Veli Beysülen
[email protected]
SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 10:50SUÇ SİZDE DEĞİL, SİZİ SEÇENLERDE!
Türkiye ekonomik anlamda dış riskleri en çabuk satın alan ülkedir. Yani Türkiye ekonomisi, dışarıda yaşanan savaş, şiddet, doğal afet gibi olaylardan en çabuk etkilenen ekonomilerden biridir. Maalesef Türkiye ekonomisi aynı şekilde, iç olayların ortaya çıkardığı veya çıkarması muhtemel risklere karşı da kırılgan bir yapıya sahiptir. Bunun iki temel nedeni var. Birincisi ülkenin bu tür riskleri göğüsleyecek hazırlığının ve birikiminin olmaması. İkincisi ise ülkeyi yöneten iktidarın bunu fırsata dönüştürmek üzere satın alma niyetinde olması.
Doğrusu bu durum 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarında çok daha görünür hale geldi. Zira iktidar bu tür riskleri çok çabuk piyasaya yansıtıyor ve faturasını yurttaşlara, özellikle toplumun emeği ile yaşayan çoğunluğuna ödetiyor. O zaman burada riskleri kullanma fırsatından söz edilebilir. Zira iktidar, riskleri yurttaşlardan daha çok kaynak toplayarak küçük bir azınlığa aktarmak üzere fırsata çeviriyor. Dahası iktidar, ülkenin varlıklarını ve devletin elinde olan kamu tesis ve işletmelerini özelleştirme adı altında bir avuç sermayeye peşkeş çektiği için de devlet riskleri göğüsleyecek olanaklardan yoksundur. Bu nedenle riskleri çok ivedi satın alıyor ve topluma yansıtıyor. İktidar aynı zamanda sermayeyi hazineden teşviklerle destekliyor ve vergilerini bağışlıyor. Kuşku yok ki, 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın bu sınıfsal tercihleri, devletin risklere karşı hazırlıklı olmak için kullanacağı kaynaktan yoksunluğunun temel nedenleridir.
Türkiye ekonomisinin riskleri çabuk satın almasının son örneği, uzun süredir başladı başlayacak diye tüm dünyanın beklediği ve belki birçok devletin başlamasının yol açacağı riskleri bertaraf edecek tedbirleri aldığı, ABD-İsrail ittifakı ile İran arasında 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaştır. Zira ABD-İsrail ittifakının İran’a başlattıkları saldırı üzerine, İran önemli bir petrol havzası olan Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatını kısıtladı ve ABD’nin bölge ülkelerinde bulunan üslerine yönelik misilleme saldırıları düzenledi. Elbette tüm bunlar dünya genelinde petrol fiyatlarını yukarı doğru tırmandırdı. Maalesef Türkiye ekonomisi, bir kez daha birçok ülkeden önce savaşın ortaya çıkardığı bu riski satın aldı ve ilk günden itibaren petrol ürünleri fiyatları hızla arttı. Nitekim 27 Şubat 2026 tarihinde 57-58 lira aralığında olan benzinin litresi bugün 62-63 lira aralığında, 60-61 lira aralığında olan motorinin litresi ise 77-78 lira aralığında. Hiç şüphesiz, başta gıda olmak üzere halkın temel tüketim ürünlerinin üretiminden piyasaya nakledilmesine kadar birçok faaliyetin yürütülmesinin temel aracı olan akaryakıt fiyatlarındaki bu hızlı tırmanış, ülkede temel tüketim ürünlerinin fiyatlarının beklenenin üstünde artmasına yol açmaktadır.
Elbette bu artışlar olağanüstü nedenlerle ortaya çıkmış artışlardır. Nitekim iktidar da bunu, bizim dışımızda gelişen olağanüstü bir durum diye açıklıyor ve yapacağı bir şey olmadığı yönünde savunma yapıyor. Bu durum, Türkiye gibi yönetenlerin sorgulanmadığı ülke için geçerli bir argüman gibi duruyor görünse de modern devlet anlayışının kabul edeceği durum değil. Zira modern devlet, bu tür riskleri hesaplayan ve yönettiği toplumu olası sonuçlarından korumak üzere tedbirler alıp, bunun için kullanacağı kaynağı ayıran devlettir. Ancak gerek önceki yıllarda yaşanan deprem, sel gibi doğa olayları gerekse bu savaş, Türkiye’nin böyle bir hazırlığının olmadığını ve yürütmenin risk ortaya çıkar çıkmaz faturasını topluma kestiğini gösteriyor.
Peki, bir devletin bu tür olağanüstü durumlara hazırlıklı olması gerekmez mi? Tabii ki gerekir. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP ülkenin kaynaklarını özelleştirme, teşvik ve vergi aflarıyla bir avuç sermayeye aktardığı için devlet yurttaşlarını olası risklere karşı koruma refleksinden yoksun. Kaldı ki iktidar, bugüne kadar ki uygulamaları ile ortaya çıkan olağanüstü durumları, kaynak transferi için fırsata çeviren bir anlayışa sahip olduğunu kanıtlamış bir iktidardır.
Tüm bunlardan hareketle, iktidar sözcüleri savaşın yol açtığı global riskin, ekonomiyi olumsuz etkilediği propagandası ile ülkenin yıllardır yaşadığı ekonomik sıkıntı ile onun sonucu olan yüksek enflasyonun sorumluluğundan sıyrılmaya çalışıyorlar. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir süre önce yaptığı açıklamada savaşın ekonomi için ciddi risk oluşturduğunu söyleyerek, başarısız ekonomi programının sorumluluğunu savaşa atmayı tercih etti. Elbette savaşın, dünyanın petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmının karşılandığı Ortadoğu’da Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkileyecek şekilde sürmesinden dolayı global bir krize yol açma riski oldukça yüksek. Nitekim dünyanın sayılı ekonomistleri savaşın faturasının 1929 krizinin faturasından daha ağır olacağını yüksek sesle söylemeye başladılar. Bunlar gerçek olmakla birlikte, savaşın etkileri henüz tam ortaya çıkmamışken, Türkiye’de fiyatların hızla yükselmesi ve Mehmet Şimşek’in ekonomideki olumsuz gidişi alelacele savaşa bağlaması gerçekçi değil.
Mehmet Şimşek ne derse desin, gerçeğin öyle olmadığını herkes biliyor. Zira yıllardır bu ülke insanı bir yandan yüksek enflasyonla yaşamaya alıştırılmaya çalışılırken diğer yandan ise kemer sıkma ve sıkı para politikasıyla insanlar hızla yoksullaşıyor.
Evet, Türkiye uzun süredir enflasyonun yüksek seyrettiği dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Nitekim savaş başlamadan önce, ocak ve şubat aylarında TÜİK’in rakam oyunları ile düşük açıklamaya çalıştığı aylık TÜFE oranları da bunun kanıtıdır. Enflasyon düşmediği halde düşmüş gibi gösterilerek milyonlarca insan sefalete mahkûm ediliyor. Asıl ilginç olan ise; Hazine ve Maliye Bakanının sığındığı savaş bir ayı aşan süredir devam edip üretimin ve sevk zincirinin temel girdilerinden olan akaryakıt fiyatları artarken, Mart ayı enflasyonunun beklenenin altında açıklanmasıdır.
Sevgili TÜİK yöneticileri, ya siz bu ülkede yaşamıyorsunuz ya da biz! Zira biz çarşıda pazarda alışveriş yapan yurttaşlar olarak, günlük hayatımızda aldığımız hiçbir ürünü ertesi gün aynı fiyata alamadığımızı yaşayarak görüyoruz. Sevgili TÜİK yöneticileri, ocak ve şubat aylarında yüksek çıkan aylık TÜFE yanı başımızda savaşın sürdüğü mart ayında nasıl düştü açıklar mısınız? Siz bu ülke de yaşıyor musunuz? Yaşıyor iseniz nereden alışveriş yapıyorsunuz? Adresi verin tüm yurttaşlar oradan alışveriş yapsınlar. Öyle ya bu ülkede yaşayan her yurttaşın daha düşük fiyatlarla temel ihtiyaçlarına ulaşma hakkı var.
Evet, bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu ENAG’ın %4.10, İstanbul Ticaret Odasının %2,97 olarak açıkladığı Mart ayı TÜFE artışını, Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 3 Nisan 2026 tarihinde %1,94 açıklaması, onun alışverişi farklı bir yerden ve düşük fiyatlarla yaptığını gösteriyor. O zaman devlet kurumu olan TÜİK’in yurttaşların ucuz alışveriş yapma hakkını gözetmesi ve ucuza alışveriş yaptığı, işletmeleri açıklayarak yurttaşların bu haklarını kullanmalarını sağlaması gerekiyor.
Hatırlayacaksınız ekim ayında SGK Başkanı Raci Kaya, “Eskiden 50-55 yaşlarında ölüyorduk. Bugün ortalama 78 yaşına kadar yaşıyoruz” diyerek, düşük emekli maaşını yaşam süresinin uzamasına bağlamıştı. Yani bir bürokrat olan Kaya, emeklilerin ölmesinin kurumu kurtaracağını söylüyordu. Kaya’nın bu açıklaması tepki çekmiş ve daha sonra SGK başkanlığından alınarak başka göreve atanmıştı. Elbette bu örnek ilk değildi, daha önce de bürokratlar yaptıkları açıklamalarla toplumun belli kesimlerini rencide etmişlerdi. Son olarak hafta içinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı O. Cevdet Akçay, “Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim en azından işçi kurtulsun demek dünyanın en kötü fikri. Geriye dönük endeksleme yaklaşımından vazgeçilmesi gerekiyor. Ücret artışları hedef enflasyona göre yapılmalı” diyerek, ekonomi politikasına yön veren zihniyetin emek düşmanlığını tam olarak gözler önüne serdi. Şimdi beyefendiye soralım, Sayın Akçay seni o göreve taşıyan AKP’nin 23 yıllık iktidarında bugüne kadar önceden belirlediği kaç hedefi tuttu açıklar mısın? Açıklayamazsın çünkü yok. O zaman tutmayacak hedefi nasıl ücret artışlarında baz alacaksın?
Evet bu ve benzeri açıklamalar, iktidarın bilimi ve liyakati değil yandaşlığı esas alan görevlendirmesinin sonucudur. Zira MB ve TÜİK gibi kurumların başına getirilenlerin icraat ve açıklamaları, bu görevlere hak ederek gelmediklerini, iktidarın istediği politikaları uygulayıp istediği verileri açıklamak üzere görevli geldiklerini gösteriyor. Sayın Akçay, dünyanın en kötü fikri sen ve senin gibi emek düşmanlarının o makamlarda oturmalarıdır. Ne yazık ki, bunda suç sizin değil, sizi o görevlere taşıyan iktidarı seçenlerindir!
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 10:50
MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 10:50
BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 10:50
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 10:50
23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 10:50
HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 10:50
DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 10:50
ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 10:50
ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 10:50
EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 10:50
ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 10:50
BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 10:50
RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 10:50
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 10:50
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 10:50
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 10:50
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 10:50
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 10:50
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 10:50
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 10:50
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 10:50
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 10:50
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 10:50
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 10:50
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 10:50
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 10:50
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 10:50
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 10:50
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 10:50
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 10:50
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 10:50
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 10:50
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 10:50
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 10:50
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 10:50
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 10:50
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 10:50
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 10:50
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 10:50
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 10:50
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 10:50
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 10:50
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 10:50
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 10:50
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 10:50
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 10:50
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 10:50
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 10:50
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 10:50
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 10:50
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 10:50
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 10:50
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 10:50
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 10:50
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 10:50
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 10:50
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 10:50
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 10:50
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 10:50
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 10:50
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 10:50
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 10:50
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 10:50
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 10:50
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 10:50
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 10:50
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 10:50
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 10:50
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 10:50
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 10:50
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 10:50
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 10:50
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 10:50
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 10:50
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 10:50
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 10:50
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 10:50
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 10:50
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 10:50
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 10:50
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 10:50
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 10:50
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 10:50
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 10:50
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 10:50
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 10:50
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 10:50
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 10:50
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 10:50
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 10:50
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 10:50
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 10:50
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 10:50
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 10:50
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 10:50
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 10:50
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 10:50
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 10:50
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 10:50
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 10:50
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 10:50
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 10:50
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 10:50
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 10:50
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 10:50
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 10:50
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 10:50
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 10:50
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 10:50
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 10:50
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 10:50
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 10:50
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 10:50
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 10:50
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 10:50
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 10:50
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 10:50
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 10:50
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 10:50
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 10:50
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 10:50
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 10:50
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 10:50
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 10:50
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 10:50
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 10:50
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 10:50
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 10:50
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 10:50
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 10:50
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 10:50
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 10:50
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 10:50
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 10:50
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 10:50
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 10:50
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 10:50
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 10:50
