Veli Beysülen
[email protected]

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.

07 Ekim 2025 05:15

TÜRK-İŞ in MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.

TÜRK-İŞ in MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.

TÜRK-İŞ’in Masaya Resti, Emekçinin Yükselen İsyanıdır! |

 

Veli Baysülen: “Bu masa adaleti değil, dayatmayı temsil ediyor!”

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın 25 Aralık 2024 tarihinde yaptığı açıklama, sadece bir sendikal duruş değil, Türkiye işçi sınıfının yıllardır bastırılmış öfkesinin ve çaresizliğinin dışa vurumudur. 2025 yılı için hükümet ve işverenin birlikte belirlediği 22.104 TL’lik asgari ücret rakamına karşı yükselen bu tepki, artık sabır taşının çatladığını gösteriyor.

Sendika temsilcisi Veli Baysülen de konuyla ilgili çok net konuştu:

“Bu masa artık emekçinin hakkının konuşulduğu bir masa değil; tek taraflı kararların emekçiye dayatıldığı bir tiyatro sahnesidir. 50 yıldır o masadayız ama artık yeter! Eğer bu masa emekçiyi değil sermayeyi koruyorsa, orada yerimiz yok!”

“Seyirci değil, tarafız!”

Baysülen, TÜRK-İŞ’in restine destek verirken DİSK ve HAK-İŞ’in de aynı çizgide birleşmesini “tarihi bir emek dayanışması fırsatı” olarak değerlendirdi:

“Bugüne kadar emekçinin cebine değil, yalnızca işverenin bütçesine hizmet eden bu düzene artık ortak olmayacağız. Emekçiler sahipsiz değildir! Sadece masada değil, meydanda da birlik olacağız!”

“Asgari Ücret Komisyonu: Adalet mi? Tiyatro mu?”
Veli Baysülen, komisyondaki yapısal soruna da dikkat çekti:

“5 kamu, 5 işveren, 5 işçi temsilcisi… Zaten baştan çoğunluk sermaye ve devletin lehine. Biz oraya neyle gidiyoruz? Dil dökmeye mi, ricacı olmaya mı? Bu komisyon işçinin alın terine değil, siyasi hesaplara göre çalışıyor!”

“Sokağın Gücü Unutulduysa, Hatırlatırız!”

Veli Baysülen, DİSK’in yıllardır dile getirdiği sokak mücadelesi vurgusuna da destek verdi:

“Masalar bizden yana değilse, meydanlar bizimdir. Sokağın sesini bastıranlar, yarın o sesin dalga dalga üzerlerine gelişini durduramayacak. Emeğe sadakat değilse bu ülkenin rotası, o zaman direnmek bizim asli görevimizdir!”

“Bu Mücadele Bir Asgari Ücretten Fazlasıdır”

Son olarak Veli Baysülen, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

“Bu mesele sadece 22 bin lirayla geçinmenin imkânsızlığı değil; adaletsizliğe karşı bir var oluş mücadelesidir. Emekçi ayağa kalkarsa, hiçbir güç onu susturamaz. TÜRK-İŞ’in kararı, bir dönüm noktasıdır. Bu kararı büyütmek ve meydanlara taşımak, tüm sendikaların ortak sorumluluğudur.”

Sendikalar, artık tabela değil; emekçinin gerçek temsilcisi olmak zorunda.
Ya birlikte mücadele, ya birlikte ezilme zamanı!
Veli Baysülsen

MASADA OLMAYACAKSANIZ, SOKAKTA OLACAK MISINIZ?

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 25 Aralık 2024 tarihinde 2025 yılı için Hükümet, işveren iş birliği ile 22.104 lira olarak belirlenen asgari ücreti değerlendirirken, adil bir düzenleme yapılmadığı sürece 50 senedir oturdukları asgari ücret tespit komisyonu toplantılarına katılmayacaklarını açıklamıştı. TÜRK-İŞ Genel Başkanı açıklamayı yaparken, HAK-İŞ ve DİSK Genel Başkanları ile de konuştuğunu onlarında aynı düşüncede olduklarını açıklamıştı. DİSK yıllardır, hükümet-işveren ortaklığı ile asgari ücretin belirlendiği asgari ücret tespit komisyonu masasına oturulmaması gerektiğini yüksek sesle söylüyor ve diğer konfederasyonları, sokakta ortak mücadeleye çağırarak, kendisi sokakta oluyor.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan 28 Eylül 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, 2026 yılı asgari ücret masasında kendilerinin de olmayacağını açıkladı.

Asgari Ücret Yönetmeliğinin, komisyonun kuruluşu ve toplantı esasları başlıklı 8. Maddesinin f) fıkrası: “Bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşunun değişik işkolları için seçeceği beş temsilci” demek suretiyle işçileri temsilen komisyona katılacak 5 temsilciyi belirlemiştir. O zaman soru şu; yönetmeliğin bu açık hükmüne rağmen HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, neden böyle bir açıklama yaptı veya yapma gereği duydu? Yoksa birileri yönetmeliğe rağmen HAK-İŞ’i komisyona çağırmayı düşündüğü için mi, Genel başkan, böyle bir açıklama yapma gereği duydu? Öyle ya karşımızda anayasa, yasa ve yönetmelikleri gerektiğinde istediği şeklide esneten, ihtiyacına göre değiştiren veya uygulamamakta sakınca görmeyen bir yönetim var.  Dolayısıyla, Mahmut Arslan’ın, Asgari Ücret Tespit Yönetmeliğine göre en çok üyeye sahip işçi Konfederasyonu TÜRK-İŞ’in, işçi tarafını temsilen oturacağı masaya oturmayacağız demesi düşündürücüdür. Şeytanın avukatlığını yapmış olmayayım ama bence birileri, Mahmut Arslan’ın kulağına siz katılın diye fısıldadı. Arslan’da gelecek tepkilerden çekindiği için, biz katılmayacağız diye ön alıyor.

Peki, 2026 yılı Asgari Ücretini belirlemek üzere, Aralık ayında toplanacak olan komisyona işçi tarafı katılmazsa ne olur? Bu konuda da yönetmelik açık. Yönetmeliğin, yine 8.maddesinin son iki paragrafı şu şekilde: “Komisyon, en az on üyenin katılımı ile toplanır ve oylarının çoğunluğu ile karar verir. Karara katılmayan üye, isterse katılmama gerekçesini belirtir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Komisyonun her toplantıda aldığı kararlar karar defterine yazılır ve başkan ve üyelerce imzalanır.

Komisyonun ücretin belirlenmesine ilişkin kararı kesindir. Bu kararın, toplanan bilgi ve belgelere göre hazırlanacak bir gerekçeye dayandırılması zorunludur.”

Evet, komisyon yönetmeliği açık, komisyon en az 10 üyeyle toplanabiliyor ve katılanların çoğunluğu ile karar alabiliyor. O zaman sorun yok, komisyon 5 Hükümet 5 işveren temsilcisinin katılımı ile toplanabilir ve karar alabilir. Meşruiyet mi dediniz, onun ne önemi var canım. Onu da başka yerde arar buluruz. Zaten bu komisyon usulen kurulmuş bir komisyon değil mi? Bugüne kadar defalarca, TÜRK-İŞ itiraz edip masadan kalktığı halde, iki işveren tarafı hükümet ile işveren iş birliğiyle karar alıp yürürlüğe koymadılar mı? Koydular. Kaldı ki tek adam yönetimine geçilen 2018 yılından bu yana komisyon usulen toplanıyor, masada sohbetler edilip çaylar içiliyor, bu arada usulen bir iki rakam telaffuz ediliyor, sonra Külliye’ de Reisin huzuruna çıkılıyor, onun lütufta bulunuyormuş edasıyla, işveren veya devlet önerisinin 1-2 puan üstünde belirlediği rakam, tarafların başkanları ile birlikte kameraların karşısına geçen kendisi veya görev verdiği Bakan tarafından, ballandıra ballandıra açıklanıyor. Şimdi tüm bunlar varken asgari ücretin, tarafların temsil edildikleri masada belirlendiği imajı vermenin anlamsızlığını anladınız değil mi? Zira gerek yönetmelikte ki düzenleme gerekse tek adamın söz sahibi olduğu yeni yönetim şeklinde TÜRK-İŞ veya HAK-İŞ birinin masada olmasının bir anlamı yok!

Mahmut Arslan, sadece komisyona katılmayacağız demiyor. Başka ülkelerde asgari ücret belirlenmesi yöntemine ilişkin önekler veriyor ve “Komisyonda hükümetin inisiyatifinin söz konusu olduğunu belirtiyor.” Arslan, “asgari ücretin belirlemesinin faturasını hükümet ödüyor. ‘Cumhurbaşkanı, hükümet asgari ücreti artırmadı.’ deniyor. Bunu bırakın işverenler ile işçiler oturup konuşsunlar. Onlar belirlesin.” Diyerek hükümeti özellikle Cumhurbaşkanını korumayı da ihmal etmiyor ve hükümete ülkeyi siz yönetin ama faturayı üstlenmeyin diyor. Arslan’ın bilmesi gereken şey, öyle ya da böyle tüm ücretlerin belirlenmesinde, hükümetin sınıfsal tercihi ile uyguladığı ekonomik politikaların belirleyici olduğudur.

Daha önce de yazılarımda yazdım Türkiye’de asgari ücret, çalışan ile ailesinin geçimini sağlayacak şekilde değil, işçinin kendisinin geçimini sağlayacak ücret olarak belirleniyor. Zira yukarıda alıntı yaptığım, Asgari Ücret Yönetmeliğinde asgari ücret: “İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret olarak tarif edilmektedir.” Yani asgari ücret yönetmeliği işçinin ailesini yok sayıyor ve sadece kendisinin temel ihtiyaçlarına yetecek ücret belirlenmesini yeterli buluyor.

Halbuki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23/3 maddesi: “Çalışan herkesin, kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeyde, adil ve elverişli ücretlendirilmeye hakkı vardır; bu, gerekirse, başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmelidir.” Düzenlemesi yapmak suretiyle, kişinin kendisi ile ailesinin yaşamlarını sürdürebilmelerine yetecek gelire sahip olmalarını, temel bir insan hakkı olarak teminat altına almıştır.

Öte yandan, 2022 yılında Avrupa Birliğinde (AB) onaylanan yeni Asgari Ücret Yasası ile 27 AB ülkesinin resmi asgari ücret uygulaması olmayan 6’sı hariç, 21’i asgari ücret belirlenmesinde yeni kurallar getiren yasayı onaylamıştı. Kuşkusuz ekonomik krizin yol açtığı yüksek enflasyonun, birlik üyesi ülkeler dahil dünya genelinde ücretleri hızla yuttuğu bir dönemde önemi büyük olan bu onayla birlikte, AB ülkelerinde asgari ücret açık kriterlere göre belirlenecek ve gerektiğinde güncellenecektir. AB ülkelerinde genel de devlet sadece hakem rolündedir ve taraflar istediğinde, hakemlik yapmak üzere, masaya oturmaktadır. Zira asgari ücret işçiler ile işverenlerin oturdukları masa da belirlenmekte veya sendikaların imzaladıkları işkolu sözleşmelerinde işkolu bazında belirlenmektedir. Kaldı ki bu ülkelerde, asgari ücret işçilerin çok azının aldığı sembolik ücrettir. Buna karşın Türkiye’de işçilerin nerdeyse yarısına yakını asgari ücret veya çok az üstünde ücret almaktadır. Daha açık bir ifade ile asgari ücret Türkiye’de ortalama ücret haline gelmeye yakındır.

Tüm bunlar bilinen gerçekler. Daha önce yazılarımda birçok defa belirttim. Her yıl Aralık ayında bir sonra ki yıl içinde ülke de uygulanacak asgari ücret belirlenir. Bu yılda Aralık ayında 2026 yılı asgari ücreti belirlenecek. TÜRK-İş ile HAK-İŞ şimdilik masaya oturmayacaklarını açıkladıklarına göre, asgari ücret tespit yöntemi için yeni bir düzenleme yapılmadığı taktirde, hükümet ile işveren tarafları kendi aralarında yapacakları toplantı ile asgari ücreti tespit edeceklerdir. Elbette bunun sonucu, asgari ücretin meşruluğunun ve kabul edilemezliğinin sürekli gündem de olmasıdır. O zaman üç konfederasyon, zaman kaybetmeden bir araya gelmeli ve sürece dair bir eylem programı çıkararak sokaklardan hükümeti, işçilerin katılımını esas alan, daha demokratik bir yöntem belirlemeye zorlamaları elzemdir. Zira bu yapılmadığı taktirde, milyonlarca asgari ücretli ile ailesi iki işveren tarafının insafına terk edilmiş olacak.

Kuşkusuz masaya oturmayacaklarını açıklayan iki konfederasyonun cevap vermeleri gereken soru: Bu haklı tepkilerini sürdüreceklerse, milyonlarca asgari ücretliyi yüz üstü bırakıp bırakmayacaklarıdır. Kuşku yok ki, masa da olunmayacaksa, esas olan asgari ücretlilerin özne olarak katıldıkları, mücadele yöntemlerini geliştirip sokakta olmaktır. Kısacası TÜRK-İş ile HAK-İŞ masada olmayacaklarsa sokakta olacaklar mı sorusunu ivedilikle cevaplandırmalılar. Eğer sokakta olacaklarsa, yıllardır asgari ücret sürecinde sokakta olan ve bu yılda asgari ücret için mücadeleyi daha erken başlatacağını açıklamış olan DİSK’le buluşmaları gerekiyor. Zira ancak başta asgari ücretliler tüm işçilerin katılımlarını esas alan, ortak mücadele verildiğinde hükümetin adım atması sağlanabilir. TÜRK-İŞ ile HAK-İŞ sokakta olmayacaksanız, masada olmamanız dostlar alışverişte görsün mantığının hakim olduğu, göstermelik bir tavırdan başka bir şey değildir. Yani masada olmamanız tek başına yeterli olmadığına göre, sokakta olacak mısınız? Sorusuna vereceğiniz olumlu veya olumsuz cevap sizin samimiyetinizin göstergesi olacaktır?

Veli Beysülen

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 05:15

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 05:15

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 05:15

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 05:15

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 05:15

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 05:15

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 05:15

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 05:15

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 05:15

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 05:15

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 05:15

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 05:15

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 05:15

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 05:15

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 05:15

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 05:15

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 05:15

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 05:15

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 05:15

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 05:15

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 05:15

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 05:15

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 05:15

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 05:15

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 05:15

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 05:15

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 05:15

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 05:15

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 05:15

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 05:15

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 05:15

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 05:15

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 05:15

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 05:15

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 05:15

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 05:15

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 05:15

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 05:15

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 05:15

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 05:15

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 05:15

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 05:15

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 05:15

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 05:15

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 05:15

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 05:15

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 05:15

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 05:15

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 05:15

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 05:15

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 05:15

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 05:15

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 05:15

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 05:15

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 05:15

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 05:15

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 05:15

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 05:15

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 05:15

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 05:15

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 05:15

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 05:15

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 05:15

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 05:15

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 05:15

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 05:15

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 05:15

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 05:15

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 05:15

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 05:15

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 05:15

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 05:15

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 05:15

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 05:15

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 05:15

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 05:15

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 05:15

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 05:15

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 05:15

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 05:15

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 05:15

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 05:15

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 05:15

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 05:15

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 05:15

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 05:15

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 05:15

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 05:15

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 05:15

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 05:15

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 05:15

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 05:15

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 05:15

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 05:15

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 05:15

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 05:15

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 05:15

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 05:15

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 05:15

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 05:15

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 05:15

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 05:15

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 05:15

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 05:15

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 05:15

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 05:15

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 05:15

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 05:15

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 05:15

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 05:15

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 05:15

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 05:15

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 05:15

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 05:15

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 05:15

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 05:15

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 05:15

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 05:15

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 05:15

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 05:15

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 05:15

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 05:15

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 05:15

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 05:15

Tüm Yazılar