Veli Beysülen
[email protected]
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 20:41
Kuruluşundan bugüne Türkiye siyaseti hep vesayet altında oldu. Maalesef günümüzde de değişen bir şey yok. Eskiden vesayet daha ziyade, devletin çekirdeğini oluşturan üniformalı veya üniformasız dar bir kadronun tekelindeydi.
Bugün ise yönetme erkini elinde tutan tek adam ile onun etrafındaki dar bir kadronun elinde. Ben bu yazıda, geçmişi kısaca hatırlattıktan sonra, geçmiş vesayetin eseri olan toplumsal yapının, bugün siyasette kullanılmamasının sakıncalarına dikkat çekmeye çalışacağım.
Evet, Cumhuriyetin ilk yıllarında tek parti eliyle siyaset dizayn edilirken, çok partili hayata geçilen 1940’lı yılların ortalarından itibaren sistemin sahibi çekirdek kadro, ihtiyaç duyduğunda üniformalı asker bürokrasinin müdahalesi ile siyaseti vesayet altında tutmaya devam etti.
Böylece ülkede merkez siyasetin dışında siyaset yapılmasına asla izin verilmedi. Bu nedenle, etnik, dini ve sınıf eksenli siyasi anlayışlar hep baskı altına alındı. Özellikle merkezin dışında siyaset yapmayı düşünen sol siyaset ağır baskılara maruz kaldı.
Türkiye’nin NATO’ya üye olduğu 1950’li yıllarda, emperyalizmin savaş örgütü NATO’ya karşı çıkan aydın ve entelektüel çevre yoğun bir şekilde baskı altına alındı. Bu baskı nedeniyle, genç cumhuriyetin çok olmayan yetişmiş beyin gücünün önemli bir kısmı, ülkeyi terk ederek sürgünde yaşamak zorunda kaldı. Gidemeyenler ise komünizmle mücadele adı altında işkencelere maruz kaldılar ve yıllarca cezaevlerinde tutuldular.
Bununla da yetinilmedi. Merkez siyasetin yetersiz kaldığı her aşamada, asker bürokrasisi kendisini görevli görerek, darbe ve muhtıralarla siyaseti sistemin ihtiyaçlarına uygun dizayn etti.
Maalesef tüm bu darbe ve muhtıralar, iki kutuplu dünya konjonktüründe süren soğuk savaşı fırsata çeviren Türkiye merkez siyasetinin yaslandığı emperyalist batının vurucu gücü NATO bünyesindeki açık ve gizli odakların bilgisi dahilinde, onların yol göstericiliğinde yapıldı.
Bu darbe ve muhtıraların ilk hedefi, 1960’lı yıllarda dünya genelinde esmekte olan özgürlük ve demokrasi rüzgârlarının kaçınılmaz sonucu olarak Türkiye’de faaliyete geçen siyasi ve sendikal yapıların toplumu hızla bilgilendirmelerinin sağladığı toplumsal uyanışın önüne geçmekti.
Zira bu uyanış hem kendisini devletin sahibi gören çekirdek kadroyu hem de hasmı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) burnunun dibindeki Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamayan NATO’yu korkutuyordu. İşte tam da bu nedenle, her seferinde harekete geçen asker bürokrasisi müdahalelerle demokrasiyi rafa kaldırdı.
Elbette, bu darbe ve muhtıralar sadece demokrasiyi rafa kaldırıp sistem muhaliflerini işkencelerden geçirerek cezaevlerine doldurmakla kalmadılar. Hayatın her alanında, özellikle eğitim alanında uygulamaya koydukları politikalarla geleceğin toplumunun temellerini attılar.
Örneğin; 12 Eylül faşist darbesinin en önemli projesi, eğitimi sistemini Türk-İslam sentezine oturtmaktı. Çünkü kutsal devlet ideolojisi ile uluslararası sermayenin buluştukları yenidünya düzenine uygun nesiller yetiştirilmeliydi.
Öte yandan, bu politika ile geçmişte kavga ediyormuş görüntüsü veren devletin çekirdek ideolojisi ile din eksenli siyaset buluşmuş oldular. Zira iki tarafın da hedefi, toplumu düşünmeyen, verilene razı, biat eden bireyler topluluğuna dönüştürmekti. Böylece sorgulama yeteneğini yitirmiş bireylerden oluşan toplum alternatif arayışından uzaklaşacak ve erki elinde tutanlara biat edecekti.
Maalesef sistemin darbelerle siyaset ile toplumu dizayn etme politikaları sonucu, Türkiye’de son yıllarda merkez siyasetin, sistemin belirlediği sınırları aşmamak için gerekçe olarak kullandığı milliyetçi muhafazakâr toplumsal yapı, siyasette belirleyici konuma geldi.
Ne yazı ki, geçmişte darbelerle baskı altına alınan toplumun, bilimsellikten uzak, Türk-İslam sentezine dayalı tekçi eğitim sistemine mahkûm edilmesi nedeniyle artık baskın olan milliyetçi muhafazakâr toplum, merkez siyasetin dışına çıkma ve tolumu ileriye doğru dönüştürme projesi olmayan siyasi yapı ve aktörler için artık güvenli bir limandır.
Mevcut iktidarın kullandığı “Yerli ve Milli” sözü ile ona muhalefet edenlerin, “Toplumun Hassasiyetleri Var” sözünün vardığı nokta bu toplum yapısına teslimiyettir. Tüm bu nedenlerle, milliyetçi ve muhafazakâr toplumsal yapı yeni bir vesayet biçimi olarak karşımızdadır. Şüphesiz bunun en önemli nedeni, belirtilen siyaset anlayışının toplumu dönüştürme iddiasının olmamasıdır.
Bunu sağ siyaset açısından anlamak mümkündür. Ancak sistemin dayattığı siyaset çizgisinin dışına çıkma iddiası bulunan sosyal demokrat veya sosyalist sol siyasetin böyle bir gerekçeye sığınması kabul edilir bir durum değildir.
Türkiye son 5-6 yıldır AKP-MHP iktidar bloğunun, siyasetin muhalefet kanadını terörle ilişkilendirerek baskı altında tutmaya çalıştığı bir süreci yaşıyor. İktidar bloğu bunu HDP üzerinden yapmaya çalışıyor.
Çünkü iktidar bloğu, HDP’ nin 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde muhalefet adaylarına destek vermesinden dolayı, Türkiye nüfusunun %60’ını barındıran 11 Büyükşehir Belediye Başkanlığını kaybetmiş olmanın şokunu, %50+1 oy alması gereken Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir kez daha yaşamak istemiyor.
Bu nedenle iktidar, karşısındaki muhalefetin bir araya gelmemesi için ona Kürt sorunu üzerinden yükleniyor. 6 milyon seçmenin oyunu almış meclisin üçüncü partisi HDP’ yi terörle ilişkilendiriyor ve oyunlar tezgâhlıyor.
Muhalefeti HDP’ nin kapatılması girişimine destek vermeye mecbur bırakmaya çalışıyor. Bunun, HDP’ nin terörle ilişkisinden ziyade seçim kazanmaya yönelik siyasi bir taktik olduğu gayet açık olmasına rağmen, muhalefet bu oyunu bozacak cesareti gösteremiyor.
Öte yandan, kısmen bu politikanın baskısı kısmen de muhalefet bloğu partilerinin, yukarıda belirttiğim milliyetçi ve muhafazakâr toplum yapısını, gönüllü olarak satın almalarından dolayı, sistem içi muhalefet HDP ile arasına mesafe koymaya devam ediyor.
Bu nedenle, siyasi yelpazenin merkezinin hemen sağında ve hemen solunda yer alan 6 siyasi parti, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme” geçme hazırlıklarını HDP’ siz yapıyorlar. Muhalefet bunu, tolumun hassasiyetleri ile açıklamaya çalışsa da bence asıl neden, muhalefet bloğunun siyaseten mevcut iktidardan çok farklı olmayan siyasi kompozisyonudur.
Oranları bakımından olmasa da sayı olarak geleneksel Türkiye siyasetinin sağ kanadının ağırlıklı olduğu bu yapıdan başka bir şey beklemek siyasetin doğasına aykırıdır. Dolayısıyla, bunun toplumun hassasiyetleri ile açıklanmasını gerçekçi değildir.
Kaldı ki, mevcut siyaset tarzından memnun olmayan ve onun değişmesi gerektiğine inanan her siyasi yapı ya da aktör, bunun yolunun toplumu dönüştürmekten geçtiğini bilmek zorundadır. Şüphesiz toplumu dönüştürme iddiası taşımayan ve buna dair politik hazırlığı olmayan siyasetin varacağı nokta mevcudu sürdürmektir.
Yukarıda belirttiğim vesayet türlerinin belirleyiciliğinin yanı sıra, üzerinde düşünülmesi gereken bir başka belirleyen ise; yeni seçim sisteminin partileri diğer partilere mecbur bırakan yapısıdır.
Partilerin ittifak tercihlerinde, %50+1 oy alma şartının belirleyici olduğu gerçeği asla göz ardı edilmemelidir. Burada da görev CHP’ye düşüyor. CHP’nin bilmesi gereken şey, sistemin en önemli makamı olan Cumhurbaşkanlığını kazanmanın HDP’ nin desteği ile mümkün olduğudur.
Bu nedenle CHP, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişte HDP’ nin desteğini almanın yol ve yöntemlerini bulmalı, gerekli adımları atmalıdır. Bu sadece seçim kazanmak için değil, toplumsal barış için de zorunluluktur.
Kaldı ki HDP, milletvekili seçimlerinde Cumhur veya Millet ittifaklarından birinde olmayı düşünmediğini ilan etmiş ve sol sosyalist partilerle üçüncü ittifak çalışmalarını başlatmış bulunuyor. İlkesel olarak doğru olanı da budur.
Zira muhalefetin hedeflediği Güçlendirilmiş Parlamento Sistem’e geçiş, yeni bir anayasa ile sistemin yeniden kurulması demektir. Dolayısıyla, sol sosyalist partilerin HDP ile birlikte güçlü bir grupla parlamentoda bulunmaları, başta yeni anayasa yapılması ile demokratik parlamenter sisteme geçişin yanı sıra, temel hak ve özgürlükleri garanti altına alan farklılıkların temsilinin sağlandığı demokratik bir sistemin hayata geçmesi açısından önemli bir kazanım olacaktır.
Kuşkusuz bu en çok mevcut iktidarı rahatsız edecektir. Çünkü güçlü sol ittifak, iktidarın HDP’ yi yalnızlaştırma ve terörle ilişkilendirme politikasını boşa çıkarma yolunda atılmış önemli bir adım olacaktır. Zira iktidar bloğunun, HDP’ yi özellikle 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından hedef tahtasına oturtmasının temel nedeni, partinin Türkiye partisi olma yönünde adımlar atması ve seçimlere parti kimliği ile girmek suretiyle 12 Eylül ürünü %10’luk seçim barajını parçalamasıdır.
Başta dönemin Eş genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ olmak üzere, partinin birçok yöneticisinin, milletvekilinin, belediye başkanının bugün içerde olmalarının nedeni, partinin bu kararlı politik duruşudur.
Unutulmamalıdır ki, Türkiye emekçi halklarının birleşik mücadelesi, böl-parçala-yönet politikası ile ülkeyi yönetenlerin bu taktiğini boşa düşürecektir.
Öte yandan, sistemin bilinçli tercihi olan milliyetçi muhafazakâr toplumsal dokuyu değiştirerek bu ülke halklarını çağdaş demokratik değerlerle buluşturmak, toplumsal yapıyı değiştirmeye dair politikalar geliştirmekle mümkündür.
Böyle düşünmeyen ve toplumu dönüştürme iddiası taşımayan her siyasetin varacağı yer, sistemin bilinçli uygulamalarla oluşturduğu mevcut toplumsal yapıya mahkûmiyettir!
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 20:41
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 20:41
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 20:41
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 20:41
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 20:41
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 20:41
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 20:41
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 20:41
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 20:41
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 20:41
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 20:41
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 20:41
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 20:41
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 20:41
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 20:41
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 20:41
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 20:41
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 20:41
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 20:41
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 20:41
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 20:41
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 20:41
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 20:41
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 20:41
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 20:41
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 20:41
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 20:41
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 20:41
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 20:41
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 20:41
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 20:41
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 20:41
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 20:41
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 20:41
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 20:41
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 20:41
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 20:41
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 20:41
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 20:41
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 20:41
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 20:41
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 20:41
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 20:41
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 20:41
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 20:41
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 20:41
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 20:41
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 20:41
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 20:41
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 20:41
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 20:41
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 20:41
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 20:41
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 20:41
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 20:41
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 20:41
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 20:41
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 20:41
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 20:41
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 20:41
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 20:41
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 20:41
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 20:41
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 20:41
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 20:41
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 20:41
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 20:41
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 20:41
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 20:41
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 20:41
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 20:41
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 20:41
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 20:41
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 20:41
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 20:41
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 20:41
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 20:41
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 20:41
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 20:41
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 20:41
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 20:41
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 20:41
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 20:41
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 20:41
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 20:41
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 20:41
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 20:41
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 20:41
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 20:41
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 20:41
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 20:41
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 20:41
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 20:41
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 20:41
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 20:41
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 20:41
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 20:41
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 20:41
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 20:41
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 20:41
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 20:41
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 20:41
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 20:41
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 20:41
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 20:41
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 20:41
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 20:41
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 20:41
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 20:41
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 20:41
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 20:41
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 20:41
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 20:41
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 20:41
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 20:41
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 20:41
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 20:41
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 20:41
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 20:41
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 20:41
