Veli Beysülen
[email protected]
MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 18:36Muhalefeti de Ben Belirlerim!
1940’lı yılların Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın, bir grup gence “Ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz” dediği çokça yazılıp söylenir. Bunun doğru olup olmadığından bağımsız olarak, 1944 yılında tek parti döneminde, gençlere rejim ve ideolojiler üzerinde devletin tekelini savunan bir anlayışla söylendiği gerçektir.
13 Nisan 2026 tarihinde Sosyal medya hesaplarından açıklama yapan AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Özel ile parti yönetimini hedef aldı. Erdoğan: "CHP Genel Başkanı, gerçekten millete faydası dokunsun istiyorsa, bakanlık isimleriyle uğraşmaktan vazgeçsin. Bunun yerine partisini bir kanser hücresi misali saran yolsuzluk, rüşvet, irtikap, taciz skandallarıyla meşgul olsun. İlla bir yapı kurmak istiyorsa, partisi bünyesinde 'yolsuzluklardan arınma başkanlığı' kursun. Böylece hem selefi Kılıçdaroğlu'nun arınma tavsiyesine uymuş hem de vatandaşa bir hizmet etmiş olur. Ama ne yazık ki bu ülkenin ana muhalefet partisi çıkar amaçlı kurulan suç örgütlerinin güdümünden bir türlü çıkamıyor, bir türlü kurtulamıyor. CHP'nin mevcut yönetim altında düşürüldüğü bu perperişan hallerden biz ülkemiz siyaseti adına üzüntü duyuyoruz. Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalitede ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz."
Doğrusu 23 yıllık AKP iktidarında, muhalefete yönelik operasyonları görünce, 1944 yılında tek parti valisinin söylediği ile bugünün iktidarının başında ki Erdoğan’ın söylediğinin benzerlik içermesi şaşırtıcı değil. Zira mantık olarak ikisi de iktidar gücü ile söylenmiş sözlerdir. 1944 yılında komünizm gerekliyse biz getiririz diyen vali ile muhalefetin sınırlarını da ben çizerim diyen Erdoğan’ın anlayışının farkı yoktur. Yani Erdoğan, muhalefetin nasıl olması gerektiği hususunda kendisini yetkili görüyor ve özellikle Ana muhalefetin muhalefet etme tarzını belirleme yetkisi kendisindeymiş gibi, ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel’in muhalefet etme tarzına itiraz ediyor.
Erdoğan’ın açıklamasında, düşündürücü birçok husus var. Ancak bence üzerinde durulması gereken en önemli cümlesi, “Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalitede ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz." Cümlesidir. Kuşku yok ki, bu cümleyi iki yönüyle ele almak gerekiyor. Birincisi, Türkiye’de demokrasiyi rafa kaldırmış, 23 yıllık iktidarın başında bulunan Erdoğan’ın, Türkiye demokrasinin, hak ettiği ana muhalefete kavuşacağını söyleyerek ülke de demokrasi olduğu algısı oluşturmaya çalışması. Diğeri ise bu ülke siyasetinde hiç olmadığı kadar, ayrıştırıcı dil kullanan, insanları etnik köken, din, mezhep, dil, sınıfsal konum ve siyasi düşünce temelinde ayrıştırarak, iktidarının devamın sağlayan bir liderin, ana muhalefetin nasıl olması gerektiği ile ilgili tespitleridir.
Evet, Erdoğan’ın açıklaması birçok yönüyle düşündürücü. Zira Erdoğan ile başında bulunduğu, iktidarın gerek önceki yıllarda HDP-DEM partiye gerekse son iki yıldır CHP’ye karşı yürüttükleri siyaset söylediklerinin tam tersi. Örneğin; CHP saflarında seçim kazanmış belediye başkanlarından yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak gibi suçlamalar yöneltilenlerden bazıları, CHP’den istifa edip, AKP’ye katıldıklarında, hiçbir şey yokmuş gibi temize çıkıyor ve görevlerine devam ediyorlar.
Zaman zaman yazılarımda devletin kuruluşundan günümüze, sistemin, biri ebedi diğeri dönemin iktidarına göre değişen iki türlü düşmanı, topluma gösterdiğini ve böylece sürekliliğini sağladığını yazarım. Yine yazılarımda günün düşmanının mevcut iktidarın kendi devamı için tehdit olarak gördüğü sistem için siyasi partiler olduğunu yazarım.
Tüm bunlar ister istemez, bugünün düşmanı CHP’mi sorusunu akla getiriyor. Evet,
İktidar açısından bugünün düşmanı CHP. Bunun iki önemli nedeni var. Birincisi, Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanı ver milletvekili genel seçimlerinden sonra, CHP’de yükselen değişim talebinin karşılık bulması ve Kemal Kılıçdaroğlu, karşısında aday olan Özgür Özel’in Genel Başkan seçilmesi. Bu değişiminde etkisiyle, partinin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olması ve başta Türkiye’nin önemli metropolleri olmak üzere, birçok il ilçe ve belde de belediye başkanlıklarını kazanması. İkincisi ise adına “Terörsüz Türkiye” dedikleri, Demokrasi ve Barış sürecinin devam ediyor olmasından dolayı, Kürt siyasetinin legal partisi konumunda ki DEM partiye yönelik, baskı politikalarını terk etmek zorunda kalması. Evet bu iki nedenden dolayı, yukarıda belirttiğim günün iktidarının, kendi devamlılığı için ihtiyaç duyduğu güncel düşman CHP’dir. Bu nedenle CHP, yoğun bir kuşatma altındadır. Nerdeyse her gün partiye mensup, belediyelere operasyon yapılmakta.
Doğrusu; CHP’ye yönelik bu kuşatmayı, tek başına iktidarın, güncel düşman ihtiyacı ile açıklamak yeterli değil. Zira ben bunda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partiyi sokaktan çeken ve demokrasiyi sandığa indirgeyerek, toplumu sandık beklentisine sokan politikasının aksine, Özgür Özel ile ekibinin sokağı politize eden politikasının iktidara verdiği rahatsızlığın önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Özgür Özel’in, sokağı politize etmesi, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı CHP Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu, birçok belediye başkanı, belediye meclis üyesi ve belediye bürokratının tutuklanmasına tepki gibi görünse de iktidarın, demokratik toplantı ve gösteri hakkını kullandırmamasının, yol açtığı toplumsal suskunluğun aşılmasında önemli bir işleve sahip.
Kuşkusuz önceki yıllarda, gerek HDP-DEM parti gerekse sosyalist sol partiler ile sendikalar, demokratik kitle örgütleri, sokağı kullanıyor ve demokratik eylemlerle seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Ancak iktidar, çatışma ortamını kullanıyor ve hak arama eylemlerini kriminalize ediyordu. Dolayısıyla Türkiye son yıllarda, adeta 12 Eylül faşist darbesinin toplumu susturduğu yılları arar noktaya gelmişti. Öyle ki, sendikaların, demokratik kitle örgütleri ile meslek birliklerinin, hak aramak ve temsil ettikleri çalışanlar ile toplumsal katmanların sorunlarına dikkat çekmek üzere, anayasa hakları olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeleri, hatta basın açıklaması yapmaları bile yasaklarla engelleniyordu. Maalesef mülki amirlikler ile emniyet birimlerine tanınan sınırsız yetkiler, ülkeyi açık cezaevine çevirmişti. Kuşku yok ki, böylesine ağır baskılar ile anti demokratik uygulamaların, toplumu nefessiz bıraktığı, bir süreçte, CHP’nin sokağı politize etmesi oldukça önemli. Kaldı ki, özellikle Özgür Özel, ezilenlerin gündemini sürekli kürsüye taşımakta.
Evet, tüm bunlar iktidarı rahatsız ediyor ve sokaktan çekilmesi için, CHP üzerinde baskı kuruyor. Zira özlediği muhalefet, mevcut CHP yönetiminin, partiyi kısmen de olsa sistemin dışına çekmeye çalıştığı muhalefeti değil. Kısacası sistem merkezin hemen solunda, toplumun sıkıntılarını gündeme taşıyan, sistem partisi CHP’nin muhalefet yapma yöntemini belirleme hakkını elinden bırakmak istemiyor. Bunun için, hukuku araçsallaştırıyor. Bir yandan 38. Kurultaya yönelik, mutlak Butlan davasını sürdürürken, diğer yandan belediyelere yönelik operasyonlara devam ediyor.
Belki hatırlayacaksınız, iktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ekrem İmamoğlu’nun alınmasının ardından, İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı binasına kamp kuran Özgür Özel'e "Yargıya saygı duy, partinde otur" diye çağrı yapmıştı. Bahçeli’nin, özellikle miting ve sokak eylemlerinin sürdüğü süreçte bu çağrıyı yapması boşuna değildi.
Asıl ilginç olan iktidarın yargı eliyle yürüttüğü baskı ve yıldırma politikasına karşı, geçmişte partinin değişik kademelerinde görev yapmış bazı insanların, iktidarın yargı eliyle yürüttüğü kuşatma politikasına, destek verme eğiliminde olmaları ve mevcut yönetimin alternatifi olacaklarına dair iktidarla paslaşmalarıdır.
Halbuki gelinen nokta, basit bir yönetim krizinin çok ötesinde; partinin gelecekte izleyeceği siyasal hata dair çok katmanlı bir mücadeledir. Bu mücadele, dönüşüm, toplumsal genişleme, toplumla buluşma gibi, yeni bir merkez siyasi hat üzerinden mi yürünecek, yoksa eski güç ilişkilerini korumaya çalışan daha statik bir refleksle mi yola devam edilecek. Parti açısından belirleyici olacak olan şey, bu iç gerilim karşısında kurumsal bütünlüğü koruyabilen, eleştiriyi meşru zeminde tutabilen ve siyasal mücadeleyi kişisel hesaplaşmaların ötesine taşıyabilen bir iradenin ortaya çıkıp çıkmayacağıdır.
Evet daha önce de yazdığım gibi, Türkiye’de merkez siyasetin iki kanadı arasın da bazen üstü kapalı bazen de açık aleni süren bir kavga hep vardır. Zira bu kavganın temelinde, toplumu sistem içi siyasetin etrafında domine etme politikası yatar. Bu ülke de evrensel hukuk normlarının hayat bulması ve ülkenin demokrasi ile buluşması, demokrasi ve barış için mücadele edenlerin, yan yana durmaları ve iktidarın demokrasiyi rafa kaldıran, politikasına karşı ortak mücadele etmeleri ile mümkündür. Gerisi top yekûn teslimiyetten başka bir şey değildir!
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 18:36
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 18:36
23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 18:36
HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 18:36
DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 18:36
ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 18:36
ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 18:36
SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 18:36
EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 18:36
ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 18:36
BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 18:36
RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 18:36
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 18:36
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 18:36
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 18:36
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 18:36
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 18:36
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 18:36
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 18:36
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 18:36
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 18:36
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 18:36
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 18:36
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 18:36
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 18:36
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 18:36
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 18:36
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 18:36
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 18:36
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 18:36
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 18:36
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 18:36
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 18:36
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 18:36
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 18:36
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 18:36
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 18:36
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 18:36
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 18:36
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 18:36
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 18:36
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 18:36
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 18:36
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 18:36
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 18:36
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 18:36
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 18:36
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 18:36
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 18:36
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 18:36
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 18:36
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 18:36
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 18:36
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 18:36
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 18:36
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 18:36
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 18:36
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 18:36
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 18:36
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 18:36
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 18:36
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 18:36
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 18:36
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 18:36
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 18:36
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 18:36
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 18:36
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 18:36
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 18:36
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 18:36
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 18:36
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 18:36
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 18:36
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 18:36
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 18:36
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 18:36
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 18:36
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 18:36
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 18:36
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 18:36
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 18:36
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 18:36
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 18:36
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 18:36
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 18:36
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 18:36
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 18:36
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 18:36
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 18:36
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 18:36
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 18:36
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 18:36
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 18:36
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 18:36
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 18:36
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 18:36
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 18:36
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 18:36
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 18:36
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 18:36
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 18:36
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 18:36
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 18:36
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 18:36
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 18:36
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 18:36
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 18:36
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 18:36
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 18:36
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 18:36
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 18:36
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 18:36
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 18:36
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 18:36
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 18:36
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 18:36
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 18:36
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 18:36
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 18:36
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 18:36
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 18:36
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 18:36
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 18:36
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 18:36
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 18:36
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 18:36
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 18:36
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 18:36
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 18:36
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 18:36
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 18:36
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 18:36
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 18:36
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 18:36
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 18:36
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 18:36
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 18:36
