Veli Beysülen
[email protected]

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!

07 Mart 2026 03:29

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL! | 

Her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, devlet otoritesini elinde bulunduranların, baskı, yasak ve engellemelerine inat, Türkiye’nin birçok kentinde on binlerce kadın sokağa çıkarak yaşadıkları, şiddet, sömürü, baskı ve zulme karşı seslerini yükseltmektirler. Özellikle son yıllarda kadınlara yönelik şiddet ile kadın cinayetlerinin artarak sürdüğü, Türkiye de bu günün anlamına uygun kutlanması çoğu zaman yasaklarla engellenmeye çalışılır.

Peki 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü nedir? Nereden çıkmıştır? Sistemin sözcüleri neden bugüne ısrarla kadınlar günü demektedirler?

Evet bundan tam 169 yıl önce, 8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Newyork kentinde, çoğunluğu kadınlardan oluşan 40.000 dokuma işçisi, düşük ücretle, uzun süre ve sağlıksız şartlarda çalışmaya karşı birleşerek seslerini yükselttiler. Talepleri gayet net ve insaniydi. Zira çalışma sürelerinin kısaltılmasını, eşit işe eşit ücret ödenmesini, çalışma alanlarının sağlıklı olmasını talep ediyorlardı.

İşverenlerle iş birliği yapan Newyork polisinin, greve çıkan işçilere saldırmasından dolayı, işçiler fabrikaya kapandılar ve kapıları kilitlediler. Polis ise fabrikanın etrafında barikat kurmak suretiyle işçilerin dışarıyla iletişimlerini kesti. Bu arada bilinmeyen bir nedenle fabrikada yangın çıktı ve çoğunluğu kadın 129 işçi hayatını kaybetti. Yangın sırasında polisin fabrikanın etrafına barikat kurması, yangın merdivenleri ile çıkış kapılarının kapalı olması katliam yaşanmasına yol açmıştı. İşçilerin cenaze törenine yüz binin üzerinde işçi katılarak, katliamı protesto etti.

İlk yıllarda belli bir tarihte olmasa da işçiler her yıl ilkbaharda anma etkinlikleri düzenlediler. 26-27 Ağustos 1910 tarihlerinde Danimarka’nın Başkenti Kopenhag’da yapılan, 2. Enternasyonal kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisinde bulundu ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Önceleri değişik tarihlerde kadınlar günü olarak kutlansa da 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) tarih olarak 8 Mart saptanırken, adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1960’lı yıllardan itibaren başta ABD olmak üzere dünya genelinde salon toplantıları ve kadınların sokak protestolarıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlanan Emekçi Kadınlar Günü, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı.

Türkiye de hiçbir dönem gerçek bir kadın erkek eşitliği sağlanamadığı gerçeği, karşımızda duruyor olsa da kabul etmek gerekir ki, hiçbir dönem kadın, uluslararası sermaye politikalarının en has uygulayıcısı olan ve onun desteği ile iktidara gelmiş AKP döneminde ki kadar hırpalanmadı. Zira AKP iktidarında kadını vuran, toplumsal gericilik tırmandırıldı.

Elbette tüm bu politik tercihlerin yansıması sonucu, Türkiye’de kadına yönelik şiddet hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Artık yazılı ve görsel basında kadına yönelik şiddet veya kadın cinayeti haberini her gün, okuyor ve ekranlarda izliyoruz. Türkiye’de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkan, bu sorunun aşılamamasının ve şiddetin gün geçtikçe artarak sürmesinin en önemli nedeni, yönetim erkini elinde bulunduranların soruna yaklaşımları ile zaman zaman en tepeden gelen, kadınla erkeğin eşit olmadıkları yönündeki açıklamalarıdır. Zira bu açıklamalardan cesaret alan, idare, kolluk ve Yargı’nın kadını ikinci sınıf insan görmelerine zemin hazırlamakta ve erkek şiddetine karşı gerekli tedbirleri almalarını engellemektedir. Bunun yanı sıra gelenekçi ve muhafazakâr AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu yana kadına yönelik şiddet hızla artarken, kadını koruması gereken kolluk, olaya aile içi sorun veya kadının kusurlu olduğu önyargılı bakışıyla müdahale etmezken, yargı ise şiddet uygulayan, hatta cinayet işleyen erkeği, tahrik olma veya mahkemede ki davranışlarına bakarak iyi hal indirimi gibi ceza indirimlerinden yararlandırmaktadır. Kuşku yok ki, tüm bunlar içinde yetiştiği toplum yapısından dolayı şiddete yatkın olan erkeği cesaretlendirmektedir. Tüm bunlara karşı çıkmak sadece kadınların değil tüm toplumun görevidir. Zira kadına yönelik şiddet ve bireylerin şiddet eğilimleri genel olarak bütün toplumun sorunudur.

Ne yazık ki kadına yönelik şiddet sadece Türkiye’nin sorunu değildir. Nitekim sayıları çok olmamakla birlikte, kadına yönelik şiddetle ilgili yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalar şiddetin evrensel bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Zira kadına şiddet, din, dil ırk farkı olmaksızın uygulanan en yaygın şiddet biçimi olarak öne çıkmaktadır. Türkiye için, kısa bir örnek verirsek, 2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı %36’dır. Bu oran 2008 araştırmasında %39’dur.

Zaman zaman yazılarımda belirttiğim gibi, AKP 1980’lerden bu yana uygulanmakta olan, yeni liberal ekonomik programın en has uygulayıcısıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarını, özelleştirme adı altında yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çeken AKP, ülkeyi ucuz emek cenneti halline getirmek içinde elinden geleninin azamisini yaptı. Zira AKP’nin 23 yıllık iktidarında, emekçilerin hakları budandı, Sömürü katmerlendi, işsizlik kanıksandı, Yeni Türkiye’de, bir yandan sermayenin sömürü çarkı acımasızca işletilirken, diğer yandan ise ülke “siyasal İslamcılığın” dayattığı kurallarla şekillendiriliyor. Bu tabloda kadına biçilen rol, ev içine geri dönmek, çok çocuk doğurmak, çocuk ve yaşlı bakımını üstlenmek, ev işlerini yapmak ve bütün bunların yanı sıra, aile bütçesine katkıda bulunmak için uzaktan çalışma, parça başı iş yapma gibi, kuralsız esnek çalışma modelleri ile ucuz iş gücü olarak sermayenin sınırsız sömürüsüne maruz kalmaktır.

Daha bu hafta içinde biri öğretmen iki kadın, erkek şiddetinde hayatını kaybetti. 17 yaşında bir çocuk kamu binası okulda, sınıfta öğrencilerine iyi birer insan olmaları için, bilgi aktaran Fatmanur Çelik öğretmeni katletti. Yine Fatmanur Çelik adında, kendisine tecavüz ettiği ve zorla evlendirildiği erkeğin yıllarca şiddetine maruz kalan bir başka kadın, 8 yaşında ki kızıyla birlikte cesetleri Zeytinburnu sahilinde bulundu. Halbuki Fatmanur, şikayetçi olmuş ve yargılaması devam eden, 13 Ocak tarihinden beri İstanbul Anadolu Adliyesi önünde adalet nöbetinde olan bir kadındı. Yani adalet için adalet dağıtılan binanın kapısına sığınmıştı. Fatmanur başlattığı Adalet nöbeti süresince, görüştüğü basın ile siyasilere başına gelebileceklerden korktuğunu ve “intihar denilerek” üstünün kapatılmaması gerektiğini söylemişti. Şimdi intihar mı etti öldürüldü mü bilinmiyor. Bilinen bir tek şey var ki, oda adalet bekleyen bir kadının devlet tarafından korunmaya alınmadığı ve ölüme gönderildiğidir.

Tüm bunlar, şimdi bundan 169 yıl önce insanca yaşamak için, ayağa kalkan ve sermayenin azgın saldırısının hedefi olup, bu saldırının yol açtığı yangında, hayatını kaybeden, kadınlara saygı için ayağa kalkmanın ve 8 Mart 1857 tarihinde mücadele fitilini ateşlemiş olan kadınların başlattığı mücadele bayrağını yükseğe taşımanın zamanı olduğunu gösteriyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün, kadınların şiddete maruz kalmadıkları ve emeklerinin karşılığını aldıkları, eşitliğin, özgürlüğün ve barışın hâkim olduğu, aile içi ve toplumsal şiddetin ortadan kalktığı, tecavüzün, tacizin, kadın cinayetlerinin olmadığı bir ülke ve dünyaya ulaşmak umuduyla, tüm kadınların, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyorum.

YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

YAŞASIN KADIN/ERKEK TÜM EMEKÇİLERİN MÜCADELE BİRLİĞİ!

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 03:29

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 03:29

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 03:29

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 03:29

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 03:29

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 03:29

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 03:29

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 03:29

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 03:29

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 03:29

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 03:29

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 03:29

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 03:29

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 03:29

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 03:29

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 03:29

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 03:29

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 03:29

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 03:29

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 03:29

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 03:29

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 03:29

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 03:29

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 03:29

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 03:29

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 03:29

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 03:29

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 03:29

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 03:29

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 03:29

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 03:29

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 03:29

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 03:29

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 03:29

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 03:29

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 03:29

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 03:29

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 03:29

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 03:29

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 03:29

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 03:29

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 03:29

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 03:29

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 03:29

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 03:29

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 03:29

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 03:29

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 03:29

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 03:29

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 03:29

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 03:29

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 03:29

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 03:29

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 03:29

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 03:29

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 03:29

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 03:29

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 03:29

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 03:29

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 03:29

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 03:29

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 03:29

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 03:29

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 03:29

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 03:29

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 03:29

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 03:29

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 03:29

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 03:29

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 03:29

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 03:29

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 03:29

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 03:29

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 03:29

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 03:29

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 03:29

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 03:29

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 03:29

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 03:29

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 03:29

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 03:29

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 03:29

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 03:29

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 03:29

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 03:29

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 03:29

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 03:29

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 03:29

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 03:29

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 03:29

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 03:29

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 03:29

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 03:29

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 03:29

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 03:29

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 03:29

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 03:29

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 03:29

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 03:29

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 03:29

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 03:29

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 03:29

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 03:29

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 03:29

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 03:29

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 03:29

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 03:29

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 03:29

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 03:29

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 03:29

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 03:29

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 03:29

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 03:29

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 03:29

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 03:29

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 03:29

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 03:29

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 03:29

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 03:29

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 03:29

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 03:29

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 03:29

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 03:29

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 03:29

Tüm Yazılar