Veli Beysülen
[email protected]

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ

18 Haziran 2026 22:46

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ

 Eleştiri Değil, Meşruiyet krizi

Başta Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisi AKP ve zaman zaman da iktidar bloku ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli muhalefete yönelik; iç düşman, vatan haini, beşinci kol, ulusal tehdit, devlet düşmanı, milli güvenlik sorunu, beka sorunu gibi ağır ithamlar yöneltmektedirler. Bunu yalnızlaştırmak ve toplumun desteğini almasını önlemek istediği tek bir partiye yönelik yaptıkları gibi, zaman zaman da muhalefetin genelini içine alacak şekilde yapmaktadırlar. Örneğin; yaklaşık 20 ay öncesine kadar Kürt siyasi hareketi ile onun Türkiye Büyük Millet Meclisinde'ki (TBMM) legal partisi Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) yönelik yapan ve partinin yönetim kadrosunun önemli bir kısmını cezaevlerine doldurarak, Anayasa Mahkemesi'nde parti hakkında kapatma davası açtıran iktidar bloku, 1 Ekim 2024’te çözüm sürecinin başlamasından bu yana Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yöneldi.

 İktidar blokunun CHP’ye yönelmesinin nedeni, iktidarının devamlılığı için düşmanın varlığına duyduğu ihtiyaçtır. Zira 24 yıldır toplumu iç ve dış düşmanların varlığına inandırmakta ve bunun üzerinden sağladığı kamplaşmayla iktidarını sürdürmektedir. Nitekim zaman zaman iktidar sözcülerinin ağzından biz ve onlar şeklinde açıklamalar duymaktayız. O zaman 31 Mart 2024 Yerel Seçimi'nden birinci parti olarak çıkan ve tüm kamuoyu araştırmalarında birinci parti konumunu koruduğu açık olan CHP’nin, iktidarın şimdiki hedefi olması doğaldır.

 Daha önce bu köşede yayınlanan yazılarımda birçok defa iktidar blokunun evrensel hukuk ilkesi masumiyet karinesin yok saydığını ve yargının tüm kademelerinden geçmiş ve kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan seçilmişleri yargı eliyle görevden aldığını yazarım. Kuşkusuz bu durum, kendisinin meşruiyetini tartışılır hale getiriyor. Zira seçimleri yani sandığı meşruluğunun teminatı olarak gören iktidar, yargıda kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan insanları görevden alarak halkın iradesini sakatlamakta ve seçimlerin meşruluğunu yani kendisinin meşruiyet zeminini tartışılır hale getirmektedir.

 13 Nisan 2026 tarihinde sosyal medya hesaplarından açıklama yapan AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun açıklamasının bir bölümünde, "Ne yazık ki bu ülkenin ana muhalefet partisi çıkar amaçlı kurulan suç örgütlerinin güdümünden bir türlü çıkamıyor, bir türlü kurtulamıyor. CHP'nin mevcut yönetim altında düşürüldüğü bu perperişan hallerden biz ülkemiz siyaseti adına üzüntü duyuyoruz. Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalitede ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz." demişti. Erdoğan, bu açıklama ile gelmekte olanı ilan etmişti. Neydi gelmekte olan? Tabii ki “Mutlak Butlan” kararı. Nitekim açıklamadan yaklaşık 40 gün sonra Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Dairesi, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında Mutlak Butlan kararı verdi ve Özgür Özel ile yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak, kurultaydan önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile parti organlarını göreve iade etti.

 Öte yandan Erdoğan, “CHP’nin mevcut yönetim altında” demesi de ilginç. Çünkü aynı Erdoğan, 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri sürecinde, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı, o zamanki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu PKK ile iş birliği yapmakla suçlamış ve seçim meydanlarında konuya ilişkin video göstermişti. Daha sonra videonun montaj olduğunun anlaşılması üzerine Erdoğan, “Qma montaj ama gerçek, bir video var” demişti. O zaman 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu montaj video ile terörle iş birliği yapmakla suçlayan Erdoğan’ın, bugün onu koruyormuş gibi partinin mevcut genel başkanı ile yönetimini hedef alması, kendisine fayda sağlayacak şekilde dönemsel tavır sergilediğini gösteriyor.   

 Erdoğan ile ortağı Bahçeli sadece bunu yapmıyorlar. Aynı zamanda muhalefeti "Ülkeyi yurt dışına şikayet etmekle" eleştiriyorlar. Geçmişte kendisi, hak ihlali gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuş partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta CHP, sık sık muhalefet partilerini Türkiye’yi yabancı liderlere ve basına şikayet etmekle suçluyor ve bunun ülkenin bağımsızlığı ile milli iradeye zarar verdiğini savunuyor. Burada üzerinde durulması gereken husus milli iradeye kimin zarar verdiğidir. Zira Erdoğan, bu söylemle kendisinin ve başında bulunduğu iktidarın milli iradeyi temsil ettiklerini, dolayısıyla muhalefetin uluslararası kuruluşlar nezdinde yaptığı eleştirilerin milli iradenin tanınmaması anlamında olduğunu vurguluyor. O zaman soru şu: Ceza almamış muhalefete mensup seçilmişler, milli iradeyi temsil etmiyorlar mı?

 Kaldı ki bu söylem, iktidarı devlet olarak gösteren, onun iş ve işlemlerini devlet kılıfı ile dokunulmaz kılmaya çalışılan bir söylemdir. Daha açık bir ifadeyle bu söylem; devleti kutsayan, iktidar ile tek adam yönetimine dokunulmazlık zırhı sağlayan tehlikeli bir söylemdir. Bu söylem aynı zamanda muhalefeti baskı altına alarak, onun siyaset yapma alanını daraltan bir söylemdir. Kuşkusuz bu durum, çoğunluğun desteği ile iktidar olanların, devletin idari ve yargı mekanizmalarını kullanarak azınlığın temsilcilerinin sesini kıstığı, demokrasinin vazgeçilmezi azınlığın çoğunluk olma hakkını elinden adığı, baskıcı yönetim anlayışının dışa vurumudur.

 Asıl ilginç olan ise; 21 Mayıs tarihinde yetkisiz mahkemenin verdiği “Mutlak Butlan” kararıyla CHP’nin başına dönmüş olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, iktidar ortaklarının bu söylemlerine paralel olarak Özgür Özel’i Türkiye’yi yabancılara şikayet etmekle suçlamasıdır. Elbette tüm bunlar boşuna söylenmiyor. Zira bu söylemler, siyasi rekabet içinde bir parti yönetiminin rakiplerine yönelttiği siyasi eleştiriler olmanın çok ötesinde anlamlara sahiptir. Bir başka deyişle bu açıklamaları, sıradan siyasi polemik ya da sert eleştiriler olarak değerlendirmek mümkün olmadığı gibi bunlar bir dil sürçmesi olarak da görülemez.

 O zaman daha önce HDP’ye şimdi CHP’ye yönelik bu ithamların adını doğru koymak gerekiyor. Çünkü ancak böyle yaptığımızda iktidarın amacını doğru okuyabiliriz. Yapılan şey rakip partinin/partilerin politikalarının eleştirilmesi değil, meşruiyetinin tartışılmasıdır.

 Evet, siyasi rekabetin doğası gereği bir partiyi yanlış bulabilir, politikalarını eleştirebilirsiniz. Tutarsızlıklarını, iş bilmezliğini, program ve projelerinin yetersizliğini topluma göstermeye çalışırsınız. Yani rakibinizin seçmenden destek almaması için siyasi rekabet kuralları çerçevesinde, onu eleştirebilirsiniz. Kuşku yok ki, bunların tamamı demokratik siyasetin doğasında olan şeylerdir. Ancak milyonlarca insanın oy verdiği anayasal bir partiyi milli güvenlik sorunu olarak tanımlayıp, onun meşruiyetini tartıştırdığınızda siz artık siyaset yapmıyor, siyaseti kendinize göre dizayn etmeye ve siyasal alanın sınırlarını yeniden çizmeye çalışıyorsunuz demektir. Kuşku yok ki, vatan haini, ajan, devlet düşmanı, milli güvenlik sorunu kavramları sıradan eleştiri kavramları değildir. Çünkü tüm bu kavramların ifade ettiği tehditler, bir devletin olağanüstü tedbirlere başvurmasına meşruluk kazandıran tehditlerdir. O zaman bu kavramların rastgele kullanıldığı düşünülemez. Zira bu kavramlar, anayasa ve yasalar çerçevesinde legal siyaset alanında siyaset yapan, seçimlere katılan, milyonlarca seçmenden oy alarak parlamentoda temsil edilen bir siyasi parti için kullanıldığında tartışılan şey artık partinin görüşleri değil, varlığıdır. Kısacası artık sorun partinin, siyasal sistem içinde bulunup bulunmamasıdır. Daha açık bir ifadeyle, iş artık demokratik rekabet olmanın ötesinde, siyasal tasfiye yönteminin devreye girdiği noktadadır.

 Halbuki sınıflı toplum olan kapitalist sistemde, egemen sınıfın diğer sınıf ve katmanları baskı altında tuttuğu burjuva demokrasisinin en temel ilkelerinden biri siyasal çoğulculuktur. Yani burjuva demokrasisinde iktidar ile muhalefet birinin diğerini ağır şekilde itham ettiği, düşmanlar değil, siyasal rakiptirler. Dolayısıyla birbirlerini en sert biçimde eleştirirler. Ancak birbirlerinin meşruiyetini ortadan kaldırmaya çalışmazlar. Zira burjuva demokrasisinde bile muhalefetin olması, iktidara yönelik eleştirilerde bulunması, onu uyarması ve denetlemesi demokrasinin olmazsa olmazıdır.

 Tüm bu nedenlerle, burjuva demokrasisinde asıl olan, rakibin siyaset yapma hakkını kabul etmek ve onu korumaktır. Zira bugün iktidar olanın yarın muhalefet olması, demokrasinin doğasındadır. Bu nedenle demokrasi de farklı birçok siyasi parti var.

 Daha önce yazılarımda birçok defa Türkiye’de gerçek bir demokrasinin tam anlamıyla hayata geçmediğini yazarım. Aslında Türkiye’nin 100 yılı aşan cumhuriyet deneyiminde demokrasi hiçbir zaman tam olarak kurumsallaşamadı. Bunun yerine sistem içi kayıkçı kavgası, toplumu hamasetle sistemin içinde tuttu. Ülkenin bugün yaşadıkları da farklı değil. Zira kendisini devlet ilan eden ve dokunulmaz devlet zırhına giren iktidarın karşısındaki muhalefete yönelik söylemleri, siyasi eleştirinin çok ötesindedir. İktidar bununla sadece muhalefetin değil sistemin meşruiyetini tartıştırıyor. Dolaysıyla Türkiye’de sistem meşruiyet krizi ile karşı  karşiya

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 22:46

RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 22:46

MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 22:46

LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 22:46

EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 22:46

MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 22:46

BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 22:46

CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 22:46

23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 22:46

HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 22:46

DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 22:46

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 22:46

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 22:46

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 22:46

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 22:46

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 22:46

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 22:46

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 22:46

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 22:46

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 22:46

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 22:46

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 22:46

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 22:46

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 22:46

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 22:46

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 22:46

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 22:46

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 22:46

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 22:46

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 22:46

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 22:46

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 22:46

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 22:46

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 22:46

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 22:46

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 22:46

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 22:46

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 22:46

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 22:46

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 22:46

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 22:46

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 22:46

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 22:46

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 22:46

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 22:46

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 22:46

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 22:46

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 22:46

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 22:46

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 22:46

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 22:46

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 22:46

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 22:46

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 22:46

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 22:46

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 22:46

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 22:46

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 22:46

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 22:46

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 22:46

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 22:46

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 22:46

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 22:46

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 22:46

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 22:46

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 22:46

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 22:46

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 22:46

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 22:46

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 22:46

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 22:46

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 22:46

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 22:46

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 22:46

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 22:46

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 22:46

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 22:46

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 22:46

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 22:46

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 22:46

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 22:46

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 22:46

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 22:46

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 22:46

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 22:46

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 22:46

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 22:46

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 22:46

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 22:46

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 22:46

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 22:46

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 22:46

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 22:46

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 22:46

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 22:46

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 22:46

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 22:46

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 22:46

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 22:46

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 22:46

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 22:46

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 22:46

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 22:46

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 22:46

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 22:46

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 22:46

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 22:46

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 22:46

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 22:46

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 22:46

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 22:46

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 22:46

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 22:46

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 22:46

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 22:46

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 22:46

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 22:46

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 22:46

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 22:46

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 22:46

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 22:46

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 22:46

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 22:46

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 22:46

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 22:46

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 22:46

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 22:46

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 22:46

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 22:46

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 22:46

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 22:46

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 22:46

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 22:46

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 22:46

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 22:46

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 22:46

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 22:46

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 22:46

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 22:46

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 22:46

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 22:46

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 22:46

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 22:46

Tüm Yazılar