Veli Beysülen
[email protected]

EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..

03 Nisan 2026 14:08

Emperyalizm İçin Esas Olan çikardır

Savaş ölüm, kan ve gözyaşıdır. Savaş: kundakta ki bebekten başlayarak, çocuk, kadın erkek, yaşlı, hasta, genç ayrımı yapmayan ölüm makinesidir. Savaş aynı zamanda, doğanın ve insan eliyle yapılan eserler ile kültürel mirasın tahrip edilmesinin acımasız aracıdır. Dünya 20. yüzyıl boyunca iki kez küresel çapta savaşın yıkıcılığını yaşadı ve acı sonuçlarıyla karşılaştı. Nitekim iki büyük emperyalist savaşta milyonlarca insan öldü, kentler yerle bir oldu. İkinci emperyalist paylaşım savaşında (ikinci dünya savaşı) Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombalarından dolayı, bu kentlerin çevresinde hayat yıllarca normale dönmedi. İnsanlar ve hayvanlar uzuvları eksik sakat yavrular dünyaya getirdiler. Bir bütün olarak canlılar radyoaktif gazların etkisini yıllarca hissettiler. Sonra ki yıllarda, dünyanın değişik coğrafyalarında süren lokal savaşlarda atılan bombalar sadece insan yaşamını değil, savaşın yaşandığı coğrafyalarda canlı yaşamın tamamını yok etti.

 Prusyalı General ve entelektüel Carl von Clausewitt’in dediği gibi, ‘Savaş siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir.’ kuşku yok ki, Clausewitt’in dediğinden hareketle, savaş; yukarıda yazdıklarımdan çok daha fazla kötülüğü içinde barındıran, başarısız siyasetçilerin, başarısızlıklarını gizlemek üzere, başlattıkları yıkım aracıdır.

İkinci emperyalist paylaşım savaşının ardından dünya genelinde, barış hareketleri gelişti ve dünyayı etkisine aldı. Nitekim ABD’nin öncülük ettiği Kore savaşı ile yıllarca süren Vietnam savaşına karşı dünya genelinde barış hareketlerinin öncülük ettiği, savaş karşıtı gösteriler yükseldi ve ABD’yi de etkisine aldı. sonuçta ABD yurttaşlarının yoğun protestosuyla karşılaşan yönetim, yenilgiyi kabul ederek askerini Vietnam’dan çekmek zorunda kaldı.

Öte yandan, savaşa ihtiyaç duyan emperyalizm, savaş silahlarının, savaşın yapıldığı coğrafyalarda yöre halkının geneline zarar vermesinin yol açtığı tepkilerin önüne geçmek üzere, savaşta kullanılan silahların belirlenmiş hedefe yönelik kullanılmasına dair teknolojik dönüşümle yeni silahlar üretti. Böylece silah tekelleri silahların hedefini mümkün olduğunca küçültmeye çalıştılarsa da silahlardan yayılan gazlar kullanıldıkları coğrafyaya zarar vermeye devam etti Kuşku yok ki bunun sonucu, bugün ABD Başkanı Trump’ın zaman zaman askerlerimiz ölebilir diye dile getirdiği gibi, savaşlarda savaşan her ülkenin kendi askerleri ölebilir. Zira yönetenlere göre, bu onların işi. Devletlere düşen onları, kahramanlık payesi veren nutuklar eşliğinde, görkemli törenlerle, anıt mezarlara defnetmek ve ailelerine tazminatlar ödemektir.

Kuşkusuz kapitalizmin hele hele onun üst aşaması emperyalizmin, ajandasında savaş her zaman vardır. 1859-1914 yılları arasında yaşayan ve birinci emperyalist paylaşım savaşını önlemek üzere, yapılan çalışmaların başını çektiği günlerde, suikast sonucu katledilen, Fransız sosyalist hareketinin lideri, barış savunucusu L’Humanite gazetesinin kurucusu Fransız sosyalist politikacı Jean Jaurès’in dediği gibi, “Kara bulutların fırtınayı taşıdığı gibi, kapitalizm de savaşı taşır.” Evet kapitalizm savaşı taşır. Bir başka deyişle, kapitalizmin bağrında savaş hep vardır. Hele ki kapitalizmin üst aşaması emperyalizmin gıdası savaştır. Kısacası savaş yoksa emperyalizm nefessiz kalır ölür. Dolayısıyla bugün İran’da olduğu gibi, savaş sistemin kendini sürdürmesinin aracıdır.

 Dünya aylardır hatta yıllardır geliyorum diyen, ABD-İsrail ittifakı ile İran savaşının konuşuyordu. Geçen yıl Haziran ayında patlak veren ve 12 gün sürdükten sonra ara verilen savaş nihai barışla anlaşmasıyla sonuçlanmamış, taraflar eller tetikte, tetiğe basmadan geçici süreliğine beklemeye geçmişlerdi. Zira savaşın tarafı ABD ile İsrail açısından, Suriye sorunu tam olarak çözülüp bertaraf edilmemişti. Geçen 8 aylık süreçte Suriye denklemi çözüldü ve ABD ile İsrail, bu ülke de istediklerini elde ettiler. Suriye denkleminin çözülmesiyle, başlaması an meselesi olan savaş, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ile emperyalizmin Ortadoğu’ da ki ön karakolu İsrail'in, İran'ın çeşitli kentlerine yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başladı. ABD ile İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan bu saldırganlığının, ilk anında kız çocuklarının devam ettikleri bir okul vuruldu, 169 çocuk ile çok sayıda öğretmen öldü. İlk anda nokta vuruş şeklinde başlayan savaşta, İran’ın dini lideri, Ayetullah Hamaney ile üst düzey yöneticilerin öldürülmeleri ile İran’ın teslim olacağı hesaplanmış olsa da beklenen olmadı ve İran, özellikle birçoğu ABD’nin uydusu konumunda olan bölgenin, sözde Müslüman Arap devletlerinin, topraklarında bulunan, ABD üslerinin saldırı için kullanılmasından dolayı, ABD üsleri ile İsrail anakarasını balistik füzelerle hedef aldı ve savaş bölgesel bir askerî çatışmaya dönüştü.

 Kuşkusuz bu savaş, İran halklarını zulüm ve katliamlarla susturan Molla Rejiminin, insanlık dışı uygulamalarına karşı alınmış, Birleşmiş Milletler kararına dayanan bir savaş değildir. Dolayısıyla bu savaş, rejim değişikliğini hedeflemeyen, emperyalist bölge hegemonyasının önünde engel olan, egemen bir devlete karşı başlatılan bölgesel hegemonya savaşıdır. Kaldı ki, Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı, hasta ayrımsız on binlerce Filistinliyi katleden, soykırımcı İsrail ile destekçisi ABD’nin, İran halklarını molla rejiminin zulmünden kurtarmak için savaştıklarını düşünmek, demokrasi ve insan hakları gibi, temel insani değerleri ayaklar altına almaktır. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: "Eğer Rusya, İsrail'in Gazze'de yaptıklarının sadece %10'unu yapmış olsaydı, NATO şimdi Moskova'nın kapısında olurdu. Batı bize insan haklarının İsrail'in çıkarlarının sınırlarında başlayıp bittiğini öğretti." Demesi olayın vahametini gözler önüne seriyor.

 Evet, bu savaş bir hegemonya savaşıdır. Hedefi de Ortadoğu ile Asya kıtasını, kontrol altında tutmak ve bölge de bulunan Rusya ile Çin’in önünü keserek, bölgede ki enerji ve maden kaynaklarına sahip olmaktır. Dolayısıyla savaşa İran’a demokrasi ihraç etme gibi bir misyon yükleyerek, dini siyaset aracı olarak kullanan, Molla Rejiminin yıkmayı hedeflediğini söylemek, savaşın emperyalizmin kaynak ihtiyacı için yapıldığı gerçeğini görmemek olur. Kaldı ki savaşı başlatanlardan İsrail, Yahudiliğin kutsal kitabında, Tanrı tarafından Yahudi toplumuna vadedildiğini iddia ettiği topraklarda, büyük İsrail kurma hedefi olan bir din devletidir. Evet, yanlış okumadınız İsrail, etnik kökenden ziyade, dünyanın değişik bölgelerin de yaşayan farklı etnik köken mensubu, Yahudilerin emperyalist batının desteği ile Filistin’de toplanarak, kurdukları bir din devletidir. Bu konuyu, daha önce Gazze saldırılarının başladığı süreçte, başka mecrada yayınlanan “FİLİSTİN-İSRAİL ANLAŞMAZLIĞININ DÜNÜ VE BUGÜNÜ!” başlıklı 6 bölümlük seri yazıda genişçe açıklamıştım. Orada da belirttiğim gibi, Yahudi inanışına göre, Mısır’dan Fırat havzasına kadar olan, onların adına “Kenan” ülkesi dedikleri, genişçe bir coğrafya “Büyük İsrail Devletini” kurmak için, Tanrı Yahova tarafından kendilerine vadedilmiş topraklardır.

 Öten yandan bugün ABD’nin başında bulunan Trump’ta, gerektiğinde Hıristiyanlığı kullanmaktan geri durmayan bir anlayışa sahiptir. Nitekim savaşın başlamasından birkaç gün sonra, Beyaz Saraya davet ettiği, Hıristiyan din adamlarına dini ayin yaptırdı. Demek ki din, laik sistemlerde bile gerektiğinde politikacıların başvurdukları, kullanışlı bir araçtır. Maalesef din aynı zamanda başarısız politikacıların, karşı din mensuplarını düşman gösterdikleri bir sığınma aracıdır.

 Emperyalizmin Ortadoğu bölge sorumlusu İsrail, kurulduğundan beri bütün komşularıyla savaşıyor, yakıyor, yıkıyor, işgal ediyor, halkları sürüyor, onlardan boşalan alanlara Yahudi yerleşim birimleri kuruyor, katlediyor, soykırıma tabi tutuyor. Tüm bunları yapan ve sürekli savaş halinde olan İsrail, uluslararası sermaye, işbirlikçi bölge rejimleri ve ABD’nin desteğiyle, kendi yurttaşlarını savaşın şiddetinden görece uzak tutuyor. Elbette her devletin yurttaşlarını savaşın, acımasızlığından koruma yükümlülüğü var. Ancak İsrail’in yaptığı korumaktan ziyade, yurttaşlarını savaşa rıza göstermeye ikna etmektir. Zira İsrail sağı yıllardır yurttaşlarını, Yahudilerin düşmanlarının tetikte beklediğini, kendisi devlet olarak onları engellemek üzere savaşmadığında onların, kendilerini rahat yaşatmayacağına hatta yok edeceğine inandırmaktadır. Buna inandırılan İsrail yurttaşlarının çoğunluğu, en çok “düşman” öldüreceğine inandığı siyasetçilere oy veriyor. Netanyahu gibi, savaş hukukunu tanımayan, uluslararası hukukta mahkum olmuş birinin, seçim kazanması bu politikaya dayanmaktadır.

 Öte yandan, yukarıda yazdığım gibi, yıllardır İran halklarını inim inim inleten teokratik İslam Cumhuriyetini yöneten Molla Rejimi, etnik kökenine, ideolojisine ve dinine bakmadan on binlerce muhalifi, işkencelerden geçirdi, katletti ve sokaklarda halkın gözü önünde idam etti. Halk, uygulamalarını protesto için sokaklara çıktığında toplu katliamlar yapmakta tereddüt etmedi. Ancak bir kez daha altını kalın çizgilerle çizmeliyim ki, bu savaş İran halklarını molla esaretinden kurtaracak bir savaş değil. Çünkü, emperyalizm için esas olan insan hakları değil, kendi çıkarlarıdır!

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

SİZSE BİZİ İLGİLENDİRİYOR MU ?
25 Haziran 2026 14:08

PİŞMANIM VE ÖZÜR DİLİYORUM
20 Haziran 2026 14:08

ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ
18 Haziran 2026 14:08

15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 14:08

RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 14:08

MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 14:08

LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 14:08

EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 14:08

MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 14:08

BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 14:08

CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 14:08

23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 14:08

HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 14:08

DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 14:08

ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 14:08

ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 14:08

SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 14:08

ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 14:08

BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 14:08

RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 14:08

8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 14:08

EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 14:08

EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 14:08

GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 14:08

" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 14:08

ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 14:08

" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 14:08

SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 14:08

SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 14:08

SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 14:08

" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 14:08

"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 14:08

GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 14:08

TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 14:08

HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 14:08

" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 14:08

ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 14:08

VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 14:08

ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 14:08

" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 14:08

GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 14:08

GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 14:08

źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 14:08

EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 14:08

100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 14:08

GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 14:08

YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 14:08

EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 14:08

YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 14:08

DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 14:08

EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 14:08

ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 14:08

15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 14:08

12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 14:08

ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 14:08

BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 14:08

ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 14:08

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 14:08

UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 14:08

1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 14:08

TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 14:08

ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 14:08

BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 14:08

VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 14:08

PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 14:08

ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 14:08

EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 14:08

BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 14:08

KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 14:08

KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 14:08

DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 14:08

Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 14:08

FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 14:08

ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 14:08

BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 14:08

2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 14:08

MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 14:08

Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 14:08

SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 14:08

KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 14:08

2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 14:08

Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 14:08

BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ! 
26 Aralık 2022 14:08

74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 14:08

ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 14:08

Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 14:08

PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 14:08

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 14:08

SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 14:08

BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 14:08

ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 14:08

SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 14:08

CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 14:08

KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 14:08

BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 14:08

İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 14:08

DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 14:08

İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR? 
05 Ekim 2022 14:08

İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 14:08

6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 14:08

Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 14:08

ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 14:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 14:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 14:08

Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 14:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 14:08

DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 14:08

KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 14:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 14:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 14:08

DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 14:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 14:08

EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 14:08

GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 14:08

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 14:08

ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 14:08

SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 14:08

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 14:08

YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 14:08

DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 14:08

DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 14:08

TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 14:08

Kimin savaşı?
09 Mart 2022 14:08

ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 14:08

HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 14:08

İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 14:08

ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 14:08

İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 14:08

HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 14:08

Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 14:08

SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 14:08

Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 14:08

TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 14:08

YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 14:08

ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 14:08

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 14:08

KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 14:08

KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 14:08

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 14:08

KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 14:08

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 14:08

KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 14:08

KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 14:08

Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 14:08

ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 14:08

Tüm Yazılar