01

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 02:01

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 02:01

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 02:01

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 02:01

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 02:01

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 02:01

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 02:01

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 02:01

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 02:01

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 02:01

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 02:01

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 02:01

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 02:01

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 02:01

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 02:01

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 02:01

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 02:01

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 02:01

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 02:01

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 02:01

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 02:01

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 02:01

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 02:01

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 02:01

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 02:01

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 02:01

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 02:01

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 02:01

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 02:01

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 02:01

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 02:01

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 02:01

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 02:01

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 02:01

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 02:01

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 02:01

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 02:01

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 02:01

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 02:01

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 02:01

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 02:01

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 02:01

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 02:01

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 02:01

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 02:01

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 02:01

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 02:01

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 02:01

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 02:01

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 02:01

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 02:01

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 02:01

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 02:01

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 02:01

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 02:01

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 02:01

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 02:01

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 02:01

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 02:01

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 02:01

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 02:01

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 02:01

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 02:01

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 02:01

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 02:01

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 02:01

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 02:01

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 02:01

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 02:01

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 02:01

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 02:01

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 02:01

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 02:01

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 02:01

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 02:01

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 02:01

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 02:01

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 02:01

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 02:01

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 02:01

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 02:01

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 02:01

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 02:01

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 02:01

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 02:01

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 02:01

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 02:01

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 02:01

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 02:01

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 02:01

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 02:01

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 02:01

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 02:01

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 02:01

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 02:01

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 02:01

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 02:01

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 02:01

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 02:01

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 02:01

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 02:01

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 02:01

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 02:01

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 02:01

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 02:01

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 02:01

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 02:01

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 02:01

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 02:01

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 02:01

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 02:01

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 02:01

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 02:01

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 02:01

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 02:01

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 02:01

Tüm Yazılar