Veli Beysülen
[email protected]

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.

09 Nisan 2026 10:51

Ara Seçim, Anayasanın Amir hükmüdür.

         Konfüçyüs binlerce yıl önce, “Bir insan parasını kaybetmişse, hiçbir şeyini kaybetmemiş demektir. Sıhhatini kaybetmişse, hayatının yarısını kaybetmiş demektir. Ama umudunu kaybetmişse, her şeyini kaybetmiş demektir.” demişti.

        Küba devriminin unutulmaz önderlerinden Ernesto Che Guevara ise, "Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.” demişti.

          Bu iki söz günümüz Türkiye’si için çok şey anlatıyor. Sadece Türkiye için değil, aslında genel anlamda dünya için de çok şey anlatıyor. Zira reel sosyalizmin geri çekildiği ve kapitalist sistemin alternatifsizliğini ila ettiği 1990’lı yıllardan bu yana sistemin yaptığı en önemli şey insanları umutsuz bırakmak oldu. Kuşkusuz umutsuz kalan insanlar bireysel düşünerek, kendisi ile ailesinin yaşamını idame ettirecek olanaklara sahip olmak için sistemin parçası olmayı tercih ederler. Maalesef bu durum, insanların başkalarıyla bir araya geldiği ve sistemi sorguladığı örgütlenmelerden uzak durmasına neden olmaktadır.

          Elbette bu durumda olan bireyler, büyük devrimci Che’nin dediği gibi mücadeleden ve sorgulamadan vazgeçerek yenilgiyi kabullenirler.

           Türkiye bu konularda katalizör bir ülkedir. Özellikle 23 yıllık AKP iktidarında ülke insanı o kadar çok, “Bu kadar da olmaz!” denecek şeyin olduğunu gördü ve yaşadı ki, her gün biraz daha geri çekildi ve kendisini sözde korumaya aldı. Sözde diyorum zira kendisini koruyamadığı ve ülkede yaşanan her olumsuzluğun, özellikle ekonomik ve sosyal politikaların kendisini en acımasız şekilde vurduğu çok açıktır. Öte yandan hukuksuzluk, kanunlar ile anayasaya uyulmaması, temel hakların yok edilmesi, düşünce ve düşünceyi yayma özgürlüklerinin kısıtlanması hatta yasaklanması, bilim insanının, sanatın ve sanatçının susturulması ülkenin rutini hale geldikçe ülke çoraklaştı. Öyle ki, anayasaya uyulmaması olağan karşılanır hale geldi.

          Halbuki tüm bunların ülkeye ve topluma büyük ekonomik kayıpları var. Zaman zaman yazılarımda, Türkiye’nin tek adam yönetimine geçtiği 2018 yılından bu yana uygulanan ekonomi politikasının ülkenin emekçi kesimlerine çok şey kaybettirdiğini yazarım. Kuşku yok ki, ülke nüfusunun emekçi büyük çoğunluğuna kaybettirten bu politika, küçük bir azınlığın servetine servet katması için bilinçli uygulanan bir politikadır. İktidarın bu politikayı rahatlıkla uygulamasını sağlayan ise toplumun yukarıda belirttiğim gibi sahadan çekilmesidir. Zira sahadan çekilen bireyler günlük hayatın acımasızlığının altında eziliyor. Bu nedenle, sistemin insafına sığınıyor ve iktidarın verdiği iane yardımlarla hayatta kalmaya çalışıyor.                 
         Ne yazık ki, bu şekilde teslim alınan toplum yaşananlara tepki vermekten oldukça uzak. Elbette bunun sorumluluğunu sadece topluma yıkmak insafsızlık olur. Parlamento içi ve parlamento dışı muhalefetin, tamamı olmasa da sendikaların, meslek birliklerinin, demokratik kitle örgütlerinin de bunda payı var.

            Özellikle sistem içi muhalefetin toplumu sokaktan çeken politikasının çok önemli bir payının olduğu tartışma götürmez gerçektir. Sadece bu da değil, milli hamaset ve statükocu anlayışla muhalefetin iktidarın peşine takılması ve "Anayasaya aykırı ama destek veririz" diyerek HDP eş genel başkanları ile milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve iktidarın siyaseti dizayn etme aracı olarak kullandığı yargının önüne atılmaları, anayasaya uymama konusunda iktidara cesaret verdi.

          Evet, geçmişte zamanın Başbakanı Turgut Özal’ın, “Anayasa bir sefer delinmekle bir şey olmaz” diyerek, birkaç yıl önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, "Anayasaya aykırı ama destekleriz" diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını tanımıyorum ve uymuyorum diyerek anayasaya uymayacağını ilan ettiği Türkiye, anayasa ile üst yargı organlarının tanınmadığı ülkedir. Bugün Türkiye’de iktidar gerek demokratik kuralların işletilmesinde gerekse bireysel hak ve özgürlüklerin kullanılmasında keyfi davranıyor ve anayasaya uymuyor. Anayasaya uymamanın gelenek haline geldiği Türkiye’de muhalefet uzun süredir erken seçim talep ediyor. Ancak iktidar bu konuda adım atmak niyetinde değil. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkan ve o günden bugüne hukuksuzluklarla boğuşan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Özgür Özel, iktidarın erken seçime gitmeme tavrından dolayı seçim talebini anayasadan kaynağını alan ara seçime kaydırdı. Kuşku yok ki Özel’in iktidarı boş olan yedi milletvekilliği için seçime zorlamaya çalışmasının ikili amacı var. Birincisi yedi milletvekili de olsa, yapılacak ara seçimde iktidarın kaybetmesinin moral üstünlüğü ile seçimlere hazırlanmak ve hatta iktidarı erken seçime zorlamak. İkincisi ise anayasal zorunluluk olan ara seçimi yapmayacak olan iktidarın seçimden kaçtığını topluma göstermek. Burada Özel’in niyetinden bağımsız olarak bilinmesi gereken şey, ara seçimin anayasal zorunluluk olduğudur.

 Nasıl mı? Bakın anayasanın 78. maddesi ne diyor:

         “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.” Maddeye sonradan eklenen fıkra ise, “Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır.” şeklindedir.  

           Görüldüğü gibi maddede üç şık halinde ara seçim tarifi var. Bunlardan Meclis üye tamsayısının 1/5’nin, yani toplam sayısı 600 olan milletvekillerinden 30’nun herhangi bir nedenle boşalması durumunda, seçimlerin üzerinden geçen veya sonraki seçime kalan süreye bakılmaksızın 90 gün içinde yapılması gereken araseçim.

         Bir seçim çevresinin veya ilin milletvekilliklerinin tamamının herhangi bir nedenle boşalması halinde, yine zamanına bakılmaksızın boşalmadan 90 gün sonraki ilk pazar günü, o seçim çevresi veya ile özel araseçim yapılması. Diğeri ise sayısına bakılmaksızın boş üyelikler için seçimlerden 30 ay sonra ve seçimlere 1 yıl kala arasında araseçim yapılmasıdır.

        Dikkat edilirse, maddenin birinci cümlesi seçime gidilebilir diye değil, “Seçime gidilir” diye bitiyor. Burada anlaşılması gereken şey, kaç kişi olduğuna bakmaksızın boş milletvekillikleri için ara seçime gidilmesinin zorunlu olduğudur.

 Evet, anayasa maddesi gayet açık bir şekilde ara seçime gitmeyi emrediyor. Burada yasama veya yürütmeye herhangi bir yetki tanınmıyor. Yani seçim kararı alınır diye bir düzenleme yok. O zaman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel’in çağrısına, “Gündemimizde ara veya erken seçim yok" demesi anayasadan kaynağını alan bir açıklama değil. Anayasa seçime gidilmesini emrediyor ve buna ilişkin kararı alacak olan Yüksek Seçim Kuruludur (YSK). Dolayısıyla 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinin üzerinden 35 ay geçmiş olduğuna göre, YSK ivedilikle boş 7 milletvekilliği için ara seçim kararı alıp takvimini açıklamakla yükümlüdür. Anayasal yüksek yargı organı YSK, anayasanın amir hükmü olan ara seçimi yaptırmazsa görevini yapmamış olur.

           Doğrusu bu anayasal zorunluluğa rağmen, Türkiye toplumunda nasıl olsa anayasaya uyulmuyor buna da uyulmayacak görüşünün hâkim olduğu görülüyor. Bunun temel nedeni, yazının başında belirttiğim gibi insanların olmazlara alıştırılmaları ve anayasa ile kanunların uygulanmamasının olağanlaştırılmasıdır. Kuşku yok ki, teknik bir konu olan bu konuyu bilmeyen toplumun büyük çoğunluğu ise iktidarın, “Etrafımızda savaş var, gündemimizde ara veya erken seçim yok. Hedefimiz ülkemizi bu ateşten uzak tutmak” yönündeki hamasete dayanan söylemini haklı görmektedir. Halbuki bu iktidar on binlerce insanın öldüğü, 11 kentte enkazların henüz yeterince kaldırılmadığı 6 Şubat 2023 depreminin ardından 14 Mayıs 2023 tarihinde cumhurbaşkanı ile milletvekili genel seçimlerini yapmış, cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması üzerine 29 Mayıs 2023 tarihinde cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunu yapmış bir iktidardır.

           Tüm bunlar ortadayken, iktidarın dışardaki savaşı gerekçe göstermesi ve seçim yapamayız demesi gerçekçi değil. Zira ara seçim anayasanın amir hükmü olup yapılması YSK’nın yetki alanındadır. Dolayısıyla, yürütmenin başı cumhurbaşkanının seçim yapılmayacağı yönündeki açıklaması anayasadan kaynağını almayan yetki aşımıdır. Toplumun nasıl olsa anayasaya uyulmuyor modunda olması ise, anayasaya uymayan yönetimin elini rahatlatan baskı ve yoksulluğa teslimiyettir!   

 

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 10:51

MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 10:51

BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 10:51

CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 10:51

23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 10:51

HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 10:51

DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 10:51

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 10:51

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 10:51

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 10:51

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 10:51

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 10:51

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 10:51

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 10:51

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 10:51

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 10:51

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 10:51

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 10:51

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 10:51

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 10:51

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 10:51

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 10:51

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 10:51

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 10:51

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 10:51

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 10:51

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 10:51

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 10:51

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 10:51

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 10:51

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 10:51

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 10:51

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 10:51

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 10:51

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 10:51

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 10:51

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 10:51

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 10:51

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 10:51

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 10:51

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 10:51

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 10:51

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 10:51

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 10:51

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 10:51

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 10:51

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 10:51

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 10:51

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 10:51

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 10:51

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 10:51

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 10:51

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 10:51

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 10:51

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 10:51

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 10:51

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 10:51

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 10:51

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 10:51

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 10:51

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 10:51

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 10:51

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 10:51

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 10:51

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 10:51

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 10:51

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 10:51

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 10:51

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 10:51

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 10:51

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 10:51

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 10:51

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 10:51

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 10:51

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 10:51

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 10:51

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 10:51

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 10:51

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 10:51

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 10:51

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 10:51

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 10:51

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 10:51

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 10:51

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 10:51

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 10:51

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 10:51

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 10:51

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 10:51

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 10:51

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 10:51

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 10:51

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 10:51

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 10:51

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 10:51

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 10:51

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 10:51

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 10:51

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 10:51

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 10:51

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 10:51

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 10:51

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 10:51

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 10:51

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 10:51

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 10:51

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 10:51

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 10:51

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 10:51

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 10:51

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 10:51

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 10:51

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 10:51

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 10:51

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 10:51

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 10:51

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 10:51

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 10:51

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 10:51

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 10:51

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 10:51

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 10:51

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 10:51

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 10:51

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 10:51

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 10:51

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 10:51

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 10:51

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 10:51

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 10:51

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 10:51

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 10:51

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 10:51

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 10:51

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 10:51

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 10:51

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 10:51

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 10:51

Tüm Yazılar