Veli Beysülen
[email protected]
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 06:38SGK Başkanı'nın “78 Yaşına Kadar Maaş Alıyorlar” Sözü Tepki Çekti!
Sendikacı Veli Beysülen: “Bu Bakış Sosyal Devlete İhanettir”
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya’nın, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunum sırasında emekliler hakkında sarf ettiği sözler kamuoyunda büyük infial yarattı. Kaya’nın “Eskiden 50 yaşında ölüyorduk, bugün emekli 78 yaşına kadar maaş alıyor” sözleri, iktidarın sosyal devlete bakışını açıkça gözler önüne serdi.
“EYT ile 48 yaşında emekli oldular” diyerek EYT’lileri hedef gösterdi
Kaya, 22 Ekim 2025 tarihli komisyondaki konuşmasında, EYT düzenlemesini de eleştirerek emeklilik yaşının 48’e düştüğünü, SGK’nın bu nedenle prim dengesi sağlayamadığını ileri sürdü. Avrupa’da emeklilik için 40-45 yıl prim ödendiğini, Türkiye’de ise bu sürenin ortalama 20 yıl olduğunu söyleyen Kaya, “78 yaşına kadar maaş ödeniyor” diyerek, adeta emeklilerin uzun yaşamasından yakınır bir tavır sergiledi.
Sendikacı Veli Beysülen: “Bu sözler sosyal devlet anlayışıyla çelişiyor”
Konuyla ilgili sert bir açıklama yapan sendikacı Veli Beysülen, Kaya’nın sözlerini “vicdansızlık” olarak nitelendirdi. Beysülen, “Bu açıklamalar, halkın refahını değil, kasanın kârını düşünen bir zihniyetin ürünüdür. Sosyal devletin temeli; vatandaşa insan onuruna yakışır bir emeklilik sunmaktır. ‘78 yaşına kadar maaş veriyoruz’ demek, ‘Neden yaşıyorsunuz?’ demekten farksızdır” dedi.
“Emekliyi hedef göstermek yerine sorumluluğu yönetenler üstlenmeli”
Beysülen, iktidarın yıllardır sürdürdüğü kayıt dışı ekonomi, popülist sosyal güvenlik politikaları ve plansız büyümenin SGK’yı bu noktaya getirdiğini belirterek, “EYT’liler haklarını alırken anayasal güvenceye sahipti. Asıl sorgulanması gereken, bu ülkenin kaynaklarını kimlerin nasıl kullandığıdır. Emekliyi suçlamak kolay, peki yönetenlerin hiç mi sorumluluğu yok?” ifadelerini kullandı.
SGK Başkanı’nın açıklamaları başta emekliler ve sendikalar olmak üzere toplumun birçok kesiminde tepki çekerken, iktidarın sosyal politikalarının sorgulanmasına neden oldu. Kamuoyu, “emeklilerin yük değil, alın terinin karşılığını isteyen vatandaşlar olduğunu” bir kez daha vurguladı.
SOSYAL DEVLET ÖLDÜ YAŞASIN TÜCCAR DEVLET!
“Eskiden 50 yaşında ölüyorduk, bugün emekli 78 yaşına kadar maaş alıyor.”
Bu sözler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya’ya ait. Kaya bu sözleri, 22 Ekim 2025 günü vergi ve sosyal güvenlik mevzuatında değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında, kurumun mali yapısına dair sunum yaparken söyledi. Kaya ayrıca, EYT ile birlikte insanların 48 yaşında emekli olduğunu iddia ederek, EYT ile emekli sayısının 3 milyon arttığını da ekledi. “Türkiye olarak, bütün SGK olarak, toplam aldığım primlerin, bana ödenen primlerin ortalama süresi yirmi yıl, Avrupa’da, Almanya’da bu süre kırk beş yıl, ortalamada da kırk yıl. Bunu niye vurguluyorum? Eskiden ‘mezarda emeklilik’ deniyordu, 50-55 yaşta ölüyorduk, şu anda 78 ortalamaya gelmişiz yani bütün veriler OECD verileridir. Yirmi yıl prim ödedikten sonra emeklilikte şu anda EYT’yle birlikte 48 yaşında emekli oldu insanlar.” diyerek, kendisini bulunduğu göreve atayan iktidarın, anayasanın teminatı altında olan sosyal devlete bakışını ortaya koymuş oldu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden biri olarak, anayasanın ikinci maddesi ile güvence altına alınmış olan sosyal devletin uygulama aracı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başkanının bu açıklaması öncelikle sosyal devletin anlamına aykırıdır. Zira sosyal devlet kurduğu sosyal güvenlik sistemi ile kişilerin bugünlerini ve yarınlarını güvence altına alan ve kişileri hayatları boyunca karşılaşacakları risklere karşı koruyan devlettir. Bir devletin sosyal olmasının kriteri, devletin yaptığı sosyal devlet harcamalardır. Ancak burada dikkate alınması gereken husus bireylerin ödedikleri primlerden yapılan harcamadan ziyade devletin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’ndan (GYH), sosyal devlet harcamalarına aktardığı kaynaktır. Uluslararası standartlarda bir devletin sosyal devlet olmasının kriteri, o devletin GYH’sinin asgari %3’ünü sosyal devlet harcamalarına ayırmasıdır. Ancak yapılan araştırmalar, Türkiye’nin sosyal devlet harcamalarının, bu oranın çok altında ve tam üyelik görüşmeleri yaptığı AB ülkelerinin gerisinde olduğunu gösteriyor.
2002 yılında iktidar olan AKP sosyal güvenlikte “Reform yapıyorum” diye şaşaalı bir şekilde yaptığı yasal düzenlemelerle sistemi sosyal olmaktan çıkardı. Artık sistemde kâr-zarar mantığı hakimdir. Bu düzenlemelerden dolayı, 2003 yılında asgari ücretin %36 üstünde olan ortalama emekli aylığı bugün %23 altına gerilemiş bulunuyor ve ülkede yaşayan 16 milyon emekli ile hak sahibinin yaklaşık 9 milyonu asgari ücretin altında aylık alıyor. DİSK-AR’ın Temmuz ayında yayınlanan Türkiye’de Emeklilerin Durumu raporuna göre, emekli aylığı ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH’ye oranı 27 AB ülkesinde ortalama %9,8 iken Türkiye’de %3,7’dir,
Maalesef iktidar adına “Reform” dese de Sosyal Güvenlik Sistemi’nin ölüm fermanı olan 5510 sayılı SSGSS Kanunu’nun 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle milyonlarca emekli sistemli bir şekilde sefalete sürüklendi.
Bunun 5510 sayılı kanunla uygulamaya konan üç önemli nedeni var:
1- Güncelleme katsayısı düşürüldü: Güncelleme katsayısı, kısaca sigortalının çalışma döneminde geçmişte ödediği ve emekli aylığının hesaplanmasında esas alınan sigorta priminin bugünkü değerinin bulunmasıdır. 2008 öncesinde güncelleme yapılırken enflasyonun yanında ekonomik büyümenin de yüzde 100’ü dikkate alınırken 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinde sonra büyüme oranının sadece %30’u aylık hesaplamasında dikkatte alınıyor.
2- Aylık ağlama oranı düşürüldü ve aylıkların alt sınırını kaldırıldı: Aylık bağlama oranı 2000 öncesinde yüzde 77 idi. 2000-2008 arasında yüzde 65’e, 2008 sonrasında ise yüzde 50’ye düşürüldü. Öte yandan aylıkların alt sınırının prime esas kazanca oranı geçmişte yüzde 70 idi. Bu alt sınır yeni kanunda yüzde 35’e düşüyor. Yani bu durum, Türkiye’de kontrolsüzlük veya göz yummaktan dolayı, çok şikayetçi olunan kayıtdışı ekonominin önemli bir aracı olarak, çalışan daha yüksek ücret alsa bile prime esas ücretinin, asgari ücret olarak bildirilmesinden dolayı emekli aylığının asgari ücretin %35’ine kadar gerilemesidir.
3- Emekli aylıklarının düşmesinin üçüncü nedeni emekli aylıklarının artırılma yöntemidir. 5510’a göre SSK ve BAĞ-KUR emekliklerinin aylıkları her yıl ocak ve temmuz ayında TÜİK tarafından bir önceki altı aylık dönem için açıklanan TÜFE oranında artırılır. Emekli aylıkları resmi enflasyona hapsedildiği gibi, büyümeden emekliye tek kuruş verilmez. Yani ülke ne kadar büyürse büyüsün ne kadar zenginleşirse zenginleşsin emekli aylığı resmi enflasyon kadar artar.
İktidara şu soruları sormakta yarar var: Bir ülke büyüyor ve gelir artıyorsa, artan gelirden ülkede yaşayan her yurttaşın payına düşeni alması gerekmez mi? yoksa emekliler bu ülkenin yurttaşları değiller mi?
İlginç değil mi? Her gün kişi başı milli geliri arttırmakla övünen iktidar, bundan emeklilere pay vermiyor. Nitekim DİSK-AR’ın tespitine göre, iktidara geldiği 2002 yılında %46,4 olan ortalama emekli aylığının kişi başı GSYH’ye oranı 2025 yılında %29’a gerilemiş bulunuyor. Kısacası 23 yıldır bu ülkeyi yöneten ve sürekli büyüme oranları açıklayarak kişi başı milli geliri arttırmakla övünen iktidarın, 2025 yılı için yaklaşık 17 bin dolar, bugünkü kurla 723 bin lira seviyesinde olduğunu açıkladığı kişi başı yıllık milli gelirin milyonlarca emekli ile hak sahibinin payına düşenine birileri el koyuyor. Zira bugün ortalama emekli aylığı ile milyonlarca emekli 723 bin lira olduğu açıklanan kişi başı yıllık gelirin yaklaşık 200 bin lirasını alabiliyor. O zaman önemli olan rakamın nominal olarak büyümesi değil, büyüyen gelirin, toplumsal katmanlar arasında dağıtımında adaletin gözetilip gözetilmediğidir. Maalesef Türkiye’nin bu konuda sicili hiçte iyi değil. Çünkü Türkiye gelir eşitsizliğinde dünyanın önde gelen ülkelerindendir.
Tüm bunlara rağmen SGK başkanı, eskiden 50-55 yaşında ölen emekliler şimdi 78 yaşına kadar yaşıyorlar diyerek, emeklilerin uzun yaşamalarını sisteme yük olarak görüyor.
Aynı SGK başkanının, Batı ülkelerinde sosyal güvenlikte aktif pasif dengesinde 3 veya 4 çalışana karşılık 1 emekli düşüyor, Türkiye’de ise 1,2 çalışana 1 emekli düşüyor yönündeki açıklaması ise gerçekleri yansıtmıyor. DİSK-AR’ın yukarıda belirttiğim araştırmasına göre bu oran Avrupa ülkelerinde ortalama1,5 iken Türkiye’de Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyenler çalışanlar dahil edildiğinde 1,7’dir. Bu oran Avrupa ülkelerinin çoğundan daha yüksek bir orandır. Yine DİSK-AR’ın raporuna göre; Aktif/pasif oranı Türkiye’ye kıyasla daha düşük olan pek çok ülkenin emekli ve hak sahiplerine ödedikleri ortalama aylıklar, Türkiye’nin ödediği aylıklardan oldukça yüksektir. Bu durum, emekli aylıklarının düzeyinin belirlenmesinde aktif/pasif oranının değil, devletin sisteme verdiği katkı miktarının etkili olduğunu gösteriyor. Zira sosyal devlet, insanların ülkenin geçim koşullarına göre gelire sahip olmalarını sağlayan devlettir.
Kuşkusuz SGK başkanı ile kendisini oraya atayan iktidarın açık olarak açıkladıkları sosyal güvenlik sisteminin finansman sıkıntısının temel nedeni, OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığı kayıt dışı yani kaçak ekonomidir. Zira OECD ülkelerinde kayıt dışı ekonomi oranı ortalaması %15-20 bandında seyrederken, Türkiye’de bu oran %28,72’dir. Yaklaşık 8,5 milyon insanın kayıt dışı çalıştığı Türkiye’de sistemin prim kaybı 150 ile 200 milyar lira arasında iken, devletin vergi-prim toplam kaybı ise 550-700 milyar lira arasındadır. Devasa bir vergi-prim kaybına yol açan bu oranlar ortada duruyorken, emeklilerin uzun yaşamasını finansman sıkıntısına neden olarak göstermek insafsızlıktır, izansızlıktır. Bunu ancak insanı kâr/zarar unsuru olarak gören çağdışı tüccar kafa düşünebilir.
Elbette bu ülke bir günde buraya gelmedi. Yazılarımda sıkça sosyal devletin tasfiyesinin, yeni liberal ekonomik programın uygulamaya konduğu 24 Ocak 1980 kararlarından itibaren uygulanan sistemli bir politika olduğunu vurgularım. Bu kararların mimarı, zamanın Başbakanlık Müsteşarı, 12 Eylül darbe hükümetinin Başbakan Yardımcısı ve darbe sonrası 1983 yılında yapılan ilk seçimlerde iktidar olan Anavatan Partisinin (ANAP) Genel Başkanı, bu ülkede başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapan Turgut Özal, o dönem bir açıklamasında, “Sosyal Devlet öldü, devlet baba değil” demişti. Evet, Özal’ın temsil ettiği sistem, her şeyi serbest piyasanın belirlediği, kontrolsüzlüğün hâkim olduğu, anti insani sistemdir. Bu sistemde insan maliyet unsurudur ve emeği ile sermayeye kazandırdığı sürece hayatta kalmalıdır. Kısacası geldiğimiz nokta, “Sosyal devlet öldü, yaşasın tüccar devlet!” noktasıdır.
Veli Beysülen
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 06:38
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 06:38
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 06:38
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 06:38
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 06:38
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 06:38
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 06:38
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 06:38
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 06:38
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 06:38
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 06:38
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 06:38
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 06:38
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 06:38
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 06:38
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 06:38
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 06:38
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 06:38
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 06:38
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 06:38
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 06:38
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 06:38
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 06:38
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 06:38
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 06:38
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 06:38
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 06:38
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 06:38
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 06:38
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 06:38
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 06:38
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 06:38
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 06:38
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 06:38
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 06:38
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 06:38
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 06:38
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 06:38
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 06:38
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 06:38
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 06:38
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 06:38
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 06:38
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 06:38
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 06:38
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 06:38
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 06:38
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 06:38
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 06:38
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 06:38
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 06:38
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 06:38
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 06:38
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 06:38
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 06:38
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 06:38
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 06:38
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 06:38
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 06:38
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 06:38
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 06:38
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 06:38
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 06:38
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 06:38
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 06:38
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 06:38
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 06:38
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 06:38
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 06:38
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 06:38
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 06:38
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 06:38
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 06:38
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 06:38
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 06:38
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 06:38
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 06:38
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 06:38
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 06:38
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 06:38
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 06:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 06:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 06:38
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 06:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 06:38
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 06:38
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 06:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 06:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 06:38
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 06:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 06:38
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 06:38
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 06:38
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 06:38
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 06:38
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 06:38
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 06:38
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 06:38
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 06:38
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 06:38
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 06:38
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 06:38
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 06:38
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 06:38
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 06:38
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 06:38
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 06:38
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 06:38
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 06:38
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 06:38
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 06:38
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 06:38
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 06:38
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 06:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 06:38
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 06:38
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 06:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 06:38
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 06:38
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 06:38
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 06:38
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 06:38
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 06:38
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 06:38
