Veli Beysülen
[email protected]
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 17:19Kamunun bütçe disiplini, emeğin değil sermayenin lehine anlatılıyor” |
Sendikacı Veli Baysülen, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 9 Ocak 2026 tarihinde Müstakil İş Adamları Derneği (MÜSİAD) toplantısında yaptığı konuşmayı değerlendirdi. Baysülen, söz konusu açıklamaların ekonomi politikalarının kimlerin çıkarına göre şekillendiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Baysülen, Bakan Şimşek’in konuşmasında son üç yıla dikkat çekerek, 2023-2025 döneminde hazinenin 100 TL borç öderken 136 TL borçlandığını, böylece kamunun piyasadaki likiditeyi büyük ölçüde kendisine çektiğini hatırlattı. Şimşek’in, 2026 yılı için “100 TL borç ödeyip 100 TL’nin altında borçlanma” hedefini dile getirdiğini aktaran Baysülen, bu hedefin özellikle sermaye çevrelerine verilen bir mesaj olduğuna işaret etti.
Baysülen, Bakan Şimşek’in 2026 yılının ilk çeyreğinde 100 TL borç ödenip yalnızca 80 TL borçlanılacağını, böylece ilk üç ayda 306 milyar liranın bankalarda özel sektöre bırakılacağını söylediğini anımsattı. Şimşek’in bu durumu “bankaların reel sektörün kapısını çalacağı yeni bir dönem” olarak tanımladığını belirten Baysülen, bu yaklaşımın emek kesimini dışlayan bir bakış açısı taşıdığını ifade etti.
“Kamunun kendine çeki düzen vermesi, bütçe disiplininin sağlanması elbette önemlidir” diyen Baysülen, “Ancak bu disiplinin sonuçları emeğe ücret artışı, güvenceli istihdam ve sosyal haklar olarak yansımıyorsa, bu politikalar sadece sermayenin işine yarar” değerlendirmesinde bulundu.
Baysülen, hükümetin ekonomi politikalarında kaynakların reel sektör adı altında büyük sermaye gruplarına aktarılırken, işçilerin yüksek enflasyon, düşük ücret ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakıldığını savundu. “Bankaların kimin kapısını çalacağı kadar, işçilerin ay sonunu nasıl getireceği de konuşulmalıdır” diyen Baysülen, emek odaklı bir ekonomik yaklaşım çağrısında bulundu.
İşte o yazının tamamı…
HEDEF İKTİDARI SANDIĞA GÖMMEK OLMALI!
“Kamunun evini düzene koyması, yani bütçesini iyileştirmesi en çok sizin işinize yarayacak. Niye derseniz? Çok basit son üç yıla bakın 2023- 2025 yılı ortalamasına bakın hazinemiz, 100 TL borç öderken 136 TL’yi borç almış. Yani kasadaki ilave kaynağı likiditeyi kendisi almış. 2026 yılında hedefimiz 100 TL borç ödeyip 100 TL’nin altında borç alacağız. Şimdi bu yılın ilk çeyreğine gelelim. Bu yılın ilk çeyreğinde biz 100 TL borç ödeyip, 80 TL borç alacağız. Yani ilk üç ayda 306 milyar lirayı, özel sektöre reel sektöre kaynak olarak bırakacağız bankalarda. Bu ne demek biliyor musunuz? Bugüne kadar siz bankaların peşinden koştunuz, yavaş yavaş öyle bir döneme gireceğiz ki, bankalar sizin kapınızı çalmaya başlayacak. Çünkü hazine olarak biz kendimize çeki düzen verdik, kendimizi disipline ettik, kaynaklar size akacak. Bu önemli bir husus bunu sizinle paylaşmak istedim.” Bu sözler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 9 Ocak 2026 tarihinde iktidarın işveren kolu, Müstakil İş Adamları Derneği (MÜSİAD) toplantısında yaptığı konuşmadan.
Evet, 9 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’da yapılan MÜSİAD yıllık toplantısına katılan Bakan Mehmet Şimşek, toplantıya katılan işverenleri çok mutlu eden bu müjdeyi verdi. Zira Şimşek konuşurken, salondaki işverenlerin ağızları kulaklarındaydı. Nasıl mutlu olmasınlar ki, kaynak yok diye asgari ücretliden, emekliden, kamu çalışanından, esnaftan, köylüden kesilen milyarlarca lira para onlara bırakılıyordu. Zaten Bakan da bu en çok sizin işinize yarayacak demiyor mu? O zaman keyiflerine diyecek yok. Bakan bey, övüne övüne evimizi düzene soktuk, kendimizi disipline ettik diyor ya eminim bu söylediklerini Türkiye’yi bilmeyen birileri duysa, devletin kendi harcamalarından kısıntıya gittiğini yani itibardan, ballı 3-5 maaştan, lüks ve şatafattan feragat edip kaynak artırdığını ve bu kaynağı gece gündüz çalışan fedakâr ve cefakâr sermayeye bıraktığını düşünecektir. Yani kaynağın, bu ülkenin sefalete mahkûm edilen milyonlarca yurttaşının sofrasından devlet zoruyla gasp edilen lokma olduğunu bilmeyecek. Elbette bu ülkede yaşayan milyonlarca emekçi, durumun öyle olmadığını, sermayeye aktarılmak üzere piyasaya bırakılan yüz milyarların sofralarından eksiltilen lokmalar olduğunu gayet iyi biliyor.
Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklamasına göre; bir çeyrekte piyasaya bırakılan sıcak kaynak 306 milyar lira ise yıl sonuna kadar bırakılacak olan toplam kaynak 1 trilyon 224 milyar liradır. Bu para 17 milyon emeklinin her biri için yıllık 72 bin, aylık 6 bin lira demek.
Daha önce birçok kez yazılarımda yazdım, Türkiye’de yaşanan bir ekonomik kriz değil, değişik araçlarla sermayeye kaynak aktarılmasıdır. Bu kaynak ise yoksullaşan emekçi çoğunluktan kesilmektedir. Çok açık ki; milyonlarca asgari ücretli ile emekli açlık sınırının altındaki maaşıyla hayatta kalma savaşı verirken, üç ayda 306 milyar lira parayı sermayeye kaynak olarak piyasaya bırakmakla övünen bakan, bu ülkenin ekonomi politikasına yön verdiği sürece çalışanlar ile emekliler daha çok yoksulluk yaşayacaklar.
5 Ocak 2026 tarihinde Aralık ayı enflasyonunun açıklanması ile emeklilerin 1 Ocak’ta alacakları maaş artışı belli olmuştu. Tabii ki açıklanan enflasyon piyasanın gerçek enflasyonu değil. Özellikle kasım ve aralık aylarında düşmemiş enflasyonun bilinçli bir şekilde düşük açıklanması, 6 aylık toplam enflasyonu aşağı çekti. Enflasyonun iki ay düşük açıklandığını bilmek için kâhin olmaya gerek yok. Bunu her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı piyasada görüyor. Nitekim Merkez Bankası Başkanı birkaç gün önce, “Enflasyon önümüzdeki iki ay içinde dalgalanabilir” diyerek, enflasyonun ocak ve şubat aylarında yükseleceğinin işaretini verdi. Aslında bu açıklama maaş artışlarında esas alınan 6 aylık enflasyonun, özellikle iki ayda düşük açıklandığını gözler önüne sermeye yeter. Nitekim bağımsız enflasyon hesaplama grubu ENAG, TÜİK’in açıkladığı oranların çok üstünde oranlar açıklamaktadır.
Kuşkusuz açıklanan 6 aylık enflasyon kadar olan %12,20’lik maaş artışı emekliler tarafından tepkiyle karşılandı. Günlerdir emekli sendikaları alanlardalar. Bir yandan emekliler sendikalar öncülüğünde alanlarda ses yükseltirken, diğer yandan ana muhalefet partisi CHP, asgari ücret 39 bin liraya yükseltilsin, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılsın talebiyle meclisi terk etmeme eylemi yapıyor. Muhalefet partileri tek tek meclise emekli maaşları yükseltilsin diye önergeler ve kanun teklifleri veriyorlar. Tüm bunların yaşandığı süreçte iktidar ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında, “Emeklilerimiz için sadece elimizi değil, gerekirse vücudumuzu taşın altına koyarız” diyerek, emekli maaşlarının yükseltilmesine destek vereceği yönünde emeklileri umutlandırsa da, ertesi gün muhalefetin verdiği emekli maaşlarını araştırmak için komisyon kurulsun önergesine AKP ile birlikte ret oyu vererek umutları boşa çıkardı. Bununla da kalmayan MHP, ortağı AKP’nin en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılması için verdiği kanun teklifine komisyonda destek verdi.
Tüm bunlar gösteriyor ki, mevcut iktidar işbaşında olduğu sürece başta emekliler olmak üzere tüm emekçi kesimler sefaleti yaşamaya devam edecekler. Kısacası emeklilerin artık bu iktidardan hiçbir beklentileri yok. Zira emekliler için elini geçtik vücudunu taşın altına koyacağını söyleyen iktidar ortağı, bir gün sonra söylediğinin tam tersini yapıyor. Maalesef iktidar blokunun kafasında genel seçimler öncesi vereceği 3-5 bin lira artışla emeklilerden oy alacağı düşüncesi var. Yani iktidar bloku, 3 yıl sürüm sürüm süründürdüğü ve sefalete mahkûm ettiği emeklilere, seçim yılında halkın vergilerinin toplandığı hazineden vereceği cüzi iyileştirme ile oylarını alacağını hesaplıyor. Çünkü iktidar, emekliliğin karşılığı ödenerek kazanılmış bir hak olmadığını, emeklilerin kendisinin lütufta bulunduğu yaşlı insanlar olduğunu düşünüyor. Bence bunun nedeni bugüne kadar emeklilerden destek almış olmasıdır. Yani iktidar, emeklilerin önemli bir kısmının her şeye rağmen kendisine destek vermesinden cesaret alıyor.
Yukarıda belirtiğim gibi emekliler artık bu iktidardan beklenti içinde olmalılar. Çünkü 23 yıllık iktidarında, emeklilerin de içinde olduğu emekçi kesimlere çok şey kaybettirdi. Emekçilerden kestiklerini ise sermayeye aktardı. O zaman emekliler olarak, içine sürüklendiğimiz sefaletin artarak devam etmemesi ancak iktidarın değişmesi ile mümkündür. Bu nedenle yapılacak şey, bugünden itibaren saha eylemlerinden ziyade erkene alınmazsa 2028 yılının bahar aylarında önümüze gelecek sandıkta bu iktidarı göndermenin çalışmasına hız vermektir. Emekli sendikaları derhal güç birliği yapmalı ve ayrı ayrı düşük katılımlı basın açıklamalarının yerine siyaseti hareketlendirecek ortak çalışmalar planlamalıdırlar. Zira normal demokratik bir ülkede sokaklardan yükselen ses iktidarı zorlasa da, Türkiye normal demokratik bir ülke değil. Türkiye’de iktidarın duyduğu tek ses, sermaye sözcülerinin mikrofonlardan yükselen sesidir. O zaman, şimdi örgütlenmenin ve önümüze gelecek sandığı fırsata çevirerek bu iktidarı göndermenin zamanıdır. Yani enerjimizi ayrı ayrı yapacağımız cılız sokak eylemlerine değil, sandığı hedefleyen örgütlenme çalışmalarına harcamalıyız. Bunu sadece iktidarı göndermek için değil, muhalefeti de baskı altına almak ve emeklilerin sorunlarının çözümüne dair program ve projelerini kamuoyuyla paylaşmaya zorlamak için de yapmalıyız. Emeklilere gitmeli ve iktidarın kaynak yok gerekçesinin safsata olduğunu onlara sade ve anlaşılır bir dille anlatarak onları ikna etmeliyiz. Unutmayalım ki tüm bunları yapmadığımız taktirde, iktidar bir kez daha toplumun milli ve dini duygularına sığınacak ve elinde bulunan devlet olanaklarından verdiği sadaka yardımlarla iktidarını devam ettirecektir.
Kuşkusuz bunları, demokraside sokak ve alanları kullanmayı ve buralardan ses yükseltmeyi yadsımak için söylemiyorum. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, Türkiye’de demokrasinin sandığa indirgendiği, hukuksuzluğun ve eşitliğin olmadığı tek adam rejimi var. Bu özelliğinden dolayı, anayasal hak olan sokak gösterilerini keyfi olarak engelliyor. Kısmen de olsa yapılan sokak eylemlerinden yükselen sesleri ise asla duymuyor. Nitekim yazının girişine aldığım, Hazine ve Maliye Bakanının MÜSİAD üyesi işverenlerin gülerek alkışladıkları açıklaması bir kez daha gösterdi ki, bu iktidar sermayeye kaynak aktarmakla görevlidir. O zaman başta emekliler, tüm emekçi kesimler için hedef bu iktidarı sandığa gömmek olmalı!
Veli Beysülen
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 17:19
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 17:19
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 17:19
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 17:19
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 17:19
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 17:19
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 17:19
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 17:19
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 17:19
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 17:19
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 17:19
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 17:19
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 17:19
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 17:19
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 17:19
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 17:19
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 17:19
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 17:19
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 17:19
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 17:19
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 17:19
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 17:19
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 17:19
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 17:19
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 17:19
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 17:19
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 17:19
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 17:19
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 17:19
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 17:19
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 17:19
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 17:19
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 17:19
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 17:19
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 17:19
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 17:19
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 17:19
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 17:19
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 17:19
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 17:19
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 17:19
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 17:19
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 17:19
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 17:19
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 17:19
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 17:19
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 17:19
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 17:19
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 17:19
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 17:19
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 17:19
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 17:19
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 17:19
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 17:19
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 17:19
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 17:19
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 17:19
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 17:19
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 17:19
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 17:19
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 17:19
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 17:19
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 17:19
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 17:19
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 17:19
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 17:19
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 17:19
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 17:19
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 17:19
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 17:19
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 17:19
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 17:19
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 17:19
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 17:19
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 17:19
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 17:19
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 17:19
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 17:19
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 17:19
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 17:19
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 17:19
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 17:19
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 17:19
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 17:19
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 17:19
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 17:19
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 17:19
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 17:19
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 17:19
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 17:19
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 17:19
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 17:19
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 17:19
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 17:19
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 17:19
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 17:19
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 17:19
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 17:19
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 17:19
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 17:19
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 17:19
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 17:19
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 17:19
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 17:19
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 17:19
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 17:19
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 17:19
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 17:19
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 17:19
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 17:19
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 17:19
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 17:19
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 17:19
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 17:19
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 17:19
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 17:19
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 17:19
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 17:19
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 17:19
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 17:19
