Veli Beysülen
[email protected]

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR

12 Mart 2026 13:50

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ

 Rapor Çözüm İradesi yansıtmıyor 

“Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzda ele alınan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikasıdır. Vatandaşlarımızın ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucudur.”

Bu paragraf, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18.02.2026 tarihinde yayınlanan raporunun, “Komisyon Çalışmaları” başlıklı birinci bölümünün girişinden.

 Evet, Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmemesinden dolayı 40 yılı aşkın bir süredir devam eden düşük yoğunluklu bir savaşı sonlandırmak üzere 1 Ekim 2024 tarihinde başlayan ve Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde lideri olduğu PKK’ya silah bırakma ve kendisini feshetme yönünde yaptığı çağrıyla ivme kazanan, iktidar blokunun adına “Terörsüz Türkiye” dediği barış ve demokrasi sürecinde, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 18 Şubat 2026 tarihinde açıkladığı sonuç raporuyla çalışmalarını tamamladı.

 25 Şubat 2026 tarihinde bu köşede yayınlanan “TEKÇİLİĞİN ÖNLENEMEZ BARIŞ KARŞITLIĞI!” başlıklı yazımda, komisyonun raporunu kısaca değerlendirmiş ve raporun sorunu terör boyutuna indirgeyerek sorunu bağlamından kopardığını, dil ve kültür gibi talepler ile anayasal eşit yurttaşlık gibi talepleri görmezden geldiğini yazmıştım. Ayrıca raporun, iktidar blokunun sorunu sürüncemede bırakmaya çalıştığını ve seçime yakın yapacağı kısmi düzenlemelerle Kürt seçmenden oy almayı hedeflediğini ortaya koyduğunu belirtmiştim. Nitekim DEM Parti de bu yöndeki itirazlarını rapora koyduğu şerhte dile getirmişti.

 Rapor incelendiğinde ana omurgasının, sorunu demokrasi ve eşit yurttaşlık temelinde çözmek yerine, devletin kendisini korumaya alması üzerine oturtulmuş olduğu görülmektedir. Kısacası rapor, soruna yol açan temel etkenleri ortadan kaldırmayı önermekten ve bunun için devletin yapacaklarına dair tespitler yapmaktan imtina eden, sadece silahlı çatışmayı sonlandırmaya odaklı bir perspektifle hazırlanmıştır. Özellikle yasal düzenlemelerin, devletin asker, güvenlik ve istihbarat birimlerinin örgütün silah bıraktığını, silahlı eylem yapma kabiliyetinin kalmadığına dair kesin raporlarının alınmasına bağlanması, süreci iç ve dış provokasyonlara açık hale getirmektedir. Zira gerek içte gerekse dışta sürecin gerçek bir barışla sonlanmasını istemeyenlerin olduğu tartışma götürmez gerçektir. Dolayısıyla yasal güvenceler sağlanmadan sürecin örgütün tek taraflı inisiyatifine bırakılması, örgütün niyetinden bağımsız, gelişecek provokatif eylemlere davetiye çıkaran yaklaşımdır.  

 Doğrusu Kürt sorununu sadece “Terör” kavramı ile anmak, sorunun üzerinden atlamak ve ana nedenlerini görmemektir. Halbuki sorun; siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel nedenleri olan bir hak ve özgürlükler bütününden oluşmaktadır. Dolayısıyla, TBMM gibi toplumsal sorunları tüm detayları ile ele alması ve uygun çözüm önerileri üretip yasal düzenlemeler yapması gereken yasama organının bünyesinde kurulan komisyonun, sorunu sadece şiddete indirgemesi ve iktidarın okuması olan terör boyutu ile ele alması sorunu çözme değil, çözmeme ısrarına işaret ediyor. Oysa sorun, 100 yıllık paradigmanın devamı niteliğindeki yönetimsel sistem olduğu kadar, kimlik ve kültür sorunudur. Kürt halkının, sadece Kürt halkının değil genelde farklı kimlik ve inançlardan olan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının, eşitlik ve özgürlük haklarının bütününü ve demokratikleşmeyi kapsayan bir sorundur. Öte yandan, sorunu gerekçe olarak kullanan devlet ile günün iktidarlarının, ülkede yaşayanların tamamının temel hak ve özgürlüklerini kullanılmasına getirdiği yasaklar, anti demokratik uygulamalar ve hukuksuzluklardan dolayı sorun ülkede yaşayanların tamamının sorunudur. Raporun bu eksik yönlerine rağmen, 16 Mart 2026 tarihinde İmralı’ya giden DEM Parti İmralı Heyeti'ne 27 Şubat tarihinde, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının” birinci yıldönümünde kamuoyuyla paylaşılmak üzere Abdullah Öcalan tarafından iletilen mesajda, "27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, üzerine örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur.” demesi, Kürt hareketinin söylendiği gibi özellikle iktidar bloku ile bir pazarlık içinde olmadığını, aksine Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü açmak üzere inisiyatif geliştirdiğini gösteriyor.

 Kuşkusuz Öcalan’ın demokratik Cumhuriyete, ülkenin bütünlüğüne özellikle, “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz.” şeklinde ayrılmazlığa yaptığı vurgu, iktidar blokundan ziyade ülkenin demokratikleşmesi için mücadele eden kesimlere nefes aldıracak perspektif sunuyor. O zaman yapılacak şey, demokrasi mücadelesini ortaklaştırmak ve güçlü bir çıkış yakalamaktır. Bunun için öncelikle, ön kabullerden sıyrılmak ve niyet okumalardan kurtulmak gerekiyor. Burada görev parlamentoda temsil edilen veya edilmeyen partilere, sendikalara, demokratik kitle örgütleri ile meslek birliklerine düşüyor. Başta ana muhalefet partisi CHP ile DEM Parti meclis temsiliyetinin gücünü demokratik siyasetin önünü açacak Öcalan’ın, “Pozitif İnşa” dediği toplumsal entegrasyon ile eşit yurttaşlığı esas alan düzenlemeler için parlamento zeminini aktif şekilde kullanmaları gerekiyor. Kuşku yok ki, bu konuda içine düşülecek en ufak bir tereddüt ve ikircikli durum, iktidar blokuna süreci zamana yayma ve seçime yakın yapacağı kısmi düzenlemelerle iktidarının devamını sağlamak üzere kullanması fırsatı verecektir. Zira yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi, raporun temel mantığı bunu çok net ortaya koyuyor.

 Evet, kırk yılı aşkın süredir yaşanan çatışmalı sürecin sonlandırılması için süreci yürüten tarafların, birçok eleştiri ve karşı çıkışı göze alarak başlattıkları ve sonlandırmaya çalıştıkları sürecin geldiği aşamada statükoyu korumaya yönelik ezber yaklaşımlar ve eski de ısrar etmek, yaşanan acılı dönemden gerekli derslerin çıkarılmadığının işaretidir. Bilinmelidir ki, ortak gelecek için geçmişten ders çıkarmak ve acıları ortaklaştırıp paylaşmak önemlidir. Dolayısıyla, toplumun hassasiyetlerinin arkasına gizlenmek veya bireysel ve kurumsal çıkarlarla atılan adımları görmezden gelmek, ortak geleceği kurmanın önünde barikattır. Geçmişle yüzleşmek, acıları ortaklaştırmak, özeleştiri kültürünü geliştirerek, gerektiğinde özür dilemeyi bilmek yeniden kuruluşa giden yolun engellerden temizlenmesidir. Kuşku yok ki, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi bölgenin ateş topuna döndüğü bugünlerde, barış her zamankinden çok daha fazla kendisini dayatıyor. O zaman şimdi, burundan kıl aldırmamanın veya üstten bakışlı politika ile hareket etmenin zamanı değildir.

 Komisyon raporunun yazının girişine aldığım paragrafında yer verilen, “Terörsüz Türkiye hedefi, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil devlet politikasıdır.” cümlesi devlet yüzyıllık paradigmayı aşacak mı sorusunun cevabı niteliğinde olmakla birlikte, raporun temel mantığının bunu yansıtmaması ister istemez iktidarın sorunu çözme iradesine sahip olmadığı ya da siyasi ikbal aracı olarak kullanacağı endişesine yol açan ciddi bir handikaptır. Bu handikabı aşmak barış savunucularının temel hedefi olmak zorunda.

 Kuşkusuz bugün Türkiye’de yaşanan birçok sorunun temelinde demokrasinin ve hukukun yokluğu yatıyor. HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ile partinin o zaman yönetim kadrosunda yer alan seçilmişler, 10 yıla yakın bir süredir cezaevindeler. Yine üç dönemdir, HDP ve bugün onun devamı olan DEM parti mensubu yerel seçilmişler, görevden alınıp yerlerine kayyum atanıyor. Başta İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, onlarca CHP’li belediye başkanı, belediye meclis üyesi ile belediye bürokratı 1 yıla yakın bir süredir içerdeler ve yargılanmaları devam ediyor. Bağımsız basın organları baskı altında, iktidara muhalefet eden ve gerçekleri yazan veya söyleyen gazeteciler içerde. En temel demokratik hakların kullanımı neredeyse imkânsız. Kısacası bu ülkede hiçbir zaman tam anlamıyla kurumsallaşmamış demokrasi ile onun teminatı olan hukuk, yok edildi. Tüm bunlar yokmuş gibi, ülkenin demokratik geleceğine zemin sağlayacak olan barış ve demokrasi sürecinin güvenlik boyutuna indirgenmesi ve zamana yayılmak istenmesinin nedeni iktidarın hukuksuzluğu sürdürme niyetidir. Kısacası çözüm iradesi eksik olan raporun, içinin doldurulması için mücadele etmek, temel görev olmak zorunda!

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 13:50

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 13:50

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 13:50

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 13:50

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 13:50

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 13:50

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 13:50

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 13:50

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 13:50

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 13:50

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 13:50

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 13:50

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 13:50

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 13:50

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 13:50

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 13:50

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 13:50

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 13:50

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 13:50

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 13:50

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 13:50

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 13:50

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 13:50

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 13:50

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 13:50

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 13:50

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 13:50

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 13:50

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 13:50

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 13:50

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 13:50

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 13:50

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 13:50

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 13:50

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 13:50

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 13:50

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 13:50

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 13:50

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 13:50

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 13:50

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 13:50

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 13:50

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 13:50

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 13:50

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 13:50

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 13:50

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 13:50

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 13:50

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 13:50

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 13:50

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 13:50

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 13:50

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 13:50

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 13:50

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 13:50

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 13:50

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 13:50

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 13:50

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 13:50

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 13:50

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 13:50

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 13:50

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 13:50

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 13:50

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 13:50

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 13:50

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 13:50

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 13:50

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 13:50

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 13:50

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 13:50

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 13:50

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 13:50

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 13:50

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 13:50

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 13:50

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 13:50

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 13:50

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 13:50

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 13:50

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 13:50

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 13:50

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 13:50

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 13:50

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 13:50

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 13:50

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 13:50

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 13:50

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 13:50

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 13:50

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 13:50

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 13:50

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 13:50

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 13:50

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 13:50

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 13:50

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 13:50

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 13:50

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 13:50

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 13:50

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 13:50

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 13:50

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 13:50

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 13:50

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 13:50

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 13:50

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 13:50

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 13:50

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 13:50

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 13:50

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 13:50

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 13:50

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 13:50

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 13:50

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 13:50

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 13:50

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 13:50

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 13:50

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 13:50

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 13:50

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 13:50

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 13:50

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 13:50

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 13:50

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 13:50

Tüm Yazılar