Veli Beysülen
[email protected]
BİLAL BEYİN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ
18 Mayıs 2026 10:02BİLAL BEY'İN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ!
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı ve sendikacı Veli Beysülen makalesinde;
Yaşadığımız ülke Türkiye’yi yönetenler, sürekli ülkeyi ekonomik olarak büyüttüklerini kişi başı milli geliri arttırdıklarını söylerler. Hatta hedeflerinin ülkeyi dünyanın en büyük on ekonomisinin içine taşımak olduğunu belirtirler. Kuşku yok ki, ülkeyi yönetenlerin ülkenin toplam gelirinin büyümesini baz alarak yaptıkları bu açıklamalar, toplumun büyük çoğunluğunun yoksulluğunu gizlemeye yetmiyor. Kaldı ki açıklanan gelir üretim artışını değil, paradan para kazanmayı esas alan, toplumun küçük bir azınlığının servetine servet kattığı büyümedir. Daha açık bir ifadeyle büyüme dedikleri şey, spekülatif sermaye hareketlerine dayanan, şişirme ya da diğer adıyla hormonlu büyümedir. Sağladığı parasal büyüme ise ülkenin %1’ine tekabül eden küçük bir azınlığın kasasının dolduğu büyümedir. Zira başta finans sermayesi olmak üzere sermayenin toplam gelirden aldığı pay artarken, özellikle çalışan ve emekli ücretlilerin toplam gelirden aldıkları pay hızla küçülüyor. Bunun temel nedeni, ülkeyi yönetenlerin gelirin toplanmasında ve dağıtımında yaptıkları sınıfsal tercihtir.
Kuşkusuz işçi sınıfı ile toplumun ezilen diğer katmanlarının örgütlülüğünün baskı ve şiddetle geriletildiği dönemler, gelir dağılımı adaletsizliğinin tavan yaptığı dönemlerdir. Maalesef önceki yıllarda darbe dönemleri bunun en bariz örnekleridir. Başta Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK olmak üzere, emek örgütleri ile bilim insanlarının yaptıkları araştırmalar ve yayınladıkları raporlar, örgütlenme ve hak arama mücadelelerinin baskı altına alındığı 23 yıllık AKP iktidarında özellikle ülkenin tek adam yönetimine geçtiği 2018 yılından bu yana, nominal büyümeye rağmen yüksek enflasyon ve vergilerin emekçilerin toplam gelirden aldıkları payı erittiğini ve reel olarak gerilettiğini ortaya koyuyor. Daha açık bir ifadeyle söylersem; Türkiye, tarihinin en adaletsiz gelir dağılımı dönemlerinden birini yaşıyor. Elbette bunu ortaya koyan sadece içerde açıklanan raporlar değil. Uluslararası kuruluşların zaman zaman yaptıkları açıklamalar ile yayınladıkları raporlar da bunu doğruluyor. Örneğin; geçen hafta içinde yayınlanan bir rapor Türkiye’nin gelirde eşitsizliğin had safhada olduğu ve toplumun emekçi sınıf ve katmanlarının aşırı yoksullaştığı bir ülke olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ekonomik kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OCED) üyesi ülkelerin verilerinden derlenen Avrupa’da ortalama yıllık brüt maaş sıralaması raporuna göre; Türkiye bu alanda son sırada yer alıyor. OCED verileri değerlendirmesi raporuna göre listenin tepesinde yer alan İsviçre’de kişi başı brüt yıllık ortalama maaş 107.487 Avro olurken, Türkiye’de bu rakam 18.590 Avro oldu. Buna göre; İsviçre ile Türkiye arasında 88.897 Avro brüt yıllık ortalama maaş farkı var. Yani bugünkü kur üzerinden İsviçre ile Türkiye arasında yıllık ortalama maaş farkı 4 milyon 685 bin 760 TL’dir. Bu devasa fark, Türkiye’de ücretlilerin sefaletinin göstergesidir. Bu tablo, “Geldiğimizde 2,5 milyon kişi sosyal yardım alıyordu, biz bugün 17 milyon insana sosyal destek veriyoruz.” diyerek artırdığı yoksullukla övünen iktidarın ülkeyi getirdiği noktadır. İktidar halkın vergilerinden verdiği yardımlarla övünedursun, bu ülkede yoksulluk üzerinden atlanamayacak kadar derin. Kuşku yok ki bu tabloda emekliler ile asgari ücretliler başı çekiyorlar.
Son zamanlarda iktidar çevrelerinde emekli maaşlarının düşüklüğünün gerekçesi olarak Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) emekli edilmeleri gösteriliyor ve onlara yönelik karalama kampanyası yürütülüyor. Halbuki EYT’liler, 1999 yılında çıkarılan 4447 sayılı kanunun kademeli emeklilik gibi ucube bir düzenleme getirmesinin sonucu ortaya çıkmış hak gaspıydı. Zira yasal düzenlemenin geriye doğru işletilmesi yüzbinlerce çalışanın aleyhine sonuç doğurmuştu. Kuşkusuz burada göz ardı edilen şey, çalışmaya başlayan yurttaşın çalışmaya başladığı tarihte yürürlükte bulunan sosyal güvenlik mevzuatının kendisi ile devlet arasında yapılan akit/sözleşme olduğudur. Zira devlet, yeni işe başlayan yurttaşına mevcut sosyal güvenlik mevzuatındaki şartları yerine getirdiğinde kendisine yaşlılık aylığı bağlayacağını taahhüt eder. Dolayısıyla kanun düzenlemesinin geriye doğru işletilmesi, bu akittin devlet tarafından tek taraflı bozulması olup yurttaşın kazanılmış hakkının gasp edilmesidir. Gerek 1999 yılında 4447 sayılı kanununu çıkaran iktidar gerekse 2002 yılında iktidar olan AKP, kazanılmış hakkın gasp edilmesinin yol açtığı bu mağduriyeti gidermediler. Zira bu düzenleme önceki yıllarda yerli ve yabancı sermayenin talep edilmiş ve IMF tarafından kredi vermenin önkoşulu olarak masaya sürülerek, stand-by anlaşmalarına konmuştu.
DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanlığı’nı yaptığım dönemde, konuyla ilgili mağduriyeti yaşayanların oluşturdukları EYT platformu ile birlikte eylemler yapmış ve mağduriyetin giderilmesi için defalarca iktidara seslenmiştik. Maalesef başta o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başında bulunduğu AKP iktidarı, EYT’lilerin emekli edilmelerinin Sosyal Güvenlik Sistemi’ne yük getireceğini ileri sürerek sorunu çözmeye yanaşmamıştı. Hatta Erdoğan 2019 yılında bir konuşmasında konuyla ilgili olarak, “Arkadaşlarıma söylüyorum; beni bu yola asla teşvik etmeyin. Milletimin faydası neredeyse ona varım, milletimin ve ülkemin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum ” diyerek kapıyı kapatmıştı. İlginçtir 2019 yılında kapıyı kapatan Erdoğan, 2023 yılında yapılacak cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimlerine doğru giderken, 2022 yılında EYT sorununu çözeceklerini açıkladı ve kısa sürede konuyla ilgili kanun düzenlemesi yapıldı. Kuşku yok ki, eksikleri olmakla birlikte bu düzenleme seçimi kaybetme riski göze alınamadığı için yapılmış önemli bir düzenlemedir. Zira düzenleme ile kanun zoruyla gasp edilen bir hak iade edilmiştir.
Yukarıda belirttiğim gibi, iktidar sözcüleri, yandaş kalemler ile yorumcular emeklilerin düşük maaş almalarına neden olarak EYT’lilerin emekli edilmelerini göstermektedirler. Bu tamamen hedef şaşırtma taktiğidir. Zira onların, sınıfsal tercihleri ile uyguladıkları ekonomi politikasını görünmez kılmak için yaptıkları bu hedef saptırma propagandasında abarttıkları kadar çok sayıda emekli olan EYT’li yok. Kaldı ki emekli olanların aldıkları maaşlar kaynak yokluğuna yol açacak seviyede değil. Dahası seçim kazanmak üzere EYT’lilerin emekli olmalarını sağlayan kanununu çıkaran da kendileri.
EYT ile ilgili bu hatırlatmayı yapmamın nedeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu son ekonomist Bilal Erdoğan’ın konuyla ilgili yaptığı bir konuşma. Bakın kendisi de EYT emeklisi olan, Bilal Bey ne diyor: “45 yaşında EYT’den emekli olmuş bir insan, bana geçinecek kadar emekli maaşı versin diyebiliyor. Nasıl bunu içine sindirebiliyor ki? Başka yerde adam 60-65 yaşında çalışıyor. 45 yaşında devlet bana geçim aylığı versin diyor.” Evet, bunu elini soğuktan sıcağa vurmamış, bir gün çalışmışlığı olmayan, kendisi de EYT’den emekli olmuş, devletin tüm olanaklarını kullanan Cumhurbaşkanının oğlu söylüyor. Bilal bey bununla da kalmıyor, Türkiye insanını tembellikle suçluyor ve “Amerika gavuru 70 yaşında masalara servis yapıyor” diyor.
Evet, tek özelliği Cumhurbaşkanının oğlu olmak olan, başkanlığını yaptığı vakfa belediyeler ile bütçeden milyarlarca lira para aktarılan, devletin her türlü araç ve gereci hizmetinde olan Bilal Erdoğan, yıllarını bu ülkeye vermiş emeklileri tembellikle suçlama hakkını kendinde görebiliyor. Zira Bilal Bey, tembellikle suçladığı bu ülke yurttaşlarının vergilerinden milyarlarca lira paranın başkanı olduğu vakfa aktarılmasını kendine hak olarak görüyor ve bunun devamı için emeklilere ölünceye kadar çalışın diyor.
Bilal Bey’in bilmediği şey, bu ülkede kendisinin, yandaş kalemlerin ve iktidar sözcülerinin, hükümetin ekonomi politikasının sonucu olan yoksulluğu gözden kaçırmak için koro halinde iddia ettikleri gibi, genç yaşta emekliliğin olmadığıdır. Evet Bilal Bey, iddianızın altı boş. Çünkü 1999 yılında çıkan 4447 sayılı kanunun üzerinden 27 yıl geçti ve artık hiç kimse sizin iddia ettiğiniz gibi 40-45 yaşlarında emekli olamıyor. Zira kanuna göre, kadın sigortalı 58, erkek sigortalı ise 60 yaşında emekli olabiliyor. EYT’den emekli olanlar ise zaten sizin dediğiniz yaşlarda emekli olamadıkları için bir sefere mahsus hakları iade edilmiş olan ve daha ileri yaşlarda emekli olanlardır. Öte yandan, emekliler dediğin gibi tembel tembel oturmuyorlar. Babanın başında bulunduğu hükümetin kendilerine layık gördüğü 20 bin lira maaş ile geçinemedikleri için en ağır koşullarda çalışıyorlar. Yani senin deyiminle masa silen “Amerikan gavurunun” çalıştığı işten çok daha ağırlarını yapıyorlar. Sen, ülkeye cam fanus içinden ve koruma ordusunun arkasından baktığın için bunları göremiyorsun!
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
KORKUTA N GERÇEKLERİN
07 Temmuz 2026 10:02
SİZSE BİZİ İLGİLENDİRİYOR MU ?
25 Haziran 2026 10:02
PİŞMANIM VE ÖZÜR DİLİYORUM
20 Haziran 2026 10:02
ELESTİRİ DEĞİL MEŞRUTİYET KRİZİ
18 Haziran 2026 10:02
15-16 HAZİRAN DİRENİŞİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2026 10:02
RAHMİ KOÇ SİSTEMİ TEMSİL EDİYOR
11 Haziran 2026 10:02
MUTLAK BUTLAN VE EMEK DÜŞMANLIĞI
01 Haziran 2026 10:02
LİDERLİK ZOR ZANAAT VESSELAM
29 Mayıs 2026 10:02
EMEKLİ YOKSULLUĞU GERÇEK!
26 Mayıs 2026 10:02
MUHALEFETİ DE BEN BELİRLERİM
21 Mayıs 2026 10:02
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE EKİBİ CİDDİ BİR SINAVLA KARŞI KARŞIYA
16 Mayıs 2026 10:02
23NİSAN DEMOKRASİ VE ÇOCUKLAR
23 Nisan 2026 10:02
HAYDİ 1 MAYIS’TA ALANLARA
22 Nisan 2026 10:02
DOĞA KATLİAMI DUR DURAK BİLMİYOR
16 Nisan 2026 10:02
ARA ZAM BEKLENTİ DEĞİL ZORUNLULUK
14 Nisan 2026 10:02
ARA SEÇİM, ANAYASANIN MAHİR HÜKMÜDÜR.
09 Nisan 2026 10:02
SUÇ SİZDE DEĞIL SİZİ SEÇENLERDE
07 Nisan 2026 10:02
EMPERYALİZİM İÇİN ESAS OLAN ÇIKARDIR..
03 Nisan 2026 10:02
ENFLASYONDA YENİ BAHANE...SAVAŞ
30 Mart 2026 10:02
BARIŞ IKTİDARIN AJANDASINA KURBAN EDİLEMEZ
19 Mart 2026 10:02
RAPOR ÇÖZÜM İRADESİ YANSITMIYOR
12 Mart 2026 10:02
8 MART BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞİL!
07 Mart 2026 10:02
EMEKLI BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL ERİDİ?
03 Mart 2026 10:02
EMEKLİLERİ KİM KIŞKIRTIYOR ?
24 Şubat 2026 10:02
GERÇEKLER AH GERÇEKLER
26 Ocak 2026 10:02
" KAMUNUN BÜTÇE DİSİPLİNİ EMEĞİN DEĞIL SERMAYENİN LEHİNE ANLATIYOR "
19 Ocak 2026 10:02
ASGARI ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA EKONOMİK POLITİKA BİLİMDE UZAK
06 Ocak 2026 10:02
" TARAFSIZLIK YERİNE ADANMIŞLIK HAKİM "
30 Aralık 2025 10:02
SELVİ SİPARİS YAZI YAZIYOR EMEKÇİNIN HAKLARINI GÖRMEZDEN GELİYOR "
24 Aralık 2025 10:02
SGK BASKANININ " 78 YAŞİNA KADAR MAAŞ ALOYORLAR " .SOZÜ TEPKİ CEKTİ
02 Aralık 2025 10:02
SOSYAL DEVLET BILİNÇLİ SEKİLDE TASFİYE EDİLDİ
17 Kasım 2025 10:02
" DEVLETİN KATKISIDA YETMEDİ , ŞIRKETLER HEDEFLENEN KARI ELDE EDEMEDİLER "
10 Kasım 2025 10:02
"TES" SOSYAL DEVLTIN TASFİYESİDİR "
04 Kasım 2025 10:02
GELIR ADALETSİZLİĞİ VE BOLGESEL GERİLİMLER TÜRKİYE’Yİ BIÇAK SIRTINDA TUTUYOR!
13 Ekim 2025 10:02
TÜRK-İŞ MASAYA RESTI, EMEKÇİNİN YUKSELEN İSYANIDIR.
07 Ekim 2025 10:02
HALK BORÇ BATAĞINDA, GERÇEK GÜNDEMDEN KAÇIŞ VAR
22 Eylul 2025 10:02
" 12 EYLÜL FAŞİZMİ SADECE TANKLARLA GELMEDİ EMEĞİ VE GELECEĞİ TESLİM ALDI"
16 Eylul 2025 10:02
ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM
11 Eylul 2025 10:02
VELI BEYSÜLEN " EGITIMDE BILIM VE LAİKLİK ŞART ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA
08 Eylul 2025 10:02
ENFLASYON GERÇEKLERİ VE SENDİKALARIN SORUMLULUGU
01 Eylul 2025 10:02
" İŞÇİNİN 1 TRİLYON LİRALIK KAYBI MASADAKİ SESSİZLİĞİN BEDELİ "
25 Ağustos 2025 10:02
GREV HAKKI FIILEN YOK SAYILIYOR TOPLU SÖZLEŞME TİYATROSU OYNANIYOR
21 Ağustos 2025 10:02
GREV HAKKI FİİLEN YOK SAYILIYOR. TOPLU SÖZLEŞMESI MASASI TİYATROSU OYNANIYOR "
18 Ağustos 2025 10:02
źEMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA İŞÇİNİN SABRI SINIRDA
10 Ağustos 2025 10:02
EMEKÇİNİN SESİ KISILIYORSENDIKAL HAKLARGASP EDILIYOR
20 Temmuz 2025 10:02
100 YILLIK KRONİK TABU YIKILABİLECEKMİ ?
17 Temmuz 2025 10:02
GEÇMİS MÜCADELE YOL ĞOSTERİCİDİR
10 Temmuz 2025 10:02
YAGINLARIN NEDENİ ÖZELLESTİRME POLİTIKALARİ
07 Temmuz 2025 10:02
EMEKLİYE YOK NATO YA VAR!!
03 Temmuz 2025 10:02
YOKSULUN YOKSULU EMEKLİLER!
29 Haziran 2025 10:02
DUYGUSALLIK İNSANA YANLIŞLIK YAPTIRIR
26 Haziran 2025 10:02
EMEK MÜCADELESİNDE YENİ BİR KIRILMA MI YAŞANIYOR?
22 Haziran 2025 10:02
ÇAĞIN TEHLIKELİ SİLAHI DİJİTAL TEKNOLOJİ
19 Haziran 2025 10:02
15 - 16 HAZİRAN DİRENİSİNDE DERS ALMAK
15 Haziran 2025 10:02
12 EYLÜL RUHU ÜLKEYİ SARINCA
12 Haziran 2025 10:02
ÜLKENİN ACİL İHTIYACI HANGİSİDİR
05 Haziran 2025 10:02
BARIS ILE DEMOKRASİ İKİZ KARDESTİR
22 Mayıs 2025 10:02
ORTASI OLMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ TÜRKİYE
15 Mayıs 2025 10:02
ÜLKEYİ YÖNETENLERİN HIRSI YOKSULLUĞUN NEDENİ...
08 Mayıs 2025 10:02
UMUT GENÇLİKTE
04 Mayıs 2025 10:02
1 MAYIS BASİT BİR ANMA GÜNÜ DEĞILDİR
30 Nisan 2025 10:02
TÜRKİYE’DE EGEMENLİK MİLLETİN OLMALIDIR
24 Nisan 2025 10:02
ŞİMDİ NE OLACAK ?
20 Nisan 2025 10:02
BU KAVGA KAYIKÇI KAVGASI
17 Nisan 2025 10:02
VEYSELDEN AL DERSİ
06 Nisan 2025 10:02
PROTESTO HAKKI ANAYASAL HAKTIR
03 Nisan 2025 10:02
ÜLKEDE SANDIK DEMOKRASİSİ BİLE YOK
23 Mart 2025 10:02
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NASIL KAZANDI?
16 Mart 2025 10:02
BARIŞA ULAŞMAKTA AZAMİ DİKKATİN ÖNEMİ
09 Mart 2025 10:02
KİM KİME EKMEK VERİYOR?
02 Mart 2025 10:02
KADINLAR HAYATI DURDURACAK
22 Şubat 2025 10:02
DİSK 58 YAŞINDA
16 Şubat 2025 10:02
Denetimsizlik facialarla can alıyor
02 Şubat 2025 10:02
FACİALARIN NEDENİ SORUMLULARIN SORUMSUZLUĞUDUR
26 Ocak 2025 10:02
ASGARİ ÜCRET NASIL ORTALAMA ÜCRET OLDU
19 Ocak 2025 10:02
BU SEFALETIN NNEDENİ ÖRGÜTSÜZLUK
12 Ocak 2025 10:02
2025 yili emekciler icin zor bir yil olacak
31 Aralık 2024 10:02
MUNZUR ÇEM ( HUSEYIN BEYSULEN )
11 Aralık 2024 10:02
Asgari ucretin ulusal ve uluslar arasi dayanaklari (2)
18 Kasım 2024 10:02
SOSYAL DEVLETİ YOK EDEN İKTİDARIN SEÇİM “MÜJDE”LERİ!
24 Ocak 2023 10:02
KIRMIZI ÇİZGİLER DEĞİL İLKELER BELİRLEYİCİ OLMALI!
17 Ocak 2023 10:02
2023, BARIŞ MÜCADELESİNİN YÜKSELDİĞİ YIL OLSUN!
03 Ocak 2023 10:02
Tek çözüm ‘âmâ’sız, ‘fakat’sız karşı çıkmak!
28 Aralık 2022 10:02
BU ÜLKEDE SIRTINDA KÜFE OLAN SİZ DEĞİLSİNİZ!
26 Aralık 2022 10:02
74. YILINDA İNSAN HAKLARI VE TÜRKİYE!
20 Aralık 2022 10:02
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARI
05 Aralık 2022 10:02
Görüntüyle yok edilen gerçekler
30 Kasım 2022 10:02
PARA TUZAĞININ ADI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM!
24 Kasım 2022 10:02
ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİ OLMAMALI!
21 Kasım 2022 10:02
SİYASİ ÖNGÖRÜNÜZ YOKSA TÖKEZLERSİNİZ!
15 Kasım 2022 10:02
BÜTÇE İKTİDARIN SINIFSAL TERCİHİNİN BELGESİDİR!
14 Kasım 2022 10:02
ANAYASAYA UYMAYAN İKTİDARLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ OLUR MU?
09 Kasım 2022 10:02
SİZCE DEZENFORMASYONU KİM YAPIYOR?
01 Kasım 2022 10:02
CUMHURİYETİ CUMHURİYET YAPAN, ONUN DEMOKRATİK OLMASIDIR!
30 Ekim 2022 10:02
KRİZ Mİ, KAYNAK TRANSFERİ Mİ?
27 Ekim 2022 10:02
BU KADERİ KİM YAZIYOR?
24 Ekim 2022 10:02
İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ AZGIN SÖMÜRÜ POLİTİKALARINIZDIR!
18 Ekim 2022 10:02
DOĞRU HAMLEYİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAK!
11 Ekim 2022 10:02
İNSANLAR ÜLKEYİ “SÜFLİ” YAŞAM İÇİN Mİ TERK EDİYOR?
05 Ekim 2022 10:02
İNSAN HAKLARINI SAVUNMAKTA SAMİMİYETSİZLİK DEVAM EDİYOR!
27 Eylul 2022 10:02
6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmak!
06 Eylul 2022 10:02
Bireyler değil, siyasi anlayışlar belirleyici olmalıdır
12 Ağustos 2022 10:02
ITUC: TÜRİYE İŞÇİLER İÇİN EN KÖTÜ 10 ÜLKEDEN BİRİ!
22 Temmuz 2022 10:02
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (10)
18 Temmuz 2022 10:02
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (14)
01 Temmuz 2022 10:02
Sendikaların ortaya çıkışı ve toplumsal rolü (129)
15 Haziran 2022 10:02
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDE KESİTLER (5)
05 Haziran 2022 10:02
DİSK/EMEKLİ-SEN MÜCADELESİNDEN KESİTLER! (4)
30 Mayıs 2022 10:02
KİMİN HASSASİYETİ?
25 Mayıs 2022 10:02
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (10)
17 Mayıs 2022 10:02
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (9)
11 Mayıs 2022 10:02
DENİZ, YUSUF, HÜSEYİN VE YÜZLERCE DEVRİMCİ, MÜCADELEDE YAŞIYOR!
08 Mayıs 2022 10:02
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ! (8)
28 Nisan 2022 10:02
EMEK MÜCADELESİNDE GEÇMİŞ, EN ÖNEMLİ YOL GÖSTERİCİDİR!
24 Nisan 2022 10:02
GERÇEK BARIŞ, SAVAŞIN NEDENLERİNİ DOĞRU TESPİTLE MÜMKÜNDÜR!
23 Nisan 2022 10:02
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK!
19 Nisan 2022 10:02
ENFLASYON, ÜCRETLERİ YUTTU!
11 Nisan 2022 10:02
SOMUT ÜZERİNDEN DURUMU GEÇİŞTİRMEK, GERÇEKLİKTEN KOPMAKTIR!
06 Nisan 2022 10:02
TÜRKİYE BÜTÇESİNİN KARA DELİKLERİ!
04 Nisan 2022 10:02
YAP-İŞLET-DEVRET YÖNTEMİYLE YAPILAN TESİSLERİ KİM YAPIYOR?
28 Mart 2022 10:02
DERDİ GEÇİM OLANLAR VE DERDİ SEÇİM OLANLAR!
20 Mart 2022 10:02
DOKTORLAR NEDEN HEDEF!?
14 Mart 2022 10:02
TÜRKİYE TARİHİNİN UNUTULMAYACAK İKİ ÖNEMLİ OLAYI İLE 12 MART!
13 Mart 2022 10:02
Kimin savaşı?
09 Mart 2022 10:02
ANAYASAL HAKLARI KULLANDIRMAYANLAR VE ONLARI KORUYANLAR!
01 Mart 2022 10:02
HEDEFİNİZ DÖNÜŞTÜRMEK DEĞİLSE, MEVCUDA MAHKÛM OLURSUNUZ!
23 Şubat 2022 10:02
İNSANCA YAŞAMA KAVGASI VE DEVLETİN TARAFI!
21 Şubat 2022 10:02
ELEKTRİKTE ADIM ADIM GELEN SOYGUN!
16 Şubat 2022 10:02
İKTİDARDA OLMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
08 Şubat 2022 10:02
HİÇBİR SORUNU, O SORUNA YOL AÇAN ÇÖZEMEZ!
17 Ocak 2022 10:02
Diliniz, demokrasiye bakışınızı ele veriyor!
11 Ocak 2022 10:02
SENDİKALARIN ORTAYA ÇIKIŞI, GELİŞİMİ VE TOPLUMSAL ROLÜ (1)
08 Ocak 2022 10:02
Söz konusu seçim kazanmaksa gerisi teferruattır!
28 Aralık 2021 10:02
TÜRK LİRASININ DURDURALAMAYAN ÇÖKÜŞÜ VE ASGARİ ÜCRET GERÇEĞİ!
20 Aralık 2021 10:02
YOKSULLAŞMANIN; KÖPRÜ, OTOYOL, HAVA ALANI VE TELEFON İLE İMTİHANI!
14 Aralık 2021 10:02
ARTIK ASGARİ DEĞİL, ASIL ÜCRET!
09 Aralık 2021 10:02
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (9)
07 Aralık 2021 10:02
KİME KARŞI NEYİN SAVAŞI?
29 Kasım 2021 10:02
KADINA YÖNELİK ŞİDDET ERKEK SORUNUDUR!
26 Kasım 2021 10:02
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (6)
17 Kasım 2021 10:02
KAVRAM KARGAŞASI İLE GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!
14 Kasım 2021 10:02
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ, DÜNÜ VE BUGÜNÜ (5)
11 Kasım 2021 10:02
KUTSAL DEVLET, ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYENLERİN SIĞINDIĞI LİMANDIR!
07 Kasım 2021 10:02
KORKU TÜNELİNDEN YÜKSELEN KORKUTMA SESLERİ!
02 Kasım 2021 10:02
Dünya gençliği gelecekten endişeli!
25 Ekim 2021 10:02
ÜLKEYİ İYİ YÖNETEMEYEN İKTİDARIN BAŞVURACAĞI YÖNTEM BASKIDIR!
18 Ekim 2021 10:02
