Veli Beysülen
[email protected]

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)

17 Kasım 2021 11:08

 

 

           Bu yazı serisinin bir önceki bölümünü tamamlarken, bir sonraki bölümde 1990’lı ve 2000’li yıllarda sosyal güvenlik alanında yapılan yasal düzenlemelerin yol açtığı hak kayıplarını işlemeye devam edeceğimi belirtmiştim.

           Evet, Türkiye’de planlı kalkınmanın esas alındığı önceki yıllarda hazırlanan 5 yıllık kalkınma planlarında, İşsizlik Sigortası Fonu oluşturulması sürekli yer almış ise de buna dair düzenleme ancak 25 Ağustos 1999 tarihinde TBMM’de kabul edilen 4447 Sayılı yasa ile yasalaşmış ve fonun oluşturulmasına 2000 yılı başından itibaren başlanmıştı.

            Ancak, çalışanların işsiz kalmaları durumunda gelir kayıplarını karşılamayı amaçladığı için, onların lehinde bir düzenlemeymiş gibi görünen ve “İşsizlik Sigortası Kanunu” adını taşıyan 4447 sayılı bu kanun, emekli olma şartlarında çalışanlar aleyhine düzenlemeler içeriyordu.

           Zira kanun, emekli olmada o güne kadar sosyal güvenlik mevzuatında bulunmayan yaş sınırı uygulaması getirdi. Getirilen düzenlemeye göre, mevcut çalışanlar kademeli olarak yaş sınırlamasına tabi tutulacak ve geçiş tamamlandıktan sonra Kadınlar 58 erkekler 60 yaşında emekli olacaklardı. 

           Mevcut çalışanların kademeli geçişe tabi tutulmaları, önemli bir hak gaspıdır. Nitekim yıllardır Türkiye’nin kanayan yarası olmaya devam eden Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) mağduriyet yaşamaya devam ediyorlar.

           Kuşkusuz kademeli geçiş ve yaş sınırı uygulanması, zamanın hükümeti tarafından durup dururken getirilmemişti. Gerek yerli sermaye örgütü Türkiye Sanayici ve İş adamları Derneği (TÜSİAD) gerekse uluslararası sermayenin finans kuruluşları Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası (DB), Türkiye’deki sosyal güvenlik ve emeklilik sistemlerinin değiştirilmesi yönünde raporlar hazırlamaktaydılar.

           Örneğin Dünya Bankası, küreselleşen dünyada Türkiye’nin yeni sistemle bütünleşmesi için ülkenin ekonomik, siyasi, sosyal ve hukuksal değişimlerden geçmesi gerektiği yönünde hazırladığı raporu Türkiye’yi yönetenlerin önüne koymuştu.

          Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminin, dolayısıyla emeklilik sisteminin kökten değiştirilmesini öneren raporda, Türkiye de emekli aylıklarının vergilendirilmesi, emekli aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, emekli olma yaşının yükseltilmesi gibi birçok öneri yer almaktaydı. DB’ nin bu taleplerinin amacı, kamu emeklilik sistemini tasfiye etmek ve Özel Bireysel Emeklilik Sistemi’ne geçişi sağlamaktı.

           Öte yandan 1990’lı yılların ikinci yarısında, TÜSİAD’ ın Türkiye emeklilik sistemini ele aldığı bir raporunda, “Kamu Emeklilik Sistemi mutlaka olmalı, ancak emekliler, emekliliklerinde bu sistemden çalışma dönemlerinde aldıkları maaşın %25’ini almalılar.

            Ek bir gelire ihtiyaç duyan emekliler, Özel Bireysel Emeklilik Fonu satın alarak buradan ek bir gelire sahip olmalılar.” denmektedir. Görüldüğü gibi sermaye örgütü TÜSİAD, Sosyal Devletin, emeklilere sosyal güvenlikten insanca yaşamlarını idame ettirecek gelir sağlamasına karşı çıkıyor ve insanların Özel Bireysel Emeklilik Fonu almaya teşvik edilmesini talep ediyordu.

             Nitekim TÜSİAD raporunun ilgili bölümü, “Devlet Özel Bireysel Emeklilik Sistemi’ne girme konusunda yurttaşları özendirici düzenlemeler yapmalı ve sisteme girişleri teşvik etmelidir.” şeklinde devam ediyordu.

             Bunun anlamı, insanların emeklilik birikimlerinin sermayeye kaynak olarak aktarılmasını talep etmektir. Devlet güvencesini istemenin altında ise, olur da fonlar batarsa veya daha açık bir ifade ile emeklilik şirketleri insanların birikimlerini hiç ederlerse, külfeti devlet üstlensin ve bütçeden insanların emekliliğini temin etsin niyeti yatmaktadır.

             Elbette sermayenin tüm bu rapor ve talepleri görmezden gelinmedi ve Türkiye’de sosyal güvenlik reform çalışmaları başlatılarak, 28.03.2001 tarihinde “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu” çıkarıldı.

             Kanun, 7 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe girdi ve nihayetinde Bireysel Emeklilik Sistemi 27 Ekim 2003 tarihinde ilk emeklilik planlarının onaylanması ile birlikte fiilen başladı. Ancak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları daha önce, başta Şili ve Arjantin gibi ülkeler olmak üzere, başka ülkelerde denenmiş ve başarılı olmamış bu sisteme sıcak değillerdi. Dolayısıyla sisteme istenen düzeyde katılım sağlanamadı.

            Zaman içinde, devlet Özel Bireysel Emeklilik Sistemi’ne giren her bireyin yatırdığı primin %25’i kadar katkı vermek suretiyle katılımı teşvik etmek istedi. Bu da yetmedi, tüm çalışanlar zorunlu katılıma tabi tutuldular. Gönüllülük esasına dayanmayan zorunlu katılım süresi dolar dolmaz çalışanların büyük bir kısmı sistemden çıktı.  

            1999 yılında, emekli olmak için çalışılan toplam yıl ve gün sayısının yanı sıra kademeli olarak geçiş yapılan yaş sınırlaması yeterli görülmediği için, 2002 yılında yapılan seçimlerde tek başına iktidar olan AKP, bu alanda ulusal ve uluslararası sermayenin istekleri doğrultusunda düzenlemeler için düğmeye bastı ve bir dizi düzenleme ile sistemi baştan aşağı yeniden yapılandırdı.

            Nitekim 2002 yılının son aylarında iktidar olan AKP’nin, siyasi yasağından dolayı o zaman henüz Başbakan olamayan Genel Başkanı, bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2003 yılı bahar aylarında yaptığı bir konuşmada, “Sağlık ve sosyal Güvenlikte reform yapacağız” demiş ve çalışanlar ile emeklileri, bir dizi hak kaybına uğratacak olan programa karşı çıkanları bir şey bilmemekle suçlamıştı.

               Bu konuşmanın ardından, sosyal güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırmak üzere kurulmuş olan komisyon, kendi çalışmasından önce Dünya Bankası’nın yukarıda bahsi geçen raporunu kamuoyuyla paylaşarak algı oluşturmaya başladı.

            Aslında bununla, adına “reform” dedikleri düzenlemenin kimin isteği olarak hayata geçirilmek istendiğini açıkça ortaya koymuş oldular. Emeklilik ile sağlığı birbirinden ayıran, hak temelli yaklaşımın terk edildiği, sağlık piyasadan satın alınır meta haline getirilirken, emekli olma yaşında, emekli aylık hesaplama da ve artırılmasında bir dizi hak kaybını içeren düzenlemeler peş peşe hayata geçirildi.

            Elbette ilk hedef, özellikle 1980 yılından itibaren devletin sırtında kambur olduğu, yatırım yapılmasının önünde engel teşkil ettiği yönünde ciddi bir propaganda yürütülen SSK’nın  kendi sağlık kurumları vasıtasıyla ülke nüfusunun yarısına yakınına verdiği sağlık hizmetini tasfiye etmekti. Zira SSK’nın bu hizmeti, sağlık alanına kâr amaçlı yatırım yapacak yerli ve yabancı sermayenin önünde ciddi bir engeldi. Bir başka deyişle SSK insan sağlığından para kazanmanın önünde engeldi ve tasfiye edilmeliydi.

            Hâlbuki SSK, EMS ve BAĞ-KUR gibi üç Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kaynakları yıllarca karşılıksız kredi olarak, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi projelerin finansmanında kullanılmıştı.

            Diğer yandan devletin, kendi çalıştırdığı işçiler ile memurların maaşlarından kesilen primler de dâhil, işverenlerin çalışanların maaşlarından peşin kestikleri primler tahsil edilmediği gibi, anaparaları ile gecikme faizleri, farklı tarihlerde çıkarılan af kanunları ile işverenlere hibe edilmişti.

              Yine ileriki yıllarda kurumlara gelir sağlasınlar diye Türkiye’nin birçok kentinde, kentlerin en merkezi yerlerinde bu kurumların paraları ile yapılan gökdelen iş hanlarının, çarşıların, otellerin ve üzerinde tesis yapmak üzere satın alınmış arsaların tamamı haraç mezat değerlerinin çok altında, yer yer karşılıksız peşkeş çekildi.

            SSK’nın açık verdiği, insanları kuyruklara mahkum ettiği gibi anti-propaganda ile sosyal yönü oldukça gelişmiş, bireyler ve kuşaklar arası dayanışmayı esas alan sosyal güvenlik sistemi topyekûn hedef alındı ve devletin sırtında kambur olduğu yönünde yoğun bir çalışma yürütüldü.

             Ardından, “Vatandaşı kuyruklardan kurtaracağız, artık her yurttaş T.C. Kimlik numarasıyla, devlet, üniversite, özel ayrımı olmaksızın her hastaneye gidebilecek” gibi kulağa hoş gelen bir söylemle, 6.1.2005 tarihinde TBMM’de kabul edilen 5283 sayılı “Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun” çıkarıldı ve SSK’ya ait sağlık tesisleri Sağlık Bakanlığına devredildi.

              Elbette her yurttaşın her hastaneye gitmesi kulağa hoş gelen bir söylemdi, ancak burada söylenmeyerek halktan gizlenen gerçek; bu hastanelere girmek için paraya ihtiyaç olacağıydı. Yani parası olmayanın, belirtilen bu hastanelere gitmesinin mümkün olmayacağı gerçeği halktan gizlenmişti.

              Böylece emekçi milyonlar ile onların ailelerine hizmet veren hastane, dispanser, poliklinik, eczane, ilaç fabrikası gibi işçilerin birikimleri ile kurulmuş SSK’ya ait tüm sağlık tesislerine el kondu. Hâlbuki SSK, devletin dışında olmayan, yönetimi devlete bağlı, hükümetlerce atanan bürokratların, iktidarın politikaları doğrultusunda yönettiği bir kurumdur.

            Dolayısıyla, sağlık hizmetinin yeterliliğinde ve kalitesinde belirleyici olan, sağlık biriminin tabelasında SSK veya Sağlık Bakanlığı yazılı olması değil, ülkeyi yönetenlerin toplum sağlığına bakışıdır. Eğer SSK sağlık hizmetinde sıkıntı yaşandıysa, bunun sorumlusu kurum veya sahibi işçiler değil, bizzat iktidarlardır. 

              Evet, özellikle SSK sağlık tesislerine el konulmasıyla ilaç tekelleri ile özel sağlık kurumlarına sağlanan avantajları işlemeye serinin bir sonraki bölümünde devam edeceğim,

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

KORKUTA N GERÇEKLERİN
07 Temmuz 2026 11:08

SİZSE BİZİ İLGİLENDİRİYOR MU ?
25 Haziran 2026 11:08

PİŞMANIM VE ÖZÜR DİLİYORUM
20 Haziran 2026 11:08

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ
18 Haziran 2026 11:08

15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 11:08

RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 11:08

MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 11:08

LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 11:08

EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 11:08

MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 11:08

BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 11:08

CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 11:08

23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 11:08

HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 11:08

DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 11:08

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 11:08

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 11:08

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 11:08

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 11:08

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 11:08

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 11:08

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 11:08

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 11:08

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 11:08

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 11:08

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 11:08

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 11:08

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 11:08

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 11:08

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 11:08

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 11:08

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 11:08

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 11:08

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 11:08

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 11:08

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 11:08

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 11:08

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 11:08

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 11:08

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 11:08

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 11:08

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 11:08

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 11:08

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 11:08

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 11:08

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 11:08

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 11:08

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 11:08

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 11:08

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 11:08

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 11:08

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 11:08

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 11:08

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 11:08

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 11:08

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 11:08

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 11:08

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 11:08

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 11:08

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 11:08

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 11:08

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 11:08

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 11:08

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 11:08

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 11:08

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 11:08

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 11:08

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 11:08

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 11:08

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 11:08

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 11:08

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 11:08

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 11:08

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 11:08

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 11:08

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 11:08

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 11:08

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 11:08

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 11:08

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 11:08

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 11:08

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 11:08

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 11:08

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 11:08

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 11:08

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 11:08

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 11:08

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 11:08

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 11:08

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 11:08

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 11:08

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 11:08

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 11:08

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 11:08

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 11:08

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 11:08

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 11:08

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 11:08

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 11:08

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 11:08

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 11:08

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 11:08

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 11:08

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 11:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 11:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 11:08

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 11:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 11:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 11:08

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 11:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 11:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 11:08

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 11:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 11:08

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 11:08

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 11:08

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 11:08

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 11:08

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 11:08

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 11:08

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 11:08

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 11:08

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 11:08

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 11:08

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 11:08

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 11:08

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 11:08

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 11:08

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 11:08

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 11:08

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 11:08

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 11:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 11:08

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 11:08

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 11:08

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 11:08

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 11:08

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 11:08

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 11:08

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 11:08

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 11:08

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 11:08

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 11:08

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 11:08

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 11:08

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 11:08

Tüm Yazılar