Veli Beysülen
[email protected]

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK

14 Nisan 2026 21:09

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK! -

       Sendikacı Veli Beysülen makalesinde; Zaman zaman yazılarımda, Türkiye gibi enflasyonun yüksek seyrettiği bir ülkede ücretlerin 6 ayda bir veya yılda bir artırılmasının ücretlerin satın alma gücünü hızla erittiğini dolayısıyla uygulamanın ücretlileri mağdur ettiğini yazarım. Elbette bu durum piyasanın realitesidir ve bilimsel bir gerçekliktir.

         Zira enflasyonun kontrol edilemediği ve hızla yükseldiği ülkede ücreti ülkenin büyümesinden pay (refah payı) verilmeden, çıplak enflasyon oranı kadar artırılmış bir ücretli, ücretinin arttığı ay aldığı ürünleri 6 ay ve 1 yıl sonra aynı adet veya miktarda alamamaktadır. Kaldı ki Türkiye’de, 6 aylık dönemler halinde yapılan ücret artışlarında baz alınan önceki 6 aylık dönem Kentsel Yerler Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Türkiye İstatistik Kurumu tarafından düşük açıklanmaktadır.

         Tüm bunlara rağmen, Gerek Orta Vadeli Program’da (OVP) gerekse ekonomi yönetiminin açıklamalarında, ücretlerin gerçekleşen değil hedef enflasyon oranında artırılmasının hedeflendiği görülüyor. Bununla hedeflenen; tutmayacak hedef enflasyon kadar ücret artışı verilerek ücretlerin daha çok aşağı çekilmesidir. Zira aşağı çekilen ücretlerden kırpılan pay küçük bir azınlığa aktarılmaktadır. Bu nedenle iktidar, tutmayacak hedefi göstererek milyonları sefaletini pekiştirmenin peşindedir. Kuşku yok ki bu politikanın, biri sermayeye kaynak aktarmak diğeri ise yardıma muhtaç hale getirilmiş milyonları, halkın vergilerinden vereceği iane yardımlarla kendine mecbur bırakmak gibi iki önemli hedefi var. Nitekim iktidar sözcüleri zaman zaman, biz gidersek gelecek iktidar size verdiğimiz yardımları kesecek propagandası yapıyorlar. Üstelik İktidar bu propagandayı 80-90 yıl öncesine götürüp, ikinci büyük emperyalist paylaşım savaşının yol açtığı ağır koşullarda yaşanan sıkıntıları kullanıyor ve CHP iktidar olursa diye politikasına haklılık kazandırmaya çalışıyor.

         Evet, Türkiye’de son yıllarda özellikle iktidar blokunun adına ısrarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediği tek adam yönetimine geçilen 2018 yılından bu yana TÜFE yüksek seyrediyor. Nitekim sisteme geçişin hemen öncesi, 2017 yılında %11,92 olan TÜFE oranı, ikinci yarısında tek adam yönetimine geçilen 2018 yılında %20,30’a fırlarken, 2019 yılında 2017 yılı seviyesine geliyor ve %11.84, 2020 yılında ise hafif bir kıpırdama ile %14,60 oluyor. Kuşku yok ki bu iki yıl, yeni sistemin alt yapı çalışmalarının yapıldığı, sistem için kanun, kararname ve yönetmelik düzenlemelerinin yapıldığı yıllardır. Zira sisteme geçişin etkilerinin görülmeye başlandığı 2020 yılından itibaren, TÜFE tırmanışa geçti ve 2021 %36,08, 2022 %64,27, 2023 %64,77, 2024 %44,38, 2025 %30,38 oranlarında gerçekleşti. Kaldı ki tüm bu oranlar, TÜİK’in rakam oyunları ile düşük açıkladığı oranlardır. Nitekim başta ENAG, son yıllarda TÜFE hesaplaması yapan bağımsız kuruluşlar daha yüksek oranlar açıklıyorlar. Onların açıklamalarından bağımsız olarak, yurttaşlar günlük yaşamlarında enflasyonun TÜİK’in açıkladığının çok üstünde olduğunu yaşayarak görüyorlar.

        Hatırlayacaksınız, tek adam yönetimine geçiş için iktidar blokunun dayatmaları ile TBMM’den halk oyuna sunulacak oy sayısı ile geçen Anayasa değişikliğinin halk oyuna sunulduğu 16 Nisan 2017 referandumunun propaganda döneminde, değişikliğe destek verenlerin en önemli argümanı, mevcut yapının hantal olduğu, hızlı karar alınamadığıydı. “Hayır” cephesi ise yeni sitemde yasama ile yargının yürütme üzerinde fren görevi yapan denetim yetkilerinin olmayacağını, dolayısıyla devlet yönetiminde her şeye tek adamın karar vereceğini, tüm iş ve işlemler için tek imzanın yeterli olacağını belirtmişlerdi. Nitekim bugün ülke hayır cephesinin o gün söylediğini yaşıyor. Zira acele kamulaştırma uygulamasıyla birlikte, gece yarısı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı imzalı kararname ile akşam toprak sahibi olarak yatağa giren yurttaşlar, sabah toprakları olmayan insanlar olarak güne başlıyorlar. Bu basit örnek, yeni yönetim modelinde hantal devlet olmayacak, devlet ivedilikle karar verecek ve işler gecikmeyecek diyenlerin acelelerinin çıkar gruplarına çıkar sağlayan bu tür işlemlere engel olan yargı denetimini devre dışı bırakmak olduğunu gösteriyor. Tüm bunlar, tek adam yönetimine geçişin bilinçli bir proje olduğunu, hedefin ise ülke kaynaklarının bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesi olduğunu gösteriyor. Kısacası Türkiye’nin tek adam yönetimine geçiş projesi, yerli ve yabancı sermayenin karanlık dehlizlerinde yazılıp iktidar eliyle ülkeye dayatılan projedir.

         Evet, yukarıya aldığım oranlar, olağan şartlarda enflasyonun genel seyrine dair veriler. Ancak bir de olağanüstü durumların yol açtığı veya hükümetin dış gelişmeleri iç piyasaya hızlıca yansıtmasının yol açtığı yüksek enflasyon gerçeği var. Hatırlayacaksınız geçen hafta bu köşede yayınlanan “SUÇ SİZDE DEĞİL, SİZİ SEÇENLERDE!” başlıklı yazımda Türkiye ekonomisinin dış krizleri çok çabuk satın aldığını belirtmiş ve ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırıları ile başlayan savaşın hemen ardından Türkiye’de akaryakıt ürünleri fiyatlarının hızla artırıldığını yazmıştım. Kuşkusuz üretimin ve sevk zincirinin temel ürünleri olan akaryakıt ürünlerine yapılan bu zamlar, ülkede peş peşe fiyat artışlarına yol açacak ve halkın temel tüketim ürünlerine ulaşmasını dahada zorlaştıracaktır. Bu artışlar, her ne kadar öngörülemeyen savaş gerekçesine dayandırılmaya çalışılsa da hükümetin ortaya çıkan dış riskleri anında fırsata dönüştürme politikası güttüğünü açıkça ortaya koyuyor. Oysa devlet, bu tür olağanüstü gelişmeleri öngören ve yurttaşlarını olumsuz sonuçlarından mümkün olduğunca koruyacak tedbirleri alabilen kurumsal yapıdır. Kaldı ki ABD-İsrail İttifakı ile İran arasında başlayan savaş bağıra bağıra gelen bir savaştır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanı başındaki bu savaşı ön görmemesi mümkün değil.

         Türkiye, enflasyon hedefinde çok hızlı sapma olan ve bu nedenle hedefini sık sık yukarıya doğru revize eden ülkedir. Zira hükümetin ekonomik hedefleri tutmuyor. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek üç gün önce yaptığı bir konuşmada, savaşın enflasyona etkisine değinerek, enflasyon için %20’nin altında olmasını hedeflediklerini ancak öngörülerinin aşılacağının anlaşıldığını, piyasaların beklentisinin ise %25’e kadar çıktığını açıkladı. Şimşek, artış beklentisini savaşa bağlasa da gerçekler kendisini doğrulamıyor. Nitekim yılbaşında 2026 yılı enflasyonun %14-%17 aralığında hedeflendiği açıklanmış, Ocak ve Şubat aylarında enflasyonun aylık bazlarda yüksek çıkmasının ardından hedef %19-%21 aralığına yükseltilmişti.

        Yazının girişinde, enflasyonun yüksek seyrettiği ülkede ücretlerin 6 ay veya yılda bir artırılmasının gerçekçi olmadığı vurgulamıştım. Zira 3 ayda yaşananlar bu söylediğimin gerçekliğini gözler önüne seriyor. Geçen haftaki yazımda enflasyonun yol açtığı erimeye dair rakamlar vermiştim.           Ancak bu yazıda sosyal politika ve çalışma hayatı alanlarındaki çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Aziz Çelik’in, enflasyonun yılın ilk 3 ayında çalışanlar ile emeklilerin ücretlerinde yol açtığı erimeye dair ortaya koyduğu rakamları aşağıya alıyorum. Sayın Çelik’in Sosyal Medya hesabından, “İşçiye, memura ve emekliye derhal ara zam!” başlığıyla yaptığı paylaşım şu şekilde:

       2026 yılı üç aylık resmi enflasyonu yüzde 10,04 olarak açıklandı.
Böylece Ocak 2026’da yapılan artışlar eridi.

1-  Asgari ücrete yılbaşında yapılan 5971 liralık artışın 2819 lirası, yüzde 47’si eridi.

2-  En düşük emekli aylığına yapılan 3119 liralık artışın 2008 lirası, yüzde 64’ü eridi.

3-  İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde 12,9’luk artışının 10 puanı, yüzde 78’i eridi.

4-  Memur ve memur emeklilerine yapılan yüzde 11’lik artışın 10 puanı, yüzde 91’i eridi!

          Konunun uzmanı Sayın Çelik, erimeye dair rakamları paylaştıktan sonra şu değerlendirmeyi yapıyor. “Kemer sıkma ve talebi düşürme politikasına son verilerek işçilerin, memurların ve emeklilerin enflasyon kayıpları derhal karşılanmalıdır. Yüksek enflasyon dönemlerinde çalışanları ve emeklileri korumanın en önemli yolu enflasyon kayıplarını gidermek ve ayrıca büyüme oranında iyileştirme yapmaktır. Bu nedenle nisan ayından geçerli olmak üzere asgari ücrete memur maaşlarına ve emekli aylıklarına enflasyon kayıpları ve 2025 yılı büyümesi de eklenerek derhal zam yapılmalıdır.”

          Uzman gözüyle ortaya konan bu veriler ve kısa değerlendirme, yapılanların toplumun emekçi kesimlerin gelirini sürekli aşağı çektiğini ve yoksullukla teslim alındığını gösteriyor. Bunları yapanların emekçilere anlattıkları masal ise yoksulluğun kader olduğudur. Yoksulluk kader değil, yönetenlerin sınıfsal tercilerinin sonucudur. Enflasyonun yüksek seyrettiği Türkiye’de maaşlar 3 ayda bir güncellenerek enflasyonun yol açtığı kayıplar giderilmelidir. Kısacası ara zam beklenti değil zorunluluk!

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 21:09

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 21:09

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 21:09

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 21:09

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 21:09

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 21:09

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 21:09

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 21:09

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 21:09

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 21:09

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 21:09

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 21:09

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 21:09

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 21:09

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 21:09

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 21:09

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 21:09

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 21:09

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 21:09

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 21:09

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 21:09

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 21:09

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 21:09

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 21:09

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 21:09

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 21:09

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 21:09

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 21:09

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 21:09

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 21:09

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 21:09

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 21:09

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 21:09

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 21:09

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 21:09

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 21:09

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 21:09

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 21:09

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 21:09

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 21:09

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 21:09

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 21:09

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 21:09

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 21:09

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 21:09

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 21:09

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 21:09

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 21:09

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 21:09

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 21:09

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 21:09

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 21:09

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 21:09

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 21:09

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 21:09

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 21:09

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 21:09

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 21:09

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 21:09

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 21:09

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 21:09

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 21:09

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 21:09

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 21:09

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 21:09

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 21:09

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 21:09

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 21:09

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 21:09

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 21:09

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 21:09

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 21:09

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 21:09

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 21:09

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 21:09

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 21:09

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 21:09

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 21:09

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 21:09

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 21:09

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 21:09

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 21:09

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 21:09

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 21:09

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 21:09

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 21:09

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 21:09

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 21:09

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 21:09

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 21:09

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 21:09

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 21:09

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 21:09

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 21:09

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 21:09

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 21:09

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 21:09

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 21:09

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 21:09

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 21:09

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 21:09

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 21:09

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 21:09

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 21:09

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 21:09

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 21:09

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 21:09

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 21:09

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 21:09

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 21:09

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 21:09

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 21:09

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 21:09

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 21:09

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 21:09

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 21:09

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 21:09

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 21:09

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 21:09

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 21:09

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 21:09

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 21:09

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 21:09

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 21:09

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 21:09

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 21:09

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 21:09

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 21:09

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 21:09

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 21:09

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 21:09

Tüm Yazılar