Veli Beysülen
[email protected]
23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 16:3823 Nisan: Demokrasi ve Çocuklar
Bugün 23 Nisan. Bundan 106 yıl önce Büyük Millet Meclisinin (BMM) 1920 yılında açıldığı gün. Bugün Türkiye'de Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır. Türkiye, çocuklara bayram hediye eden ülke olmakla övünür.
Peki Cumhuriyet, demokrasinin tam olarak hayata geçtiği, demokratik mekanizmaların eksiksiz işlediği Cumhuriyet mi? Tabii ki değil.
Halbuki 1920 yılında, yeni devlet henüz kurulmamışken, BMM açılması, yeni devletin yönetim şeklinin, millet iradesine dayanan demokrasi olacağının işaretiydi. Nitekim 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin ilanıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ismini alacak millet Meclisin açılışında "EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR" denmişti. Bu solgan, bugünde TBMM Genel kurul salonunda kürsünün arkasında, kocaman puntolarla yazılıdır. Dolayısıyla 23 Nisan, gerek millet egemenliğinin temsili gerekse çocuklara armağan edilmesi gibi iki önemli anlamla kutlanan bir gündür. Maalesef TBMM'yi Cumhuriyetin ilanından önce açarak, demokrasiye ve halkın iradesine önem atfedilen Türkiye Cumhuriyetinin 103 yıllık geçmişinde, eşit ve adil seçimlerin yapıldığını ve halkın iradesinin gerçek anlamda temsil edildiğini söylemek pek mümkün değil. Kaldı ki Türkiye'de demokrasinin kurumsallaşmamasının tek nedeni, eşit ve adil seçimlerin yapılmaması değil. Zira kutsal devlet anlayışının hakim olduğu sistemin, devamını sağlama anlayışıyla, farklı kimlik ve inançların kendilerini ifade ettikleri siyasi partiler ile işçi sınıfı ideolojisine sahip, sosyalist sol siyasi partilerin kurulmaları ve siyaset yapmaları sürekli engellendi. Buda yetmedi seçilenlerin görev ve yetkileri kısıtlandı. Özellikle günün iktidarının baskı politikaları ile seçilmişlere görev yaptırılmadı. Böylece seçilmişler, temsilcisi oldukları halkın iradesini parlamento çalışmalarına yeterince yansıtamadılar.
Kuşkusuz gerek 1920 yılında TBMM'nin açılması gerekse 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye Cumhuriyetinin halkın kendi kendisini yönettiği demokratik Cumhuriyet olması hedeflenmiş ise de bu hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmedi. Dolayısıyla Cumhurlyet yönetiminde, halkın katılımının esas alındığı yerel ve merkezi yönetimlerin bizzat halk tarafından veya onun adına görev yapacak yerel ve genel meclis ile yargı organları tarafından denetlendiği, şeffaf, hesap veren yönetim anlayışı hâkim olmadı. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti, demokrasinin olmadığı tek parti yönetiminden, çok partili ilk seçimin yapıldığı 1946 yılından günümüze, 80 yıldır demokratik parlamenter sistemi tam olarak hayata geçirmiş değil. Zira sistemin farklılıklara kapalı sakat demokrasi anlayışı, bu 103 yılda defalarca darbeler ile askeri ve sivil müdahalelerle kesintiye uğramıştır.0 Bu da yetmemiş olmalı ki, 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği ile 2018 yılında geçilen Türkiye’ye özel tek adam yönetim modelinde kuvvetler ayrılığı ilkesi rafa kaldırıldı. Yasama ile yargının denetim yetkileri ellerinden alındı, şimdi sadece şeklen varlar. Çünkü artık her şeye yürütmenin başında bulunan tek adam karar veriyor. Bunun temel nedeni, “Söz konusu devletse gerisi teferruattır.” bakış açısı ile devletin kutsanmasıdır. Maalesef bu kutsama, devletin yurttaş için değil yurttaşın devlet için olduğu anlayışının hâkim olmasına yol açtı ve demokrasinin evrensel ilkeleri ülkeye hâkim olamadı.
Elbette bu durum sadece demokrasinin değil ona paralel olarak insan hak ve özgürlükleri ile hukukun temel ilkelerinin yerleşmesine de engel oldu.
İlginçtir; genç Cumhuriyetin 1946 yılına kadar olan tek parti yönetimin de ülkenin demokratik olmamasına karşı çıkan ve "Yeter artık söz milletin" sloganı ile 1950 yılında iktidar olan Demokrat Parti (DP) iltidarından bugüne kadarda ülke gerçek bir demokrasi ile buluşamadı. Halbuki 1950-1960 yılları arasında DP iktidarının başında bulunan, başbakan Adnan Menderes'ten başlayarak, bugüne kadar, ülkeyi yöneten iktidarlar ile liderlerin tamamı, demokrasi savunuculuğu yapmış liderlerdir. Ancak bugün ülkenin bulunduğu nokta, bu liderlerin statükoyu korumaya adanmış demokrasiyi özümsemeyen, onu iktidar olmanın aracı olarak kullanan politik hat üzerinde yürüdüklerini gösteriyor. Zira her biri dönemine göre, din, milliyetçilik, demokrasi talebi gibi değerleri sığınak olarak kullanan popülist siyasetçilerdir. Bu nedenle, Türkiye'de Cumhuriyet demokrasi ile buluşamadı.
Eminim birçoğunuz hatırlıyorsunuz. 2 Mart 1994'te "bölücülük" suçlamasıyla dokunulmazlıkları kaldırılan DEP milletvekilleri, TBMM çıkışında apar topar gözaltına alınmışlardı. Bu işlem, yıllardır devam ediyor. Nitekim DEP'in devamı olarak, sonraki yıllarda Türkiye siyasetinde önemli bir yer edinen ve Türkiye'nin 3'ncü partisi olarak TBMM'de temsil edilen HDP Eşgenel başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulundukları, milletvekilleri ile parti yöneticileri 2016 yılında tutuklandılar. Maalesef Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) hak ihlali kararına rağmen, Demirtaş, Yüksekdağ ve arkadaşları henüz içerdeler. 2023 seçimlerinde TİP Hatay milletvekili olarak seçilen Can Atalay, Anayasa Mahkemesinin (AYM) hak ihlali kararına rağmen bırakılmadı.
Kuşkusuz tek adam yönetimine geçen Türkiye, eksikleriyle, yürütülmeye çalışılan, demokrasiden iyice uzaklaştı. TBMM'nin denetim yetkileri tırpanlandı. Yasa yapma yetkisi ise yürütmenin istediği yasaları yapmakla sınırlandırıldı. Zira muhalefetin getirdiği kanun teklifleri ile önergeler iktidar blokunun çoğunluğu ile anında reddediliyor. Maalesef Türkiye'de demokrasinin diğer ayağı olan yerel demokrasi de ağır yaralı. Nitekim önceki yıllarda HDP, şimdiki DEM parti mensubu seçilmiş yerel yöneticilere uygulanan abluka, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana ana muhalefet partisi CHP'ye mensup yerel yöneticilere uygulanıyor. Partiye mensup yerel yönetimler, üzerinde büyük bir yargı kuşatması var.
Tüm bu anti demokratik uygulamalardan dolayı demokrasi ile buluşmamış olan Cumhuriyet, TBMM'nin açılış günü 23 Nisanının bayram olarak, armağan edildiği ülkenin çocukları açısından da parlak bir görüntüye sahip değil. Nitekim birçok defa değişikliğe uğrayan eğitim sistemi, AKP iktidarında, parası olan ile olmayan ayrımının keskin biçimde ortaya çıktığı alan haline geldi. Zira 2002 yılında iktidar olan AKP, iktidara geldiği andan itibaren eğitim alanını köklü bir şekilde değiştirmek üzere harekete geçti. Bir yandan eğitimi özelleştirip paralı hale getirirken, diğer yandan ise devlet okullarını, meslek eğitimi veren okullara dönüştürerek, yoksul halkın çocuklarının sanayide ucuz işgücü olarak kullanılmalarına zemin hazırladı. Özellikle sermayenin ara eleman isteğini yerine getirmek üzere, kamu eğitim sistemini meslek eğitimi olarak yapılandırdı.
Öte yandan, 8 yıllık zorunlu eğitimin yerine getirilen 4+4+4 şeklindeki üç kademeli 12 yıllık kesintisiz eğitim sisteminde zorunlu eğitim yaşı, 13 olarak belirlendi. Yani 6 yaşında okula başlayan çocuklar için sistemin ilk iki basamağından sonra okula devam zorunluluğu kaldırılmış bulunuyor. Böylece isteyen aileler, çocuklarını uzaktan eğitim veya açık lise gibi uygulamalara yönlendirebiliyorlar. Kısacası örgün eğitimin yerini yaygın eğitim aldı ve çocuklar ortaokul çağındayken okuldan koptular. Maalesef bu politika tuttu. Zira iktidarın uyguladığı ekonomik politikanın yoksullaştırdığı aileler, çocukları bir an önce meslek sahibi olup, aile bütçesine katkıda bulunsunlar diye onları çıraklık eğitimine yönlendiriyorlar.
Öte yandan iktidarın uyguladığı, bilimsellikten uzak, dogmaların hakim olduğu eğitimle çocukları psikolojik yıķıntıya sürüklüyor. Maalesef geçen hafta Türkiye, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta iki okul saldırısıyla sarsıldı. Önce Şanlıurfa Siverek'te okuldan uzaklaştırılmış eski öğrenci, geldiği okulda çevreye rastgele ateş açtı ve 16 kişiyi yaraladıktan sonra kendini vurarak öldü. Bu olayın üstünden henüz 24 saat geçmemişken, Kahramanmaraş'ta okula 5 silahla gelen 14 yaşında ki ortaokul öğrencisinin silahlı saldırısında 8 öğrenci ile 1 öğretmen hayatını kaybederken, 6'sı ağır, 13 kişi yaralandı. Bu saldırılar ailenin, okul yönetiminin ve Milli Eğitim Bakanlığının çocuk eğitiminde eksiklikleri olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra, devletin okul güvenliği sorumluluğunu yerine getirmediği ve gerekli tedbirleri almadığını gösteriyor.
Hatırlayacaksınız, Hrant Dink öldürüldüğūnde, eşi Rakel Dink, "Bebekten katil yetiştiren karanlık!" Demişti. Maalesef Türkiye, son bir haftada, karanlığın yetiştirdiği çocukların, katliam yaptıkları okul saldırılarının şokunu yaşadı.
Bu gerçekler ortadayken, iktidar sorunları gündeme getiren muhalefete, olayı siyasete alet etmeyelim diyor. Halbuki bu olaylara yol açanın kendisi siyasettir. Zira Eğitim sistemini belirleyen, okulların güvenliği için gerekli tedbirleri almayarak, kendisine emanet çocukları koruyamayan, ülkeyi yöneten siyasettir.
Evet, bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ancak ne Egemenlik kayıtsız Şartsız Milletin, ne de çocuklar güvende!
Veli Beysülen
22.04.2026 22:36:00
158
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 16:38
DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 16:38
ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 16:38
ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 16:38
SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 16:38
EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 16:38
ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 16:38
BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 16:38
RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 16:38
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 16:38
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 16:38
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 16:38
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 16:38
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 16:38
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 16:38
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 16:38
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 16:38
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 16:38
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 16:38
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 16:38
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 16:38
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 16:38
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 16:38
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 16:38
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 16:38
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 16:38
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 16:38
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 16:38
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 16:38
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 16:38
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 16:38
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 16:38
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 16:38
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 16:38
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 16:38
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 16:38
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 16:38
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 16:38
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 16:38
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 16:38
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 16:38
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 16:38
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 16:38
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 16:38
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 16:38
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 16:38
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 16:38
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 16:38
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 16:38
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 16:38
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 16:38
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 16:38
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 16:38
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 16:38
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 16:38
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 16:38
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 16:38
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 16:38
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 16:38
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 16:38
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 16:38
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 16:38
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 16:38
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 16:38
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 16:38
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 16:38
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 16:38
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 16:38
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 16:38
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 16:38
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 16:38
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 16:38
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 16:38
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 16:38
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 16:38
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 16:38
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 16:38
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 16:38
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 16:38
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 16:38
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 16:38
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 16:38
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 16:38
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 16:38
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 16:38
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 16:38
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 16:38
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 16:38
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 16:38
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 16:38
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 16:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 16:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 16:38
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 16:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 16:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 16:38
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 16:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 16:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 16:38
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 16:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 16:38
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 16:38
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 16:38
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 16:38
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 16:38
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 16:38
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 16:38
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 16:38
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 16:38
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 16:38
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 16:38
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 16:38
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 16:38
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 16:38
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 16:38
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 16:38
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 16:38
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 16:38
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 16:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 16:38
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 16:38
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 16:38
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 16:38
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 16:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 16:38
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 16:38
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 16:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 16:38
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 16:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 16:38
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 16:38
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 16:38
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 16:38
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 16:38
