Veli Beysülen
[email protected]

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..

03 Nisan 2026 04:27

Emperyalizm İçin Esas Olan çikardır

Savaş ölüm, kan ve gözyaşıdır. Savaş: kundakta ki bebekten başlayarak, çocuk, kadın erkek, yaşlı, hasta, genç ayrımı yapmayan ölüm makinesidir. Savaş aynı zamanda, doğanın ve insan eliyle yapılan eserler ile kültürel mirasın tahrip edilmesinin acımasız aracıdır. Dünya 20. yüzyıl boyunca iki kez küresel çapta savaşın yıkıcılığını yaşadı ve acı sonuçlarıyla karşılaştı. Nitekim iki büyük emperyalist savaşta milyonlarca insan öldü, kentler yerle bir oldu. İkinci emperyalist paylaşım savaşında (ikinci dünya savaşı) Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombalarından dolayı, bu kentlerin çevresinde hayat yıllarca normale dönmedi. İnsanlar ve hayvanlar uzuvları eksik sakat yavrular dünyaya getirdiler. Bir bütün olarak canlılar radyoaktif gazların etkisini yıllarca hissettiler. Sonra ki yıllarda, dünyanın değişik coğrafyalarında süren lokal savaşlarda atılan bombalar sadece insan yaşamını değil, savaşın yaşandığı coğrafyalarda canlı yaşamın tamamını yok etti.

 Prusyalı General ve entelektüel Carl von Clausewitt’in dediği gibi, ‘Savaş siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir.’ kuşku yok ki, Clausewitt’in dediğinden hareketle, savaş; yukarıda yazdıklarımdan çok daha fazla kötülüğü içinde barındıran, başarısız siyasetçilerin, başarısızlıklarını gizlemek üzere, başlattıkları yıkım aracıdır.

İkinci emperyalist paylaşım savaşının ardından dünya genelinde, barış hareketleri gelişti ve dünyayı etkisine aldı. Nitekim ABD’nin öncülük ettiği Kore savaşı ile yıllarca süren Vietnam savaşına karşı dünya genelinde barış hareketlerinin öncülük ettiği, savaş karşıtı gösteriler yükseldi ve ABD’yi de etkisine aldı. sonuçta ABD yurttaşlarının yoğun protestosuyla karşılaşan yönetim, yenilgiyi kabul ederek askerini Vietnam’dan çekmek zorunda kaldı.

Öte yandan, savaşa ihtiyaç duyan emperyalizm, savaş silahlarının, savaşın yapıldığı coğrafyalarda yöre halkının geneline zarar vermesinin yol açtığı tepkilerin önüne geçmek üzere, savaşta kullanılan silahların belirlenmiş hedefe yönelik kullanılmasına dair teknolojik dönüşümle yeni silahlar üretti. Böylece silah tekelleri silahların hedefini mümkün olduğunca küçültmeye çalıştılarsa da silahlardan yayılan gazlar kullanıldıkları coğrafyaya zarar vermeye devam etti Kuşku yok ki bunun sonucu, bugün ABD Başkanı Trump’ın zaman zaman askerlerimiz ölebilir diye dile getirdiği gibi, savaşlarda savaşan her ülkenin kendi askerleri ölebilir. Zira yönetenlere göre, bu onların işi. Devletlere düşen onları, kahramanlık payesi veren nutuklar eşliğinde, görkemli törenlerle, anıt mezarlara defnetmek ve ailelerine tazminatlar ödemektir.

Kuşkusuz kapitalizmin hele hele onun üst aşaması emperyalizmin, ajandasında savaş her zaman vardır. 1859-1914 yılları arasında yaşayan ve birinci emperyalist paylaşım savaşını önlemek üzere, yapılan çalışmaların başını çektiği günlerde, suikast sonucu katledilen, Fransız sosyalist hareketinin lideri, barış savunucusu L’Humanite gazetesinin kurucusu Fransız sosyalist politikacı Jean Jaurès’in dediği gibi, “Kara bulutların fırtınayı taşıdığı gibi, kapitalizm de savaşı taşır.” Evet kapitalizm savaşı taşır. Bir başka deyişle, kapitalizmin bağrında savaş hep vardır. Hele ki kapitalizmin üst aşaması emperyalizmin gıdası savaştır. Kısacası savaş yoksa emperyalizm nefessiz kalır ölür. Dolayısıyla bugün İran’da olduğu gibi, savaş sistemin kendini sürdürmesinin aracıdır.

 Dünya aylardır hatta yıllardır geliyorum diyen, ABD-İsrail ittifakı ile İran savaşının konuşuyordu. Geçen yıl Haziran ayında patlak veren ve 12 gün sürdükten sonra ara verilen savaş nihai barışla anlaşmasıyla sonuçlanmamış, taraflar eller tetikte, tetiğe basmadan geçici süreliğine beklemeye geçmişlerdi. Zira savaşın tarafı ABD ile İsrail açısından, Suriye sorunu tam olarak çözülüp bertaraf edilmemişti. Geçen 8 aylık süreçte Suriye denklemi çözüldü ve ABD ile İsrail, bu ülke de istediklerini elde ettiler. Suriye denkleminin çözülmesiyle, başlaması an meselesi olan savaş, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ile emperyalizmin Ortadoğu’ da ki ön karakolu İsrail'in, İran'ın çeşitli kentlerine yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başladı. ABD ile İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan bu saldırganlığının, ilk anında kız çocuklarının devam ettikleri bir okul vuruldu, 169 çocuk ile çok sayıda öğretmen öldü. İlk anda nokta vuruş şeklinde başlayan savaşta, İran’ın dini lideri, Ayetullah Hamaney ile üst düzey yöneticilerin öldürülmeleri ile İran’ın teslim olacağı hesaplanmış olsa da beklenen olmadı ve İran, özellikle birçoğu ABD’nin uydusu konumunda olan bölgenin, sözde Müslüman Arap devletlerinin, topraklarında bulunan, ABD üslerinin saldırı için kullanılmasından dolayı, ABD üsleri ile İsrail anakarasını balistik füzelerle hedef aldı ve savaş bölgesel bir askerî çatışmaya dönüştü.

 Kuşkusuz bu savaş, İran halklarını zulüm ve katliamlarla susturan Molla Rejiminin, insanlık dışı uygulamalarına karşı alınmış, Birleşmiş Milletler kararına dayanan bir savaş değildir. Dolayısıyla bu savaş, rejim değişikliğini hedeflemeyen, emperyalist bölge hegemonyasının önünde engel olan, egemen bir devlete karşı başlatılan bölgesel hegemonya savaşıdır. Kaldı ki, Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı, hasta ayrımsız on binlerce Filistinliyi katleden, soykırımcı İsrail ile destekçisi ABD’nin, İran halklarını molla rejiminin zulmünden kurtarmak için savaştıklarını düşünmek, demokrasi ve insan hakları gibi, temel insani değerleri ayaklar altına almaktır. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: "Eğer Rusya, İsrail'in Gazze'de yaptıklarının sadece %10'unu yapmış olsaydı, NATO şimdi Moskova'nın kapısında olurdu. Batı bize insan haklarının İsrail'in çıkarlarının sınırlarında başlayıp bittiğini öğretti." Demesi olayın vahametini gözler önüne seriyor.

 Evet, bu savaş bir hegemonya savaşıdır. Hedefi de Ortadoğu ile Asya kıtasını, kontrol altında tutmak ve bölge de bulunan Rusya ile Çin’in önünü keserek, bölgede ki enerji ve maden kaynaklarına sahip olmaktır. Dolayısıyla savaşa İran’a demokrasi ihraç etme gibi bir misyon yükleyerek, dini siyaset aracı olarak kullanan, Molla Rejiminin yıkmayı hedeflediğini söylemek, savaşın emperyalizmin kaynak ihtiyacı için yapıldığı gerçeğini görmemek olur. Kaldı ki savaşı başlatanlardan İsrail, Yahudiliğin kutsal kitabında, Tanrı tarafından Yahudi toplumuna vadedildiğini iddia ettiği topraklarda, büyük İsrail kurma hedefi olan bir din devletidir. Evet, yanlış okumadınız İsrail, etnik kökenden ziyade, dünyanın değişik bölgelerin de yaşayan farklı etnik köken mensubu, Yahudilerin emperyalist batının desteği ile Filistin’de toplanarak, kurdukları bir din devletidir. Bu konuyu, daha önce Gazze saldırılarının başladığı süreçte, başka mecrada yayınlanan “FİLİSTİN-İSRAİL ANLAŞMAZLIĞININ DÜNÜ VE BUGÜNÜ!” başlıklı 6 bölümlük seri yazıda genişçe açıklamıştım. Orada da belirttiğim gibi, Yahudi inanışına göre, Mısır’dan Fırat havzasına kadar olan, onların adına “Kenan” ülkesi dedikleri, genişçe bir coğrafya “Büyük İsrail Devletini” kurmak için, Tanrı Yahova tarafından kendilerine vadedilmiş topraklardır.

 Öten yandan bugün ABD’nin başında bulunan Trump’ta, gerektiğinde Hıristiyanlığı kullanmaktan geri durmayan bir anlayışa sahiptir. Nitekim savaşın başlamasından birkaç gün sonra, Beyaz Saraya davet ettiği, Hıristiyan din adamlarına dini ayin yaptırdı. Demek ki din, laik sistemlerde bile gerektiğinde politikacıların başvurdukları, kullanışlı bir araçtır. Maalesef din aynı zamanda başarısız politikacıların, karşı din mensuplarını düşman gösterdikleri bir sığınma aracıdır.

 Emperyalizmin Ortadoğu bölge sorumlusu İsrail, kurulduğundan beri bütün komşularıyla savaşıyor, yakıyor, yıkıyor, işgal ediyor, halkları sürüyor, onlardan boşalan alanlara Yahudi yerleşim birimleri kuruyor, katlediyor, soykırıma tabi tutuyor. Tüm bunları yapan ve sürekli savaş halinde olan İsrail, uluslararası sermaye, işbirlikçi bölge rejimleri ve ABD’nin desteğiyle, kendi yurttaşlarını savaşın şiddetinden görece uzak tutuyor. Elbette her devletin yurttaşlarını savaşın, acımasızlığından koruma yükümlülüğü var. Ancak İsrail’in yaptığı korumaktan ziyade, yurttaşlarını savaşa rıza göstermeye ikna etmektir. Zira İsrail sağı yıllardır yurttaşlarını, Yahudilerin düşmanlarının tetikte beklediğini, kendisi devlet olarak onları engellemek üzere savaşmadığında onların, kendilerini rahat yaşatmayacağına hatta yok edeceğine inandırmaktadır. Buna inandırılan İsrail yurttaşlarının çoğunluğu, en çok “düşman” öldüreceğine inandığı siyasetçilere oy veriyor. Netanyahu gibi, savaş hukukunu tanımayan, uluslararası hukukta mahkum olmuş birinin, seçim kazanması bu politikaya dayanmaktadır.

 Öte yandan, yukarıda yazdığım gibi, yıllardır İran halklarını inim inim inleten teokratik İslam Cumhuriyetini yöneten Molla Rejimi, etnik kökenine, ideolojisine ve dinine bakmadan on binlerce muhalifi, işkencelerden geçirdi, katletti ve sokaklarda halkın gözü önünde idam etti. Halk, uygulamalarını protesto için sokaklara çıktığında toplu katliamlar yapmakta tereddüt etmedi. Ancak bir kez daha altını kalın çizgilerle çizmeliyim ki, bu savaş İran halklarını molla esaretinden kurtaracak bir savaş değil. Çünkü, emperyalizm için esas olan insan hakları değil, kendi çıkarlarıdır!

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 04:27

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 04:27

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 04:27

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 04:27

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 04:27

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 04:27

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 04:27

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 04:27

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 04:27

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 04:27

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 04:27

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 04:27

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 04:27

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 04:27

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 04:27

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 04:27

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 04:27

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 04:27

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 04:27

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 04:27

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 04:27

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 04:27

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 04:27

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 04:27

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 04:27

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 04:27

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 04:27

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 04:27

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 04:27

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 04:27

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 04:27

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 04:27

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 04:27

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 04:27

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 04:27

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 04:27

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 04:27

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 04:27

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 04:27

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 04:27

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 04:27

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 04:27

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 04:27

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 04:27

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 04:27

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 04:27

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 04:27

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 04:27

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 04:27

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 04:27

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 04:27

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 04:27

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 04:27

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 04:27

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 04:27

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 04:27

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 04:27

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 04:27

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 04:27

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 04:27

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 04:27

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 04:27

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 04:27

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 04:27

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 04:27

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 04:27

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 04:27

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 04:27

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 04:27

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 04:27

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 04:27

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 04:27

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 04:27

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 04:27

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 04:27

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 04:27

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 04:27

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 04:27

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 04:27

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 04:27

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 04:27

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 04:27

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 04:27

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 04:27

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 04:27

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 04:27

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 04:27

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 04:27

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 04:27

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 04:27

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 04:27

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 04:27

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 04:27

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 04:27

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 04:27

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 04:27

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 04:27

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 04:27

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 04:27

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 04:27

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 04:27

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 04:27

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 04:27

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 04:27

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 04:27

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 04:27

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 04:27

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 04:27

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 04:27

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 04:27

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 04:27

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 04:27

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 04:27

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 04:27

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 04:27

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 04:27

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 04:27

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 04:27

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 04:27

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 04:27

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 04:27

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 04:27

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 04:27

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 04:27

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 04:27

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 04:27

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 04:27

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 04:27

Tüm Yazılar